Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR NO : 2023/194
BAŞKAN : … …
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :31/05/2017
KARAR TARİHİ : 23/02/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/02/2023
Yukarıda isim ve adresleri yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın açık yargılaması ve dosyanın tetkiki sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP:Davacı vekili özetle; davacı müvekkilinin … ‘da toptan kuyumculuk faaliyetinde bulunduğunu, satmış olduğu altınların karşılığında altınların alıcısı kuyumcu … ‘in talebi ile kendisine hazırlanan tuzaktan habersiz olarak … ‘in evini vaade ile ödenecek olan bakiye alacağını karşılığında 20/04/2010 tarihinde t eminat olarak üzerine aldığını, akabinde … ‘in talebi ile kendisine bakiye alacağı ödenmesi üzerine 24/06/2010 tarihinde gösterilen alıcı … ‘e tapuyu devrettiğini , davalı …Şti. ‘nin keşideci davalı … ‘ın lehtar, davalı … ‘in hukuken aval veren, diğer davalılar …, … Ve … ‘in kefil sıfatı ile borçlu oldukları rakamla 1.000.000TL , yazı ile yüz milyon türk lirası ,düzenleme tarihinin 01/04/2009, vadesi 10/07/2009 tarih olan bir bono ortaya çıktığını, bononun vadesinden çok sonra 20/08/2010 tarihinde protosto edilmeden Bakırköy … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosya ile ödenmeyen ana para olarak icraya konulması durumunun danışıklı işlemin belgesi niteliğinde olduğunu, bononun üzerindeki borç miktarı yazı ve rakam farklı olduğundan yasa gereği yazılı olan kısma itibar edildiğini, senedin alacaklısı olan davalı … ‘ın borçlu davalılar adına elinde kambiyo evrakı olmasın rağmen hayatın olağan akışına aykırı olarak ihtiyati haciz istemediğini, bononun vadesinden 1 yıl 10 gün sonra normal takibe giriştiğini, sahtecilik bu kadar bariz iken icra dosyasından yapılan takibin kesinleşmesi üzerine icraya konulan sahte senedin tahsili için müvekkili ile birlikte hedef seçilen diğer kuyumcu toptancısı … ‘e yönelik olarak Bakırköy … ASHM ‘ de … E. sayılı dosya ile tasarrufun iptali davası açıldığını, davalının dosya takibi için davalı Av. … ‘ye vekalet verdiğini belirterek keşideci … Şti. ‘nin defter kayıt ve mali verilerinde senet lehtarı … ile ilgili olarak bir borç alacak ilişkisinin bulunmadığının tespiti ile icra dosyasından davalılar arasında icraya konulan senedin sahte evrak olduğunun tespitine, şimdilik tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen 1.000TL ‘nin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının davası ve iddiaları haksız ve dayanaksız olduğunu, Müvekkilinin alacaklısı olduğu ve Bakırköy … İcra Müdürlünün … Esas sayılı dosyası ile işleme konulan kambiyo senedinin sahte olduğuna dair iddialar ileriye sürdüğünü Davacının da müdahil olduğu menfi tespit davası Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas … K. Sayılı dosyası yargıtay tarafından onandığını, Anılan dava dosyasında davacı iddiaları ile aynı iddialar ileri sürdüğü yapılan yargılamada davanın reddine karar verildiğini, Senet keşidecisi ve kefilleri tarafından açılan dava ve de Savcılık şikayetlerinin haklı bulunmadığını, İcra dosyası borçlularının tasarrufunun tarafı olan davacının da davalısı olduğu Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … E …. K. sayılı ile davasının davacı yönünden kabul edildiği ve kesinleştiğini, Davacının davasının müvekkili yönünden haksız ve dayanaksız olduğunu, Davacı ile davalı müvekkili arasında düzenlenen ve ekte sunulan 21.07.2017 tarihli uzlaşma protoklü ile taraflar uzlaştıklarını, Uzlaşma protokolünde taraflar karşılıklı olarak birbirleri hakkında açtıkları davaları takip etmeyeceklerine karar verdiklerini Protokolün 6. Maddesinde yer alan Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyası davacısı …’ın iş bu dosya davalılarından … yönünden davadan feragat edeceği hükmü yer aldığını, Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasında görevsizlik kararı verilmesi üzerine, dava dosyası Mahkemenizin … Esas sayılı dosyasına kaydeilmiş ve Mahkememiz tarafından … sayılı karar ile görevsizlik kararı verildiği görev uyuşmazlığı hakkında Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesinin … E. … Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin görevli olduğuna karar verilmesi üzerine, dava Mahkememizin … Esas sayısına kaydedildiğini, Anlaşılacağı üzere, taraflar arasındaki protokolün 6. Maddesine konu dava huzurdaki dava dosyası olduğu, Protokolün açık hükmü gereğince, davalı müvekkili yönünden davadan feragat edilmesi gerektiği, davacı tarafından bu işlem gerçekleştirilmediğini, Davacının davası müvekkil yönünden haksız ve dayanaksız olduğu, sulh protokolüne de konu olduğunu beyan ederek; Müvekkili … yönünden reddini savunmuştur.
Davalı … cevap dilekçesinde özetle; tarafıma açılan işbu davanın konusuyla ilgili bir bilgisinin olmadığını, dava konusu itibariyle zorunlu ve ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olmadığını, görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER: Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi … Esas sayılı dosyası, Büyükçekmece … Asliye Ceza Mahkemesi … Esas sayılı dosyası. Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi … Esas sayılı dosyası, Bakırköy … Ağır Ceza Mahkemesinin … Esas Sayılı dosyası, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı … Soruşturma numaralı dosyası, Bakırköy … İcra Dairesi … Esas sayılı dosyası, Bakırköy … İcra Hukuk Mahkemesi … Esas sayılı dosyası, Vergi dairesi kayıtları, Ticaret sicil kayıtları, bilirkişi raporu.
İşbu dosyada, Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesince, “somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklı olduğu ve TTK kapsamında kaldığı gibi talebin TTK’nda düzenlenen kıymetli evrak hukukunu ilgilendirmesi nedeniyle bu nitelikteki uyuşmazlığın Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği…” gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizin … karar sayılı kararı ile,”…. taraflar tacir olmayıp dava da ticari işletmeden kaynaklı olmadığı gibi TTK’nda düzenlenen hususlardan da olmadığı anlaşıldığından somut olayda mahkememiz görevli olmayıp Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan…” gerekçesi ile karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
İstanbul BAM. … HD. … esas … karar sayılı ilamı ile, yargı yeri olarak mahkememiz belirlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; …’da toptan kuyumculuk yapan davacı ile davalı … Kuyumculuk San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki sonucu kendisine verilen senedin sahte olması nedeni ile bu senede dayanılarak hakkında yapılan icra takibi dosyasına borçlu olmadığının tespiti, davalıların eylemleri sonucu uğranılması muhtemel maddi zararın müşterek ve müteselsilen tahsili taleplerinden ibarettir.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re’sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizce alınan 12/10/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitin olayın oluş şekline uygun görülmesi nedeniyle bilimsel veri ve içeriğe sahip denetime elverişli kabul edilmiş, hükme esas alınmıştır.
Davalı … tarafından 20.08.2010 tarihinde, Bakırköy … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile; davalı …, …, …,
… ve …’ne 250.000,00 TL asıl alacak ve 47.819,44 TL faiz alacağı için, Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılacak takipte ödeme emri yoluyla icra takibi başlatıldığı, icra takip konusun 01.04.2009 tanzim tarihli 10.07.2009 vadeli 100.000.000,00 TL tutarlı senedin, 250.000,00
TL’lik kısmı için başlatıldığı, İcra Takip Konusu Senedin, düzenlenme tarihinin 01.04.2009, vade tarihinin 10.07.2009, tutarı rakamla 1.000.000 TL olduğu,
davalı … emrine ödenmesine, ödenecek tutarın yazı ile ise yüz milyon yazıldığı,
ödemenin nakden olduğu, ödeyecek kısmında davalı …, kefiller ise davalılar …, …, … ve … Sanayi Ve Ticaret Limited
Şirketi olduğu görülmüştür.
Celp edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından gönderilen, 16.11.2021 tarihli
… sayılı yazıda, davalı …’nin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunu’nun geçici 7.maddesine göre 18.02.2015 tarihinde
resen terkin edildiği, daha sonra yeniden ihyasına karar verildiği, 14.02.2020 tarihinde tescil
edilerek unvanına Tasfiye halinde ibaresi eklendiği, şirketin tescil süresinin, şirket adına açılan davaların sonuçlandırılması işlemleriyle sınırlı olmak üzere ihyasına karar verildiği görülmüştür.
Celp edilen Kocasinan Vergi dairesi Müdürlüğünün 04.03.2021 tarihli E…sayılı yazı ekinde; davalı … Sanayi Ve
Ticaret Limited Şirketi’ne …,…,… ve …,…,…dönemi KDV beyannameleri, 2009 ve 2010 yılı Kurumlar vergisi Beyannameleri, 2009 ve 2010 yılı BA/BS formları gönderildiği görülmüştür.
Celp edilen Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesinin … Esas sayılı dosyasının tetkikinde, davacısının … olduğu, davalıların …, …, …,… – …, … , … olduğu, dava tarihinin 20/10/2010 olduğu, dava konusunun Tasarrufun İptali olduğu, mahkemece 18/04/2019 tarihli karar ile, Davanın kabulüne, … ili, … ilçesi, … Mah. 2232 parsel sayılı taşınmazda 2/4 arsa paylı 2 bağımsız bölüm nolu dubleks meskenin 1/2 payının davalı … tarafından davalı …’e 27/08/2010 tarihinde satışına ilişkin tasarrufun iptaline, karar verildiği, verilen kararın 08/09/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … E. sayılı dava dosyasında … ve …’in vekili vasıtasıyla … aleyhine menfi tespit davası açtığı, dava dilekçesinde icra takip dosyasına konu bono’nun Yeni Türk Lirasına geçilmeden önce yani Eski Türk Lirasının geçerli olduğu dönemde tarih konulmadan önce doldurulduğu, daha sonra tarih eklenmek suretiyle icra takibine konu edildiği, bono üzerindeki yazı ve rakamların çelişkilerle dolu olduğu, müvekkillerin borçlu olduğu miktarın 100.000 TL olduğu, davalının talep ettiği miktar kadar borçlarının olmadığını, bunun tespitini istediği, Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 08.02.2013 tarihli duruşma tutanağında … beyanında, ağabeyi …’in almış olduğu nakit paranın 100.000 TL olduğunu, kendisinin de buna kefil olduğunu, ancak senette 100.000 TL yazdığını sandığını, senedi acele ile imzaladığını, senette yazan miktarı bilmediğini söylediği, aynı celsede … beyanında, …’in annesi olduğunu, davalının, oğluna 100.000 TL nakit getirdiğini, içinden 10.000 TL’sini keserek 90.000 TL’sini teslim ettiğini, Amerika’ya gideceğini söyleyerek senet imzalattığını, senette 100.000 TL’nin yazıldığını, … beyanında, davalı tarafından, oğlu …’e teslim edilen paranın 90.000 TL olduğunu, senette kaç para yazdığını bilmediğini, hatırladığı kadarıyla boş olduğunu söylediği, … vekili Av. … tarafından Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi’ne 28.10.2013 tarihinde açılan … E. sayılı dosyasında, dava dilekçesinde dava konusu bononun 2000-2006 yılları arasında boş olarak verildiğini, daha sonra üzeri doldurularak tadavüle konduğunu, zaman aşımına uğradığını, bono vasfını yitirdiğini söyleyerek takibin ve bononun iptalini istediği, mahkeme tarafından 30.10.2013 tarih ve … Karar sayılı kararı ile dosyanın Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … E. sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği, Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … E. sayılı dosyasından verilen 18/12/2014 tarihli karar ile, asıl ve birleşen davanın reddine karar verildiği, verilen kararın Yargıtay … Hukuk Dairesinin … esas … karar sayılı ilamı ile onandığı ve kararın 27/12/2017 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İddia veya savunmanın haklılığı, bu olay ve hukuki işlemlerin varlığının ispatlanmasına bağlıdır.
İspat hakkı, Anayasa’nın 36. maddesinde bir temel hak olarak garanti altına alınmıştır. Anayasal dayanağı olan ispat hakkını, usûl hukukunda taraflar, kanunda belirtilen süre ve usûle uygun olarak kullanırlar. Bu hak yalnızca kanunla sınırlanabilir.
İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususuna ise ispat yükü denir.
İspat yükü üzerine düşen taraf ispat etmesi gereken hususu ispat edemediği durumda ispatsızlık durumu söz konusu olacaktır. Hâkim bir husus ispatsız kalmış olsa dahi medeni yargılamada karar vermek durumundadır. TMK 6. Maddesinde, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.”
HMK’nun 200. maddesinde, miktar ve değeri belli bir miktarın üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği, aynı kanunun 201. maddesinde de, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmış, yine aynı kanunun 203. maddesinde de, senetle ispat zorunluluğunun istisnaları belirtilmiştir. Yakın hısımlar arasındaki bir hukuki işlem senede bağlanmış ise, bu senede karşı ileri sürülecek savunmalar tanıkla ispat edilemez ancak senet ile ispat edilebilir. (Yargıtay 3. HD. 2015/12261 esas, 2015/19517 sayılı ilamı)
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir.
Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun başka bir amaçla verildiği yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 2018/2939 Esas, 2019/4786 Karar sayılı 2017/3521 Esas, 2019/1844 Karar sayılı kararları)
Senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ise 6102 sayılı TTK 778 yollamasıyla 680. maddesi gereğince açık bono düzenlenebileceği ve davacının bu iddiasını da ancak yazılı delille ispat edebileceği görülmektedir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, ticaret sicil ve vergi kayıtları, icra dosyası, celp edilen bilgi ve belgeler, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına binaen; davalı … tarafından 20.08.2010 tarihli Bakırköy … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı
dosyası ile davalı …, …, …, … ve … Ticaret Limited Şirketi’ne 250.000,00 TL asıl alacak ve
47.819,44 TL faiz alacağı için, icra takibi başlatıldığı zamana kadar, icra takip konusu
01.04.2009 tanzim tarihli, 10.07.2009 vadeli 100.000.000,00 TL tutarlı senet ile ilgili
davalı …’ne nakdi para girişi, davalı …’a 99.750.000,00 TL borç ödemesi yapıldığına dair belge ve kayıtların alınan ve itibar edilen bilirkişi raporunda tespit
edilmediği,
Bakırköy … Asliye Hukuk Mahkemesi … E- … K sayılı dosyasında verilen
kararın Yargıtay …. HD nin 18.10.2017 tarih ve… E.- … K sayılı ilamla onandığı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının … E…. K. Sayılı soruşturma dosyasında, senette tahrifat suçlaması ile ilgili olarak davalı … hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. Bilirkişi raporunda, davalı şirket tarafından ticari defterlerini hazır bulundurulmadığının, bilgi ve belge tespit edilmediğinin Mahkemece tutanakla tespit edilmiş olduğu belirterek, dava dosyası kapsamında , davalı …’nin 2009-2010 dönemi BA/BS formları, Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve KDV beyannameleri üzerinde inceleme yapıldığı, icra takip konusu senet ile ilgili davalı …’ne nakdi para girişi, davalı …’a 99.750.000,00 TL borç ödemesi yapıldığına dair belge ve kayıt tespit edilemediği belirtilmiştir. Kombiyo ilişkisinin sebepten mücerret olduğu, Kambiyo senedinin ticari defterlere kaydı zorunlu olmayıp kambiyo senedinin davacının ticari defterine kaydedilmemiş olması onu hükümden düşürmez. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/2577 esas 2016/9913 karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlığa konu senedin sahte olmadığına ilişkin Yargıtay denetiminden geçen kararın bulunduğu, davacının senede karşı iddialarını HMK’nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacı iddiasını yazılı olarak ispat yükü altında olmasına rağmen davaya ilişkin ileri sürdüğü iddialarını yazılı bir belge ile ispat edemediği, davacı tarafın iddiasının tüm davalıların birlikte hareket ederek zarara uğradığına ilişkin olduğu, zararın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edildiği, davalı Av. …’ye ilişkin vekalet görevini kötüye kullanılmasından kaynaklı doğrudan bir talepte bulunulmadığı anlaşılmakla Davalı … mirasçıları dışındaki davalılar yönünden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dosyada mübrez protokolün incelenmesinde; davacı ile davalı … arasında “uzlaşma protokolü” başlığı altında 21.07.2017 tarihli uzlaşma protokolü imzalandığı, protokolün 6. Maddesine göre, davalı … bakımından davadan vazgeçileceğinin yazılı olduğu, mahkememizin 19.02.2019 tarihli 1 numaralı celsesinin duruşma tutanağında davacı vekilinin ” davalı … tarafından sunulan uzlaşma protokolüne bir diyeceğimiz yoktur” şeklinde beyanda bulunduğu dikkate alınarak Davalı … mirasçıları bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı … mirasçıları bakımından açılan davanın sulh protokolü dikkate alınarak konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,
2-Diğer davalılar bakımından açılan davanın reddine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 179,90 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL ve 5.552,94 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 5.404,44 TL harcın hükmün kesinleşmesine müteakip istem halinde davacıya iadesine,
4-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK’nun 333. maddesi uyarınca yatırılan avanstan kullanılmayan gider avansının (iş bu kararın tebliğ gideri avanstan karşılanmak ve bu gider mahsup edilmek kaydıyla) kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
7- 21.07.2017 tarihli uzlaşma protokolünün 7. Maddesi dikkate alınarak Davalı … mirasçıları yönünden avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
8-Davalı … , … , …, … kendilerini vekille temsil ettirdiğinden Yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 48.780,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalılara ödenmesine,
Dair karar, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde HMK’nun 342.maddesi gereğince dilekçe ile mahkememize veya başka bir yer mahkemesine İstinaf kanun yolu harcı, tebliğ giderleri dahil olmak üzere tüm giderler ödenerek istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı … mirasçıları vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/02/2023
Başkan …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Katip …
¸e-imzalıdır