Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/978 E. 2018/1296 K. 20.12.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/978
KARAR NO : 2018/1296

DAVA : Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi
DAVA TARİHİ : 23/10/2018
KARAR TARİHİ : 20/12/2018

Mahkememizde görülmekte olan Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi davasında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA /
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirkette müvekkillerinin 17.326.023 adet pay sahibi olup, paylarının itibari değeri toplamının her bir payın değeri 1 TL olduğundan 17.326.023,00 TL olduğunu, şirketin 26/07/2018 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında azınlık teşkil eden müvekkilleri tarafından yapılan özel denetçi atanması talebenin reddedildiğini belirterek TTK 439.maddesi kapsamında davalı şirkete özel denetçi atanmasına ve atanacak özel denetçinin,
Davalı şirketin esas sözleşmesi gereğince şirketin mali tablolarının Uluslararası Finansal Raporlama Sistemine uyumlu şekilde konsolidasyon esasında hazırlanmasının zorunlu olduğu gözetilerek, konsolide bilanço ve mali tabloların Uluslararası Finansal Raporlama Sistemine uygun şekilde tetkiki ve hazırlanması,
Davalı şirketin bilançosunda yer alan iştirak değerinin gerçeğe uygun olup olmadığının tespiti ve davalı şirketin esas sözleşmeye ve kanuna uygun bilançosunun çıkarılması,
Davalı şirket ve şirketler topluluğunda yer alan şirketlerin sermayesini kaybetmesine neden olan işlemlerin tespiti ve bağlı şirket … A.Ş.’nin sermaye kaybına neden olan şirket satın almaları ile şirketin kendi payının iktisap etmesi durumunun da konsolidasyon kapsamında IFRS’ye uygun şekilde denetlenmesi ve bu kapsamda,
… A.Ş.’nin …. ve …7e ait … ve … isimli şirketleri satın alması ve bu nedenle sermayesini kaybetmesini, hakimiyetin kötüye kullanılması teşkil edip etmediğini, bu işlemlerden kaynaklı olarak hakim teşebbüsün denkleştirme yükümlülüğünün ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğup doğmadığının incelenmesi,
… tarafından satın alınan … ve …’un değerleme raporlarının doğru olup olmadığı, söz konusu şirketlere ilişkin olarak …nın bilançosunda yer alan değerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığının tespiti,
Konsolide bilanço kapsamında davalı şirket bilançosunu da etkileyeceğinden …nın kendi paylarını iktisap etmesi nedeniyle ayırması gereken yeden akçenin de gösterildiği gerçeğe uygun bir bilançonun çıkarılması,
Davalı şirket ve bağlı şirketler ile ticari faaliyet gösteren …. ve … ile akrabalık ya da arkadaşlık ilişkisi olan, …, …, …, …, …, …, …, …, …, …’e ait olan, … A.Ş., … A.Ş., … San. A.Ş., .. A,.Ş. …, … A.Ş., ve bunlarla sınırlı olmaksızın …. ve … ile yakınlarına ait şirketler ile davalı … ile topluluk şirketleri arasındaki ticari faaliyetlerin denetimi ve söz konusu şirketlerden alınan hizmetlerin ve ödenen bedellerin tespiti,
… tarafından 08/11/2017 tarihide satın alınan … A.Ş.’nin tüm satın alma işlemlerinin denetimi, şirketin avukatı …’nin söz konusu şirketin paylarını davalı şirketin iştiraki …ndan 4 ay önce satın alması ve sonrasında …na satması nedeniyle şirketin bir zararının olup olmadığının tespiti,
…nın, … A.Ş.’ye verdiği 18.000.000,00 TL borç ve bununla sınırlı kalmaksızın … tarafından ilişkili taraflara ve …. ile … ve yakınlarına ait şirketlere aktarılan paraların tespiti hususlarında inceleme ve denetim yapmasının sağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA /
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK 439.maddesinde özel denetçi atanmasına ilişkin koşulların oluşmadığını, davanın kötü niyetli olarak ikame edildiğini, davacıların hakim pay sahiplerini dava yoluyla hisselerini değerinden fazlaya satın almaya zorlama amacını taşıdığını, özel denetime tabi tutulmasını istediği hususlar bakımından muhtelif mahkemelerde açtığı davalar bulunması nedeniyle artık bu davanın açılmasında hukuki yararın olmadığının, daha önce aynı iddialarla özel denetçi atanmasına ilişkin davaların reddedildiğini, özellikle … 18. ATM’nin … E sayılı dosyasında ileri sürdüğü taleplerin iş bu davada ileri sürdüğü taleplerle aynı olduğu, anılan mahkemece 2018/881 K sayılı 12/07/2018 tarihli kararla davanın reddedildiğini, bunun dışında özel denetim hakkının istenmesi için öncelikle bilgi edinme veya inceleme hakkının kullanılmış olmasının zorunlu olduğunu, denetime tabi olmasını istediği hususların belirli bir olaya ilişkin bulunmadığını, bağlı şirketler yönünden özel denetçi talep edilemeyeceğini belirterek haksız davanın reddini savunmuş ve cevap dilekçesi ekinde dilekçesinde bahsi geçen mahkeme kararlarını sunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE /
