Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/326 E. 2018/685 K. 21.06.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/326 Esas
KARAR NO : 2018/685
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : 25/03/2015
KARAR TARİHİ : 21/06/2018
Yukarıda tarafları, konusu, esas ve karar numarası yazılı mahkememiz dosyasının yapıp bitirilen açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : Davalı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesi ile; müvekkili şirketin akaryakıt dağıtım faaliyeti işi ile iştigal etmekte olup bu faaliyetini … markası ile ülke geneline yayılmış bayileri vasıtasıyla yapmakta olduğunu, davalının müvekkili ile 01/11/2007 tarihinde imzaladığı Otobil Müşteri Sözleşmesi gereğince araçlarına takılı olan (taşıt tanımaya yarayan otobil sistemi vasıtasıyla müvekkil şirketin bayii istasyonlarından herhangi bir peşin ödeme yapmaksızın yakıt doldurmuş olan otobil müşterisi olduğunu, davalı şirketin, sözleşme kapsamında Otobil sistemini kullanarak müvekkiline anlaşmalı istasyonlarından ödeme yapmaksızın araçlarına yakıt dolumu yaptırmış, ancak müvekkilinin sözleşmede belirtilen şekilde otobil sistemi dahilinde dolumu yapılan yakıtlara ilişkin olarak belli dönemlerde toplu olarak davalıya kestiği faturalara konu ürün bedellerini ödememiş olduğunu, davalı şirketin cari hesabında kayıtlı bulunan söz konusu borcun tahsili için İstanbul… İcra Müdürlüğü’ nün…esas sayılı dosyasıyla icra takibi açılmış ise de davalı şirketin sadece icra dairesinin yetkisine itiraz ederek takibi durdurmuş olduğunu, taraflarca Otobil sözleşmesinin 6. Maddesinde İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri taraflar arasında çıkabilecek uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kılınmış olup takibi açtığı İstanbul …icra Dairesi yetkili bulunmakta olduğunu, davalının icra dairesinin yetkisine itirazının yersiz olduğu, takibin haksız olarak durdurulduğunun aşikar olduğunu belirterek, 4.333,24 TL alacağın işleyecek avans faizi ilk birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile; Öncelikle davanın süresinde açılmadığını, davacının dava konusu alacağının davalının ” …Şubesindeki Kredili Mevduat Hesabı olan :…” nolu hesabından tahsil etmiş olduğunu, davacının bu banka hesabından yaptığı tüm tahsilatların bankadna istenilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: Davacı taraf delil olarak; otobil sözleşmesi, faturalar, İstanbul … İcra Müdürlüğünün …sayılı dosyası, cari hesap kayıtları, yemin ve diğer her türlü yasal delillere dayanmıştır. Davalı tarafından delil listesi sunulmamıştır.
Dosyanın teknik bilgi ve bilirkişi incelemesi gerektirmesi nedeniyle, dosya SMMM bilirkişisi …’e tevdi edilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu raporunda; Dava konusu olayda … A.Ş, taraflar arasında düzenlenen Otobil Müşteri Sözleşmesi uyarınca düzenlenen yakıt bedeli faturalarından kaynaklanan 4.333,24 TL’ lık kısmı davalı … Şti.’nin ödemediğini iddia etmektedir. Davalı cevap dilekçesinde davacının dava konusu alacağını …bank… Şubesinin… nolu hesabından Ödendiğini beyan ettiğini ve hesabın dökümünü ilgili Bankadan istenmesini talep etmiş olup, mahkemenin 17/03/2016 tarihli celse ara kararı “Davalı tarafa ihtarlı tebligat çıkartılarak, defterlerini mahkememize sunması veya bulunduğu yerde İnceleme talep etmekte ise bu hususu tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde bildirmesi ve defterlerini incelemeye hazır tutulacağı adresin bildirilmesi, aksi takdirde defter ve eki belgelere dayanmaktan kaçınmış sayılacağının ihtar edilmesine” uyarınca tebligatın çıkartıldığı, tebligatın 04/04/2016 tarihinde daimi işçisi … imzasına tebliğ edildiği görülmüş olup, buna rağmen davalı verilen iki haftalık kesin süre içinde hem bulunduğu yeri bildirmediğini, hem de ticari defterlerini ibraz etmemiş olduğu görülmüştür.
