Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/298 E. 2023/135 K. 24.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/525 Esas
KARAR NO :2023/24

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:26/07/2022
KARAR TARİHİ:13/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı … … ile müvekkili arasında konusu … Tekstil San. Ve Tic. Ltd. Şti deki ortaklığın işletildiği Suadiyedeki mağazacılık işletilmesi ile ilgili ilişkin ortaklık hukukuna ilişkin tüm çekişmelerin çözümlenmesi olan tahkim sözleşmesi akdedildiği, hakem olarak Av. … un tayin edildiği ve hakem tarafından tahkim sözleşmesine uygun bir şekilde yürütülen yargılama sonuncunda 19/11/2013 tarihinde nihai karar verildiği ve borçlu … …’ın müvekkiline 293.021,00 TL ödenmesine ve 04/11/2013 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği, kararın infazı için …. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyalı ile ilamsız takip yapıldığı, borçlu tarafından borcun tamamına itiraz edildiği, tahkim yargılama sonucu verilen hakem kararına karşı kanun yolları sınırlı olduğundan, borçlu tarafından yapılan itirazın reddi gerektiği, ayrıca karşı tarafça tahkim yargılama sonucu verilen hakem kararına karşı …. Asliye Hukuk Mahkemesi … E. Sayılı dosyası ile hakem kararının iptali konulu davanın reddedildiği, bu nedenle borçlunun icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hakem kararı, hukuk usulü, hakkaniyet ve nesafet kurallarına aykırı olarak hem tahkim yargılamasının hem de maddi ve şekil usul hukukunun tüm ilkelerine aykırı olarak tarafların savunma hakkını yok sayacak nitelikte olduğu, bu nedenle başta HMK olmak üzere geçerli bir tahkim sözleşmesi olmaksızın hiçbir usulü hükme rivayet edilmeksizin sözlü yargılama ile icra niteliği olmayan bir karara dayanarak ikame edilen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 01.11.2013 tarihli tahkim sözleşmesi ve hakem kararı dosyaya ibraz edilmiştir.
…. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyasının tetkikinde: davacı tarafından davalı aleyhine davaya konu hakem kararına istinaden 293.021,00 TL asıl alacak, 1.977,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 294.998,89 TL tutarında ilamsız takip başlatıldığı, davalı-borçlu tarafından süresi içinde itiraz edildiği ve davacı-alacaklı tarafça yasanın öngördüğü 1 yıllık süre içerisinde mahkememize “itirazın iptali” davası açıldığı anlaşılmıştır
Davaya konu hakem kararının iptaline yönelik …. Asliye Hukuk Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği, verilen kararın 18.12.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
…. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/… esas sayılı dosyasında davalı borçlu tarafından davacı alacaklı aleyhine açılan davada, davaya konu hakem kararının ilam niteliğinde olduğu bu nedenle ilamlı takip başlatılması gerekirken kamu düzenine aykırı olarak başlatılan …. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyasının iptali talep edildiği, alacaklı tarafından davanın kabul edilmesi nedeniyle …. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyasının iptaline karar verildiği ve verilen kararın 22.05.2015 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
…. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyasının iptal edilmesinin ardından bu defa davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine aynı hakem kararına istinaden …. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyası ile ilamlı takip başlatıldığı ve davalı borçlu tarafından 10.07.2015 tarihinde toplam 354.572,16 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/12/2016 tarihli 2014/… Esas – 2016/… Karar sayılı ilamı ile “Tüm dosya kapsamı incelendiğinde: davaya konu takibin iptali istenen …. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyası hakkında …. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/… esas 2015/… karar sayılı kesinleşmiş ilamı ile takibin iptaline karar verildiği, ardından davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine aynı hakem kararına istinaden …. İcra Dairesinin … esas sayılı takip dosyası ile ilamlı takip başlatılmakla davanın konusuz kalması nedeniyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.” şeklinde karar verilmiştir.
Verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine … BAM …. Hukuk Dairesi’nin 04/10/2018 tarih 2017/… Esas – 2018/… Karar sayılı ilamı ile yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
… BAM …. Hukuk Dairesi’nin 04/10/2018 tarih 2017/… Esas – 2018/… Karar sayılı kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerinde Yargıtay …. Hukuk Dairesi’nin 11/11/2019 tarihli 2019/… Esas – 2019/… Karar sayılı bozma ilamı ile “1-Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tahkim sözleşmesi gereği verilen hakem kararının ilamsız icra yoluyla takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince dava görülmekteyken, davaya konu takibin iptaline karar verilmiş olması ve davanın açılışındaki haklılık durumları dikkate alındığında davacının ilam niteliğindeki hakem kararını ilamsız icra yoluyla takibe konu etmiş olmasının davaya sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı taraf aleyhine nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmiş; anılan kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ilk derece mahkemesi kararı yerinde görülerek davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 114/1.h bendine göre davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olup aynı Kanunun 115. maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırarak sonradan ikmali mümkün olmayan bir dava şartı noksanlığını tespit etmesi halinde davanın usulden reddine karar verecektir.
Her ne kadar hukukumuzda ilamların ilamsız icra yoluyla takibe konu edilmesine bir engel bulunmasa da, talep edilen sübjektif hak bakımından tercih edilen talebin usulünün gereksiz, masraflı, fazla emek ve zaman gerektirmesi halinde talep sahibinin bu yolu tercih etmekte hukuki yararının bulunmadığı; eş anlatımla daha kolay, hızlı ve ucuz bir yol varsa hak sahibinin diğer yolu seçmekte hukuki yararının olmadığı, hukuki yararın bulunmadığı bir talep tarzının TMK’nın 2. maddesi gereği dürüstlük ilkesi ile de çelişeceği kabul edilmelidir. Gerçekten de, alacağı ilama bağlanmış olan alacaklının ilamların icrası yolunu seçmek yerine, itiraza tâbi, uzayabilecek bir usulü takip edip genel haciz yolu ile ilamsız takip yolunu seçmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Öte yandan hiçbir belgeye dayalı olmaksızın icra takibine girişmek yerine alacağını hüküm altına aldırmak yolunu seçen alacaklının, bu seçimini takip aşamasında değiştirip ilama bağlı alacağını ilamsız takibe koyması da haklı görülemez. Nitekim Yüksek Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 26.05.2017 tarih ve 2017/2 E.-2017/3 K. sayılı içtihadı da bu yöndedir.
Şu halde, somut olayda, davacının, ilam mahiyetindeki belgelerden olmakla ilamlı icraya konu edilebilmesi mümkün olan hakem kararına dayalı olarak ilamlı icra takibine girişmek yerine ilamsız icra takibi başlatmasında ve dahi yapmış olduğu ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali maksadıyla eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğundan bahsedilemez. Bu cihetle, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince anılan husus gözetilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın HMK’nın 114/1.h ve 115/2. maddeleri gereğince hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle usulden reddine ve karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2.maddesi gereğince davacı taraf aleyhine maktu vekalet ücretini geçmemek üzere nispi vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı şekilde davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) no’lu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine..” karar verilmesi üzerine dosya mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce belirlenen duruşma gün ve saati taraf vekillerine tebliğ edilmiş olup, 13/01/2023 tarihli celsede; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 11/11/2019 tarihli 2019/196 Esas – 2019/7059 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Tüm dosya kapsamından; Davacının ilam mahiyetindeki belgelerden olmakla ilamlı icraya konu edilebilmesi mümkün olan hakem kararına dayalı olarak ilamlı icra takibine girişmek yerine ilamsız icra takibi başlatmasında ve dahi yapmış olduğu ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali maksadıyla eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından ve hukuki yararın bulunması HMK 114/1.h maddesinde dava şartları arasında sayılmış olduğundan, davanın HMK 114/1.h ve HMK 115/2 maddeleri gereğince hukuki yararı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1 -Davanın HMK 114/1-h ve 115/2 maddeleri gereğince hukuki yararı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
2 -Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.383,05‬ TL’nin yatıran tarafa karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde iadesine,
3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
5-Davalı taraf vekille temsil olunmakla red üzerinden hesaplanan karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 44.299,84 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememizce yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 13/01/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)