Emsal Mahkeme Kararı Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/358 E. 2019/902 K. 19.07.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/358 Esas
KARAR NO : 2019/902

DAVA : Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/05/2019
KARAR TARİHİ : 19/07/2019
KARAR YAZIM TARİHİ : 22/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirket Ortaklık Payı Alacağının Tahsili Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı ve dava dışı kişi tarafından düzenlenen 08/05/2018 tarihli “şirket sözleşmesi” ile …. LTD. ŞTİ. Kurulması konusunda anlaşıldığını, şirket esas sözleşmesinde, yasal sınırlar nedeniyle düzenlenmesi mümkün olmayan hususların ortaklar arasında düzenlenmesinin mümkün olduğunu bu kapsamda düzenlenen 08/05/2018 tarihli sözleşme ile şirketin kurularak faaliyet başladığını, müvekkilinin %50, davalının %35 pay sahibi olduğunu, harici ortaklık sözleşmesine göre kuruluş ve işleyiş masraflarının ortakların payı oranında katılacağını, davalıya müdür olarak maaş ödenmesine karar verildiğini, müvekkilinin kuruluş ve işleyiş için ciddi harcamalar yapmasına rağmen davalının payına isabet eden harcamaları yapmadığını, ileri sürerek, şimdilik 10.000,00TL’nin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, sözleşme gereğince payına düşen ödemeleri yaptığını, davacının kendisine yaptığı herhangi bir ödemenin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: dava, dava dışı …. LTD. ŞTİ’nin ortağı olan davacının, şirket kuruluş aşamasında yapmış olduğu fazladan giderin diğer davalı ortaktan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizce getirtilen dava dışı şirketin sicil kaydının incelenmesinde, davacı ve davalının şirket ortağı olduğu, şirketin muamele merkezinin İstanbul Üsküdar ilçesi olduğu anlaşılmıştır. Davacı, her iki tarafın ortağı olduğu şirketin, kuruluş ve işleyişi sırasında payından fazla yapmış olduğu giderlerin tahsilini talep ettiğinden öncelikle kesin yetki kuralının çözülmesi gerekir. HMK’nun 14.maddesindeki kesin yetki kuralı gereğince, özel hukuk tüzel kişileri ile ortak veya üyeleri arasındaki davalarda şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin yetkisi kesin yetki olarak belirlenmiştir. Kesin yetki kuralı HMK’nun 114/ç.maddesi gereğince mahkemece re’sen dikkate alınması gereken dava şartlarından olup, bu tür bir davaya yetkisiz mahkemece bakılması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla, yetki hususu kendiliğinden dikkate alınarak kesin yetki kuralı nedeniyle dava dilekçesinin usul yönünden reddine, dosyanın talep halinde yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davada HMK 14/2 maddesi gereğince mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle açılan davanın HMK 114/1-ç maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine,
3-Harç ve yargılama giderlerinin mahkemesince değerlendirilmesine,
4- Süresinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek yargılama giderlerinin hüküm altına alınmasına,
Dair davacı vekilinin yokluğunda davalının yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 19/07/2019
Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır

*Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında e-imza ile imzalanmıştır.