Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/851 E. 2022/1076 K. 23.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/851 Esas
KARAR NO : 2022/1076

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 01/11/2019
KARAR TARİHİ : 23/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/01/2023
Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;
İSTEM:
Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından cari hesap alacağı nedeniyle müflis …. A.ş aleyhine İstanbul … İcra Müdürlüğü’nün …. sayılı numarası ile takip başlatıldığını, takip sonrasında müflis hakkında Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.06.2014 tarih … E. Sayılı kararıyla iflası açıldığından 29/04/2014 tarihi itibariyle müvekkil şirket alacağı olan 20.234,04 TL’nin Bakırköy … İcra Dairesi’nin …. iflas dosyası üzerinden iflas masasına kaydı talep edildiğini, iş bu talep dilekçesi ile birlikte 7 örnek ödeme emri, dosya kapak hesabı, takip talebinin de iflas masasına sunulduğunu, iflas masası tarafından 17/10/2019 tarihinde “alacaklı vekilince masaya kaydedilen toplam 22.691,12 TL alacakla ilgili her ne kadar icradan derkenar sunulmuşsa da takip iflastan sonra yapıldığı için hukuken geçersiz olduğundan, alacağı tevsik edici nitelikte başkaca dayanak belge olmadığından ve bu nedenle alacak talebi yargılamayı gerektirdiğinden” bahisle reddine verildiğini, verilen kararın kendilerine 17/10/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, açıklanan nedenlerle iş bu davanın açılması mecburiyetinin doğduğunu, izah edilen sebeplerle ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile 20.234,04-TL asıl alacağın, iflas tarihi itibari ile avans faizi ile birlikte iflas masasına kayıt ve kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
YANIT:
Davalı şirket iflasına kararına verilmiş olması nedeniyle müflis sıfatına sahip olmakla, iflas idaresi tarafından davaya cevap verilmediği görülmüştür.
KANITLAR VE GEREKÇE:
Dava; İcra ve İflas Kanunu 235. uyarınca davacı şirketin iflasına karar verilen davalı müflis şirketten alacağı olduğu iddiası ile açılan iflas masasına alacağın kayıt ve kabulü istemine istemine ilişkindir.
Davalı şirketin Bakırköy … Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 06.06.2014 tarih …. Esas sayılı dosyası ile iflasına karar verildiği, iflas işlemlerinin Bakırköy … İcra Dairesi’nin …. iflas sayılı dosyasında iflas idaresi tarafından yürütüldüğü görülmektedir.
Dava tarihinden önce iflas edilmesi halinde, 2004 sayılı İİK’nın 191. maddesi gereğince, iflas açıldıktan sonra müflisin masaya giren mal ve hakları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlamaya uğrar; müflis artık masa mevcudunu azaltıcı nitelikteki tasarruflarda bulunamaz. Bu mallar ve haklar topluluğunu, iflas açıldıktan sonra aynı Kanun`un 226. maddesi gereğince, kanuni mümessil olan iflas idaresi temsil edeceğinden, açılacak davalarda husumetin iflas idaresine yöneltilmesi ve varlığı iddia olunan alacakların, 2004 sayılı İİK. 219. maddesi gereğince, masaya karşı ileri sürülmesi gerekir. Bu nedenle kural olarak iflastan sonra müflis aleyhine masaya giren mal ve haklara ilişkin olarak doğrudan dava açılamaz. İflas masasından hak iddia eden alacaklının alacağının masaya kaydını talep etmesi, bu talebin İflas idaresince kabul edilmemesi halinde, İİK.nun 235/2. maddesinde öngörüldüğü şekilde sıra cetveline itiraz davası açması gerekmektedir. Buna rağmen, iflâstan sonra müflise karşı bir alacak davası açılırsa, bu davaya, iflâs idaresine karşı sıra cetveline itiraz davası olarak devam edilmelidir. Sıra cetveline itiraz davasında da, görevli mahkeme ise 2004 sayılı İİK’nın 235/1 maddesi gereğince iflas kararını veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki Ticaret Mahkemesidir.
