Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/521
KARAR NO: 2018/548
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/05/2015
KARAR TARİHİ : 23/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 28.03.2015 günü saat 19.40 sıralarında, Müvekkilleri … ve …’nun 2011 doğumlu çocukları …, babası … ve kardeşi ile birlikte … ilçesi … tramvay durağı peronunda yan yana yürüyüşleri sırada, … istikametine hareket etmiş olan dava dışı …’ın makinisti olduğu … ve … numaralı iki vagondan oluşan tramvay katarının iki vagon arasındaki kuplan diye isimlendirilen bağlantı bölgesine düşerek vagonun altında kalıp genel vücut travması ve iç kanama sonucu vefat ettiğini, Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre küçük yaşta ölen çocuklar ana ve babalarının varsayımsal desteği olduğunu, 01/01/2011 doğumlu …’in 4 yaşında ölmüş olup ailenin kırsal kesim kökenli oluşunun da dikkate alındığında desteğin 18 yaşından değil 10-12 yaşlarından başlayacağı bu yaşlardaki bir çocuğun anne ve babasına yardım ve hizmet ederek destek olacağının kabul olunmasının gerektiğini, mülkiyeti … Tic. A.Ş’ye ait olan tramvayın 01/08/2014-01/08/2015 tarihleri arasında geçerli … poliçe nolu trafik sigortası ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, bu poliçe kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle şimdilik 1.000-TL belirsiz maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden kaza tarihi olan 28/03/2015’den itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu kazaya karışan … plakalı aracın müvekkili nezdinde Zorunlu Karayolları Taşıma Mali Sorumluluk Sigortası Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davacının zararlarını gidermekle yükümlü olduğunu, oluşan kazanın tespit tutanağından da görüleceği üzere davacıların desteğinin kusurlu hareketi nedeniyle kazanın oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından sigortalanan aracın sürücüsüne izafe edilecek bir kusurun bulunmadığını, kaza yapan aracın tramvay olduğunu ve kazanın meydana geldiği yerin kara yolu olmadığını, aracın karayolunda işletilmesi sırasında meydana gelmediğini, bu sebeple talep edilen tazminatın poliçe teminatı dışında olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, Trafik kazası nedeniyle desteğini kaybeden davacıların bu nedenle maddi zararlarını davalı sigorta şirketinden tahsili istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin talebi destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olup, destekten yoksun kalma tazminatı, 6098 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 53/3. maddesinde düzenlenmiş olup; “Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar” şeklinde hükme bağlanmıştır.
Görülmektedir ki, destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
Haksız bir eylem sonucu desteğini yitiren kimse BK’nın 53/3. maddesine dayanarak uğradığı zararın ödetilmesini isteyebilir. Ancak, destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesi için öncelikle, ölen ile destekten yoksun kalan arasında maddi yönden düzenli ve eylemli bir yardımın varlığı gerekir.
BK’nın 53. maddesinde sözü geçen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların olağan akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
O halde destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılması yeterli görülür.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.04.1982 gün, 979/4-1528 E., 1982/412 K. sayılı kararı )
Diğer taraftan, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.03.1978 tarih ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde de: “Destekten Yoksun Kalma Tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmış; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 30.11.2005 gün ve 2005/4-648 E.-2005/691 K. sayılı ilamında da aynı esaslar benimsenmiştir.
… Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma … karar nolu soruşturma dosyasında alınan kusur raporunda; Yaya …’nun asli kusurlu olduğu, Yaya …’nun ise kazanın meydana gelişinde hayatın olağan akışı göz önüne alındığında kusursuz olduğu kanaati bildirilmiş kazaya konu olay ile ilgili olarak2015/34557 sor 2015/24229 karar ile Kovuşturmaya Yer Olmadığınına dair Karar verilmiştir.
Mahkememizce dosyanın aktüer bilirkişiye tevdi ile davacıların talep edebilecekleri tazminat miktarının hesaplanmasının istenmesine karar verildiği, Aktüerya Bilirkişi … 30/09/2016 tarihli Kök Raporunda; …Cumhuriyet Başsavcılığının … Soruşturma Esas dosyasındaki raporunun kabul edilmesi halinde; Kazaya karışan … plakalı Tramvay’ın, İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün kusuru bulunmadığından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. Maddesine göre doğan zarardan dolayı sorumlu olamayacağı, buna göre … plakalı Tramvay’ın sigortacısı davalı … A.Ş’nin de destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulamayacağı, raporun dikkate alınmayarak 28.03.2015 günü trafik kazasında ölen …’nun anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının, tramvay sürücüsünün %100 olarak görülmesi halinde, Baba …’nun (21,26) yıllık destek zarar toplamı Anne …’un (26.66) vıllık destek zararı 144.321,62.-TL olduğu kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekilince, bilirkişiler tarafından belirlenen miktar üzerinden dava değeri artırılmış ve davacının dilekçesi davalı yana tebliğ edilmiştir.
