Emsal Mahkeme Kararı Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/80 E. 2022/32 K. 17.01.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/80 Esas – 2022/32
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2021/80 Esas
KARAR NO : 2022/32

HAKİM :
KATİP :

DAVACI : O
VEKİLİ : Av.
DAVALILAR : 1-
2- …. …. …. MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM MÜZİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ –
VEKİLİ : Av.

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/01/2021
KARAR TARİHİ : 17/01/2022
KARAR YAZIM TARİHİ : 26/01/2022

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE SAVUNMA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin dava dışı S.S Görükle … Evleri Konut Yapı Kooperatifi B Blok 1 Numaralı bağımsız bölümün sahibi olduğunu, S.S Görükle … Evleri Konut Yapı Kooperatifi ilgili taşınmazın yapım işlerini tamamlayamadığını, davalılara eksik kalan işlerin tamamlanması hususunda anlaşıldığını, davacı müvekkil ve davalılar arasında çıkacak ek bedellerin ne şekilde ödeneceğine ilişkin 04/02/2015 tarihli sözleşme akdedildiğini, bu sözleşme … adına SS Görükle … Evlerii Konut Yapı Kooperatifi B Blok 1 Numaralı daire ile ilgili Ocak 2015 yılından sonra Genel Kurulda çıkacak ek bedeller müteahhit … tarafından ödeneceği şeklinde imza altına alındığını, dava dışı kooperatifin Genel Kurulunda belirlen ek ödemelerin hiçbiri sözleşmede belirtildiği şekli ile davalılarca ödenemediğini, müvekkilinin davalıların edimini yerine getirmemesi sebebi ile bağlı bulunduğu kooperatife karşı borçlu olarak gözükmüş olduğunu, aleyhine başlatıları icra takibi ile karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin dava dışı kooperatife ilgili ödemeleri yaptığını, tarafların arasında ki sözleşmeden doğan davalıların müvekkiline ödeyeceği bedel için icra takibi başlatıldığını, davacının, davalılardan alacağının tahsili için Bursa 9. İcra Müdürlüğü 2020/6525 E. sayılı dosya ile borçlu aleyhine icra takibi başlattığını, davalılar tarafından söz konusu alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla icra takibine itiraz edildiğini, bu nedenlerle davalıların icra müdürlüğü dosyasına yapmış oldukları itirazın reddine karar verilerek % 20 den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle: Davacının davaya konu icra takibini ve huzurdaki davayı müvekkil … ve … Mimarlık Müh. İnş. Taah. Tur. Müz. San. Tic. Ve Ltd. Şti. Şirketine yöneltmiş olduğunu, takip dayanağı 04.02.2015 tarihli adi yazılı sözleşme incelendiğinde (diğer müvekkil … yönünden ilgili sözleşmeden kaynaklanan borcun varlığının kabulü anlamına gelmemekle birlikte) müvekkillerden … Mimarlık Müh. İnş. Taah. Tur. Müz. San. Tic. Ve Ltd. Şti.Şirketinin sözleşmenin tarafı olmadığının görüldüğünü, bir sözleşmeden dolayı, kural olarak yalnız sözleşmenin tarafları davada taraf sıfatı taşıyabileceğini, üçüncü kişilerin taraf sıfatı olmadığını, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi 04.02.2015 tarihli sözleşmede imzası da bulunmadığını, 15/02/2015 tarihli sözleşmede ise davacının kooperatife ödediği ek bedellere ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, müvekilin bu davada davalı sıfatı ile yer alması mümkün olmadığını, müvekkil şirket yönünden davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle usulden reddini talep ettiklerini, huzurdaki davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olup Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan işbu davanın görev yönünden reddi gerektiğini, davaya konu talep, zamanaşımına uğradığından, zamanaşımı nedeniyle de davanın reddini talep ettiklerini, davacının dava dilekçesinde iddia etmiş olduğu hususlar, yasal dayanaktan yoksun, somut bir delile dayanmayan ve tamamen soyut iddialardan ibaret olup, bu beyanlara itibar edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olup, dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç biri, usul kuralları çerçevesinde, iddia edilen alcağın ispatına elverişli araçlar olmadığını, müvekkil şirket ile dava dışı taşınmaz malikleri Edibe GÜNEZ ve Afet BARUŞ arasında Bursa ili, Nilüfer İlçesi, Görükle Bucağı 258 ada. 1 parselde kayıtlı 7916,05 metrekare arsa vasıflı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması amacı ile Bursa 10. Noterliği’nin 02/11/2009 tarih ve 40294 