Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1247 Esas
KARAR NO : 2018/378 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/12/2016
KARAR TARİHİ : 09/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize verdiği 20.12.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle; “taraflar arasındaki ticari ilişki sebebi ile müvekkili tarafından davalıya toplamda 68.114,40-TL bedelli faturalar düzenlendiğini, ancak söz konusu fatura bedellerinin davalı tarafından ödenmediğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalıya … 15. Noterliği’nin 09/09/2016 tarihli ve … yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ancak davalının yine ödemede bulunmadığını ve alacağın tahsili amacı ile müvekkili tarafından davalıya aleyhine … 28. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazları üzerine ise takibin durduğunu beyanla neticeten fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydıyla davalının itirazının iptali ile davalı aleyhinde %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve her türlü masraf ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasına karar verilmesi…» talebinde bulunduğu görülmektedir.
Davalı vekili tarafından sunulan 16.01.2017 tarihlicevap dilekçesinde ise özetle: “taraflar arasında, takip konusu doğuracak nitelikte herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, davacı tarafından takibe konu edilen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin de bulunmadığını, davacının bu iddalarını ispatlamasının gerektiğini, dava konusu borcun müvekkili tarafından ödendiğini ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitirildiğini, davacı tarafınan fatura düzenlenmesinin, müvekkilini borçlu yapmayacağını, davacının iddia ettiği alacağın likit bir alacak olmadığını beyanla neticeten davanın reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi” talebinde bulunulduğu görülmektedir.
… 28. İcra Müdürlüğünün … Esaslı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 68.114,40 Tl asıl alacağa % 10,5 avans faizi tutarı 6.969,15 Tl ile birlikte toplam 75.083,55 Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 03.10.2016 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 07.10.2016 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 09.01.2018 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Taraflar arasında akdedilen herhangi bir sözleşmeye dosyanın tetkikinde rastlanılmadığı, ancak taraflar arasındaki ticari ilişkinin her iki yanın da kabulünde olduğu, davalının; taraflar arasındaki ticari ilişkinin, dava konusu borçların taraflarınca ödenmesi ile son bulduğu iddiasında olduğu. Davacı tarafından huzurdaki davaya ve icra takibine konu edilen e-faturaların, raporumuzun 3. maddesindeki raporda belirtildiği gibi olduğu. Davalı tarafından davacıya, 26/03/2015 tarihinde 15.000,00.-TL, 12/03/2013 tarihinde 75.000,00.-TL ve 02/05/2013 tarihinde 115.672,52.-TL olmak üzere toplam 205.672,52.-TL’lik ödeme yapıldığının görüldüğü, ve bu ödemelerin açıklamalarının sırasıyla “Cari Hesap Ödemesi, Elektrik Fatura Ödemesi ve … Otel İşl. Elektrik Bed. Ödemesi” olduğu, Raporumuzun 5. maddesinde de arz edilen, davalı yanca ….com.tr adresinden, davacıya gönderilen 19/04/2016 tarihli “…… Bey, 31/03/2016 tarihi itibari ile 68.114,39.-TL bakiyede mutabık olup/olmadığımızı bildirmenizi rica ederim…” şeklindeki mailin takdirinin Mahkemenize ait olduğu. Bu e-maile istinaden Mahkemenizce huzurdaki davanın kabulü halinde davacının talep edebileceği Asıl Alacak tutarının 68.114,39.-TL olduğu, davacının talep ettiği faiz talebine ilişkin olarak ise, dosyanın tetkikinde taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmeye ve davacı tarafından davalıya gönderilmiş herhangi bir ihtarnameye rastlanılmadığı, diğer yandan davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalar üzerinde yazılı meşruhata ilişkin olarak ise davacının talep edebileceği faiz tutarının 6.910,36.-TL olarak hesaplandığı” kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Huzurdaki dava bir İtirazın İptali davası olup davacı tarafından davalı aleyhine … 28. İcra Müdürlüğünün … E.sayılı dosyası ile; 68.114,40.-TL Asıl Alacak ve 6.969,15.-TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 75.083,55.-TL üzerinden takibe geçmiş olup, davalının vaki itirazları üzerine takibin durduğu anlaşılmaktadır.
Takip dayanağı olarak “…toplamda 68.114,40.-TL bedelli 11 adet fatura, cari hesap ekstresi ve … 15. Noterliği’nin 09/09/2016 tarihli ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi…”gösterilmiştir.
Davacı tarafından ibraz edilen ticari defterlerin incelenmesinde Davalı ile olan ticari münasebetini 120.03.001.00 nolu cari hesap kodu altında takip etmekte olduğu, huzurdaki davaya ve icra takibine konu edilen faturaların tamamının davalıyı borçlandıracak şekilde defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından yapılan ödemelerin de bu hesapta kayıtlı olduğu belirlenmiştir. Davacı tarafından huzurdaki davaya ve icra takibine konu edilen e-faturaların bilirkişi raporundaki tablodaki gibi olduğu görülmektedir.
