Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2016/353 Esas
KARAR NO : 2018/64
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/08/2016
KARAR TARİHİ : 26/02/2018
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigorta poliçesi ve nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı şirket tarafından yurtdışı şirketi satılan sentetik elyaf emtiasının …’den … Devletlerine nakliyesi işinin 11/02/2015 tarihli navlun faturası ile davalı tarafından üstlenildiğini, geminin tahliye limanına varışına müteakip gemiden tahliye edilen konteynerlerin liman sahasına aktarıldığı ve yapılan gümrük işlemleri sonrasına konteynerlerin alıcı firmanın görevlendirdiği, firma tarafından kara yolu nakliyesinin gerçekleştirildiğini, emtianın konteyner tavanının köşe kısmının delik olması nedeniyle ıslandığının tespit edilmesi üzerine rezerv notunun düşüldüğünü, ekspertiz raporu sonrası hasar bedelinin 4.849,84 USD olduğunun belirlenip 14/05/2015 tarihinde sigorta tazminatının sigortalı şirkete ödendiğini, müvekkilinin TTK 1472.maddesi gereğince haklarına halef olduğunu, ve alacağın tahsili amacıyla … 13. İcra Müdürlüğü … esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını belirterek itirazın iptali ile icra takibinin devamına, % 20’den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin… Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın TTK 1188.maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, iddia edilen hasardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin TTK hükümleri kapsamında tedbirli bir taşıyanın göstermesi gereken tüm özeni gösterdiğini, davacının ödemeye ilişkin ve sigortalının haklarından feragat ederek bu hakları sigortacıya devrettiğine ilişkin temliknamenin sunulmadığını, davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığını, konişmentoda ki kayıtlar gereğince eşyanın yükleme ve boşaltılması işleminin alıcının tayin ettiği kişilerce gerçekleştirilip müvekkilinin taşıma işini gerçekleştirdiğini ve meydana gelen hasardan TTK 1188. maddesi gereğince sorumlu olmadığını, usulüne uygun bir hasar tespitinin mevcut olmadığını, hasar ihbarının gerektiği gibi yapılmadığını, alacağın likit olmayıp müvekkiline tevcih edilebilecek herhangi bir sorumluluğunun sınırlandırma hükümlerine tabi tutulması gerektiğini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile masrafların ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; davacı … şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı emtianın deniz yolu ile taşınması sırasında oluştuğu iddia edilen emtiadaki sigortalısına ödediği hasar bedelinin davalıdan TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla yapılan icra takibine itirazın İİK nun 67.maddesi gereğince iptaline ilişkindir.
Taraf vekillerince davaya ilişkin tüm delilleri, konişmento, nakliyat sigorta poliçe örneği, ekspertiz rapor örneği, davalı tarafından düzenlenen navlun fatura örneği dosyaya sunulmuş, hasar dosyası ve taşıma belgeleri dosyaya temin edilmiştir.
… 13.İcra Müdürlüğünün … esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının … olduğu, borçlusunun … Konteyner Taşımacılık ve Denizcilik A.Ş olup, ödeme emrinin 15/09/2015 tarihinde tebliğ edildiği, 21/09/2015 tarihinde itirazın edildiği, davanın 26/08/2016 tarihinde İİK nun 67.maddesi gereğince davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Dosyada mevcut 11/02/2015 tarihli faturanın incelenmesinde davalı tarafından … Tekstil adına düzenlenen navlun faturası olduğu, nakliyat emtia abonman sigorta sözleşmesinde sigortalının … Tekstil İhracat Pazarlama A.