Tarafların ibraz ettikleri deliller, sicil kayıtları, 26/07/2018 genel kurul tutanağı ve hazirun cetveli incelenmiştir.
Dava, TTK 438.maddesi ve devamı maddelerinde düzenlenen özel denetçi tayini istemine ilişkindir.
TTK 438/1.maddesinde “Her pay sahibi, pay sahipleri haklarını kullanabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturmasını gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir… ” denilmiştir.
TTK 439.maddesinde de ” Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az%10’ini, halka açık şirketlerde %20’sini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az 1.000.000,00 TL olan pay sahipleri şirket merkezinin bulunduğu Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atanmasını isteyebilir.
Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirkete veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını ikna edici bir şekilde ortaya koymaları halinde özel denetçi atanır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacıların, davalı şirkette 17.326.023,00 TL itibari değerli pay sahibi olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı şirketin kurulu olduğu adresin mahkememizin yargı çerçevesinde bulunduğu tespit edilmiştir.
Davalı şirketin genel kurulunun 26/07/2018 tarihinde yapıldığı ve bu genel kurulda özel denetçi tayin isteminin reddedildiği ve bu tarihten itibaren 3 aylık süre içinde bu davanın açıldığı görülmektedir. Buna göre davacıların bu davayı açma konusunda aktif husumetleri olduğu gibi mahkememizinde kesin yetkili olduğu ve davanın da süresinde olduğu tespit edilmiştir.
Davacılar tarafından özel denetime tabi tutulması istenen konularla ilgili olarak … 13. ATM’nin … E sayılı sorumluluk davasının, … 9 ATM’nin … E sayılı dosyasında yönetim kurulu kararlarının yokluğunun tespiti, … 4. ATM’nin … E sayılı dosyasında da 26/07/2018 tarihli genel kurulun yokluk veya butlanının tespiti olmadığı takdirde iptali istemli davaların açıldığı ve anılan mahkemelerce yapılan yargılama sonucunda bu hususların aydınlanacağı açık olduğundan artık davacının daha önceden dava konusu yaptığı hususlarla ilgili özel denetçi atanması isteminde bulunamayacağı kabul edilmiştir.
TTK 438.maddesinde belirtildiği şekilde özel denetim hakkının kullanılabilmesi için öncelikle bilgi alma veya inceleme hakkının kullanılması zorunludur.
Bilgi alma hakkı TTK 437.maddesinde düzenlenmiş ve pay sahiplerinin yönetim kurulundan, şirketin işleri, denetimin yapılma şekli ve sonuçlarıyla ilgili bilgi isteyebilecekleri ve genel kurulun açık izni ya da yönetim kurulu kararıyla şirketin defter ve ticari kayıtlarının da inceleyebilecekleri ifade edilmiştir.
Davacılar tarafından 26/07/2018 tarihli genel kuruldan önce davalı şirkete ihtarnamelerin gönderildiği, bir kısım konularda bilgi ve belge istedikleri ve davalı şirket tarafından bu bilgi ve belgelerin davacılara tesliminin sağlandığı, ancak 26/07/2018 tarihli genel kurulda bir kısım sorular bakımından cevap verilebilmesi anlamında 15 günlük süre talebinin oylamayla kabul edildiği anlaşılmıştır. Dolayısıyla genel kurulun yapıldığı tarih itibariyle davacıların iş bu davaya konu ettikleri hususlarla ilgili olarak bilgi alma haklarının tam olarak kullanmadıkları, nitekim genel kurulda şirket yönetimine 15 günlük süre tanındığı, henüz bu sürenin dolmadığı, anlaşılmıştır.
Bunun dışında ” belirli olayların” özel bir denetimle açıklığa kavuşturulması talep edilebilecektir. Davacılar tarafından özel denetime tabi tutulması istenen konuların belirli olaylar çerçevesinde yer almadığı, davalı şirketin ve bağlı şirketlerin bir çok işleminin tespiti, şirketin mali tablosunun ve bilançosunun hazırlanması ve tetkikinin denetime tabi tutulmasının istendiği görülmektedir.
Davacıların iş bu davayı açtıkları tarih itibariyle bilgi alma hakkını kullanmadıkları, bilgi alma hakkını kullanmamış pay sahibinin özel denetçi atanması isteyemeyeceği, ayrıca belirli olayların açıklığa kavuşturulması için özel denetçi tayini istenebileceği, somut olayda bu koşulun gerçekleştiğinden söz edilemeyeceği, ayrıca davaya konu edilen ve denetçi tarafından incelettirilmesi talep edilen hususların muhtelif mahkemelerde dava konusu yapıldığı dikkate alındığında yerinde bulunmayan davanın reddi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 35,90 TL maktu karar harcı peşin alınmış olmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacılardan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oybirliği ile KESİN olarak karar verildi. 20/12/2018

BAŞKAN …
¸e-imzalıdır
ÜYE …
¸e-imzalıdır
ÜYE …
¸e-imzalıdır
KATİP …
¸e-imzalıdır

Harç / Masraf Dökümü
Peşin Harç : 35,90 TL
Karar Harcı : 35,90 TL
Noksan Harç : 0,00 TL

Davacılar Gider Avansı
Yatırılan Avans : 200,00 TL

Davalı Gider Avansı
Yatırılan Avans : 0,00 TL

Yargılama gideri detayları
Posta Giderleri : 67,50 TL