Faturaların açıklamasının “… Hotel Elektrik Ft. Yansıtması”, “… Tamir ve Aylık Bakım Bedeli” ve “Yangın Hidrolik Hattı Bakım Onarım Yansıtma Bedeli” olduğu görülmektedir.
Davalı, sunmuş olduğu cevap dilekçesinde: “…davacı tarafından takibe konu edilen faturaların taraflarına tebliğ edilmediği, taraflar arasında akdedilen bir sözleşmenin de bulunmadığı, davacının bu iddalarını ispatlamasının gerektiği, dava konusu borcun taraflarınca ödendiği ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin bitirildiği…” anlatımındadır.
Davalının bu beyanlarına karşılık, davacı vekili tarafından sunulan replik dilekçesinde davacı vekilinin: “…davalıya ait … Otel isimli işletmenin, müvekkiline ait ticari işletmenin yanında faaliyette bulunan bir işletme olduğu, bu nedenle taraf işletmelerinin geniş bir ortak alanı birlikte kullandıkları, davacıya düzenlenen faturaların da iş bu ortak alanda bulunan aydınlatmanın, bu alanda yer alan mantar bariyerin vb. kullanımlardan kaynaklı olduğu, davalının bu tutarları 03/06/2015 tarihine kadar ödediği, ancak bu tarihten sonra davalı tarafından ödeme yapılmadığı, ayrıca davalı şirket çalışanı tarafından müvekkiline gönderilen 19/04/2016 tarihli mailde, müvekkiline 68.114,39.-TL borçlu olunduğu hususunun davalı tarafından kabul edildiğini, dava konusu edilen faturaların e-fatura sistemi üzerinden davalıya tebliğ edildiğini ve davalının da bu faturalara itirazda bulunmadığı” anlatımındadır.
Davacı tarafından 14/02/2017 tarihli replik dilekçesi ekinde birtakım dekontlar sunulmuş olup işbu dekontların tetkikinde davalı tarafından davacıya; 26/03/2015 tarihinde 15.000,00.-TL’lik bir ödeme yapıldığı ve bu ödemenin açıklamasının “Cari Hesap Ödemesi” olduğu, 12/03/2013 tarihinde 75.000,00.-TL’lik bir ödeme yapıldığı ve bu ödemenin açıklamasının “Elektrik Fatura Ödemesi” olduğu, 02/05/2013 tarihinde 115.672,52-TL’lik bir ödeme yapıldığı ve bu ödemenin açıklamasının “… Otel İşl. Elektrik Bed. Öd.” olduğu görülmektedir.
Ayrıca yine işbu dilekçe ekinde bir mail yazışması sunulmuş olup, davalı tarafça ….com.tr adresinden, “Gelirler Kontrolörü” unvanı ile davacıya gönderilen 19/04/2016 tarihli mail: “…… Bey, 31/03/2016 tarihi itibari ile 68.114,39.-TL bakiyede mutabık olup/olmadığımızı bildirmenizi rica ederim…” şeklindedir.
Bilindiği gibi salt fatura düzenlenmesi adına fatura düzenlenen kişiyi borçlu kılmaz. Adına fatura düzenlenen kişinin fatura düzenleyene borçlu sayılabilmesi için ya düzenlenen faturayı aldığı halde 8 gün içinde münderecatına itiraz etmemiş olması ve faturanın ihtiva ettiği mal veya hizmetin borçluya tesliminin yapılmadığının ispatlanması suretiyle alacaklının fatura düzenleme hakkının doğmadığının ispatlanmamış olması gerekmektedir.
Davacının sunmuş olduğu işbu dekontlara ve mail yazışmasına karşı ise davalı tarafından yapılan herhangi bir itiraza veya beyana dosyanın tetkikinde rastlanılmamıştır.
Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir. Dosyamızda gerek taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşmeye ve gerekse davacı tarafından davalıya gönderilmiş herhangi bir ihtarnameye dosyanın tetkikinde rastlanılmamıştır. Ancak dosyada mevcut ve davacı tarafından davalıya düzenlenen faturalarda bulunan “Fatura Bedelinin vadesinde ödenmemesi durumunda aylık %3 vade farkı tahsil edilecektir.” ibaresi kapsamında davacı talebi temerrüt oluşturmadığından birikmiş faiz yönünden fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Yukarda belirtilen nedenlerle bu davanın Kısmen Kabulü ile davalının … 28. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 68.114,39-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara yasal avans uygulanmasına, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİY 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 13.622.-Tl nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- İş bu davanın Kısmen Kabulü ile davalının … 28. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 68.114,39-TL üzerinden devamına, takipten sonra asıl alacak olan bu miktara yasal avans uygulanmasına, fazla istemin reddine,
%20 icra inkar tazminatı tutarı 13.622,-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar ve ilam harcı 4.652,89-TL nin peşin alınan 906,82-TL den düşümü ile kalan 3.746,07-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 940,32-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 720,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 653,62-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 7.842,58-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.180,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/05/2018
Katip … Hakim …