Ş olduğu, 07/05/2015 tarihli ekspertiz raporunda hasar miktarının 4.408,92 USD olduğu, 17/03/2015 tarihinde nakliyeci firma tarafından emtianın araca yüklenmek suretiyle alınıp alıcı firma tarafından emtianın tahliyesi sırasında konteyner üst tavan köşe kısmının delik olduğu ve o bölgeye denk gelen üç adet balyanın ıslanmak suretiyle hasarlanmış olduğunun tespit edildiğinin anlaşıldığın, deliğin muhtemelen emtianın deniz yolu nakliyesi sırasında almış olduğu bir darbe – kaza sonucu meydana gelmiş olduğu görüş ve kanaatine varıldığının belirtildiği, konişmentonun incelenmesinde fiili taşıyanın … Container Transportatıon Shıpppıng Inc olduğu, konişmentoda “…, …” ibarelerinin yer aldığının anlaşıldığı, dosyadaki mevcut 14/05/2015 tarihli dekonttan 4.849,81 USD nin ödendiği, 10/05/2015 tarihli emtiaya ilişkin faturada Fob teslim şekli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, dosya içerindeki belgelerden davalının taşıyan sıfatı ile hareket ettiği nedenle davalının deniz yolu ile yük taşımasında meydana gelen zarardan sorumlu tutulabileceği, hasar ihbarının malın tesliminden 1 gün sonra davalıya bildirildiğinin dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, kamyon şoförünün ismi olan belgede hasarın ıslanmış olabileceği belirtilip, başka bir belgede ise farklı bir isim olduğu belgenin alıcısı tarafından düzenlendiği kanaatine varıldığı, hasarın davalı taşıyana zamanında bildirilmesi nedeniyle taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri gelmediğinin ispat yükünü taşıyan üzerinde bulunduğu, hasarlı yükün taşındığı konteyner ile ilgili olarak hasarın tespit edildiği tarihten önce tutulan interchange raporu dosyada bulunmadığı, ihbarın kara yolu taşıyanına usulüne uygun olarak yapıldığı, FOB satış ile CIF satışta hasarın geçiş anının aynı olup gümrük beyannamesinin kayıtlarına göre mal mükabili ödemesinin söz konusu olduğu, davalının deniz yolu taşımasını gerçekleştirdiği nedenle zarardan sorumlu olmadığını, kara yolu taşıyanının sorumlu olduğunu, hasarın poliçe teminat kapsamında bulunduğunu, davada Fob ve mal mukabili bir satışın söz konusu olması sebebiyle davacı sigortacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili bilirkişi raporuna beyanında, bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda değerlendirmelere itiraz ettiklerini belirterek yeniden inceleme yapılarak ek rapor düzenlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili bilirkişi raporuna beyanında; müvekkili firmanın hasardan sorumlu olmadığının belirlendiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce davacı … şirketi tarafından dosyaya sunulan belgeler ve renkli fotoğraflarında incelenmek suretiyle bilirkişilerden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve ek inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen ek bilirkişi raporunda; dosya içeriği belgelerden yapılan incelemeler sonucu sunulan ek renkli fotoğraflara rağmen zararın deniz yolu ile yük taşımasında meydana geldiğinin kesin olarak ispatlar herhangi bir bilgi yada belgenin bulunmadığını, fotoğrafların detayları göstermediği, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediği ve davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce sigortalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde mal bedelinin tahsil edilip edilmediğinin belirlenmesi için inceleme yapılmasına karar verilmiş ve inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda; incelenen kayıtlara göre hasar gören malların alıcısı olan firmaya 158.641,41 USD tutarında fatura düzenlendiği, bu miktar mal bedeline istinaden 142.770,27 USD tahsilat yapıldığı ve bakiye 15.864,14 USD eksik tahsilatta bulunulduğu belirtilmiştir.
Davacı ve davalı vekilleri beyanları, sunulan deliller, inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporları ile tüm dosya kapsamına göre, davacı … şirketi ile davadışı sigortalı arasındaki Nakliyat Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan emtiaların davalı şirketin sorumluluğunda olan deniz yolu ile taşınması sırasında hasarlanması nedeniyle sigortalısına ödediği hasar bedelinin TTK nun 1472.maddesi gereğince rücuen tahsili amacıyla … 13.