yevmiye numarası ile Gayrimenkul Satış Vaadi ve Bağımsız Bölümler Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu inşaat sözleşmesi Bursa 10. Noterliği’nin 18/11/2009 tarih 42227 yevmiye numaralı devir sözleşmesi ile S.S. Görükle … Evleri Konut Yapı Kooperatifi’ne TBK md. 205 kapsamında devredildiğini, bu devirden sonra müvekkil şirket ile S.S. Görükle … Evleri Konut Yapı Kooperatifi arasında 20/10/2010 tarihinde eser sözleşmesi akdedildiğini, davacı işbu eser sözleşmesi kapsamında müvekkil şirket tarafından yapımı tamamlanan taşınmazda B Blok 1 Numaralı taşınmazın sahibi olduğunu, davacı, 2015 tarihinde kooperatif hissesi satın alarak söz konusu bağımsız bölümü iktisap etmiş olduğunu, müvekkil şirket dava dışı kooperatifle imzaladığı inşaat sözleşmesi kapsamında inşaatın yüklenicisi konumunda olduğunu, müvekkil şirketin, davacı ve dava dışı kooperatifle arasındaki hukuki ilişkiyle hiç bir bağı olmadığını, tarafların bu hisse devri kapsamında kararlaştırdıkları nispi nitelikte yükümlülükler yine sözleşmenin taraflarını bağlayacağını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilerek davacının takip konusu meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 9. İcra Müdürlüğünün 2020/625 sayılı icra takip dosyası, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/231 Esas sayılı dava dosyası, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ:
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından 02/10/2020 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur.
Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra, 06/11/2020 tarihinde açılmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)’nın 3. maddesi hükmüne göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir. Bir işin ticari veya adi olması, farklı kuralların uygulanmasını gerektirir. Bir işin ticari olup olmadığını kanunda öngörülen kurallar uyarınca saptamak gerekir. Eğer iş ticari ise özel ticari kuralların uygulanması zorunlu olur. Ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işler, yani, haklı veya haksız fiil yahut işletmeyi ilgilendiren her iş ayrık durumlar dışında, ticari iş sayılır. Bu işler, eğer bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari iş sayılmazlar.
Ticari davalar ise aynı Kanunun 4/1 maddesinde tanımlanmıştır. Bu maddeye göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ve tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın Türk Medenî Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez.
Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK’nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK’nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK’nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. 6102 sayılı TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK’da yeterli görülmüştür.
Toplanan tüm deliller ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde açılan dava; davacı tarafça, davalılar aleyhine 04/02/2015 tarihli ve 15/02/2015 tarihli sözleşmelere ilişkin 90.000,00 TL lik alacağa dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesine ilişkindir.Her ne kadar davacı tarafça davalılar aleyhine Mahkememizde dava açılmış ise de Bursa Esnaf ve Sanatkarlar Odası’na yazılan müzekkere cevabında davacının esnaf olmadığı, BTSO’dan gelen müzekkere cevabında davacının kaydına rastlanılamadığı, davacının tacir-esnaf olmadığı, davanın mutlak ticari dava-nispi ticari dava olarak nitelendirilemeyeceği kanaatine varılarak davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1-Davanın görev dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Bursa Asliye Hukuk Mahkemeleri’nin görevli olduğuna,
2-HMK’nın 20. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde talep halinde dosyanın Bursa Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, talep olmadığı takdirde dosya üzerinden davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesine,
3-HMK’nın 331. Maddesine göre yargılamanın görevli mahkemede devam etmesi halinde yargılama giderlerin görevli Bursa Asliye Hukuk Mahkemesince takdirine, yargılamanın görevli mahkemede devam etmediği takdirde talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden yargılama giderlerinin tespiti ve hükmedilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 17/01/2022

Katip 182779
¸

Hakim 194065
¸