Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
… ( KAPATILAN ) … ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN
… ESAS SAYILI DOSYASI BU DOSYA İLE BİRLEŞTİRİLMİŞTİR.
ESAS NO : 2018/82 Esas
KARAR NO : 2019/345
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 25/02/2013 – 25/01/2018
KARAR TARİHİ : 09/12/2013 – 17/04/2019
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Asıl dava Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirket tarafından ithal edilen “…” (… sistemi) ve sarf malzemesi ürünlerinin satış ve pazarlama ürünlerinde yetki bölgesi tüm Türkiye olan “Ana bayii” sıfatıyla taraflar arasında 10/07/2006 tarihinde ana bayilik sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin 7/1 maddesi gereğince sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren üç sene boyunca sözleşmenin geçerli olacağını, bu şekilde müvekkili şirketin “Ana Bayilik” sıfatıyla yetkilendirilmiş olduğunu, müvekkili firmanın sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ülke genelinde ürünlerin tanıtımı için Dental fuarlara katıldığını, diş hekimleriyle görüşmeler sağlandığını, diş depolarıyla irtibat kurduğunu ve “alt ana bayilik” yetkilendirmelerini yaptığını, davalı şirketin sözleşme yükümlerine aykırı davrandığını, web sitesinden müvekkili şirketi sildiğini ve davalı firma yetkilileri tarafından müvekkil firma ile bağlantılarının olmadığının belirtildiğini, müvekkili firmanın yok sayıldığını ve “bölgesel distribitörlükler verilecektir.”
bilgisine yer verildiğini, davalı şirketin ana bayiliğe müşteri yönlendirmesi gerekirken kendisinin irtibat kurduğunu ve müvekkilinin ana bayilik sıfatının yok sayıldığını, davalı şirketin ürünlerle ilgili alması gereken “Garanti Belgesi İzni”ni Sanayi Ticaret Bakanlığı ‘ndan almadığını, ve bu durumun müvekkili firmanın müşterileri tarafından fark edildiğini, mağduriyet doğduğunu , müşterilerin gözünde müvekkili firmanın itibarının zedelendiğini ve müvekkili firmanın manevi olarak zarara uğradığını, bu şekilde müvekkilinin mağdur olduğunu ve ürünlerin yarısından fazlasının müvekkilinin elinde kaldığını , davalı şirkete mağduriyetin giderilmesi için ihtarname gönderildiğini, ancak herhangi bir cevap alamadıklarını, müvekkili şirket tarafından tespit isteyen sıfatı ile … Sulh Hukuk Mahkemesinin … D. İş sayılı dosyasında delil tespiti yaptırıldığını, tespit dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin sözleşmeye aykırı davrandığının belirlendiğini, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından daha fazla mağduriyet olmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini ve bu durumun … Noterliğinin 12/07/2007 tarih ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, müvekkili şirketin sözleşmenin feshine kadar yaptığı masraflar ve uğradığı maddi zarar ve meydana gelen kâr mahrumiyetinin tamamının davalı şirket tarafından tanzim edilmesi gerektiğini, bu nedenle müvekkili şirketin yapmış olduğu tüm masraflar , meydana gelen tüm müspet ve menfi zararlar ile kâr mahrumiyetinin davalı tarafından karşılanması gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 TL maddi tazminatın, 5.000,00 TL manevi tazminatın sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili asıl davadaki cevap dilekçesi ile ; taraflar arasında imzalanan “Ana Bayilik Sözleşmesi”ne göre yetki bölgesi Türkiye geneli ve yetki alanı sadece Dental Sektör ile sınırlı olmak üzere sözleşmenin düzenlendiğini, müvekkili firmanın “…” dışında da distribitörlüğünü yaptığı medikal ürünlerinin bulunduğunu ve bunlarla ilgili (bölgesel distribitörler aracılığıyla) sorumluluklarının bulunduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin “Dental Sektör” ile sınırlı olduğunu, davacının sözleşmenin 4.4 maddesinde belirlenen aylık satış tahminlerini … ‘e yazılı olarak bildirmediğini, davalı şirketin sözleşmenin 4.17 maddesi gereğince ilk siparişi verdikten sonra ki üçer aylık dönemlerde sözleşmeye göre vermesi gereken minimum miktardaki siparişleri vermediğini ve bu şekilde sözleşmeye aykırı davrandığını, “ana bayilik sözleşmesi”nin 6/1 maddesine göre ödemenin siparişle birlikte %30 peşin, kalan %70 ‘nin de sipariş tarihinden itibaren 60 gün vadeli tek bir çek ile yapılması gerektiğini, davacı firmanın sözleşmenin 6.1 ve 6.2 maddelerine de aykırı davrandığını, birden fazla çekler ve senetlerle ödeme yaptığını, çok uzun vadelerle ve çekler