Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
….
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2022/385
KARAR NO : 2022/1161
HAKİM : … …
KATİP : … …
DAVACI : … – … …
VEKİLİ : Av. …. ….
DAVALI : … – … ….
VEKİLİ : Av. .. ….
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/03/2022
KARAR TARİHİ : 06/12/2022
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava dilekçesinde özetle; Bursa 16. İcra Dairesi 2022/… Esas davalı-borçlu’nun icra takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazının iptali ile haksız itirazdan ötürü davalı aleyhine takip tutarının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava edilmiştir.
Cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıya bir borcunun bulunmadığından davanın reddi talep edilmiştir.
Deliller;
Bursa Vergi Dairesi’ne, BTSO’ya, Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na yazılan müzekkereye cevap verildiği cevabi yazının dosya arasında olduğu anlaşılmaktadır.
İnşaat Mühendisi Bilirkişisinin Raporunun Sonuç Kısmı “Mahkemenizce tarafıma tevdi edilen görev doğrultusunda, icra dosyası ve dosya içindeki tüm belgeler incelenmiş olup ilgili faturalar incelendiğinde yüklenicinin sözleşme kapsamındaki işleri yapmış olduğu, ancak kalitesiz malzeme ve işçilikten dolayı nefaset bedeli kesilmesi uygun mütalaa edilmektedir. Yüklenicinin sözleşme kapsamındaki imalatları %60
mertebesinde ikmal ettiği kanaatine varılmıştır. Bu durumda yüklenicinin alacağı 25.000,00
TL x 0,60 = 15.000,00 TL (+KDV) olacaktır. “şeklindedir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ, HUKUKİ KABUL VE GEREKÇE
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK’nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Somut olayda, davacı gerçek kişinin tacir olup olmadığı ile ilgili mahkememizce araştırma yapılmıştır, zira taraflar arasında akdedildiği iddia olunan sözleşme eser sözleşmesidir ve bu sözleşme de mutlak ticari davalardan sayılmaz. Bu nedenle davacının ticari işletme kaydı olup olmadığı ile ilgili araştırma yapılmış, davacının ticaret odasında kaydı olmadığı gelen yazı cevabından anlaşılmıştır. Davacının 2021 yılı vergi beyannamesinden kazancına bakıldığında, bu kazancının Vergi Usul Kanununun 177. Maddesinde öngörülen hadleri aşmadığı ve davacının esnaf işletmesinin ticari işletme boyutuna ulaşmadığı anlaşılmıştır. Bu açıklamalardan hareketle davacının tacir olmadığı ve her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bir uyuşmazlık söz konusu olmadığından eldeki davanın nisbi ticari dava olduğu söylenemez. Bu nedenle aşağıdaki şekilde davanın usulden reddi ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve yasal gerekçesi izah edildiği üzere;
1-Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/1-c maddesi gereğince, davanın görevli mahkemede açılmadığı ve mahkemelerin görevinin dava şartı olduğu anlaşılmakla; dava şartı noksanlığı nedeniyle, HMK m.115 uyarınca, DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Bursa Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olduğunun tespitine,
3-HMK m.20 gereğince; taraflardan birinin, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde; dosyanın Bursa Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, kararın kesinleştiği tarihten itibaren iki hafta içerisinde, dava dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin taraflara ihtarına, (ihtar edildi)
4-Harç ve yargılama giderlerinin HMK 331/2 maddesi gereğince yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,
5-Gerekçeli kararın talep halinde taraflara tebliği ile tebliğ giderinin eksik olması halinde giderin talepte bulunandan alınmasına,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.06/12/2022
Katip …
¸(e-imzalıdır)
Hakim …
¸(e-imzalıdır)