Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/99 E. 2023/192 K. 17.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2018/99 Esas
KARAR NO:2023/192

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:31/01/2018
KARAR TARİHİ:17/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/01/2017 tarihinde …’nin sevk ve idaresinde bulunan … plakalı araç ile müvekkiline çarptığını, kaza tespit tutanağında müvekkiline 1. Dereceden kusur yüklendiğini, ancak olayın meydana geldiği sabah saatlerinde havanın yağışlı olduğunu, yaya trafiğinin son derece yoğun olduğunu, müvekkilinin açık renk kıyafet giymesi sebebiyle araç sürücüsünün yayayı görmediğini kazaya bu şekilde sebebiyet verdiğini, çarpma sonucu müvekkilinin ağır şeklide yaralandığını, neredeyse tüm kemiklerinin kırılarak beyin kanaması geçirmesi sebebiyle sürücünün aşırı süratli olduğunun belli olduğunu, müvekkilinin halen daha çocuklarının bakım destek ve yardımları ile hayatına devam ettiğini, tuvalet ihtiyacı dışındaki hiçbir kişisel ihtiyacını tek başına karşılayamadığını, tek başına duş alamadığını ve evden dışarı çıkamadığını, kaza ile ilgili olarak … Cumhuriyet Başsavcılığı … soruşturma dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin oğlu …’in kaza sonrası refakatçi olduğunu, bu dönem içinde …’in çalışamaması nedeniyle aylık kazanç kaybının 1.404,06 TL olduğunu, toplam kazanç kaybının ise 4.773,80 TL olduğunu, müvekkilinin SGK dan aldığı geçici iş göremezlik ödeneğinin kendisine baktığı için hiçbir işte çalışamayan oğluna verdiğini, … Araştırma Hastanesinin 11/12/2017 tarihli raporu ile müvekkilinin maluliyet oranını %38 olarak tespit edildiğini, müvekkilinin … Hastanesindeki tedavisi için toplam 7.381,50 TL ücret ödendiğini, müvekkilinin aylık ücretinin 1.397,88 TL olup, ayrıca günlük net 11,89 TL yemek, 5,72 TL yol yardımı aldığını, buna göre günlük ücretinin net 64,20 TL aylık ücretinin ise 1.829,00 TL olduğunu, davalı … şirketine kazadan sonra 26/12/2017 tarihinde müracaat edildiğini, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davanın araç sahibi olan … …. ve Tic. Aş’ye ihbarını talep ettiklerini belirterek davanın kabulünü, 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; … plakalı aracın sigortacı şirket tarafından tanzim edilen 15/11/2016-2017 vadeli … poliçe nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, zorunlu mali mesuliyet sigortası meblağ sigortası olmayıp zarar sigortası olduğundan davacı tarafın uğradığı iddia ettiği zararları ispat etmekle yükümlü olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, yol-refakatçi-ilaç-tıbbi malzeme ve sair tüm giderleri dahil olmak üzere trafik kazası kaynaklı tedavi giderleri Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan … … Aş dilekçesinde özetle; dava konusu … plakalı aracın Uzun dönem Operasyonel Araç Kiralama Kontratı ile 3 yıllığına dava dışı … Nakliyat ve Tic Aş firmasına sözleşme ile kiralandığını, kazanın olduğu tarihte dava konusu aracın dava dışı şirket tarafından kiralık olarak kullanıldığını, olaya karışan sürücünün ise dava dışı şirkette yönetici olarak çalıştığını, bu hususun sürücü … tarafından bizzat şüpheli ifade tutanağında belirttiğini, bu yüzden müvekkil şirketin hiçbir kusur ya da sorumluluk atfedilmediğini, müvekkil şirketin bu davayla ilgili bulunmadığını belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Deliller; … … soruşturma dosyası, …. AsCM’nin … Esas sayılı dosyası, hastane evrakları, bilirkişi raporları, cevabi yazılar, ATK raporu.
Dava, Trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkin olup, uyuşmazlık kusur ve tazminat miktarı ile davalının sorumluluğu noktasında toplanmaktadır.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu m.91 gereği, işletenlerin KTK.’nun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre, olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yasaca yaptırımları zorunlu kılınan ve KTK.’nun kapsamında motorlu bir aracın kara yolunda işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu belli limitler ve kusur oranı dahilinde ve gerçek zarar miktarı ile karşılamayı amaçlayan sorumluluk sigortasıdır.
… plakalı aracın davalı … … A.Ş ye 15/11/2016 – 15/11/2017 tarihleri arasında KTK zorunlu maluliyet sorumluluk poliçesi ile sigortalandığı anlaşılmıştır.
Kaza 06/01/2017 tarihinde poliçenin yürürlükte olduğu zaman diliminde meydana gelmiştir.
SGK’nın 07/03/2018 tarihli cevabi yazısında: “Müdürlüğümüze bağlı … ünvanlı işyeri çalışanlarından … T.C. kimlik numaralı …’ın 06.01.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasında 24.01.2017 – 20.04.2017 tarihleri arasında iş göremezlik ödemesi ödendiğini” bildirilmiştir.
Davacının maluliyet oranın belirlenmesi noktasında İstanbul ATK’dan rapor aldırılmasına karar verilmiş olup … İhtisas Kurulu’nun 11/03/2019-… tarih ve sayılı raporunda tarihli ATK raporunda özetle; “Mevcut tıbbi belgelere göre; … kızı, 1955 doğumlu …’in 06.01.2017 tarihinde geçirdiği araç dışı trafik kazasına bağlı yaralanmasının, 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve meslek grup numarası bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak; E cetveline göre: %59.0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin gelişen komplikasyonlar nedeniyle olay tarihinden itibaren 15 aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.” şeklinde görüş bildirilmiştir.
Tarafların kusur durumu ve tazminat hesabı noktasında Bir fen bilirkişisi, bir trafikçi bilirkişi refakatinde keşif yapılmak suretiyle Bir fen bilirkişisi, bir trafikçi ve bir aktüerya uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınmasına karar verilmiş olup; 25/12/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle;” Tüm veriler bir bütün olarak kabul edildiğinde; olaya ait kamera görüntüsü ile birlikte olay anına ait kaza fotoğrafları olmadığı, tarafların beyanları akabinde olay yerinde farklı zamanlarda yapılmış keşiflerde çarpma noktalarını farklı yer olarak belirttikleri önem arz ettiği anlaşılmakla çarpma noktası ilgili noktasal yerlerin birbirinden farklı olduğu, böylelikle olayın her iki tarafın beyanlarında belirtildiği şekilde meydana gelebileceğinden dolayı takdiri delillerin mahkemenize ait olmak üzere raporda iki alternatif kusur dağılımı cihetine gidilmiştir.
1- 1.DURUMUN KABULU HALİNDE
a) Davacı …, yaya geçidinde araçları temizlemeyip Trafik Kanunun 68/c maddesindeki yaya davranışları ihlal etmiş olmakla olayda ( %25 nispetinde) kusurlu olduğu, b) Otomobil sürücüsü …’ın yeterli çaba ve özeni göstermeyip Trafik Kanununun 47/b-e-d, 52 ve 74 maddeleri ( Trafik Yönetmeliğinin 95/b-c-d, 101 ve 146 bentlerindeki ) ana trafik kuralları ile birlikte TCK 22 Maddesi ve Borçlar Kanunu 49 maddesindeki kuralların ihlali neticesinde olayda ( % 75 nispetinde) kusurlu olduğu,
2- 2.DURUMUN KABULU HALİNDE
a) Davalı …’ın Trafik Kanunun 68/b maddesindeki yaya davranışları ihlal etmiş olmakla olayda EŞİT DERECEDE ( % 50 nispetinde) kusurlu olduğu,
b) Sürücü …’ın olayda Trafik Kanunun 47/d ve 52 maddesindeki kuralların ihlali neticesinde eşdeğer ( % 50 ) kusurlu olduğu değerlendirilmiştir.” şeklinde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Sunulan 25/12/2020 tarihli raporda aktüerya bilirkişisinin inceleme ve görüşleri yer almadığı görülmüş olup bilirkişilerin 3 kişilik heyet halinde imzalayarak sundukları 13/01/2020 tarihli kök raporda özetle: ” B)Maddi Zarara Hesabına İlişkin Olarak;
Ceza Mahkemesince alınan raporlarda davalı tarafından sigortalanan araç sürücüsünün tali kusurlu olduğu belirlenmiş olup, buna göre davalının hangi kusur oranına göre sorumlu olacağına ilişkin takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere;
1.Seçenekte; Aktüeryal yönteme(TRH 2010 yaşam + 1,8 teknik faiz) göre;
A)Davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 5.428,87 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %59 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 61.850,58 TL. olduğu,
B)Davalının %50 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 10.857,75 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %59 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının =123.701,15 TL olduğu,
2.Seçenekte; Progresif rant yöntemine(PMF yaşam tablosu + %10 artış ve iskonto) göre;
A)Davalının %25 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 5.428,87 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %59 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 56.484,80 TL olduğu,
B)Davalının %50 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının =10.857,75 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %59 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 112.969,60 TL. olduğu,
C)Davalının Sorumluluğuna İlişkin Olarak;
a)Davacının her iki seçenekte belirlenen maddi zararlarının poliçe limitleri içinde kaldığı,
b)Başvuru tarihine göre temerrüdün 09.01.2018 tarihinde gerçekleşeceği,
c)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,” sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememiz dosyasının 17/03/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca …. ASCM’nin … Esas sayılı dosyasında bulunan kusura ilişkin bilirkişi raporları ve duruşma tutanakları ile gerekçeli karar celp edilerek dosyanın bilirkişiye verilerek tarafların itirazları ve dosyaya eklenen evraklar incelenerek ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 25/06/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda; Dosya münderecatındaki tüm deliller ve Yargıtay kararları çerçevesinde kök rapordaki kusur ve tazminat hesaplamalarına ait değerlendirmelerin yerinde olduğu, ilave edilecek bir husus olmadığı belirtilerek sonuç olarak kök rapordaki kanaat aynen tekrar edilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15/04/2011 tarih, 2011/458 Esas, 2011/176 Karar sayılı ilamında “…Açıklamalardan da anlaşıldığı üzere Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Bu nedenle ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.” şeklinde belirtildiği üzere maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayacağından ve olayın meydana geldiği yere ilişkin ihtilaf bulunduğundan, …. AsCM’nin … Esas sayılı dosyası bekletici mesele yapılmıştır.