ve senetlerle ödeme yapmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, iddia edilenin aksine davacının sözleşme gereği üstüne düşen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşmenin geçerli olması için yapılan ilk sipariş bedelinin sadece %30 ‘nun peşin ödendiğini, kalan %70 ‘nin sözleşme kurallarına göre ödenmediğini ve bu şekilde müvekkili …’in maddi ve manevi zarara uğratıldığını, mal bedelinin peşin alındığı iddiasının geçerli olmadığını, … Sulh Hukuk mahkemesinden yapılan delil tespitine itiraz ettiklerini , sözleşmenin 8.1/a ve 8.1/e maddelerine göre distribitörlük sözleşmesinin kendiliğinden sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Asıl dava da davacı vekili tarafından 27/07/2011 günlü ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebi ıslah edilerek, davacı vekili 98.447,00 TL ‘nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş , ıslah dilekçesi davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
… (Kapatılan ) … ASliye Ticaret Mahkemesinin … Esas … Karar nolu kararı ile mahkememiz dosyasında birleştirme kararı verilen dosyanın dava dilekçesi ile
belirtilen dosyada davacı olan … Ltd. Şti yetkilileri tarafından sunulan dava dilekçesinde ; taraflar arasında 10/07/2006 tarihli “Ana Bayilik” sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile davacı … Ltd. Şti. tarafından ithal edilen ve sözleşmeye konu olan … ( … sistemi) ve sarf malzemelerinin satışı ve pazarlanması amacıyla tarafların anlaşma yaptığını, davalı yanın sözleşme gereğince kendisine yüklenen hak ve yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkilinin hak kaybına uğradığını, davalının sipariş planına uymadığını, müvekkilinin bu nedenle büyük zarara uğradığını, davalının ödeme koşullarını yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinin üretici firmaya verdiği ödeme taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle, müvekkilinin distribitörlük hakkını kaybettiğini belirterek müvekkilinin uğradığı 50.000,00 TL maddi zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dava dosyasında; davalı … vekili bu dosyaya sunduğu davaya cevap dilekçesi ile davanın zamanaşımına uğradığını, Borçlar Kanunu 147/5 maddesi gereğince 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafın 507.826,91 TL zarar belirtmesine rağmen 50.000,00 TL ‘lik kısmi dava açmasının mümkün olmadığını, harcın tamamlanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… Kapatılan … Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas ve … karar nolu ilamı ile birleştirme kararı verilerek dosya mahkememize gönderilmiştir.
… Sulh Hukuk Mahkemesinin … D. İş sayılı dosyası getirtilip incelenmiş, dosyanın incelenmesinden tespit isteyen … – … Diş Deposu tarafından … Ltd. Şti. Aleyhine delil tespiti talep edildiği ve bu dosyada alınan bilirkişi raporunda 06/07/2007 tarihinde aleyhine tespit istenenin www … com adlı internet sitesinde … ürününe ilişkin olarak diş hekimlerine yönelik broşürün yer aldığı, …-dental linkinde tespit isteyen firmanın adı ve iletişim bilgilerinin bulunmadığı, ayrıca sayfanın alt kısmında distribitörün yanında bulunan bayilik kısmının boş bırakıldığı, web sitesinin distribitör kısmında tespit isteyen firmanın distribitör olarak gösterilmediği, bu şekilde sözleşmeye aykırılığın tespit edildiği anlaşılmıştır.
Asıl davada; taraflar arasında düzenlenen “Ana Bayilik Sözleşmesi” hükümlerine uygun davranmayan davalının aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Birleşen davada; yine taraflar arsında düzenlenen aynı “Ana Bayilik Sözleşmesi” gereğince davalının sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmediği iddiasına dayalı olarak açılan maddi tazminat davasıdır.
Taraflar arasındaki ihtilaf her iki tarafın da ana bayilik sözleşmesi gereğince üzerine düşen edimlerini yerine getirip getirmediği yönünde toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan bozma öncesi yargılama sırasında tarafların karşılıklı olarak ticari defterleri incelenmiş , diğer delilleri toplanmış ve 3 farklı bilirkişi heyetinden rapor ve ek raporlar alınmıştır.Taraflar arasında 10/07/2006 tarihinde “… Ürünleri Ana Bayilik” sözleşmesi düzenlenmiş sözleşme gereğince, … Ltd. Şti ‘nin ithal ettiği sözleşme konusu olan ürünlerin satış ve pazarlaması amacıyla yetki bölgesinde belirtilen yerler için tek yetkili ana bayi olarak asıl dava davacısı … atanmıştır.