İcra Müdürlüğünün … esas sayılı icra dosyası ile takip yapıldığı, davalının takibe süresinde itirazı ile İİK nun 66 ve devamı maddeleri gereğince takibin durduğunu, davacı … şirketince İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede davanın açıldığı,Dosyada mevcut 11/02/2015 tarihli faturanın incelenmesinde davalı tarafından … Tekstil adına düzenlenen navlun faturası olduğu, bu şirketin davacı … şirketinin sigortalısı olduğunun nakliyat emtia abonman sigorta poliçesinden anlaşıldığı, dosyadaki mevcut dekonttan itibariyle davacı … şirketi tarafından hasar bedelinin ödendiği ve davacı … şirketinin sigortalısı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonrası dosyaya iraz edilen bilirkişi raporunda mal bedelinin sigortalı şirket tarafından eksik tahsil edildiği anlaşılmakla davacı … şirketinin aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, davalının düzenlediği navlun faturasının sigortalı adına düzenlenmiş olduğu ve davalının navlun faturası düzenlemesi ile TTK’nun 917 ve devamı maddelerinde düzenlenen taşıma işleri komisyoncusu olarak taşımayı üstlendiği, komisyoncunun taşıma işini bizzat yapmayarak başka birine de yaptırabileceği somut olayda taşımanın dosyadaki mevcut konişmentodan fiili taşıyanın… Container Transportatıon Shıpppıng Inc firması olduğu davalının TTK’nun 917.maddesi gereğince pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, davacı … şirketi tarafından nakliyat emtia abonman sigorta sözleşmesinin yapıldığı, TTK’nun hak düşürücü süre başlıklı maddesinde eşyanın ziya veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkının 1 yıl içerisinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşeceği hükmüne yer verilmiş olup, taşımaya konu emtianın teslim tarihinin 17/03/2015 tarihi olduğu, icra takip tarihinin 10/09/2015 tarihi olup takibin madde de belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapıldığı anlaşılmış olup, mahkememizce yapılan inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda, dosya içerindeki belgelerden davalının taşıyan sıfatı ile hareket ettiği nedenle davalının deniz yolu ile yük taşımasında meydana gelen zarardan sorumlu tutulabileceği, hasar ihbarının malın tesliminden 1 gün sonra davalıya bildirildiğinin dosyadaki belgelerden anlaşıldığı, kamyon şoförünün ismi olan belgede hasarın ıslanmış olabileceği belirtilip, başka bir belgede ise farklı bir isim olduğu belgenin alıcısı tarafından düzenlendiği kanaatine varıldığı, hasarın davalı taşıyana zamanında bildirilmesi nedeniyle taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri gelmediğinin ispat yükünü taşıyan üzerinde bulunduğu, hasarlı yükün taşındığı konteyner ile ilgili olarak hasarın tespit edildiği tarihten önce tutulan interchange raporu dosyada bulunmadığı, ihbarın kara yolu taşıyanına usulüne uygun olarak yapıldığı, FOB satış ile CIF satışta hasarın geçiş anının aynı olup gümrük beyannamesinin kayıtlarına göre mal mükabili ödemesinin söz konusu olduğu, davalının deniz yolu taşımasını gerçekleştirdiği nedenle zarardan sorumlu olmadığını, kara yolu taşıyanının sorumlu olduğunu, hasarın poliçe teminat kapsamında bulunduğunu, davada Fob ve mal mukabili bir satışın söz konusu olması sebebiyle davacı sigortacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu belirtilip, taraf vekillerinin beyan ve itirazları ile davacı vekilince dosayya sunulan renkli fotoğraflar ve belge değerlendirilmek üzere bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve ek inceleme sonrası dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda; dosya içeriği belgelerden yapılan incelemeler sonucu sunulan ek renkli fotoğraflara rağmen zararın deniz yolu ile yük taşımasında meydana geldiğinin kesin olarak ispatlar herhangi bir bilgi yada belgenin bulunmadığını, fotoğrafların detayları göstermediği, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin tespit edilemediği ve davalının meydana gelen zarardan sorumlu olmadığı belirtilmiş olmakla, TTK nın 1178. Maddesinde, “Taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yükletilmesi, istifi, elden geçirilmesi, taşınması, korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli bir taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür.
Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya tesliminde gecikmenin, eşyanın taşıyan hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.”
Hükmüne yer verilmiş olmakla birlikte somut olayda davalı taşıyıcı şirket tarafından deniz yolu taşımasının gerçekleştirilip ayrıca emtianın alıcısına tesliminde kara yolu taşıması da söz konusu olup kara yolu taşımasını davalı firma dışında fiilen başka bir firma tarafından gerçekleştirilip ayrıca konteynerin üst kısmında delik olduğu ve yükün muhtemelen ıslanma sonucu hasarlandığının belirtilip söz konusu bildirimin kara yolu taşıyanına yapılıp davalı deniz yolu taşıyıcısına usulüne uygun ve süresinde ihbarın yapılmadığı, sorumluluktan kurtulma halleri başlıklı TTK nın 1179. Maddesinde taşıyanın veya adamlarının kasıtından veya ihmalinden doğmayan sebeplerden ileri gelen zarardan taşıyanın sorumlu olmadığı ve taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin bu zarara sebebiyet vermediğini ispat yükünün taşıyana ait olduğu hükmüne yer verilmiş olup TTK nın bildirim başlıklı 1185. Maddesinde ziya veya hasarın taşıyana bildirilmesi koşullarına yer verilmiş olup buna göre taşıyanın temsilcisi tarafından imzalanan tutanağın mevcut olması gerekip bu durumda taşıyana yazılı bir ihbara gerektiği olmadığı söz konusu olup bu durumda ispat külfetinin yer değiştirdiği TTK nın 1184 ve 1185. Maddenin 1 ve 2. fıkralarında yer alan hasarın tespiti ve deniz yolu taşıyanına yönelik ihbarına ilişkin koşulların karşılanmadığı, hasardan davalının sorumlu tutulamayacağı TTK nun 1185/6 maddesinde belirlenen şekilde usule uygun olmadığı, ihbarın TTK nun 1185/4.maddesinde “Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir.” hükmüne yer verilmiş olup, dosyada davalı taşıyanın veya temsilcisinin bulunduğu bir hasar tutanağının olmadığı kaldı ki ekspertiz raporunda sözkonusu hasarın meydana gelişine yönelik kesin ve net nedenler belirlenmeyip sadece ihtimale yönelik nedenler belirtilmiş olup ayrıca dosyada mevcut bilirkişi raporunda da sunulan renkli fotoğraflardan da konteynerdeki delik bölümün üzerinde oluşan korozyon – paslanma miktarı veya darbenin görüntüsü üzerinden hasarın nerede olduğu ile ilgili daha ayrıntılı bir değerlendirme yapmanın mümkün olmadığı belirtilmiş olup kaldı ki emtiada ıslaklık oluştuğu nedenle hasar oluştuğu belirtilmiş ise de söz konusu ıslanmanın deniz suyundan olup olmadığına yönelik gümüş nitrat testinin de bulunmadığı, ıslanmanın deniz suyu kaynaklı olup olmadığının belli olmadığı, oluştuğu belirtilen hasarın deniz yolu ile taşınmasında meydana geldiğinin kesin olarak ispatlanamadığı, ayrıca kara yolu taşınması yapan firma tarafından konteynerin kendisi tarafından teslim alınırken herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmediği ve kendisi yükleri teslim alırken yüklerde hasar olduğunun tutanak ile tespit edilmediği, daha sonra yüklerin kendisi tarafından teslim ediliği zaman zararın meydana gelmiş olduğunun ortaya konulduğu, söz konusu teslim sırasında düşülmüş olup buna göre kara yolu taşımasına yönelik tutanak tutulduğu, yükleme, istif ve sayım işlemlerinin yükleten tarafından yapıldığı ve konteynerlerin gümrük sahasından çıkarılması sırasında veya gemiden indirilmesinde dış görünüm itibariyle konteynerin hasarlı olduğuna dair herhangi bir tutanağında dosyada olmadığı nedenle davacı tarafından hasarın emtiaların davalı taşıyanın hakimiyetinde iken meydana geldiğinin ispatlanamadığı, konteynerin kara yolu taşıyanına teslimi sırasında haricen hasarın olduğuna dair herhangi bir tutanağın bulunmadığı, konteynerin limanda tahliye edilmesi sırasında hasarlı olduğunu gösteren bir raporun bulunmadığı , davalının sorumlu olduğu bir nedenden hasarın meydana geldiğinin ortaya konulamadığını ayrıca konşimentodaki kayıtlar gereği yükleme ve istiflemenin yükleten tarafından yapıldığı ve taşıyanın konteyneri mühürlü olarak teslim alıp mühürlü olarak teslim ettiği kara yolu taşımasında da herhangi bir görevinin bulunmadığı, konteynerin gemiden indirilirken hasarlı olduğuna dair konteynerin görünümüne ilişkin bir tutanağın bulunmadığı ve tüm bu belgeler ve bilgilere göre emtiada oluştuğu belirtilen hasarın deniz yolu taşıması sırasında emtianın davalının hakimiyetinde iken hasarlandığı ispatlanamadığından davanın reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın reddine,
2-Davalının tazminat talebinin İİK nın 67. Maddesi gereğince koşulları oluşmadığından reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç tarifesi uyarınca 35,90 TL karar harcının 231,26 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 195,36 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 2.180 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ‘ya verilmesine,
5- Taraf vekillerince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın , avansı yatıran tarafa karar kesinleştiğinde resen iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/02/2018
Katip Hakim