…. AsCM’nin 12/01/2021 tarih … Esas – … Karar sayılı kararının incelenmesinde ” Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirme sonucu, dosya tüm kapsamı ile detaylı şekilde incelenmiş, olayın gerçekleştiği noktanın tam olarak tespitine yönelik ambulans görevlisi olan tanıklardan şoför … mahkememizce dinlenmiş, olayı tam hatırlayamamış, diğer tanık sağlık görevlisi … As.CM ye yazılan talimat ile dinlenilmiş, olayı hatırlamadığından aydınlatıcı bilgi veremediği görülmüş, polis telsiz kayıtları istenilmiş, olayın polis telsiz kayıtlarında “… cadde turizm okulu karşısı” olarak geçtiği görülmüş, gösterilen her iki noktanın da karşısında… okulunun bulunduğu görülmüş, telsiz kayıtları olağan karşılanmış, kaza tespit tutanağını düzenleyen polis memuru tanıklar … duruşmada dinlenmiş, olayın detaylarını hatırlayamamakla birlikte, kaza tespit tutanağını ve sanığın savunmalarını doğrulayan beyanlarda bulundukları görülmüş, ambulans tutanağında olay yerinin “… cad. metro çıkışı” olarak geçtiği görülmüş, metro çıkışının … istikametine doğru yaya geçidini geçtikten epey sonra olduğu, dolayısıyla katılan vekilinin gösterdiği noktaya çok da yakın bulunmadığı, biraz ilerisinde olduğu anlaşılmış, olayın sadece ambulans kayıtlarına göre yorumlanmasının doğru olmadığı, ambulans çağıran kişinin yaklaşık tarifine göre tutanağa yazılmış olabileceği değerlendirilmiş, olaya ait kamera kayıtları da bulunamadığından tüm dosya kapsamına göre yapılan değerlendirmede olayın kaza tespit tutanağında belirtildiği şekilde olmadığına dair ya da katılan tarafın anlattığı şekilde kabul edilmesini gerektirir, diğer delilleri ve tutanakları devre dışı bırakacak kesin ve somut bir tespit elde edilemediği anlaşıldığından olayın kaza tespit tutanağında düzenlendiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiğine dair vicdani kanaat oluşmuş, böylelikle katılanın ve vekilinin beyanları, sanığın savunmaları, mahkememizce yapılan keşif, Trafik bilirkişisinin raporları, ATK Trafik İhtisas Dairesinin 01/09/2020 tarihli raporu, krokiler, yolun durumu ve tüm dosya kapsamına göre;
Sanık …’ın tali kusuru ile katılan …’e karşı Taksirle Yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK.nun 89/1.maddesi uyarınca tali kusurlu olmakla birlikte, mağdurun yaralanmasının ağırlığı ve kırıklarının vücut fonksiyonları üzerindeki derecesi, eylemin birden fazla ağırlatıcı unsur içermesi göz önüne alınarak cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilerek takdiren teşdiden hüküm kurulmuş, sanığın eylemi neticesinde katılanda kemik kırığı meydana geldiği ve yaşamını tehlikeye sokan durum oluştuğu anlaşıldığından TCK.89/2-b-e maddeleri gereğince cezasında 1/2 oranında arttırım yapılmış, sanığın tali kusurlu olması gözönüne alınarak taktiren TCK. 53/6.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, sanığın daha önce işlenmiş kasıtlı suçtan sabıkası yok ise de sanığın eylemi sebebiyle ile mağdurun maddi zararının doğduğu anlaşıldığından yasal şartlarının oluşmaması nedeniyle CMK.nun 231/5.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Yerel mahkemece verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine … BAM … Ceza Dairesi’nin 27/09/2021 tarih 2021/… Esas – 2021/3131 Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek verilen kararın kesinleştiği görülmüştür.
Dosyanın İtü fen heyetinden seçilecek 3 kişilik trafik kazalarında kusur tespit alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi ile …. Asliye ceza mah.de alınan …. Asliye mah. … e. Sayılı dosyasında kabul edilen olayın oluş şekline göre dosyada bulunan bilirkişi raporu ile ceza dosyasında bulunan kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilerek kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranını tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, 05/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ” Sanık sürücü … … eşdeğer oranda % 50 asli kusurlu olduğu, Müşteki yaya …in eşdeğer oranda % 50asli kusurlu olduğu, ..” şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Dosyanın daha önce rapor düzenleyen aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdii ile tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek gelecek celse tarihi itibariyle güncel asgari ücret tutarı göz önüne alınarak TRH 2010 yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre hesap yapılarak davacı alacağının tespiti hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 30/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: “06.01.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalının %50 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre davacı …’in;
a)Geçici iş göremezlik dönemine ait maddi zararının = 10.857.75 TL,
b)Sürekli iş göremezlik dönemine ait %59 maluliyet oranı ile ilgili maddi zararının = 440.582,86 TL olduğu,
c)Davacının sakatlık teminatı kapsamında olan geçici ve sürekli iş göremezlik dönemindeki maddi zarar toplamının, davalının sakatlık teminatı kapsamında kaza tarihi itibariyle sorumlu olduğu 330.000,00 TL’lik limiti aşması nedeniyle davacının geçici ve sürekli iş gücü kaybı zararı bakımından davalı;
Sigorta Şirketinin sorumluluğunun 300.000,00 TL’lık limit ile sınırlı olacağı,
d)Başvuru tarihine göre temerrüdün 09.01.2018 tarihinde gerçekleşeceği,
e)Dava dilekçesinde yasal faiz talep edildiği,” sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı vekili 09/06/2022 tarihli beyan dilekçesi ile dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında 10.000,00 TL olarak talep edilen maddi tazminatın 10 TL’sinin bakıcı gideri, 9.990,00 TL’sinin maluliyet zararından oluştuğunu beyan etmiş ve ayrıca bakıcı gideri talebinden feragat edildiğini beyan etmiştir.
Davacı vekilinin dosyaya sunulan …. Noterliği’ne ait 13/11/2017 tarih, … yevmiye nolu vekaletnamesinin incelenmesinde davacı vekilinin davadan feragate yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.
6100 sayılı H.M.K’ nun 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı,feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin bakıcı gideri talebi yönünden feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve davanın bakıcı gideri talebi yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin 30/01/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesinde 9.990,00 TL olarak belirtilen talebini dava miktarının bilirkişi raporu doğrultusunda poliçe limiti olan 330.000,00 TL’ye yükselterek ıslah ettiklerini beyanla 330.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamından 06/01/2017 tarihinde meydana gelen ve davacının yaralanmasına neden olan kazanın meydana gelmesinde …. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyasında ve kaza tespit tutanağında kabul edilen olayın oluş şekline göre … plakalı araç sürücüsünün %50, davacının %50 oranında kusurlu oldukları, davacının ATK raporu ile tespit edilen 15 aylık geçici iş göremezlik dönemindeki 13.344,21 TL maddi zararından SGK tarafından rücuya tabi olarak yapılan 2.486,46 TL ödemenin tenzili ile davacının bakiye geçici iş göremezlik zararının 10.857,75 TL, %59 maluliyet oranına ve TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre maluliyet zararının 440.582,86 TL olarak bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de kaza tarihinde kişi başına ölüm ve sakatlık sigorta teminatı 330.000,00 TL olduğundan ve davalı ZMMS poliçesi nedeniyle poliçede öngörülen kişi başına ölüm ve sakatlık tazminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumlu olduğu değerlendirilerek davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 330.000,00 TL maddi tazminatın 09/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 330.000,00 TL maddi tazminatın 09/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Bakıcı gideri tazminatı talebi yönünden davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 22.542,30 TL harçtan peşin alınan 1.128,9‬0 TL harcın (35,90 TL dava açılırken + 1.093,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 21.413,4‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı tarafından yatırılan 1.128,9‬0 TL harcın (35,90 TL dava açılırken + 1.093,00 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 49.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 10,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafça yapılan 41,10 TL ilk harç (başvuru+vekalet harcı), 1.215,25‬ TL müzekkere ve tebligat gideri, 675,00 TL Adli Tıp Faturası, 384,90 TL keşif harcı ile 4.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.016,25‬ TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.016,04 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)