Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/10 E. 2023/138 K. 24.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO :2019/10 Esas
KARAR NO:2023/138

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/01/2017
KARAR TARİHİ:24/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin toptan olarak tuhafiye malzemesi satışları ile uğraştığını, davalının ise tuhafiye satış işi ile ilgilendiğini, taraflar arasında sürekli alım satış işi olduğunu, müvekkilinin ürünlerin satılıp teslim edilmesine rağmen 60.000,00 TL fatura bedelinin ödenmediğini, söz konusu faturalara karşı alacaklarının olduğunu, ürünlerin davalıya faturaları ile birlikte teslim edildiğini, alacaklarının tahsili için …. İcra Müdürlüğünün …esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı borçlunun icra takibine itiraz ettiğini, bu yüzden takibin durduğunu, davalı borçlunun edimi yönünden borcun ifa edileceği yer alacaklının ikahmetgahının bulunduğu İstanbul olduğunu, bu yüzden İstanbul icra dairelerinin özel yetkiye sahip olduğunu belirterek davanın kabulünü, icra dosyasına yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, davalının asıl alacağın %20’si kadar icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı arasında alım satıma dayalı ticari ilişkinin bulunmadığını, müvekkilinin aldığı malların bedelinin davacı yana keşidecisinin kendisi olduğu çekler ile ödediğini, müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığını, davacının hangi yıllara ait faturalara ilişkin talepte bulunduğunun net olarak anlaşılmadığını, yetkili icra dairesinin ve yetkili mahkemenin … mahkemelerinin olduğunu, icra takibinin yetkisiz yerde başlatıldığını, davanın da aynı yetkisiz mahkemede açıldığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Deliller; …. İcra Müdürlüğünün …esas sayılı dosyası, Bilirkişi raporları, Cevabi yazılar.
Dava, taraflar arasında alım satıma dayalı verilen mallara ilişkin kesilen faturaların ödenmemesi iddiası ile kesilen faturaların bedelinin ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ile alacaklarının tahsili noktalarında toplanmaktadır.
…. İcra Dairesi’nin …Esas sayılı dosyasında özetle; alacaklısının …, borçlusunun Kardeşler Tuhafiye … olduğu, 112.460,50 TL asıl alacak, 42.246,50 TL faiz olmak üzere toplam 154.706,90 TL üzerinden başlatılan takibe boçlunun 04/01/2016 tarihli itiraz dilekçesi ile takibe, ödeme emrine, faize ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin … esas sayılı dosyasında verilen 13/12/2017 tarihli ve 2017/1048 karar sayılı karar ile;”HMK’nun 6. Maddesinde düzenlenen genel yetki kuralına göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Dava dilekçesinden ve davalı tarafından ibraz edilen vekaletnameden davalının yerleşim yeri adresinin … olduğu anlaşılmıştır. Davacı, davalının … İcra Müdürlüğünün …esas sayılı icra takibine yönelik itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İcra İflas Kanunun 67. Maddesi uyarınca takip talebine itiraz edilen alacaklının itirazın iptali davası açabilmesi için yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması şarttır. Davalının ikametgah adresi … olup, genel yetki kuralı uyarınca genel yetkili icra daire ve mahkemeleri … İcra Daire ve Mahkemeleridir. Dava konusu alacak bir para alacağı olarak düşünüldüğünde alacaklının ikametgahı icra dairesinde de takip yapılabilir. Davacının ikametgahı icra dairesi de … İcra Dairesi olup, icra takibi yetkili icra dairesinde yapılmamıştır. Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadığından alacaklı davacının itirazın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. ” denilerek geçerli bir icra takibi bulunmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 15/11/2018 tarihli 2018/571 esas 2018/1344 sayılı kararı ile “…Ancak davacının gerçek kişi tacir olduğu, takibe dayanak faturalardaki adres ile dairemizce UYAP sisteminden yapılan denetim sonucu gerçek kişi tacir davacının ticaret sicil adresinin Eminönü ilçesi olup, takibin yapıldığı İstanbul İcra Müdürlüğünün HMK’nın 10, İİK’nın 50 ve TBK’nın 89. maddeleri uyarınca yetkili olmakla, ilk derece mahkemesince yanılgılı gerekçe ve hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeksizin, davanın yukarıdaki gerekçe ile dava şartı yanlış değerlendirilerek davanın usulden reddi doğru olmamıştır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1.a.4. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemsine gönderilmesi gerekmiştir.” denilerek mahkememizce verilen kararın kaldırılması üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
… Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalının yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde Mali Müşavir bilirkişi vasıtası ile bilirkişi incelemesi yaptırılarak, alacak ve borç kayıtları ile hesap bakiyelerinin tespit edilip, iddia, savunma ve itirazlar ile dosyaya sunulan belgeler değerlendirilerek takip tarihi itibariyle davacı alacağının bulunup bulunmadığının saptanmasına ilişkin rapor alınmasına karar verilmiş olup, sunulan 10/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “Davalı …’ın 2012 yılı ticari İşletme defteri incelendiğinde 8 Adet alış faturalarının kayıt yapıldığı KDV dahil toplamda 74,682.,00 TL. Olduğu, 2013 yılı ticari İşletme defteri incelendiğinde 4 Adet alış faturalarının kayıt yapıldığı KDV dahil toplamda 25.725,60 TL olduğu ve icmallendiğinde; Genel Toplam: 100.407,60 TL. Olduğu, 2012-2013-2014 yıllarına ait verilen vadeli çekler toplamı 138.750.00 TL. olarak tespit edilmiş olmakla birlikte, … BANKASI A.Ş’nin 14.02.2020 tarihinde cevap dilekçesinde, çek no bilgileri verilmeyen işlemler için araştırma yapılamamıştır denildiği, 2012 Yılı vadeli çekler incelendiğinde 1 adet iptal çek ve 1 adet iade çek olduğu, bunlar toplamdan düştüğünde 2012 Yılı verilen çekler toplamının 50.000,00 TL. Olduğu, 2013 Yılı vadeli çekler incelendiğinde 3 adet çekin (çek numaraları olmadığı, banka tarafından sorgulanamadığı) bunlar toplamdan düştüğünde 2013 Yılı verilen çekler toplamının 12.250,00 TL. Olduğu, 2014 Yılı vadeli çeklcr incelendiğinde, 2014 Yılı verilen çekler toplamının 59.000.00 TL. olduğu ve icmallendi : Özetle; Davalının alış faturalarının genel toplamının 100.407,60 TL. buna karşılık verilen vadeli çeklerin genel toplamının 121.250,00 TL. olduğu hesap edilmiştir.” şeklinde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Tarafların iddia ve savunmaları ile dosyaya sunulan delilleri ve … Atm vasıtasıyla alınan bilirkişi raporu ve rapora itirazlarda da değerlendirilmek suretiyle davacıya ait 2012-2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin yerinde incelenmek suretiyle takip ve dava tarihi itibariyle takibe konu faturalardan dolayı davacının alacağının bulunup bulunmadığının ve faturalara konu mal veya hizmetlerin verilip verilmediğinin tespiti noktasında mali müşavir bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş olup, 01/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle “Ayrıntıları yukarıda verilen incelemelerden, nihai karar ve takdir Sayın Mahkemenize ait olmak üzere aşağıdaki sonuçlara varılmıştır: 2012 yılında düzenlenen çeklerin 2012 yılındaki mevcut çeklerin 37.500,00 TL olarak … tarafından tahsil edildiğine ilişkin kanaatin oluştuğu, aynı yıl düzenlenen çeklerden 2 adetinin (68043 nolu ve 68044 nolu ve 10.000 TL toplam tutarlı) iptal ve iadeye konu olduğu, 2013 vadeli çeklerden 5.000,00 TL sini … tarafından tahsil edildiği, 2014 vadeli çeklerin tahsilatına ilişkin olarak iptal veya iade olarak bir işlem yapılmadığı, davalıya verildiği iddia olunan 2014 yılı çeklerin toplamı 59.000,00 TL olduğu, bu çeklerin tamamı … tarafından direk tahsil/ciro gibi yollarla tahsil ettiği kanaatinin oluştuğu, Davacı tarafından fatura edildiği Bilirkişi Raporunda tespiti yapılan toplam 100.407,60 TL mal ve hizmet teslimine karşılık Davalı tarafından verilmiş olan çeklere göre tahsilatını yaptığı çeklerin tutarının 101.500,00 TL olarak tahsil ettiği kanaatine varıldığı, bu duruma göre davacının düzenlediği faturalara istinaden tahsil etmiş olduğu çeklere göre bir alacağının bulunmadığı, davacıya ait ticari defterler incelenemediği, ancak söz konusu defterler bilirkişiliğimize ibrazı veya yerinde inceleme yapılmaya müsait olduğunda tarafımızca her zaman incelenebileceği tespit edilmiş olup…” şeklinde görüş ve kanaati bildirdiği görülmüştür.
Dosyanın bilirkişiye tevdi ile davacının 2012-2017 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin incelenmek suretiyle takip ve dava tarihi itibariyle davacının alacağının bulunup bulunmadığının tespiti hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş olup, 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “6102 sayılı TTK 64. Md ve 213 sayılı VUK 182. Maddeleri gereğince mecburi olan ve yukarıda tabloda belirtilen 2012 ila 2014 yılı ticari defterlerinin tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, hal böyle iken, diğer hususların varlığı halinde, bir başka anlatımla ticari defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların zamanında yapıldığı v.b. hususların varlığı halinde anılan defterlerin takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere ticari defterler ve kayıtların davacı şirket lehine delil niteliğine haiz olduğu kanaatine varıldığı, (HMK 222.md TTK 64. Mdmülga TTK 85. Md.) belirlenmiştir. Davacı tarafın, davalı tarafa düzenlediği faturalardan kaynaklı cari hesap borcu (1 adet fatura nakit olarak ödendiği tespit edilmiştir.) toplamı defter kayıtlarına göre KDV Dahil 86.043,60 TL, …’dan alınan 2020/88 Talimatlı bilirkişi raporuna göre davacıya verilen çeklerin toplamının 121.500,00 TL, kök raporumuza göre ise davacının tahsil ettiği/ciro ettiği çek tutarları ise 101.500,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, cari hesap borcundan daha fazla bir ödeme olduğunun tespit edildiği…” şeklinde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Tüm dosya kapsamından; davacı tarafça davalıya yapılan satışlar neticesinde davalının fatura bedellerini ödememesi nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali talep edilmiş ise de her iki taraf ticari defter ve belgelerinde yapılan inceleme ile defterlere kaydedilen fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmiş olduğu davacının davalıdan alacağının bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 148,5‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.600,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan 5,90 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı(e duruşma ile) kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/02/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)