Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2020/310 Esas
KARAR NO : 2021/56
DAVA : Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 26/09/2020
KARAR TARİHİ : 08/02/2021
Mahkememizde görülmekte olan Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketinin basım- yayın sektörü faaliyetin de bulunduğunu, müvekkilinin Finlandiya’dan Türkiye’ye sevkiyatının davalı firma tarafından gerçekleştirildiğini,müvekkilinin 2020 Ocak ayında … şirketinden alınan teklif üzere sipariş etmiş olduğu ve teslimat için … firması tarafından davalı firma ile anlaştığını, davalı firması malların sevkiyatını yaptığını, sevkiyattın davalı … firması tarafından gönderildiğini, müvekkiline yönelik herhangi bir varış bildiriminde bulunulmadığını, tevdi işlemine ilişkin davalı … firması ve diğer davalı şirket tarafından müvekkiline herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, eşyaların yaklaşık 1 ay davalı … firmasına ait konteynerler içerisinde davalı şirkete ait ardiyede bekletildiğini, müvekkilinin sevkiyatının gerçekleştiğini, müvekkilinin malları davalı şirketinden teslim alabilmek için 31 günlük (153.397,63 TL) ardiye ücretini ödemek mecburiyetinde kaldığını ancak malları teslim alabildiğini, navlun sözleşmeleri kapsamında taşınan eşyayı varış limanda boşaltma işlerine ilişkin hususlar ve taşıyanın varış bildirimi yükümlülüğü TTK’nın ilgili hükümlerinde düzenlendiğini, müvekkilinin uğradığı zararların tespiti ve kusur durumu yargılama da toplanan deliller ve bilirkişi raporu ile ortaya çıkacağını, davanın kısmi alacak davası olarak yürütülmesine, davanın kabulüne, müvekkilin satın aldığı emtiaların kendisinin bilgisi dışında tevdii edilen ardiyeden teslim almak için davalı şirketine ödediği tutar olan 153.397,63 TL ‘nin şimdilik 1.000,00 TL’nin kusur ve sorumluluk kapsamında her iki davalıdan müşterek ve müteselsil tahsili ile müvekkiline ödenmesine, müvekkil şirketin ticari emtiasının geç teslim edilmesinden ötürü doğan zararların bilirkişi marifeti ile tespit edildiğinde şimdilik 1.000,00 Tl ‘nin her iki davalıdan müşterek ve müteselsil tahsili ile müvekkiline ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: dava konusu asıl uyuşmazlık, davacı şirket ile diğer davalı arasında olduğunu, davalı taşıyanın ile yük alıcısı arasındaki uyuşmazlıklara ilişkin hukuki bir değerlendirme veya savunma yapmasının imkansız olduğunu, davacı şirket davalı … A.Ş.’nin müşterisi olmadığını davacı ile arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, 6100 sayılı HMK’nın 31. 119. Ve 194. Maddeleri uyarınca, maddi tazminat talebi yönünden dayandığı vakıayı somutlaştırması için davacıya kesin süre verilmesini, davanın reddine ve yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Dava; Dava konusu taşıma dolayısıyla davacının ödemiş olduğu ardiye ücreti ve emtianın geç teslimi nedeniyle uğradığını iddia ettiği zararlar nedeniyle davalılardan talepte bulunup bulunamayacağı bulunabilecekse zararın miktarı ile Davalıların Milletler arası yetki itirazı, husumet ve zamanaşımı itirazlarının kabul edilip edilmeyeceği istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin 04/02/2021 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davalı … vekilinin 05/02/2021 , davalı … vekilinin 08/02/2021 tarihli dilekçeleri ile davacını feragati nedeniyle davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti istemediklerini beyan ettikleri anlaşıldı.
Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelemesi sonucunda, davadan feragate yetkili olduğu anlaşılmıştır.
Davalı … vekilinin 01/02/2021 tarihli celsede feragata bir diyeceğimiz olmadıklarını davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz olmadıklarını beyan ettiği görülmüştür.
Davalı … vekilinin 01/02/2021 tarihli celsede feragata bir diyecekleri olmadıklarını, davacıdan herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebimiz olmadıklarını beyan ettikleri görülmüştür. dedi.
Bu nedenlerle; HMK 307, 309 ve 311 maddeleri gereğince davadan feragatin kesin hükmün sonuçlarını doğurması dikkate alınarak davanın feragat nedeni ile reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harç tarifesi ve Harçlar Kanunu gereğince tayin olunan 59,30 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 54,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4,90 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye İRAD KAYDINA,
3-Taraf vekillerince herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti istenmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, Davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/02/2021
Başkan …
e-imzalı
Üye …
e-imzalı
Üye …
e-imzalı
Katip …
e-imzalı