Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/828 E. 2019/389 K. 15.05.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/828 Esas
KARAR NO : 2019/389
DAVA : Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2017
KARAR TARİHİ: 15/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının dava dışı …Şti’nde 27/12/2007 ile 25/07/2014 tarihleri arasında şirket ortağı olarak bulunduğunu, sonrasında ise şirket ortaklığından ayrılarak şirket hissesini …’ya devrettiğini, davacının dava dışı şirketin finansman ihtiyacını karşılamak için temlik eden …Bankası AŞ’nin genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığını, dava dışı şirketin Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında kullanmış olduğu ticari krediyi ödediğini ve krediyi kapattığını, taraflar arasındaki sözleşmenin de bu şekilde sonlandığını, davacı yönünden de kefilliğin sona erdiğini, ancak davacı hakkında borçlu olmadığı halde 1 adet 4.000.000,00 TL bedelli senetten dolayı İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile takibe başlandığını, ancak davacının herhangi bir borcu bulunmadığını, temlik eden …Bankası ile dava dışı şirket arasındaki kredi sözleşmesinde borcun ödenerek kapandığını, davacının da kefilliğinin bu şekilde son bulduğunu, temlik eden banka ile dava dışı şirket arasında yen bir kredi sözleşmesi imzalanmış ise bankanın alacağını borçlu şirketten ve varsa yeni kefillerden tahsil etmesi gerekirken sona eren kredi sözleşmesinde kefil olarak görünen davacıdan tahsil etmeye çalışmasının kötü niyetli olduğunu, davacının maddi ve manevi zarara uğramasına sebep olduğunu, anılan nedenlerle davanın kabulü ile davacının İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, davalının alacağın %40’ından az olmayacak şekilde tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; …Bankası AŞ’nin davaya konu alacakları … AŞ ile imzalamış olduğu Alacak Temlik Sözleşmesi gereği davalı … AŞ’ne devrettiğini, söz konusu temlik nedeniyle işbu davada … AŞ’nin davalı olduğunu, davanın esası ile ilgili olarak; dava konusu yapılan sözleşmenin çerçeve sözleşmesi olduğunu, karşılığında da tahsil amacı ile senet verildiğini, söz konusu senedin teminat senedi niteliğinde olmadığını, kredi borcunun ödenmesi amacıyla verilmiş bir senet olduğunu, davacı yanın teminat senedi iddiasını ispat etmekle yükümlü olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sona ermediğini, imzalanan sözleşmelerin genel kredi sözleşmeleri olup, genel mahiyette ve bütün kredileri kapsadığını ve süresiz olduğunu, bu nedenle sözleşmedeki kefaletlerin kefillerin kefaletten vazgeçtiklerini bankaya bildirmedikleri sürece tüm kredi işlemleri için ve süresiz olarak geçerli olduğunu, yine borcun da kapanmadığını, bu nedenle davacı kefilin kredilerden dolayı sorumluluğunun devam ettiğini, ayrıca davacı tarafın şirketteki hisselerini devrettikten veya ilk kullandırılan kredi iddia edildiği gibi sona erdikten sonra kefil tarafından bankaya herhangi bir ihtar da gönderilmediğini, davacı tarafın tacir olduğunu, tacirlere yüklenen yükümlülüklere uygun davranması gerektiğini, bir an için borcun kapanmış olduğu düşünülse dahi basiretli bir tacir olarak senetlerini geri alması gerektiğini, bu nedenle davacının davasının reddi gerektiğinden bahisle yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava, davacının hissedarı olduğu dava dışı …Şti ile davalı/temlik eden …Bankası AŞ arasında imzalanan ve davacının kefil olarak yer aldığı Genel Kredi Sözleşmesi gereği, dava dışı şirkete kullandırılan kredinin ödenmemesi sebebiyle, davacı hakkında başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır.
İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının celp ve incelenmesinde; davalı/temlik eden banka tarafından, dava dışı …Şti, … ve davacı aleyhine … nolu borçlu cari hesap, … ve … nolu ticari destek, 7847189 ve … nolu iskonto kredi hesaplarından kaynaklanan toplam 1.135.015,60 TL, 5400xxxx6995 ve 5400xxxx4011 nolu kredi kart hesaplarından, 6299721 nolu kredili mevduat kredi hesabından kaynaklanan toplam 71.764,40 TL, gayri nakdi kredi hesaplarından doğan toplam 174.840,00 TL olmak üzere toplam 1.381.435,00 TL’nin tahsili amacıyla takip başlatıldığı, başlatılan takibe itiraz olmaması üzerine takibin kesinleştiği görülmüştür.
Mahkememizce temlik eden davalı banka kayıtları üzerinde ve dava dışı şirketlerle temlik alan şirket ticari defter ve kaytıları üzerinde inceleme yapılarak öncelikle temlik eden davacı banka ile davalı asıl borçlu … Ltd. Şti arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmeleri ve bu sözleşmeler uyarınca kullandırılan krediler incelenmek sureti ile temlik eden davalı ….Bankası A.Ş’nin icra takip tarihi itibariyle asıl borçlu şirket ve dosyamızın davacısı …’nın icra takip tarihi itibari ile davalı temlik eden bankaya borcunun bulunup bulunmadığı, davalı banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan ve davacı …’nın kefil olarak imzalamış olduğu sözleşme uyarınca kullandırılan kredinin ödenip ödenmediğinin tespitinin istenilmesine, yine temlik eden davalı banka tarafından icra dosyasında işlemiş faiz ve BSMV talebinde bulunulup bulunulamayacağı hususunda inceleme yapılmasının istenilmesine, ve gerek icra takip gerekse dava tarihi itibariyle davacı …’nın temlik eden banka ve dolayısıyla temlik alan davalı … A.Ş’nin borçlu olup olmadığı, borçlu ise ne miktarda borçlu olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişi olarak Emekli Banka Müdürü …, Mali Müşavir … ve Hukukçu dr.Öğrt.Üyesi … tayin edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan raporda; dava dışı asıl borçlu şirket ile davacı kefilin temerrüt tarihlerinin aynı olması, yapılan hesaplamalar sonucu, davacı kefilin kefalet limitinin müsait olması nedeniyle davalı bankanın davacı kefilden tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip tarihi itibariyle 1.134.968,53 TL alacaklı olduğu, takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 1.120.892,37 TL asıl alacak üzerinden %33,12 oranında temerrüt faizi istenebileceği, işbu davanın menfi tespit davası olması nedeniyle 26/09/2017 dava tarihi itibariyle davalı bankanın davacı kefilden 1.299.551,38 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Aldırılan bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraflarca bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazları sunulmuştur. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun eksik olduğu kanaat edilerek icra takip tarihinde 2 ve 3 nolu takipler olarak gösterilen kredi kartı hesaplarında ve kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacakları ve gayrinakdi kredi hesaplarından doğan alacaklar için hesaplama yapılmamış olduğu anlaşıldığından bu hususta bilirkişi heyetinden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından sunulan ek raporda; davalı tarafın ilamsız takiplerde ödeme emri ile başlattığı takipte “asıl borçlu şirket …Şti borcun tamamından, diğer borçlular … ve … ise 5400xxxxx6995 ve 5400xxxxx4011 nolu kredi kart, … nolu kredili mevduat kredisi ve çek sorumluluk bedelleri dışında kalan borçlardan sorumludur.” şeklinde talepte bulunduğu ve talebini sınırlandırdığından kalan kredi borçlarının davalı banka kayıtlarının delil niteliğinde olması nedeniyle sunulan hesap ekstrelerinin incelenmesinde davalı bankanın davacı kefilden …Noterliği’nin 10/04/2017 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesine istinaden işlemiş faizlerle birlikte 10/04/2017 hesap kat tarihi itibariyle 1.120.892,37 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, bu nedenle kök raporda yapılacak bir değişiklik bulunmadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Yapılan yargılama, davacının iddiaları, davalının beyanları, ibraz edilen deliller, icra dosyası, mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu ibraz edilen bilirkişi kök ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı/temlik eden bankanın Samandıra Şubesi ile dava dışı asıl borçlu…Şti arasında 12/01/2011 tarihinde Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve 31/07/2012 tarihinde 3.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanarak dava dışı asıl borçlu şirkete krediler kullandırıldığı, davacının da söz konusu sözleşmeyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak tüm borçlardan 4.000.000,00 TL kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu, davalı/temlik eden banka tarafından sözleşme konusu borcun ödenmemesi sebebiyle dava dışı asıl borçlu ve davacı kefile …Noterliği’nin 10/04/2017 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek borcun ödenmesinin ihtar edildiği, keşide edilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile takibe geçildiği, başlatılan takibe davacı tarafından itiraz edilmemesi üzerine takibin kesinleştiği, ancak davacının icra dosyası sebebi ile borçlu olmadığını iddia ederek işbu menfi tespit davasını açtığı görülmüştür. Her ne kadar davacı tarafından, dava dışı şirketin kefil olduğu genel kredi sözleşmesinde borcun ödendiği ve borcun kapanması ile kefaletinin sona erdiği, bundan sonra da dava dışı şirketin ortaklığından ayrıldığı, bu nedenle kefalet ilişkisinin sona erdiğinden bahisle icra dosyası sebebi ile borçlu olmadığı ileri sürülerek menfi tespit isteminde bulunulmuş ise de; davacı tarafından verilen kefaletin kapsamının “müteselsil kefaletin işbu kefalet tarihinden önce doğmuş krediler de dahil olmak üzere ileride doğması muhtemel borçları da kapsayacağı” hükmünü içerdiği, bu kapsamda davacının kefaletinin devam ettiği, yine davacının şirket ortaklığından ayrılmasının kefaleti sonlandırmayacağı, davacının şirket ortağı olarak değil müşterek ve müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzaladığından kefalet limiti dahilinde sorumluluğunun devam ettiği, yine davalı banka tarafından kullandırılan kredinin davacının kefaleti ile imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca verildiği, mahkememizce yaptırılan bilirkişi raporuna göre de 26/09/2017 dava tarihi itibari ile davalı tarafın toplam 1.299.551,38 TL alacaklı olduğu, davacının da kefaleti kapsamında bu miktardan sorumlu olduğu, bu nedenle davacının borçlu olmadığının tespitine ilişkin davasının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının subut bulmadığından REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar tarifesi gereği alınması gereken 44,40 TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 31,40 TL’nin mahsubu ile bakiye 13,00 TL’nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 65.423,05 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
Başkan …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Üye …
¸e-imzalıdır
Katip …
¸e-imzalıdır
“5070 Sayılı Kanun hükümlerince elektronik imza ile imzalanmıştır.”