Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1109 E. 2020/101 K. 13.02.2020 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/1109 Esas
KARAR NO : 2020/101

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/11/2018
KARAR TARİHİ : 13/02/2020
KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı şirket vekili 14.11.2018 tarihlidava dilekçesinde, özetle; Müvekkilinin taraflar arasındaki alım satım ilişkisinden kaynaklı olarak davalıdan alacaklı bulunduğunu, takip dosyasma sunulan ve davalıya ödeme emri ekinde tebliğ edilen müvekkiline ait muavin defter hesap özetinde bu durumun anlaşıldığını, tarafların ticari defter ve kayıtlarının Vergi Dairesinden celp edilerek Ba-Bs form kayıtlarının, fatura ve irsaliyelerinin incelendiğinde davalı borçlunun müvekkiline olan bu borcunun ortaya çıkacağını, davalıya takip öncesi gönderilen Büyükçekmece ….. Noterliğinin 28.09.2018 tarih ….. yevmiye sayılı ihtarnamesinin tebliğ tarihi olan 02.10.2018 tarihi itibariyle davalıma temerrüde düşürüldüğünü, davalı borçlunun Büyükçekmece ….. İcra Müdürlüğünün …… E. Sayılı dosyasma yaptığı itirazın reddi ile yetki itirazının iptaline, takibin mahkemece tespit olunacak alacak rakamı üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek talep ettikleri %19,50 oralımdaki ve değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte takibin devamına, davalı borçlunun asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçluya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili 26.12.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacıdan sürekli olarak aldığı ürünlerde ayıp çıkması halinde söz konusu hususu davacıya bildirdiğini, davacınm ise ayıplı ürüne ilişkin müvekkilinden iade faturası talep ederek ticari defterlerine işlediğini, ticari teamül haline gelen ilişkilerini bozmadıklarını; müvekkilinin 20.04.2018 tarihinde satın aldığı 8.479 kg’lık ürünün 4.440 kg’ının ayıplı olduğundan dolayı davacı ile telefonda görüşerek söz konusu ürünlerin ayıplı olduğunu, davacının müvekkiline ürün teslimi esasında teslim edilen ürünün araçtaki kapladığı alana sığacak kadar 2.161 kg ayıplı ürünü koyarak iade aldığım, davacının ayıplı üründen geriye kalan 2.239 Kg ayıplı ürünü ise “çöp-bir şeye yaramaz” diyerek iade almayacağını belirttiğini, söz konusu ürünün ise halen müvekkili şirketin adresinde beklediğini, müvekkilinin işbu davaya konu ürünleri ise 19.06.2018 tarihinde toplam 12.219 kg EPDM A derece kauçuk hamurunu davacıdan satın aldığını, ancak bu ürünlerin müvekkili tarafından kullanılırken ürünün 10.750 kg’lık kısmının ayıplı olduğunu ve ayıplı olarak müvekkiline satıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin ise davacının kötü niyetli biri olmadığını yıllardır devam ettirdikleri ticari ilişki gereği bilerek ayıplı ürün satmadığım düşünerek yazılı ayıp ihbarında bulunmadığım, ancak davacının yetkilisini telefonla arayarak gönderdiği ürünlerin 10.750 kg gibi büyük bir kısmının ayıplı çıktığım belirttiğini, davacı yetkilisinin söz konusu ayıplı ürünleri müvekkilinin şirket adresinde şirket adresinde incelediğini ve kabul etmiyoruz şeklinde bir tepki de vermediğini; müvekkilinin ise söz konusu ayıplı ürünlerin davacı tarafından iade alınacağını beklerken davacının belli bir sürenin geçmesi akabinde ayıplı ürünlerin bedelini talep ettiğini, bu bağlamda davanın esastan reddine, davacının %20’den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava itirazın iptali davasıdır.davacı taraf yaptığı icra takibinde 68.240,80 Tl alacağının icra takibine konu etmiş ticari ilişkiden kaynaklı muavin defter hesap özetinden ödenmemiş bakiye aslını istemiş , davalı taraf öncelikle yetkiyi itiraz ederek anadolu icra dairelerinin yetkili olduğunu,ve borca genel olarak ferileri ile birlikte itiraz ederek takibi durdurmuştur.
Dava şartı yönünden icra dairesinin yetki incelenmiş olmakla alacağın para alacağı olup götürülecek alacaklardan olması davacı tarafın adresinin de b.çekmece icra daireleri yasal sınırları içerisinde bulunması nedeniyle icra dairesinin yetkisi kabul edilmiştir.
