Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/240 E. 2018/776 K. 07.06.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/240
KARAR NO : 2018/776
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/02/2015
KARAR TARİHİ : 07/06/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
(I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
(1)Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan sözleşme kapsamında… müşteri (tesisat) numaralı sayaca ilişkin abonelik tarihinden, abonelik daha eski ise 10 yıllık tüm haksız kesintilerin kayıp kaçak bedeli, enerji fonu, sayaç okuma bedeli, perakende satış bedeli, iletim bedeli, dağıtım bedelinin davalıdan tahsili ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir.
(2)Davalı …A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davaya zamanaşımı, husumet görev hak düşürücü süreye ilişkin itirazları bulunduğunu, faturalara yansıtılan tahsilat kalemlerine ilişkin kesintilerin EPDK düzenlemeleri kapsamında yasal mevzuata uygun şekilde hazırlanarak tahsil edilmiş olduğunu, iadesinin mümkün olmadığını, davacının süresinde de fatura içeriğine itiraz etmediğini, bu kapsamda davanın zamanaşımınada uğradığını, davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını, kesintilerin fatura içerisinden tespit edilebileceğini, 6719 sayılı yasa kapsamında davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
(3)Davalı …A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; faturalara yansıtılan tahsilat kalemlerine ilişkin kesintilerin EPDK düzenlemeleri kapsamında yasal mevzuata uygun şekilde hazırlanarak tahsil edildiğini, kayıp kaçak bedelinin müşterilerden tahsil edilmesinin mevzuattan doğan bir yükümlülük olduğunu, iadesinin mümkün olmadığını, 6719 sayılı yasa kapsamında davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
(II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER :
(1)Taraflara usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmış olup; Gaziosmanpaşa .. Asliye Ceza Mahkemesinin… Esas sayılı dosyası, davalılar tarafından davacıya kesilen bir takım fatura suretleri, … tarafından sunulan … numaralı abone dosya sureti ve fatura suretleri,… numaralı sayaca ait 25/02/2015 tarihinden geriye doğru son 10 yıllık döneme ilişkin tüketim ekstreleri, EPDK’nun 07/12/2011 tarihli kayıp kaçak bedeline ilişkin duyurusu, örnek olarak sunulan bir takım gerekçeli kararlar dosyaya sunulmuştur.
(2)Tarafların iddia ve savunmaları, dosyada toplanan deliller nazara alınarak, bilirkişi elektrik mühendisi …’ya tevdii edilen dosyada tanzim olunan 26/11/2015 tarihli bilirkişi raporunda özetle; faturada yer alan kayıp kaçak tahakkukunun sadece kaçak enerji kullanımından dolayı faturada yer alan bir bedel olmayıp bu bedelin elektrik sisteminde ortaya çıkan teknik ve teknik olmayan kaybın maliyetinin kayıp kaçak oranları ölçüsünde karşılanabilmesi amacıyla belirlenen bir bedel olduğunu, bu nedenle davalı şirketlerin davacıdan kayıp kaçak bedeli TRT fon payı bedeli sayaç okuma bedeli perakende satış hizmet bedeli iletim sistemi kullanım ve dağıtım bedelini ilgili mevzuat hükmünün kendilerine tanıdı bir hakka dayanarak tahsil ettiğini, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun … Esas … Karar sayılı 21/05/2014 tarihli ilamıyla “Elektrik faturalarında er alan kayıp kaçak bedelinin kaçak elektrik kullanmayan tüketiciye yansıtılması veya dava dilekçesinde yer alan gerekçeye göre enerji naklı sırasında meydana gelen kaybın tüketiciden tahsil edilmesi açıkça hakkaniyete aykırı olup temel tüketici haklarını ihlal niteliğinde görüldüğünden tüketicinin kullanımı dışındaki bu gibi ücretlerin tüketiciye ödettirilmesi kabul edilemez” “… Hal böyle olunca ilke ve esaslar gözetilerek kaçak elektrik kullanan tüketiciden de kayıp kaçak dağıtım iletim ve parekende satış hizmet bedellerinin tahsil edilemeyeceği kabul edilip; … Sonuç dairesinde karar verilmesi gerekmektedir” denildiğini, buna göre davacı tarafından ödenen kalemlerin iadesinin gerekeceğini, davacı tarafından dava konusu tesisat için son 10 yıl dönemlerine ilişkin haksız tahsil edilen bedellerin iadesi talep edilmiş olup buna ilişkin faturaların dosyaya ibraz edilmediğini, bazı ibraz edilen belgelerde ise söz konusu kalemlerin açıkça yazılmadığını, söz konusu bedelleri gösteren faturaların dosyaya ibrazı halinde gerekli hesaplamaların yapılabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
(4)Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup, tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi dosya yeniden bilirkişiye tevdii edilerek 23/01/2018 tarihinde tanzim olunan bilirkişi ek raporunda özetle; kayıp kaçak bedelinin 4628 sayılı EPK ve bu konunla ilgili diğer mevzuatlarda alınma gerekçesini açıklayan tam bir yasal karşılığı olmadığını, dava konusu tesisata ilişkin dosyaya ibraz edilen faturalara göre 505.546,06-TL olarak hesaplandığını, dosya kapsamında yapılan tespit ve incelemeler neticesinde dava konusunun 6719 sayılı kanunun düzenlemesi doğrultusunda değerlendirildiğinde davalı taraflarca düzenlenen faturalar için EPDK’nın onaylandığı tarifelere ve düzenleyici işlemlere göre 515.448,15-TL olarak hesaplanabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
(III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Davanın; davacının davalı şirketlere abone olduğu dönemde elektrik faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedelinin haksız alındığı iddiasıyla bunların tahsiline yönelik alacak davası olduğu tespit edilmiştir.