Sözleşmeye istinaden ana bayi olarak atanan asıl dava davacısı, aylık satış tahminlerini … ‘ e yazılı olarak bildirecek ve asıl dava davacısı sözleşme ile belirlenen satış tahminlerine 3 yıl boyunca ulaşacaktır. Yine aynı sözleşme gereğince Ana Bayi’nin yetki bölgesindeki müşterilerden … ‘e doğrudan yapılan başvurular Ana Bayi ‘ye yönlendirilecektir. Ödemenin siparişi ile birlikte %30 peşin kalan miktarın ise sipariş
tarihinden itibaren 60 gün vadeli çek ile yapılacağı sözleşme ile karar altına alınmıştır.Davalı … ‘in sözleşme gereğince üzerine düşen edimleri yerine getirmemiş olması, internet sitesinde davacı … adına yer vermemesi ve bir kısım müşteriyi ana bayiye yönlendirmemesi nedeniyle davacı tarafından … Noterliğinin 14/09/2007 tarihli, … yevmiye sayılı ihtarname ile davalıdan sözleşmeye aykırı eylemlerini durdurması talep edilmiş ve bu eylemlere devam edilmesi gerekçesi ile … Noterliğinin 12/07/2007 tarihli … yevmiye sayılı ihtarname düzenlenerek davalıya sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamı öncesi yapılan yargılamada; “… Sulh Hukuk mahkemesinin … d.İş sayılı dosyası ile yaptırılan tespitten de anlaşılacağı üzere asıl dava davalısı … Ltd. Şti. ‘ye sözleşme hükümlerine aykırı davranarak davalının incelenen web sitesinde bayi olarak davacı adına yer verilmediği gibi, ilave olarak da yerel distribitörlerin arandığı yönünde ilan yapıldığı ve bu şekilde … Ltd. Şti ‘nin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine aykırı davrandığının anlaşılması, Bilirkişiler vasıtasıyla her iki tarafında mali kayıtları incelenmiş ve asıl dava davacısının sözleşmeden doğan minimum sipariş tutarına ulaşmadığı tespit edilmesi ve her ne kadar Ana Bayi Tarafından minimum sipariş tutarına ulaşılmadıysa da ithalatçı firma … bu gerekçe ile sözleşmenin feshi talebinde bulunmaması sebebiyle , karşı davada davacı olan … ‘in maddi tazminat taleplerinin şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmış olması gerekçesi ile asıl davada davalı olan … Ltd. Şti. ‘nin taraflar arasındaki “Ana Bayilik” sözleşmesinin hükümlerine aykırı hareket ettiği, davalının internet sitesinde davacı adına yer vermediği, henüz sözleşme feshedilmeden önce başka bayilik arandığına ilişkin internet sitesinde ilanların yer alması karşısında davacının ticari itibarı zedelenmiş ve sözleşmenin devam etmesi sebebiyle de maddi zararlar oluştuğu, sözleşmenin feshi sebebiyle davacının elinde kalan … marka ürünlerin elde kalması nedeniyle davacının toplam 101.392,38 TL maddi zararının oluştuğu karara esas alınan 19/09/2013 günlü bilirkişi raporu ile belirlenmiş olup , asıl dava davacısının talebi ile bağlı kalınarak toplam 98.447,00 maddi zararın davalıdan tahsiline ve Tarafların ekonomik durumları ve ticari itibarları Borçlar Kanunun manevi tazminata ilişkin hükümleri doğrultusunda davacının ticari itibarının zedelenmiş olması sebebiyle takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatında asıl dava davalısından tahsiline ve birleşen dava yönünden ise her ne kadar birleşen davada davalı olan … tarafından sözleşme ile belirlenen satış-taahhüt oranlarına ulaşılmamışsa da bu gerekçe ile … Ltd. Şti. tarafından sözleşme feshedilmediğinden birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizin … Esas ve … Karar sayılı ilamı, Yargıtay … Hukuk Dairesi tarafından … Esas ve … Karar sayılı ilamında belirtilen; “Taraflar arasındaki sözleşmenin 5. maddesinde … Ltd Şti.’nin hak ve yükümlülükleri belirlenmiş olup … Ltd.Şti.’nin internet sayfasında anabayi olarak davacı …’ın zorunlu olarak yer alacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Diğer yandan davacı tarafından davalının kendisine haber vermeden 3. kişilere ve şirketlere satış yaptığına ilişkin dosya içeriğinde ispata yarar yazılı bir delil bulunmadığı gibi incelenen davalı defterlerinde de davalının 3. kişilere mal sattığına ilişkin bilgi ve belgeye de rastlanmamıştır. Bu durumda sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği dikkate alındığında müspet zarar talep etme hakkı da bulunmamaktadır. Diğer yönden manevi zararın nasıl oluştuğunun karar yerinde açıklanmadan ticari itibarının zedelendiği belirtilerek manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Ayrıca birleşen davalar bağımsız dava olma niteliklerini korurlar.HMK 297. madde uyarınca da her bir birleşen davanın karar başlığında açıkça gösterilmesi gerekir. Karar başlığı bu yönüyle de hatalıdır. Hal böyle olunca açıklanan hususlar gözetilerek birleşen davada davacının sözleşmeden doğan hakları bulunup bulunmadığı irdelenip buna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.” hususlar yönünden bozulmuştur.
Mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bilirkişi heyetinden ek rapor alınması yönünde ara karar kurulmuş ve bilirkişi raporu alınmıştır. Alınan bilirkişi raporunda özetle; ” birleşen davada davacının sözleşmeden doğan haklarının bulunup bulunmadığı hususunda 28/02/2014 tarihli ek raporda irdelendiği, birleşen dava dilekçesinde davalının sipariş planına uymadığı gerekçesi ile sözleşme olduğu zararları beyan ittiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme yılı başlangıç tarihinin 10/07/2006 tarihli olduğu, sözleşmede belirlenen ilk sipariş miktarının 17/07/2006 – 31/08/2006 tarihleri arasında gerçekleşmiş olduğu dikkate alındığında, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmediği, davacının da davalıya bu hususta bir ihtarda bulunmadığı anlaşıldığı, ayrıca dilekçe ekinde dosyaya sunulan, dava konusu ürüne ait mal alım faturasında, davacının ithalatını yapmış olduğu miktarlar ile davalının ilk siparişte almış olduğu miktarların uyumlu olduğu, davacı yanın, davalının sözleşmedeki ödeme şartlarını yerine getirmediğini, birden fazla çek ve senetle ve uzun vadelerde sözleşmeye aykırı olarak yapılan ödemeler nedeni ile maddi zarara uğramasına neden olduğunu, banka teminat mektubu veya ipotek vermemesi nedeni ile alacağını zamanında alamadığını beyan etmekle ise de, davalıdan almış olduğu ve davalıya iade etmiş olduğu çek ve senetleri kabul ettiği, sözleşmenin 6.2. Maddesi gereği 5 milyar TL’ yi geçen çek ile yapılacak ödemeler için banka teminat mektubu veya ipotek verileceği kararlaştırılmış olduğu, buna göre davalıdan alınan çeklerden 11/08/2006 tarihli çek bodrosunda 3 adet 6.196,00 TL miktarlı çek alındığı bu çeklerin 25/12/2006 tarihli çek iade bordrosu ile iade edildiği, bu tespitler ışığında birleşen dava dosyasında, davacının davalıdan maddi zarar talep edemeyeceği” ifade edilmiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu , Yargıtay bozma ilamı göz önünde bulundurularak asıl davanın reddine, birleşen dava yönünden, davacının davalı arasındaki ticari ilişkinin ilk sipariş tarihi dikkate alındığında devam etmediği, davacının bu konuda herhangi bir ihtarda bulunulmadığı, davacının ithalatını yapmış olduğu miktarlar ile davalının almı şolduğu miktarların uyumlu olduğu, davacının davalıdan almış olduğu ve davalıya iade etmiş olduğu çek ve senetleri kabul ettiği göz önünde bulundurularak birleşen davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
HÜKÜM :Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A-Asıl Davanın İçin
1-Asıl davanın reddine,
2-Reddedilen manevi tazminat talebi için davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Reddedilen maddi tazminat talebi için davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 10.625,76 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Bu dava sebebi ile 44,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden peşin alınan (başta 742,50TL + ıslahta 719,45TL) toplamda 1.461,95TL harçtan mahsubu ile fazla alınan 1.417,55 TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine, ( daha önceki bozulan ilam doğrultusunda yazılan harç makbuzunun tahsil edilmeksizin iade edilmesi için yazı yazılmasına, tahsil edilmiş ise ödeyene iadesine)
6-Kullanılmayan gider avansından artan kısmın ilgilisine iadesine,
7-Davalı tarafından yapılan 1.540,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
B-Birleşen Dava İçin
1-Birleşen davanın reddine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 5.850,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
5-Bu dava sebebi ile 44,40TL karar ve ilam harcı alınması gerektiğinden, peşin alınan 853,90TL’den mahsubu ile fazla alınan 809,50 TL karar ve ilam harcının davacıya iadesine (daha önceki bozulan ilam doğrultusunda yazılan harç makbuzunun tahsil edilmeksizin iade edilmesi için yazı yazılmasına, tahsil edilmiş ise ödeyene iadesine)
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır