Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/315 E. 2018/847 K. 04.07.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/315
KARAR NO : 2018/847
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/03/2015
KARAR TARİHİ: 04/07/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2013 tarihinde sürücü …’ın sevk ve idaresindeki … plâkalı aracı ile … Caddesinden … istikâmetine seyri halinde iken, yolun karşısına geçmekte olan yaya müvekkili yaya …’a aracının sağ ön kısmı ile çarpması sonucu, meydana gelen kazada müvekkilinin ağır yaralandığını ve sakat kaldığını belirterek, müvekkilinin işbu kaza nedeni ile uğradığı sürekli/kalıcı iş gücü kaybı nedeni ile 100,00-TL mutad iştigalinden geri kaldığı ve çalışamayarak geçici iş göremez hale gelmesi ve gelir kaybına uğraması nedeni ile 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00-TL maddi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdantahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan … plakalı aracın müvekkili şirkez nezdinde Trafik Sigorta Poliçesi ile Karayolu Motorlu Araçlar ZMMS poliçesi ile 20.3.2013-20.3.2014 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, anılan poliçe uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ( sakatlanma ve ölüm kişi başına 250.000,00-TL ) ile sınırlı olduğunu ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, poliçe limiti üzerindeki zararlardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, sigortalı araç sürücüsüne yüklenecek kusuru ve meydana gelen zararı ispat yükümlülüğünün davacı tarafta olduğunu, davacıların, kusur ve zararı kanıtlayamaması halinde müvekkili şirketin sorumlu olamayaacağından mahkemece kusura ilişkin yapılacak bilirkişi incelemesi ile kusur durumunun net bir şekilde ortaya çıkacağını, davacının avans talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
Davacılar vekili 04/04/2018 tarihli dilekçe ile, davalı şirket ile dava haricinde sulh olduklarını ve davadan feragat ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin de 05/04/2018 tarihli dilekçe ile, dava konusu kaza nedeniyle …’ın maluliyetine ilişkin olarak davacı vekili Av…. adına, alınan aktüer raporuna göre asıl alacak ve fer’ileriyle toplam 9.570,20 TL ödeme yapıldığını, iş bu ödemeyi almakla, davacı vekilinin sözü geçen kazaya müteallik her türlü hak, dava ve alacaktan müvekkili şirketin zimmetini tamamen, kesin olarak ibra ettiğini, dava konusu olay nedeni ile müvekkili şirket aleyhine açılan davadan ve fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, yapılan bu ödeme neticesinde müvekkili şirketin başkaca sorumluluğu kalmadığından, aleyhlerine açılan davanın feragat nedeni ile reddinin gerektiğini, dava konusuz kaldığından usul ekonomisi gereği duruşma günü beklenmeksizin davanın feragat nedeniyle reddine, masraf ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dilekçede; davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmesini talep ettiği ancak masraf ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirmiştir.
6100 Sayılı H.M.K’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacının feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine ilişkin aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİ İLE REDDİNE,
2-Alınması gereken 35.90-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 27,70-TL nin düşümü ile noksan kalan 8,20-TL bakiye ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı vekili masraf ve vekalet ücreti talebinin bulunmadığını beyan ettiğinden, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
5-Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen 14/02/2018 tarihli, … no.lu 564,50-TL ATK fatura bedeli davacı tarafça kurum hesabına yatırıldığına dair dekont
dosyaya sunulmadığından, 564,50-TL ATK fatura bedeli davalıdan tahsili ile ilgili kurum
hesabına yatırılmasına, kararın ifası için Adli Tıp Kurumuna müzekkere yazılmasına,
6-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair tarafların yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip e-imzalıdır Hakim e-imzalıdır