Yapılan yargılama, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;davacı tarafça taraflar arasında akdedilen elektrik enerjisi satış sözleşmesi uyarınca davalı şirketten sağlanan elektrik bedellerine ve faturalarına davalı tarafından yansıtılan kayıp kaçak bedelinin yersiz olarak yansıtıldığı belirtilerek söz konusu fazla tahsil edilen kayıp kaçak bedellerinin iadesi amacı ile dava açılmış ise de 6719 sayılı yasanın 21 ve 26. Maddeleri ile değişik 6446 sayılı yasanın 17 ve geçici 20. Maddelerinde yapılan düzenlemeye göre, 17. Maddeye 10. Fıkra olarak eklenen fıkra uyarınca, “kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisinin bu bedellerin kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlı olacağının” belirtildiği ve geçici 20. maddede ise “kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, iletim ve kayıp kaçak bedelleri ile ilgili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi dava ve başvurular hakkında 17. Madde hükümlerinin uygulanacağının” ifade edildiği görülmüştür. Bir kısım yerel mahkemeler tarafından 6719 sayılı yasa ile düzenlenen 6446 sayılı yasanın 17 ve geçici 20. Maddesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Anayasa’mızın 152. Maddesi uyarınca söz konusu yasaların iptali için başvuru yaptığı bilinmektedir. Yine Anayasa Mahkemesi sayfalarında yapılan incelemede bu başvuruların yapıldığı tarihten itibaren Anayasa’mızın 152. Maddesinde belirtilen 5 aylık bekleme süresinin dolduğu görülmüştür. Her ne kadar mahkememizce Anayasa Mahkemesi’ne yapılan doğrudan doğruya bir başvuru bulunmamakta ise mahkememizce bilinen şekli ile bir kısım yerel mahkemeler tarafından Anayasa Mahkemesi’ne yapılan başvuru sonucunda henüz bir karar verilmemiş olması, Anayasa’mızın 152/2. Maddesi uyarınca yerel mahkemelerin Anayasa Mahkemesi tarafından 5 aylık süre içerisinde karar vermemesi halinde mevcut dosyayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre karara bağlayacağının düzenlendiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürürlüklü olmadığı, davacı tarafça faturalarda belirtilen kayıp kaçak bedellerinin EPDK kurul ve kararlarına aykırı düzenlendiği yönünde bir iddianın da bulunmayışı gözönüne alındığında mevcut kanun kapsamında yapılan yasal değişiklik sebebiyle davacı tarafça açılan davada mahkeme yetkisinin ancak faturaların EPDK kararlarına aykırı olup olmadığının incelenmesi noktasında olabileceği, bu itibarla yapılan yasal düzenleme sebebiyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermek gerekmiş neticeden aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
(IV) HÜKÜM SONUCU :
(1)Yasal mevzuattaki değişiklik sebebiyle davanın esası hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
(2)Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 35,90 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 85,39 TL harçtan mahsubu ile fazlaya yatırılan 49,49 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
(3)Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.180 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
(4)Davacı tarafından yapılan; 85,39 TL peşin harç, 27,70 TL başvuru harcı, 4,10 TL vekalet harcı, 500,00 TL bilirkişi ücreti, 171,00 TL posta, müzekkere, tebligat masrafından oluşan toplam 788,19 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine,
(5)Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun’un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Katip
Hakim
¸

“5070 Sayılı Kanun hükümlerince bu belge elektronik imza ile imzalanmıştır. “