Emsal Mahkeme Kararı Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/390 E. 2021/815 K. 26.10.2021 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
GAZİANTEP
2 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : …
KARAR NO : …

HAKİM : … …
KATİP : … …

DAVACI : … – … …
VEKİLİ : Av. … – [… ] UETS
DAVALI : … – …
VEKİLİ : Av. … – [… ] UETS

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 31/08/2020
KARAR TARİHİ : 26/10/2021
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/10/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA:
Davacı vekili sunduğu dava dilekçesinde özetle;… tarihinde… plaka sayılı aracın yaya olan davacıya çarptığını, bu kaza sonucunda davacının ağır yaralandığını, bir dizi ameliyat geçirdiğini uzun bir süre bakıma muhtaç olduğunu kazada davacının hiç bir kusurunun bulunmadığını, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen… plaka sayılı aracın davalı … şirketi tarafından sigortalı olduğunu, davalı … şirketine başvuru yapıldığı ve arabuluculuk görüşmesi yapıldığı ancak bir sonuç alınamadığını belirtmiştir. Bu nedenle iş göremezlik ve bakıcı giderinin davalı … şirketinden alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı …Ş. dava dilekçesi ve tensip zaptı kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları,
2-Kazaya ilişkin soruşturma dosyası,
3-Davalı … şirketi tarafından tanzim edilen ZMSS poliçesi ve hasar dosyası,
4-İlgili kamu kurumlarından celp edilen cevabi yazılar,
5-Dosyada mündemiç kusur, maluliyet ve aktüerya bilirkişi raporları,
6-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası neticesinde meydana cismani zarar nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatı, sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemlerine ilişkindir.
Kazaya ilişkin bilgiler;
Davaya konu kaza… günü … plakalı aracın içerisinde bulunan ve dışa doğru çıkmış vaziyette olan o esnada oradan geçmekte olan yaya davacıya çarpması neticesinde meydana gelmiştir.
Davalı … şirketine dava açılmadan önce yapılan başvuru ve poliçeler;
Dosyada yer alan davalı … şirketinin cevabi yazısı tetkik edildiğinde davacının iş bu davayı açmadan önce davalı … şirketine başvuru yaparak 2918 sayılı KTK m.97 hükmünde düzenlenmiş olan başvuru şartını yerine getirmiş olduğuna kanaat getirilmiştir.
Dosyada yer alan poliçe tetkik edildiğinde kaza tarihi itibariyle … plakalı aracın davalı … AŞ. nezdinde ZMSS ile sigortalı olduğu tespit edilmiştir.
Arabuluculuk dava şartı bakımından yapılan değerlendirme;
Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde olup 6102 sayılı TTK m.5/A/1 hükmü uyarınca arabuluculuk dava şartına tabidir. Dosyada bulunan arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın tetkiki neticesinde davacılar tarafından iş bu dava açılmadan önce davalı bakımından da arabuluculuk dava şartının yerine getirmiş olduğu anlaşılmıştır.
Davacıya kaza nedeniyle herhangi bir gelir bağlanıp bağlanmadığı yönünden yapılan tespit;
SGK’ya müzekkere yazılmış olup davaya konu kazaya istinaden davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Kusur yönünden yapılan değerlendirme;
Kazanın meydana gelmesinde tarafların kusurunun tespiti amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; … plakalı aracın sürücüsünün 2918 sayılı KTK m.65/h ve m.47/1-d hükümlerini ihlal etmesi neticesinde kazanın meydana geldiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Raporun, soruşturma dosyasındaki dava dışı sürücünün beyanı ve yine soruşturma dosyasında yer alan kusur raporu ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle bilirkişi raporunda kazanın gerçekleşme şeklinin doğru bir şekilde irdelendiği ve bu şekilde kanaate varıldığı ve bu haliyle de raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Maluliyet yönünden yapılan değerlendirme;
Kusura ilişkin tespit yapıldıktan sonra dosya maluliyet bilirkişi heyetine tevdi edilmiştir. Burada davacıların maluliyeti tespit edilirken öncelikle hangi yönetmeliği uygulanacağının belirlenmesi gerekmektedir.
Bu noktada alınacak maluliyet raporlarında uygulanacak yönetmeliğin tespitine ilişkin olarak; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 2020/7120 Esas, 2021/2627 Karar sayılı ve 11/03/2021 Tarihli ilamında “…2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir…” denilmektedir. Görüldüğü üzere uygulanacak yönetmeliği tespiti noktasında kaza tarihinin baz alınması gerekmektedir.
Somut olayda dosya kapsamında hazırlanan 2 adet maluliyet raporu bulunmaktadır. Kaza tarihinin 07/10/2019 tarihi oluşu nazara alındığında Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlanmış olan 14/07/2021 havale tarihli maluliyet raporuna itibar edilmiştir.
Talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenmesi yönünden yapılan değerlendirme;
Burada davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi noktasında baz alınacak yaşam tablosu ve uygulanacak hesaplama yönteminin de ayrıca irdelenmesi gerekmektedir. Bu noktada benzer bir uyuşmazlığa ilişkin olarak Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’nin 2019/1290 Esas, 2021/751 Karar sayılı ve 21/05/2021 Tarihli ilamında “…Mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kuruluna anılan yönetmelik çerçevesinde yeni bir maluliyet raporu tanzim ettirdikten sonra, davacının muhtemel yaşam süresinin TRH 2010 yaşam tablosuna göre belirlenerek, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için yeni bir aktüerya raporu almaktan ibaret olup…” denilmektedir.
Dosyada yer alan 06/09/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporuna bakıldığı zaman sehven TRH 2010 tablosundaki erkek bölümünün esas alındığı ancak yine dosyaya ibraz edilen aynı tarihli ek raporda bu yanlışlığın giderildiği anlaşılmıştır. Yine raporda hesaplama yöntemi olarak progresif rant yönteminini benimsendiği, geçici iş göremezlik dönemi, işlemiş pasif dönem ve işleyecek pasif dönem hesaplamalarının ayrı ayrı ve isabetli olarak yapılmış olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle de raporun dosya kapsamına uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğuna kanaat getirilmiş ve hükme esas alınmıştır.
Bedel artırım talebi;
Davacı vekili dosyaya sunduğu 15/09/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı bakımından sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 62.450,50 TL’ye, bakıcı gideri tazminatı talebini de 2.557,80 TL’ye arttırmıştır. Dikkat edildiği zaman davacı vekili geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından herhangi bir artırım yapmamıştır. Bu nedenle de geçici iş göremezlik tazminatı talebi bakımından dava dilekçesi ile talep edilmiş olan 200,00 TL hüküm altına alınmıştır. Davacı vekilince artırılan bedel miktarı bakımından 492 sayılı Harçlar Kanunu m.28/1-a hükmü uyarınca alınması gereken harcı da yatırmış olduğu tespit edilmiştir.
Bedel artırım dilekçesi davalı vekiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.
Faiz başlangıcı yönünden yapılan değerlendirme;
Davacının iş bu davayı açmadan önce davalı … şirketlerine yaptığı başvuru tarihi 02/07/2020 tarihidir. Bu noktada 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmünde “Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.” denilmektedir. Bu haliyle davalının temerrüde düşme tarihi 15/07/2020 tarihidir.
Davalı … şirketi tarafından sigortalı olan araç otomobil vasfındadır. Bu nedenle de hüküm altına alınan tazminat miktarlarına yasal faize hükmedilmesi gerekmekte olup davacı vekilinin ticari faiz talebi yerinde görülmemiştir.
Dolayısıyla da hüküm altına alınan tazminat miktarlarına bu tarihten itibaren yasal faize hükmedilmiştir.
Bu açıklamalar doğrultusunda da davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile; 62.450,50 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 200,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 2.557,80 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 65.208,30 TL maddi tazminatın 2918 sayılı KTK m.99/1 hükmü uyarınca davalının temerrüde düştüğü tarih olan 15/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca davanın kabul edilen değeri olan 65.208,30 TL üzerinden alınması gereken 4.454,38 TL ilam harcından davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç ile 218,62 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.181,36 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç ve 218,62 TL ıslah harcının toplamı olan 327,42 TL’nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle sarf edilen 2.227,50 TL posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davalı tarafından yargılama nedeniyle herhangi bir yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 9.277,08 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Dava açılmadan önce başvurulan arabuluculuk dava şartı nedeniyle hazineden karşılanmış olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 02/06/2018 Tarihli ve 30439 Sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği m.26/4 hükmü uyarınca davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
8-Karar kesinleştiğinde artan avansın 6100 sayılı HMK m.333 hükmü uyarınca resen yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ve davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi. 26/10/2021

Katip …
¸

Hakim …
¸