Emsal Mahkeme Kararı Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/873 E. 2019/633 K. 16.04.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/873 Esas
KARAR NO : 2019/633

HAKİM : … …
KATİP : … …

DAVACI : … -(T.C.NO:…) İhsaniye Mah. Kanuni(110) Cad. No:2 İç Kapı No:5 Nilüfer/ BURSA
VEKİLİ : Av. … – Fevzi Çakmak Cad. No:62 K:5 D:29 Göktaş İş Merkezi 16000 Osmangazi/ BURSA
DAVALI : … – …
VEKİLİ : Av. … – Halide Edip Adıvar Mah. Darülaceze Cad. Elmas Plaza 19/13 … Şişli/ İSTANBUL
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/07/2017
KARAR TARİHİ : 16/04/2019
KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/04/2019

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı kurumun mallarının Bursa bölgesinde davalı kurum adına ve namına satışını gerçekleştirdiğini, müvekkilinin bulduğu müşterilerle davalı anlaştığında mal verdiğini karşılığında da ödemelerini davalının kayıtlarından da tespit edileceği üzere nakden yada vadelerine uygun kambiyo evraklarıyla tahsil edildiğini, keza müvekkilinin davalı kurum lehine devraldığı bir çeki tahsil etmek isterken çekin çalıntı çıkması üzerine soruşturma geçirdiğini, müvekkilinin davalının pazarlamacısı olarak çalıştığını, davalıdan nakit borç para mal alımına dayalı bir borcunun söz konusu olmadığını, takibe müstenit bono 06/11/2012 tarihli sözleşmenin ekinde boş olarak sözleşmenin teminatı için verildiğini, bono üzeri borçlu, keşide tarihi ve imza kısmı hariç geri kalan bölümlerin sonradan gerçeğe aykırı şekilde doldurularak takibe konu edildiğini, müvekkiline 06/11/2012 tarihli sözleşmeden kaynaklı pazarlama faaliyetine dayalı doğan zararlar nedeniyle gönderilmiş bir ihtarda bulunmadığını, boş olarak alınan teminat senedini doldurmak suretiyle müvekkiline karşı icra takibine başlanıldığını, davalı kuruma borçlu olmadıklarının tespiti ile haksız ve kötü niyetli yasal takip nedeniyle kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından sunulan taraflar arasında yapılan sözleşmede davacı tarafından müvekkile teminat olarak senet verilmiş olduğuna dair herhangi bir bilgi yer almadığını, davacı tarafından verilmiş olan senedin ödeme karşılığında ve kapsamında bulunduğunu, davacı bunun aksini ancak aynı nitelikte yazılı bir belge ile ispat etmek zorunda olduğunu, kötü niyetli olan davacının müvekkilinin alacağını ödememek için huzurdaki davayı açtığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR:
İcra dosyası, ceza dosyası, sözleşme, makbuz, havale dekontları, vs.
KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME :
Dava; Bursa 19. İcra Müdürlüğünün 2017/5965 Esas sayılı dosyasına konu 06/11/2012 keşide tarihli 31/12/2016 vade tarihli 65.432,00-TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini sağlamak amacıyla dava açılmıştır.
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için dosya davalının bağlı bulunduğu Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak dosya bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Alınan 31/05/2018 tarihli bilirkişi raporunda; davacının ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş olduğu, açılış tasdiklerinin süresi içerisinde yaptırılmış olduğu, kapanış tasdiklerinin mevcut olduğu, bu durumu ile sahibi lehine delil özelliği taşımakta olduğu, ticari defter ve kayıtlarının birbirini doğrulamakta olduğu, ihtilafa konu senedin kayıtlı olup olmadığı yönünden, 121. Alacak senetleri hesabının incelenmesi ile defterlerde kaydının mevcut olmadığı, davacıya ilişkin bir muavin hesabın mevcut olmadığı, dava konusu senet nedeniyle davacı tarafın davalı tarafa yapmış olduğu herhangi bir ödemenin mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir ‘gayeye’ ulaşmak istemektedir. İşte bu gaye, bir kambiyo senedinde mündemiç hakkın doğumu ve devri açısından hukuki sebebi teşkil eder. Kambiyo senedi düzenlenmesi dolayısıyla ortaya çıkan bu ilişki “kambiyo ilişkisi” olarak anılmaktadır. Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlu “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olur.
Kambiyo ilişkisinin altında esas itibariyle bir asıl/temel borç ilişkisi vardır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir.
Borçlu, borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin (borcun) varlığını kanıtlamak durumundadır. Borçlu bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmiş, ancak bu hukuki ilişkinin senette görülenden farklı bir ilişki olduğunu ileri sürmüşse bu kez, hukuki ilişkinin kendisinin ileri sürdüğü ilişki olduğunu ispat külfeti davacı borçluya düşmektedir. Zira davacı borçlu senedin bir hukuki ilişkiye dayanmadığını değil, senedin teminat senedi olduğunu ileri sürmekte; temelde bir hukuki ilişkinin varlığını kabul etmektedir.
Aynı ilkeler, HGK’nun 17.12.2003 gün ve 2003/19-781 E., 2003/768 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Davacı, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğine göre, konunun hem kambiyo hem de ispat hukuku açısından ele alınıp, değerlendirilmesi gerekir.
6100 Sayılı HMK m. 201 gereğince; yazılı bir belgeye (senede) bağlanmış olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen hususların yazılı delillerle ispatlanması gerekir.
Davacı keşideci, bonoda yer alan imzasını inkâr etmiş değildir. Senet sebepten mücerret olmakla, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekmektedir. Davacı tarafından da dosyadaki mevcut bilgi ve belgelere göre senedin teminat fonksiyonun kalmadığı ve bedelsizlik iddiasını yazılı deliller ile kanıtlaması gerekirken, iddialarını ispata yarar herhangi bir yazılı delil sunmadığı anlaşılmakla davanın reddine, takip tedbiren durdurulmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre;
1-Davanın REDDİNE,
2-Takip tedbiren durdurulmadığından davalı vekilinin tazminat talebinin reddine,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 44,40-TL harçtan peşin alınan 116,59-TL harcın mahsubu ile arta kalan bakiye 72,19-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı yararına ölçümlenen 7.859,56-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine
Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.16/04/2019

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır

Güvenli elektronik imza ile onaylanmıştır.
Aslının aynı olduğu tasdik olunur.
Katip …
¸E-imzalıdır.