Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/520 E. 2019/796 K. 12.09.2019 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/520 Esas
KARAR NO: 2019/796

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/08/2019
KARAR TARİHİ: 12/09/2019

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili firma ile … Elektrik ile dava dışı yapmış olduğu ticari ilişki neticesinde alacağına karşılık olarak adı geçen firmadan … Elektrik-…’a ait 28/02/2018 vadeli 15.000,00 TL bedelli… seri nolu …bank … Şubesine ait çekin ciro edilerek müvekkili şirket tarafından alındığını, çeki müvekkili ciro etmeden 20/10/2017 tarihinde meydana gelen hırsızlık nedeniyle dava konusu çekde dahil toplam 70 adet çekin çalındığını, çekler yönünden ödeme yasağı kararı aldıklarını, fakat davalı … Bisküvi tarafından İstanbul …İcra Müdürlüğünün … E.sayılı dosyası ile takibe başlandığını belirterek, Davanın kabulü ile yetkisiz şekilde davalı elinde bulunan çekin istirdatına, İstanbul …İcra Müdürlüğünün …3 E.sayılı dosyasındaki icra takibinin bila teminatsız kabul edilmemesi halinde teminat ile durdurulmasına, %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :
Dava, rızası dışında elinden çıkan hamili bulunduğu çekin, yetkisiz hamil olduğu iddia olunan davalı tarafından icra takibine konu edilmesi nedeniyle açılan icra takibin iptali ve çekin istirdadı istemine ilişkindir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler, dava dilekçesi ve tüm dosya kapsamınca davacının davasının HMK. 114/1 – h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK. 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
6100 SY HMK’da 105. Madde’den başlayıp 108. Maddeye kadar devam eden maddelerde dava türleri belirtilmiştir.
6100 SY HMK. 2. Kısım 1. Bölüm dava çeşitleri adı altında eda davası başlığı ile 105. Maddesinde eda davası yolu ile mahkemeden davalının bir şeyi vermeye veya yapmaya yahut yapmamaya mahkum edilmesi talep edilir” Tespit davası başlıklı 106. Madde de ” Tespit davası yolu ile mahkemeden bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesi talep edilir. Tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır. Maddi vakıalar, tek başlarına tespit davasının konusu oluşturmaz” İnşai dava başlıklı 108. Maddesinde “İnşai dava yolu ile mahkemeden, yeni bir hukuki durum yaratılması veya mevcut bir hukuki durumun içeriğinin değiştirilmesi yahut onun ortadan kaldırılması talep edilir. Bir inşai hakkın, dava yolu ile kullanılmasının zorunlu olduğu hallerde İnşai dava açılır. Kanunlarda aksi belirtilmedikçe İnşai hükümler geçmişe etkili değildir.” şeklindeki hükümler uyarınca öncelikle açılan davanın türünün tespiti gerekmiştir.
Tespit davası, özünde önleyici, koruyucu bir dava türü olup, ancak muaccel olmayan (eceli gelmemiş), müaccel (eceli gelmiş), muhtemel bir menfaatin varlığı halinde açılabilen ve koruyucu, önleyici özelliği olan bir dava türüdür.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 6100 SY yasanın 106. Maddesinde düzenlenen tespit davası açılabilmesi için diğer tüm dava türlerinde olduğu gibi aranması gereken HMK. 114/1 – h maddesindeki dava açmakta hukuki yararının bulunması gerekir. Bu dava, henüz bir itiraz ile karşılaşmamış olan hukuki bir durumun ya da hakkın varlığının veya yokluğunun, yada bu hakkın hukuka uygunluğunun ya da hukuka aykırılığının tespit ettirilmesi, hukuken açıklatılması manası ile açılan dava türüdür. Ancak bu dava, eda davası veya inşai dava açma hakkının bulunmadığı durumlarda açılabilen bir dava türüdür. Yine tespit davasının açılabilmesi için hukuki ilişkideki bir belirsizlik nedeni ile davacının bir tehlike ile karşı karşıya olması gerekir ve yine bu dava ile davacının pratik bir fayda elde etmesi gerekir. Yani eda davası öncesinde, davacının bu tür bir dava açmasında hukuki menfaati olması gerekir. Ortada bir belirsizlik var ise ve bu tespit hükmü ile giderilebilecek ise bu tespit davası açılabilmelidir. Alınacak karar ile tehlike, bertaraf edilmeye uygun ise bu dava açılabilmelidir.
Tespit davası ile istenilen hukuki koruma, diğer dava türlerinden birinin de açılmasını gerektiriyor ve tespit davası ile istenilen hususta verilecek karar bir sonuç doğurmuyor ise, tespit davası açmakta hukuki menfaatin olmadığı kabul edilmelidir. Nitekim Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin ” Genel olarak, tespit davası açılabilmesi için eda davasının açılma olanağının henüz bulunmaması ve ayrıca hükmen tespiti istenilen hususun davacıya, işlerliği olan bir hukuki yarar sağlaması gereklidir.” şeklindeki 28/01/1991 tarih 4578/522 esas/karar sayılı ilamında da bu durum açıkça tespit edilmiştir.
Davacının hukuki himaye ihtiyacı, başka bir hukuki yol ya da başka bir dava ile tamamen tatmin edilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin tespitinde bir menfaatinin bulunmadığı kabul edilir. Bu meyanda eda davası açılması mümkün iken, tespit davası açılmasında da kural olarak hukuki menfaat kabul edilmemektedir. Nitekim Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 06/05/2003 tarih 1229/5938 esas/karar sayılı “Davacının tespit davası ile istediği hukuki koruma, diğer dava türlerinden birinin de açılmasını gerektiriyor ise, ozaman tespit davası açmakta hukuki yararının varlığı düşünülemez…. … davası açılabilecek hallerde, dava bölünüp tek başına tespit davası açılamaz. Çünkü eda davasının içinde tespit öğesi de bulunmaktadır.” şeklindeki kararı ve yine görülmekte olan veya açılacak bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürelebilecek hususlara ilişkin de tespit davası açmakta menfaatten bahsedilemez. Bu nedenle de; görülmekte olan veya ileride açılacak bir eda davasının delilini elde etmek üzere de, tespit davası açılamayacağı öğreti ve Yargı kararları ile sabit olup, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 07/04/1981 tarih 459/719 E./K. Ve HGK’nın 01/10/1997 tarih 520/752 E/K sayılı ilamları ile Yargıtay 13. Hukuk dairesinin 23/05/1989 tarih 1139/3486 E/K sayılı ilamları da bu hususa isnat eder.
Buna göre de davacı tarafça, dava dışı … Şti. Arasında ticari ilişki nedeniyle davacı tarafa dava dışı şirket tarafından keşidecisi …Şti.-… olan, lehtarı …Şti. Olan, … seri nolu, 28/02/2018 vade tarihli, 15.000,00-TL bedelli Akbank Tavşanlı/Kütahya şubesine ait çekin verildiği, çekin henüz kendi cirosu ile tedavüle çıkmadan meydana gelen hırsızlık neticesinde rızası dışında elinden çıktığını, çekin zayi nedeniyle iptali için açılan dava neticesinde; İstanbul …Asliye Ticaret Mahkemesinin … E., …K. Sayılı ilamı ile çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiğini, iptal kararının kesinleştiğini, söz konusu iptal kararı olmasına rağmen yetkili olmayan ve çeki elinde bulunduran davalı şirket tarafından İstanbul …İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, icra takibinin iptali ve çekin istirdadını talep ettiği dava dilekçesinde yer almaktadır. Mahkememiz dosyasına İstanbul …İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasının celbi sağlanmış ve incelenmiştir. İcra dosyası içeriğinde, mahkememiz dosyasında yer almayan İstanbul …İcra Hukuk Mahkemesinin … E. Sayılı dosyasından, imzaya itiraz davasına dayalı olarak dava sonuna kadar icra takibinin teminat karşılığında durdurulmasına ilişkin icra müdürlüğüne hitaben yazılan müzekkerenin bulunduğu görülmüştür.