Mahkememizce Davalı tarafça sunulan itirazların objektif verilere dayanması nedeniyle bilirkişiden itiraz doğrultusunda ek rapor istenilmesine karar verildiği, Bilirkişi … tarafından sunulan 1. Ek raporunda; Davalının itirazları doğrultusunda yeniden yapılan hesaplamalar neticesinde, kazaya karışan araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu görülmesi durumunda, ölen …’nun anne ve babası olan davacıların destekten yoksun kalma tazminat tutarlarının Baba …’nun (17,904) yıllık destek zarar toplamı 46.843,61.-TL, Anne …’un 123.584) yıllık destek zararının 70.80L59-TL, Toplam 117.645,20.-TL. Hesaplandığı kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce 05/07/2018 tarihli celsede dosya kapsamında alınmış bir kusur raporu bulunmadığı görülmekle bilirkişinin yanına kusur tayini yapmak üzere Nadir Yayla’nın eklenmesiyle dosya kapsamına göre kusur durumunun ve tazminat hesabının ek rapor alınarak belirlenmesine istenilmesine karar verildiği, Bilirkişiler tarafından sunulan 24/10/2017 tarihli 2. Ek raporunda, Kazanın oluş şekline göre, tramvayın makinisti …’a kusur izafesi için bir sebep olmadığı gibi, tramvay isletmesinin de kazanın meydana etkili olabilecek her hangi bir hizmet kusuru görülemediği, Davacının, telefonla konuşması veya başka sebeple 4 yaşındaki çocuğunu serbest bırakması, çocuğun da yürürken gösterdiği dikkatsizlik sonucu hat boşluğuna düşmesiyle meydana gelen kazada; davacı baba …’nun tam olarak sorumlu ve kusurlu sayılmasının uygun olacağının kabul edilmesi halinde; Kazaya karışan … plakalı Tramvay’ın, makinisti (sürücüsü) … ile aracın sigortalı ve ticari sahibinin (işleteni) … Tic. A.Ş.’nin kusuru bulunmadığından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1. Maddesine göre doğan zarardan dolayı sorumlu olamayacağı, buna göre … plakalı Tramvay’ın sigortacısı, davalı … A.Ş’nin de destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulamayacağı kanaati bildirlimiştir.
28.03.2015 günü saat 19.40 sıralarında makinist-vatman …’ın kullandığı … vagonları bulunan sahibi/işleteni … Tic. A.Ş. olan, … plaka sayılı Tramvay ile …. seferini gerçekleştirirken … Caddesinde … Tramvay İstasyonuna geldiğinde durduğu, yolcu indirme-bindirme eylemini gerçekleştirdikten sonra kapıların kapanmasının ardından … Tramvay İstasyonuna doğru harekete geçtiği esnada, …y durağı yolcu- yaya alanı içerisinde durak dışına çıkmak için yanında iki çocuğu ile birlikte yaya olarak ilerleyen …’nun telefonla konuştuğu esnada sağında bulunan ve … plaka sayılı hareket halindeki Tramvaya sarı çizgiyi geçerek yakın bir şekilde ilerleyen 13.07.2011 doğumlu yaya …’nun dengesini kaybederek kublaj olarak bilinen tramvayın iki vagonu arasına düşmesi neticesinde trafik kazası meydana gelmiştir. Tramvayın altında sürüklenen yaya … ağır bir şekilde yaralanmış ve kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir.
… Cumhuriyet Başsavcılığında ve Mahkememize aldırılan kusur raporlarında müteveffa …’nun %100 kusurlu olduğu, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğu görülmüştür.
Mahkememizce icra edilen yargılama ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde itibar edilen ve hükme esas alınan 2. Bilirkişi Ek raporunda belirlenen kazanın oluş şekline göre, tramvayın makinisti …’a kusur izafesi için bir sebep olmadığı, tramvay isletmesinin de kazanın meydana etkili olabilecek her hangi bir hizmet kusuru görülemediği, davacının, telefonla konuşması veya başka sebeple 4 yaşındaki çocuğunu serbest bırakması, çocuğun da yürürken gösterdiği dikkatsizlik sonucu hat boşluğuna düşmesiyle meydana gelen kazada; davacı baba …’nun tam olarak sorumlu ve kusurlu sayılmasının uygun olacağının kabul edilmesi halinde; Kazaya karışan … plakalı Tramvay’ın, makinisti (sürücüsü) … ile aracın sigortalı ve ticari sahibinin (işleteni)… Tic. A.Ş.’nin kusuru bulunmadığından, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85/1. Maddesine göre doğan zarardan dolayı sorumlu olamayacağı, buna göre … plakalı Tramvay’ın sigortacısı, davalı … A.Ş’nin de destekten yoksun kalma tazminatından sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılmış bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince peşin alınan 517,70-TL den 35,90-TL karar harcının mahsubu ile kalan 481,80-TL. harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Davalı vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 14.295,73-TL. nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23/05/2018
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır