Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1008 E. 2018/1015 K. 05.10.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
BAKIRKÖY
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1008 Esas
KARAR NO : 2018/1015

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/11/2017
KARAR TARİHİ : 05/10/2018
K. YAZIM TARİHİ : 16/10/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıya sunduğu mal/ve hizmet bedeline ilişkin cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine davalı aleyhine Büyükçekmece … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; taraflar arasındaki sözlü mutabakat uyarınca” müvekkili şirkete ait müşterilere, davacı şirkete ait ürün kataloğu satış temsilcisi tarafından sunulacağı, müşterinin sipariş vermesi durumunda ise davalı şirkete e-posta ile sipariş bilgisinin iletileceği, sipariş edilen ürünlerin ilgili müşteriye davacı şirket tarafından, direkt olarak sevk irsaliyesi ile gönderileceği ve sipariş edilen ürüne ilişkin faturanın müvekkilimiz şirket tarafından, kar payı da eklenerek müşteriye gönderileceği ve davacı firmanın da müvekkili şirkete faturalandırma yapacağı” şeklindeanlaşıldığını, müvekkili şirket tarafından yapılacak satış rootlarında kullanılacak araç ve personel masraflarının da davacı şirket tarafından karşılanmasının kararlaştı- rıldığını, bunun üzerine müvekkili şirketin grup şirketlerinden …. Nakliyat İç ve Dış Tic. A.Ş. çalışanı “…”nin personel olarak görevlendirildiğini, davacı şirketin, dilekçede belir- tilen mutabakata aykırı olarak, müvekkili şirketin müşterisi olan ” ….ve Turizm A.Ş.”den direkt olarak sipariş aldığını ve taraflarına sipariş edilen ürünü ilgili müşteriye teslim ettiğini söyleyerek, ürüne ilişkin faturanın müşteriye gönderilmesini talep ettiğini, müvekkili şirket tarafından, ….ve Turizim A.Ş. firmasına 14.11.2016 tarih …. nolu 12.248,26 TL tutarında fatura gönderildiğini, ancak müşterinin gönderilen fatura ile beraber, davacı firmaya sipariş ettiği ürünleri iade ettiğini,yapılan iade üzerinde davacı firmaya Beyoğlu (… ) Noterliği’nin 06.04.2017 tarih ve ….yevmiye nolu ihtarı ile” müvekkili şirket tarafından verilmemiş siparişe ilişkin ürünlerin iade edildiğini, ürünlerin teslim alınmasını ve söz konusu ürüne ilişkin davacı firma tarafından düzenlenen 10.650,44 TL faturanın kabul edilmediği” bilgisinin verildiğini,davalı firmanın gönderilen ihtarnameye verdiği cevabında ürünlerin iadesini kabul etmediğini, bunun yanında taraflar arasındaki mutabakata göre davacı şirket uhdesinde görevlendirilmiş olan …’nin maaş ve ticket masraflarının davacı şirkete 29.02.2016 ve 31.03.2016 tarihlerinde olmak üzere toplam 13.211,79 TL olarak fatura edildiğini ,ancak davacı şirketin herhangi bir ödemede bulunmadığını, yine davacı şirket adına tahsis edilen araç ile ilgili davacı şirkete 01.09.2017 tarihinde toplam 3.460,58 TL fatura düzenlendiğini, sonuç olarak davacı firmaya ilişkin cari hesap ekstresinden de görüleceği üzere, iade edilen ürünlere ilişkin fatura ve araç faturaları ile personel gideri sebebiyle düzenlenmiş olan 13.211,79 TL faturanın mahsubu durumunda davacı şirketin alacağının bulunmadığını
beyanla davanın reddini savunmuştur.
Dava, İİK 67 md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Celp olunan Büyükçekmece …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının tetkikinde ; davacı/ alacaklı tarafından davalı/ borçlu aleyhine cari hesap bakiyesine dayalı 26.754,96 TL alacağın tahsili istemiyle 16/08/2017 tarihinde ilamsız takibe girişildiği, ödeme emrini 24/08/2017 tarihinde tebellüğ eden borçlunun aynı tarihte vekili aracılığıyla (süresi içinde ) ibraz ettiği dilekçe ile ” borçlu şirketin adresi itibariyle takipte İstanbul Çağlayan İrca Daireleri’nin yetkili olduğu”ndan bahisle icra dairesinin yetkisine , ayrıca “alacaklı görünen tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığı”ndan bahisle borca , faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiği, İİK 66 md gereğince İcra Müdürlüğü’nce takibin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin alacaklı tarafa tebliğ edilmediği, alacaklı vekilinin yasal süre içinde mahkememize müracaatla iş bu davayı ikame ettiği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalının adresi itibariyle icra dairesinin yetkisine itirazda bulunulmuş ise de takip ve dava konusunun bir miktar para borcuna ilişkin olduğu, davacı şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı olduğu “…./ İstanbul” adresinin mahkememizin adli yargı alanında kaldığı anla- şılmakla BK 89 md gereğince davalının icra dairesinin yetkisine vaki itirazının reddine karar verilmiştir.
Borca ilişkin itirazlara gelince; dava konusu uyuşmazlık davacının takip ve dava tarihi itibariyle takip konusu cari hesap ekstresi nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı, (alacağın var olup olmadığı), tahsili gereken alacak miktarının ne olduğu, davacının bu alacağı talep edip edemeyeceği, borcun ödenip ödenmediği, borçlunun temerrüte düşüp düşmediği temerrüt tarihinin , uygulanması gereken faiz tür ve oranının, buna göre tahakkuk eden faiz miktarının ve toplam alacağın ne olduğu, icra-inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda toplandığı tespit edilmiş, taraflar davet ve teşvik edilmelerine rağmen uyuşmazlığın çözümü için sulh ve arabuluculuk yoluna başvurmadığından yargılama tahkikat aşamasına geçilmiştir.
Takip ve dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar, ticaret sicili kayıtları, taraflarca dayanılan diğer yazılı deliller celp edilmiş, dava konusu alacağın varlığı ve miktarın tespiti hususunda rapor aldırılmak üzere tarafların ticari defter ve belgeleri ile dosya üzerinde bilirkişi incelemesine karar verilmiştir.
SMMM …. tarafından dosya ve davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve dosyadaki delillere uygunluğu nedeniyle itibara layık bulunan 25/07/2018 havale tarihli raporda;
“Davacı ve davalı şirketin 2016 ve 2017 yılı ticari defterleri, dava dosyası ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumun içinde açıklanan nedenlerle;
İncelenen davacı şirkete ait 2016 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde T.T.K hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği ve davacı şirketin 2016 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı şirkete ait 2017 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterlerin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğundan davacı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı şirkete ait 2016 ve 2017 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterlerin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin 2016 ve 2017 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğundan davalı şirketin ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davacı şirketin icra takibine konu ettiği cari hesap ekstresi içeriğinde bulunan tüm faturaları ve iade faturalarını ticari defterlerinde kayıt altına aldığı ve davacı yanın icra takip tarihi olan 18.08.2017 tarihi itibariyle davalı … Pazarlama Dağıtım A.Ş.’den 26.754,96 TL alacağının bulunduğu,
Davalı tarafın da icra takip tarihi olan 18.08.2017 tarihi itibariyle davacı yana cari hesaptan kaynaklı 25.990,31 TL borcunun bulunduğu, taraflar arasındaki cari hesap farklılığının nedenleri;
Davacı tarafın düzenlediği 11.11.2016 tarihli …. Seri numaralı 764,64 TL bedelli faturanın davalı yanın yanın ticari defterlerinde kayıt altına alınmamasından dolayı cari hesap farklılığının oluştuğu ” hususu belirtilmiştir.
Toplanan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgeler göre yapılan yargılama sonunda ; davacı tarafça davalı aleyhine cari hesap ekstresine dayalı 26.754,96 TL alacağın tahsili istemiyle takibe girişildiği, davalının yasal süre içinde asıl borca ve fer’ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, takip alacaklısı durumundaki davacının takip tutarı kadar alacak üzerinden iş bu davayı ikame ettiği, aldırılan bilirkişi raporundan davacının takip tarihi itibariyle davalıdan muaccel hale gelmiş 26.754,96 TL tutarında (asıl) alacağının bulunduğu,talep edilen alacak miktarı ile faiz türü yönünden hukuka aykırılık olmadığı,ancak takip tarihi itibariyle işletilmesi gereken avans faizi oranının % 9,75 olduğu, davalı tarafın likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-DAVANIN KABULÜNE,
Davalı/borçlunun Büyükçekmece … İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası üzerinden takibine girişilen dava ve takip konusu 26.754,96 TL lik borca vaki itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
Takip konusu asıl alacağa – davacının talebi aşılmamak üzere- takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4489 Sayılı Kanun ile değişik 2.md gereğince TC Merkez Bankası tarafından kısa vadeli avans kredilerine uygulanan faiz oranları dikkate alınarak yıllık % 9,75 ve değişen oranlarda basit usulde (3095 S.K. Md 3.) temerrüt faizi uygulanmasına,
Likit alacağa vaki haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı/ borçlunun hüküm altına alınan alacağın % 20’si oranında icra/inkar tazminatı ile mahkumiyetine,

2- Harçlar Kanunu’na göre hesaplanan ve tahsili gereken 1.827,63 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 323,14 TL peşin harç ile icra veznesine yatırılan 133,77 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.370,72 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine’ye irat kaydına,

3- a.) Davacı tarafından sarf olunan ( 31,40 TL başvurma harcı + 323,14 TL peşin nispi harç + 4,60 TL vekalet harcından ibaret ) 359,14 TL harç ile ( 800,00 TL bilirkişi ücreti + 125,80 posta/ tebligat/müzekkere/talimattan ibaret) 925,80 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,

b.) Davalı tarafça sarf olunan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
c-) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,

4- Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı taraf lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av.Kan ve AAÜT gereğince takdir olunan 3.210,60 TL vekalet ücretinin davalı taraftan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,

Davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı 5235 Sayılı Kanunun geçici 2. Maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri’nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başla- malarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete’de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanununun 341 ila 360. madde hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
05/10/2018
Katip …

Hakim …