Davacıya 2007-2008 yılma ait ticari defterlerin ait açılış tasdiklerinin TTK’nin 69 hükmü gereğince yasal süresinde yaptırılmış olduğu, yevmiye defterinde TTK. 70/6-son hükmü gereğince bulunması gerekli kapanış ve envanter defterinde TTK. 72/3 hükmü gereğince bulunması gerekli kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, dolayısı ile davacı defterlerinin TTK ilgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulduğu, her üç defter sonuçlarının birbiri ile ve ilgili belgelerle uyum arz ettiğini, davalı taraf ticari defter ve belge ibrazından bulunmadığından inceleme yapılmadığını, davacı tarafın incelenen 2007-2008 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında ve müşteri cari hareket listesi dökümünde, davalı yanın davacı yana 04.09.2008 tarihi itibariyle 4.101.24 TL borçlu olduğu tespit edildiğini, ancak vade farkı bedeli olan 548.31 TL mahsup edildiğinde (4.101.24 (-) 548.31) = 3.552.93 TL davalının davacıya borcu kaldığına dair rapor sunmuştur.
14/09/2017 tarihli celsede alınan ara kararlar uyarınca, …bank…Şubesine müzekkere yazılmasına ve müzekkere cevabı geldiğinde dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişiye tevdine karar verilmiş olmakla, bilirkişi sunmuş olduğu ek raporunda; 28.11.2016 tarihli bilirkişi raporu’ndaki vade farkı konusundaki görüşlerimin aynen korunduğunu, dosyaya sunulan…bank kayıtlarında yer alan davalı ödemeleri ile davacı ticari defter kayıtlarında yer alan davalının…bank kanalı yapılan ödemeleri bire bir tuttuğunu, davalının davacıya 3.552.93 TL borcu kaldığına dair ek rapor sunmuştur.
Dava; Alacak davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilafın; Davacı ile davalı arasındaki sözleşme uyarınca yakıt bedeline ilişkin faturaların ödenip ödenmediği, davacının davalıdan alacağı olup olmadığı, var ise ne kadar olduğu, ödeme yapılıp yapılmadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Davalı tarafın zaman aşımı itirazı; dava konusuna göre, bağlı bulunduğu zaman aşımı 6098 sayılı yasanın 146 maddesi uyarınca 10 yıl zaman aşımı süresine tabi olması nedeniyle, davalı tarafın zaman aşımı def-i yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyadaki bilgi ve belgeler, alınan detaylı, gerekçeli ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Alınan ve itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca, davacı yanın incelenen 2007-2008 yılına ait kendi ticari defter kayıtlarında ve müşteri cari hareket listesi dökümünde, davalı yanın davacı yana 04.09.2008 tarihi itibariyle 4.101.24 TL borçlu olduğu, ancak vade farkı bedeli olan 548.31 TL mahsup edildiğinde (4.101.24 (-) 548.31) = 3.552.93 TL davalının davacıya borcu kaldığı, davacı şirket vekili bu 548.31TL’ nin neden kaynaklandığını, bu bedelin ne olduğuna dair bir beyanda bulunmamış, sadece mahsup edilmesi gerekmeyen bir bedel olduğunu belirtmiş olduğu, halbuki davacı tarafın 2008 yılı yevmiye defteri 1288089 nolu kayıt örneğinde 548,31 TL vade farkı olarak gösterilmiş olduğunu, vade farkı zamanında ödenmeyen mal ve hizmet bedelinin ana parasına hesaplanan faiz olduğu, …bank A,Ş. tarafından sunulan cevap yazısı incelendiğinde, davacının davalıdan yapmış olduğu tahsilatlar ile davalının davacının banka hesabına yatırmış olduğu ödemeleri bire bir tutmakta olup, bu durumda bilirkişi kök raporu’nda belirtildiği üzere, davalı yanın davacı yana vade farkı bedeli olan 548.31 TL düşüldüğünde 4.101.24 (-) 548.31 = 3.552.93 TL davalının borcu kaldığı,…bank kayıtlarında yer alan davalı ödemeleri ile davacı ticari defter kayıtlarında yer alan, davalının…bank kanalı ile yapılan ödemeleri bire bir tuttuğu, buna göre de davalının davacıya 3.552.93 TL borcu olduğuna kanaat getirilmiş olup, davacının bu kısma ilişkin davasının kabulüne, bakiye kısma ilişkin talebinin ise dayanaksız kalması nedeniyle reddine, kabul edilen kısım yönünden davalının icra takibi yapılması ile temerrüdü oluştuğundan bu tarihten yani 20/09/2008 tarihinden itibaren tarafların tacir olması gözetilerek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının kısmen kabulü ile 3.552,93 TL nin 20/09/2008 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Fazla istemin reddine,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gerekli 242,70 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 74,01 TL harcın mahsubu ile 168,69 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan 27,70 TL başvuru harcı, 74,01 TL peşin harç, 4,10 TL vekalet harcı, 6,50 TL vekalet pulu ve 801,80 TL tebligat/posta/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 914,11 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesap olunan 749,50 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafında yapılan bir yargılama gideri bulunmadığında bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap olunan 780,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, kabul ve reddedilen kısımlar için ayrı ayrı miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup anlatıldı.
Katip …
¸e-imzalı
Hakim …
¸e-imzalı

Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.