Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/754 E. 2020/506 K. 09.09.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/754
KARAR NO : 2020/506

DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli)
DAVA TARİHİ : 30/09/2019
KARAR TARİHİ : 09/09/2020
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/09/2020

DAVA; Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalı şirketin ortakları olduklarını, şirketin büyük ortağı ve müdürü olan dava dışı ….’in müvekkillerinin bilgisi ve onayı olmaksızın %20 hissesini dava dışı şahsa devrettiğini, daha sonra da bu şahsın …’in eşine devrettiğini, müvekkillerinin emekleri sayesinde davalı şirketin birçok temsilciliği ve şubeleri ile oldukça fazla malvarlığının bulunduğunu, zamanla şirketin gelişen hacminin müşteri portföyünü de etkilediğini, ancak zamanla …’in müvekkillerine olan tavrının değiştiğini ve 16.08.2019 tarihinde gönderdiği e-posta ile müvekkillerinin görevlerine son verdiğini bildirdiğini, ayrıca ortak şirket faaliyetlerini sekteye uğratacak ve karşılıklı güveni ortadan kaldıracak faaliyetlerde bulunduğunu, müvekkillerini maddi manevi zarara uğrattığını, müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme ile kar payı haklarını ihlal ettiğini, şirket bilançosu ve tüm mali tabloların müvekkillerinden gizlendiğini, şirket sermayesinden müvekkillerinin izni ve onayı olmadan eşine araba satın aldığını, şirketin eski ofisini şirket muhasebe çalışanının abisine kiraladığını, şirkete ait iki adet aracı da şahsına tahsis etiğini, dolayısıyla şirketin feshi için haklı sebeplerin oluştuğunu ileri sürerek öncelikle davalı şirketin temsil ve idaresi için şirkete tedbiren denetim kayyımı atanmasına, şirketin TPE nezdindeki marka hakları, hesapları, araçları ve taşınmazları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirketin malvarlıkları, marka değeri, esas sermaye payının gerçek değerinin tespitine, ödenmemiş kar payının davalı şirketten tazminine, TTK 636/3 m. uyarınca davalı şirketin feshine verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; usul yönünden; dava dilekçesi HMK.’da belirtilen zorunlu unsurları taşımadığını, davacı dava dilekçesinde kar payının ödenmesi talebinde bulunmuş ise de dava değerini belirtmediğini, dava değerinin HMK ilgili hükümlerinde dava dilekçesinde bulunması gereken unsurlarından olduğu, huzurdaki davada kar payı alacağının da tahsili talep edilmiş olduğundan arabuluculuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, arabulucuya başvurulmadan huzurdaki dava ikame edildiğinden davanın usulden reddi gerektiğini, esas yönünden; müvekkili şirketin faal bir şirket olduğunu, şirketin devamlılığının sağlanması esas olduğunu, ekonomik değer taşıyan, faaliyeti devam eden şirketin ayakta tutulması gerekliliği karşısında fesih talebinin hukuken dinlenemeyeceğini, davacılar görev ve yetkilerinden doğan sorumlulukları gereği gibi yerine getirmediklerini, şirket personellerine davranış biçimleri, verilen yetki ve görevleri yerine getirmediklerinden şirketteki görevlerinden azledildiklerini, şirketin tüm faaliyetler ile mali verileri davacılara açık olduğunu, davacıların kar payı ödenmesi istemleri haksız ve dayanıksız olduğunu, davalı şirkette kar payının nasıl dağıtılacağı hususu şirket esas sözleşmesinde belirlendiğini, haksız ve dayanaksız olarak açılan davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise TTK. 636 maddesi hükmü gereği, davacıların şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
6102 Sayılı TTK ‘nun 5/A maddesi (Ek:6/12/2018-7155/20 md.) “(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
(2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir.” şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 114 maddesinde dava şartları açıkça sayılmış olup, mahkeme tarafından resen gözetilir.
Somut olayda, davanın 6102 Sayılı TTK’nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1. fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın reddi ile aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
Davanın 7155 sayılı Yasa ile Değişik 6102 sayılı TTK’nun 5/A ve AynI Sayılı Yasa ile Değişik 6325 Sayılı Kanunun 18/A maddesinin 1. fıkrası uyarınca arabuluculuğa başvurulmasına ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine,
1-Alınması gereken 54,40-TL harçtan, peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 10,00-TL’nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının ilgili taraflara iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince tespit edilen 3.400,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, yapılan yargılama neticesinde kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, anlatıldı. 09/09/2020

Başkan …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Katip …
¸e-imzalıdır