İcra ve İflas Kanunu 167.maddesinde Kambiyo Senetleri Hakkındaki takibin kabul şartları düzenlenmiştir. Buna göre “Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir.” hükmü, 168.madde de ise “İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir…” ve 168/3.maddesinde ödeme emrinde “Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu” ihtaratının bulunması gerektiği ve kambiyo senedi vasfına haiz olamayan bir belgenin kambiyo senetlerine özgü yol ile icra takibi yapılması halinde şikayet konusu edilebileceği hükmü düzenlenmiştir. Dolayısıyla, kambiyo senetlerine özgü takip yapılması için ön şartın vadesi gelmiş bir kambiyo senedi olması gerektiği ve kambiyo vasfı taşımayana belgeler ile takip başlatılması halinde bu hususun şikayet konusu edilebileceği açıklanmıştır. Yine, İcra ve İflas Kanunu 170/a maddesinde “Borçlu,alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir.İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir…” hükmü yer almaktadır. Mahkememiz dosyası içeriğine giren ilam ve kesinleşme şerhi ile İstanbul …Asliye Ticaret Mahkemesinin … E., … K. Sayılı ilamı ile dava konusu çekin zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, kararın 01/02/2019 tarihinde kesinleştiği, icra takibinin ise 08/08/2019 tarihinde başlatıldığı olduğuna göre, icra takibine konu çekin, takip tarihi itibariyle kambiyo vasfına sahip olmadığı ve icra takibinin ise kambiyo senetlerine özgü olarak yapılmayacağı açıktır. Hakkında kambiyo vasfına sahip olmayan bir belge ile icra takip başlatılan tarafın yapması gereken, süresi içerisinde icra mahkemesine başvurarak icra takibinin iptalini talep etmek olmalı, takip konusu yapılan belgenin kambiyo vasfı taşımadığı ileri sürülmeli, kambiyo vasıfının incelenmesi ise icra mahkemesince yapılmalıdır. Kambiyo vasfı taşımadığı tespit edilmesi halinde ise icra takibinin iptaline karar verilecek ve bir daha bu belgeye dayalı olarak kambiyo takibi yapılamayacaktır. Bu halde, kambiyo vasfını yitirmiş olan çekinde adi senede dahi dönüşmeyeceği, sadece asıl ilişkisinin ispatında yazılı delil başlangıcı kabul edilebileceği açıktır.
Tüm yapılan açıklamalar çerçevesinde; somut olayda, icra takibine konu çekin icra takibinden önceki bir tarihte zayi nedeniyle iptaline karar verildiği, zayi nedeniyle iptal kararının kesinleştiği, kambiyo senedi vasfının aksi ispat edilinceye kadar ortadan kalktığı, iptaline karar verilmiş çek nedeniyle başlatılan icra takibine karşı icra mahkemesine şikayet yoluna başvurulabileceği, dava dilekçesinde yer alan itirazların tamamının icra mahkemesinde de ileri sürülebileceği, kaldı ki, İstanbul …İcra Hukuk Mahkemesinin… E. Sayılı dosyası ile şikayet yoluna başvurulduğu, takibin iptalinin icra mahkemesi tarafından da verilebileceği, dosyanın mevcut durumunda çekin kambiyo vasfı taşımadığının aksine dava tarihi itibariyle bir belge dosya içerisinde yer almadığından, kambiyo hükmü taşımayan çekin istirdadını talep edilmesi açısından davacı tarafın hukuki yararının mevcut olmadığına kanaat getirildiğinden davacının davasının 6100 sayılı yasanın 114/1 -h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan, HMK. 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının HMK 114/1-h maddesindeki hukuki yarar dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 44,40 TL ilam harcının peşin alınan 256,17 TL’den düşümü ile geri kalan 211,77 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına,
4-Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dosya üzerinde inceleme ile, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip …

Hakim …