Davacı taraf davaya verdiği cevapda mahkemenin yetkisine itiraz etmiş olup, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin yetkili olduğunu herhangi ibir sözleşmenin mevcut olmadığını bu nedenle de genel yetki kuralı çerçevesinde anadolu ticaret mahkemelerinin yetkili bulunduğunu söyleyerek yetki itirazında bulunmuştur.mahkememizin yetkisi yönünde dava incelendiğinde , yazılı sözleşmenin bulunmadığı ,yetkili icra dairesinin bulunduğu ticaret mahkemelerinde açılan iş bu davanın yetkisinin kabul edileceği anlaşılmakla tahkikata geçilerek taraflar arasında ticari ilişkinin olup olmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının usulune uygun tutulan defter kayıtlarında ,67.986,55 TL alacak kaydının bulunduğu,davacının BS formu ile 119.697 Tl- KDV hariç – fatura beyan ettiği kendi iç kayıtları ile bu faturanın birbirini doğruladığı,
Davalı defterlerinin 2018 envantere defteririn boş olduğu eski usule tabi yaptırılan yevmiye ve kebir defterlerinin uygun tutulduğu ,davalının defterlerinde ise 2.517,74 Tl davacı şirketten alacaklı göründüğü,davalı şirikete ait BA formlarında davacı şirketten mal ve hizmet alımlarına ilişkin beyan toplamının 109.398 TL olduğu – KDV hariç –
Hizmet satışlarında iadeye yönelik beyan toplamının 69.690 TL -KDV hariç_ olduğu
Taraf kayıtları arasındaki farkın bu iade faturalarından kaynaklandığı davalı tarafın KDV dahil 58.351 TL iade faturası düzenlediği ancak bu faturanın davacı kayıtlarında bulunmadığı,keza yine davacı şirketin defter kayıtlarında bulunan ancak davalı şirketin kayıtlarında bulunmayan 12.153,29 TL bedelli faturadan kaynaklandığı belirtilmiştir.
Her ne kadar davalı firma 19.9.2018 tarih ….. nolu 58.351 Tl bedelli faturayı iade faturası olarak düzenlemiş ise de bu faturanın ayıp nedeniyle ihtarname ekinde sunulduğu davacı tarafça bu ihtarnameye verilen cevapta iade faturanının 19.6.2018 tarihinde satılan ürün nedeniyle 3 ay sonra yasal süreler geçtikten sonra ayıp ihbarında bulunulduğu gerekçesiyle kayıtlarına almadıklarını bildirdikleri,
Mahkemece yapılan değerlendirme de de tacirler arasındaki ayıp ihbarlarının süre ve kurallara bağlandığı, ihbar mükellefiyetinin muayene süresi içerisinde yapılması gerektiği ,faturanın tebliğinden itibaren de faturaya itirazın bulunmadığı, görüldüğünden ayıp süreleri içinde ihbarda bulunulmadığı bu nedenle de 58.351 Tl lık iade faturasına üstünlük tanınmayacağı kanaati oluşmuştur.
Davacı tarafça düzenlenen 12.153,29 Tl lık faturanın da …… nolu iade faturasına konu olan ürünlerden teslim edilmeyen 2239 kg ürün için iade farkı faturası olarak kesilmişse de bu iade faturasının da kanuni süresinden sonra düzenlendiği anlaşıldığından bu fatura alacak kayıtlarında görülmemiştir.
Dosya bilirkişi raporundaki veriler muavin kayıtları eki belgeler ile birlikte değerlendirildiğinde,Davacının defterlerinin usulünce tutulduğu ve lehine delil kuvvetinde bulunduğu ,yapılan incelemede 67.986,55 TL defter ve kayıtlarında alacak kaydı olarak tespit edilmişse de iade faturası olan 12.153,29 TL lık faturanın kanuni süresinde düzenlenmediği bu nedenle de asıl alacak kaleminden mahsubu ile bakiye alacağın 55.833,26 Tl olduğu,Davalı defterlerinin envanter defteri yönünden 2018 yılı ticari ilişkileri yönünden boş olup usulünce tutulmadığı ve davacının lehine hükmündeki defterlerindeki kayıtlara katlanmak zorunda bulunulması gerektiği ,keza iade faturasının da kanuni süreler geçtikten sonra düzenlendiği bu nedenle borçtan mahsubun yapılamayacağı , davacının subut bulan alacak kalemi yönünden davasının kısmen kabulü gerekeceği ,fazlaya ilişkin taleplerin reddi ile 55.833,26 Tl alacak yönünden takipten itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsili ,alacağın likit olması ve haksız itiraza uğraması nedeniyle takdiren %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE, Büyükçekmece …. İcra Dairesinin …… sayılı dosyasında davalı tarafın 55.833,26TL borçlu olduğunun tespiti ile bu miktar üzerinden itirazın iptali ve takibin devamına,
2-55.833,26TL’sına takipten tahsile kadar ticari avans faizi uygulanmasına,
3-55.833,26TL’sına %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına,
4-Harçlar Kanunu’na göre belirlenen 3.813,96TL ilam harcından peşin alınan 824,19TL harcın mahsubu ile bakiye 2.989,77TL’nin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen 600,00TL bilirkişi ücreti, 127,60TL posta masrafı, 35,90TL Başvuru Harcı, 824,19TL Peşin Harç olmak üzere toplam 1.587,69TL den kabul red oranına göre hesaplanan 1.299,01TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından sarf edilen 700,00TL bilirkişi ücretinden kabul red oranına göre hesaplanan 127,27TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.058,32TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 3.400,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
9-HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/02/2020

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.