Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/844 Esas
KARAR NO : 2019/12 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/08/2015
KARAR TARİHİ : 15/01/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin vermiş olduğu 17.08.2015 tarihli dilekçesinde özetle; “Müvekkili ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya yapılan satışlar için davalı adına faturalar tanzim edildiğini, davalının fatura bedellerinin bir kısmını ödediğini, ancak 4.017,45 -TL borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı aleyhine …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının yapılan bu takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan etmiş, davalı borçlunun, ….İcra Müdürlüğü’nün … Esas Sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile, takibin devamına, davalı borçlunun kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20’den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davalının davaya cevap vermediği ve duruşmalara da katılmadığı görüldü.
…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası dosyamız içersine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde 4.017,45-Tl asıl alacağa işlemiş 503,36 Tl avans faizi ile birlikte toplam 4.520,81-Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin 26.01.2015 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içersinde 30.01.2015 tarihinde borca itiraz ettiği anlaşılmıştır.
Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak icra takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.
Bilirkişinin düzenlediği 27.07.2016 taratılma tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Davacının, davalıdan, 21.08.2013 takip tarihi itibariyle 4.017,45 TL asıl alacağının olduğu, Davacının takip dosyasında hesaplamış olduğu işlemiş faizin yerinde olmadığı, Asıl alacağa, takip tarihinden tahsil tarihine kadar yasal faiz uygulanabileceği kanaatine varılmıştır.” kanaati ile raporunu sunmuştur.
Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen icra dosyası, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen rapor ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;
Huzurdaki davada davacı ile davalı borçlu arasında toptan satıştan kaynaklanan ticari bir ilişki olduğu davacının sunduğu cari hesap dökümlerinden anlaşılmaktadır. Bu ticari ilişki kapsamında davalıya yapılan satışlar için davalı adına faturalar tanzim edildiğini, davalının fatura bedellerinin bir kısmını ödediği, ancak bakiye 4.017,45 -TL borcunu ödemediğinden bu alacağın tahsili için davalı aleyhine …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı anlaşılmaktadır. Davalının yapılan bu takibe itiraz ettiğinden itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Alacağın tespiti için Bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamı ve davacının sunmuş olduğu 2012 yılı yasal ticari defter kayıtları ve dayanağı belgeler üzerinde yapılmıştır. Davalı tarafından incelenmek üzere yasal ticari defter ibraz edilmemiştir.
Ticari defterlere ilişkin TTK hükümleri ve ticari defterlerin delil olmasına ilişkin HMK 222. maddesi hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; defterlerin ticari defter niteliğinde olması, kanuna uygun tutulması, defterlerin birbirini doğrulaması, defterlerin onama ve beyan işlemlerinin yapılmış olması, ticari defterlerdeki kayıtların aksinin karşı tarafça ispatlanmış olmaması halinde, sahibi lehine delil sayılabilmesi mümkündür. Bu şartların tümünün birlikte sağlanması halinde, ticari defterler delil vasfını kazanacaktır. Herhangi bir şartın sağlanamaması halinde, ticari defterler delil niteliği kazanmayacaktır. Davacının yasal ticari defterlerinin, kanunun aradığı şartları taşıdığı ve delil niteliğinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davalı …’a ait ticari işlemlerin, … no no.lu cari hesap kodunda ve … hesap adında takip edildiği, Davalı adına tanzim edilen fatura tutarlarının bu hesaba borç, davalı tarafından yapılan ödemelerin ise, bu hesaba alacak kaydedildiği, ilgili hesabın 31.12.2012 tarihi itibariyle 4.017,45 TL borç bakiyesi verdiği, başka bir ifade ile; davacının, davalıdan, bu tutar kadar alacaklı olduğu, davacının bu tutarı takibe konu yaptığı tespit edilmiştir.
Tanzim edilen fatura ve sevk irsaliyelerinin bazılarında teslim alan ve teslim eden kısımlarının boş olduğu, bazılarında ise, sadece imza olduğu ve imzanın yanında herhangi bir ismin yer almadığı, davacının defterlerine kaydettiği fatura ve irsaliyelerin içeriklerine, davalının kanuni süresinde herhangi bir itirazının olmadığı, Davacı, salt olarak yukarıda bilgileri sunulan fatura tutarlarından oluşan bakiyeyi değil, içerisinde ilgili fatura tutarlarının da yer aldığı cari hesap bakiyesinden kaynaklanan 4.017,45 TL bakiyeyi dava konusu yaptığı anlaşılmaktadır.
Taraflar tacir olduklarından ilişkilerinde faiz esas olup, önceden kararlaştırılmasa bile faiz istenebilir. Bir alacağa faiz istenebilmesi için, ödeneceği tarihin net olarak belli olması veya belli değilse alacaklı tarafından çekilerek bir ihtar veya ihbar ile borçlunun temerrüde düşürülmesi veya icra takibine başvurulması gerekir. Dosyamızda davalının temerrüdüne dair bir belge ve iddia yoktur. Bu nedenle temerrüt takiple oluşmuştur. Zaten talepte bu yöndedir.
Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davacının, davalıdan, 21.08.2013 takip tarihi itibariyle 4.017,45 TL asıl alacağının olduğu, Davacının takip dosyasında hesaplamış olduğu işlemiş faizin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm bu açıklamalardan belirlendiği üzere davanın kabulü ile …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 4.017,45-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktarlara avans faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı likit bir borcunun varlığını bildiği halde sadece alacağın tahsilini geciktirmek için itirazda bulunduğu anlaşıldığından İİK 67/2 maddesi uyarınca alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminat tutarı olan 803,49.-Tl nin davalıdan alınarak davacıya vermek gerekmiştir.
Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1- İş bu davanın kabulü ile …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasında davalının itirazının 4.017,45-Tl üzerinden iptali ile takibin devamına takipten sonra asıl alacak olan bu miktarlara avans faiz yürütülmesine, fazla istemin reddine,
% 20 icra inkar tazminatı 803,49 Tl nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
2-Karar ve ilam harcı 274,43-TL nin peşin alınan 77,21-TL den düşümü ile kalan 197,22-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 109,01-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan 611,60-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 543,41-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 2.725,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2019
Katip …
Hakim …