İflas idaresinden gelen yazı cevaplarının incelemesinde; davacı tarafça 06/06/2014 tarihinde iflasına karar verilen davalı müflis şirketten, iflas tarihinden sonra olan alacağın tahsili için iflas masasından alacağın kabulü yönünden talepte bulunulduğu, iş bu talebin “alacaklı vekilince masaya kaydedilen toplam 22.691,12 TL alacakla ilgili her ne kadar icradan derkenar sunulmuşsa da takip iflastan sonra yapıldığı için hukuken geçersiz olduğundan, alacağı tevsik edici nitelikte başkaca dayanak belge olmadığından ve bu nedenle alacak talebi yargılamayı gerektirdiği” gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu başvuruya ilişkin ek sıra cetvelinin 17/10/2019 tarihinde ilan edildiği, 01/11/2019 tarihinde ise iş bu kayıt kabul davasının açıldığı, açılan davanın süresinde olduğu ve şartlarını taşıdığı görülmüştür.
Bu doğrultuda davacı tarafın müflis şirketten talep ettiği alacağın gerçek bir alacak olup olmadığının belirlenmesi ve davalı müflis şirketinin ticari defterlerinin iflas dairesinde kayıtlarla birlikte incelenmesi amacıyla dosya bilirkişi tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 09/11/2020 tarihli raporda özetle; davalı tarafın 2014 yılı ticari defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda belirlenen esaslara uygun olarak tutulmadığının, davalı yanın, resmi nitelik taşımayan A4 kağıdına basılmış yevmiye defterinde davacı ile ilgili bir yevmiye maddesine rastlanmamış olduğunun, ayrıca açılış tasdiki yapılmış envanter defterinde 06/06/2014 Tarihli İşletme Envanter dökümünde de davacı yan ile ilgili bir hesap bakiyesinin bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
Davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla talimat mahkemesi aracılığı ile bilirkişi incelemesi yapılmış, düzenlenen 09/03/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafından davacı şirketin ticari defterlerinin süresi içerisinde ibraz edilmediğini, davacı tarafın Muavin Dökümlerinde ve Faturalarda yapılan incelemelerde davacı tarafından davalı tarafa düzenlenen 5 Adet İrsaliyeli Faturanın tutarları toplamının 25.292,52-TL olduğunun, faturaların teslim alan kısmında isim ve imzaların eksiksiz olarak bulunduğunu, davacı tarafın muavin dökümlerinde; davalı tarafından davacı tarafa 5 Adet Fatura düzenlemiş olduğunu, fatura tutarları toplamının 5.058,48-TL olduğunun, muavin defter kayıtlarında görüldüğü üzere davacının düzenlediği 5 adet fatura bedelinden 5.048,48 TL’lik bedel düşüldüğünde kalan tutarın 20.234,04 TL olduğunun, davacı ve davalı tarafça 2013 yılında bildirilen Ba-Bs formlarının birbiriyle uyumlu olduğunun ve 4 adet faturadan kaynaklı bildirimlerin toplamının her iki taraf yönünden de 20.031,00-TL olduğunu, davacı tarafın mevcut kayıtlarına göre alacağının 20.234,04 TL olduğunun bildirildiği görülmüştür.
İstikrar kazanmış Yüksek Mahkeme içtihatları uyarınca tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı).
Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay bakımından Mahkememizce yapılan değerlendirmede; her ne kadar davacı tarafça ticari defterler ihtara rağmen ibraz edilmemiş ve davalı tarafın ticari defterlerinin Türk Ticaret Kanunu’nda belirlenen şartları taşımadığı tespit edilmiş ise de dosyada mevcut ve bilirkişi tarafından incelenen Ba-Bs kayıtlarında, dava konusu alacağın ve faturaların mevcut olduğu, davalı tarafından vergi dairesine bildirilen form ve kayıtlar doğrultusunda davacı tarafın alacağının bulunduğu hususunu yukarıda yer verilen içtihatlar doğrultusunda ispatlanmış sayılacağı, dava konusu faturaların ödendiğine ilişkin dosyaya ibraz edilmiş bir ödeme evrakının mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile;
-Davacının müflis şirketten olan 20.234,04-TL alacağının Bakırköy … İcra Müdürlüğü’nün … iflas sayılı dosyasında iflas masasına kayıt ve kabulüne,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 44,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 36,30- TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 44,40 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama sırasında yatırılan 44,40 TL başvurma harcı, 1.450,00 TL bilirkişi ücreti, 531,10 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere 2.025,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 9.200,00- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine,
Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/12/2022

Katip …
E-İmzalıdır

Hakim …
E-İmzalıdır