Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/305 E. 2023/40 K. 20.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/305 Esas
KARAR NO:2023/40

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/04/2022
KARAR TARİHİ:20/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan …’nun müvekkillerinin murisi …’nun yeğeni olduğunu, diğer davalının ise kardeşinin eşi olduğunu, davalılar tarafından 16.06.2007 vade tarihli 111.645 TL (75.000 ABD doları) bedelli olduğu iddia edilen bonoya dayanılarak …’nun varislerine karşı … İcra Müdürlüğünün … esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine ilişkin icra takibine girişildiğini, müvekkillerinin … İcra Mahkemesi nezdinde … esas, karar sayılı dava dosyasında borca ve imzaya itiraz ettiklerini, müvekkilleri aleyhine takip yapıldığını öğrenir öğrenmez davalılar aleyhine sahtecilik iddiası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini, takibe dayanak senet üzerindeki bilgilerin sonradan doldurulduğunu, senet üzerindeki yazıların müvekkillerinin murisi eli ürünü olmadığını, senedin sahte ve geçersiz olduğunu belirterek dava sonuçlanıncaya kadar icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibe dayanak senet nedeniyle müvekkillerinin davalılara borçlu olmadıklarının tespitine, % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların murisi …’nun davalı …’ya verdiği kambiyo senedini diğer davalı …’ya ciro yolu ile geçtiğini, …’nun da dava konusu senedi …. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, borçlu … mirasçıları yapılan icra takibine karşı, borca ve imzaya itiraz ettiğini, …. İcra Hakimliğinin … E. Sayılı doyasından yargılama yapıldığını ve yargılama sonunda borçluların yaptıkları itirazın red edildiğini, kararın Yargıtayca incelendiğini ve davacıların temyiz itirazlarının reddedildiğini, icra takibine karşı yapılan itirazın Yargıtay’ca da incelenmek sureti ile reddedilmesi nedeni ile icra takibi kesinleştikten sonra açılan menfi tespit davasında icranın durdurulmakına ancak teminat karşılığında karar verilebileceğini, bu bakımdan icranın durdurulması için borçlulardan teminat alınmasına veya durdurma kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusu senedin kambiyosenedi olduğunu, bir kambiyo senedinin taşıdığı bütün unsurlarıtaşıdığını, şekil noksanlığnın olmadığını, Adli Tıp Kurumu’nca düzenlenen raporda, senet üzerindeki imzanın borçluya ait olduğunun belirtildiğini, buna göre dava konusu senedin kesin olarak borçluya ait olduğunu, davacıların murisinin aldığı para karşılığında senet verdiğini, verilen senedin kambiyo senedi olduğunu, kambiyo senedine karşı borçlunun gerçekten borçlu olmadığı hususunun ancak senet güçünde bir yazılı belge ile ispatlanabileceğini, borçlu böylesi bir parayı almamış olsaydı böyle bir senet imzalamayacağını, davacıların tüm iddialarını red ettiklerini belirterek, davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini savunmuştur.
Dava, …. İcra Müdürlüğünün … E. sayılı takip dosyasına dayanak yapılan 75.000-USD tutarındaki bonodaki imzanın davacıların murisi …’nun eli ürünü olmadığı iddiası ile davalılar aleyhine açılan borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
…. İcra Müdürlüğünün … E. sayılı takip dosyasının bir sureti dosyamız arasına alınmış, tetkikinde; davalı … tarafından keşideci …’nun mirasçıları davacılar aleyhine davaya konu 75.000,00-USD bedelli senede istinaden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır.
…. İcra Hukuk Mahkemesinin … K. Sayılı ilamında; davacılar tarafından takibe dayanak yapılan senedin sahte düzenlenmiş olması nedeni ile açılan icra takibine itiraz davasının reddine karar verilmiş, verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay … Hukuk Dairesinin onama ve karar düzeltme taleplerinin reddi ile kesinleşmiş olduğu görülmüştür. Mahkemece murise ait imza örnekleri celp edildikten sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, Adli Tıp Uzmanı bilirkişinin 09/02/2012 havale tarihli raporu ile, takibe konu senetteki imzanın keşideci …’nun eli ürünü olduğu hususunda rapor düzenlenmiştir.
…. Ağır Ceza Mahkemesinin …. sayılı ilamında; davaya konu takibe dayanak yapılan 15/06/2017 ödeme tarihli 75.000,00-USD bedelli bono üzerindeki borçlu imzasının katılanların murisine ait olduğuna dair 24/07/2014 tarihli rapor bulunduğu, bu durumda sanıklar … ve … haklarında Resmi Belgede Sahtecilik Ve Nitelikli Dolandırıcılık yapmalarından dolayı cezalandırılmalarından dolayı kamu davası açılmış ise de, sanıkların üzerlerine atılan suçu işlediklerine dair savunmalarının aksine cezalandırılmalarını haklı gösterecek her türlü kuşkudan uzak yeterli kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediğinden ve yüklenen sucun sanıklar tarafından işlendiği sabit olmadığından, sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verilmiş olduğu, verilen kararın temyiz incelemesinde olduğu görülmüştür.
Davacıların murisi …’ya ait resmi kurumlar önünde atmış olduğu imzaları içerir belge asılları ve takibe dayanak yapılan senet aslı celp edildikten sonra, davaya konu senetteki imzanın davacıların murisi …’nun eli ürünü olup olmadığı hususunda üçlü grafoloji uzmanı bilirkişi heyetinden alınan raporda özetle; alacaklısı … ve borçlusu … olan 15.11.2001 tanzim ve 15.6.2007 vade tarihli 75.000 ABD doları miktarlı senette …’ya atfen atılmış imzaların …’nun eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı hususları rapor edilmiştir.
Mahkememizin 26/12/2018 tarihli 2013/247 Esas – 2018/1387 Karar sayılı ilamı ile “Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davalı … tarafından lehtar …’dan ciro yolu ile teslim aldığı davacıların murisi … tarafından keşide edilen 75.000,00- USD bedelli senede istinaden kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacılar tarafından keşideci imzasına itiraz edilmesi nedeni ile mahkememizce davacıların murisine ait resmi kurumlar huzurunda atmış olduğu imzasını içerir belge asılları getirtilmek suretiyle grafoloji uzmanından oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan rapora göre davaya konu 15.11.2001 tanzim ve 15.6.2007 vade tarihli 75.000,00-USD tutarlı bonodaki imzanın mevcut mukayese imzalarla karşılaştırılması sonucunda davacıların murisi …’nun eli ürünü olduğu kanaatine varılmakla, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce 26/09/2013 tarihinde davacı vekilinin talebi doğrultusunda teminatsız olarak davaya konu senedin işleme konulduğu …. İcra Müdürlüğü’nün … E. Sayılı icra takibinin dava sonuna kadar durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmakla, takip alacaklısı … lehine asıl alacak tutarı üzerinden % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş, mahkememizce tesis edilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur. ” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Verilen kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesinin 30/12/2021 tarihli 2020/1304 esas 2021/1692 karar sayılı kararı ile “Kural olarak menfi tespit davalarında ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davalıdadır. Ancak davalının alacağı kambiyo senedine dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 20/03/2019 tarih 2017/3521 E., 2019/1844 K. Sayılı kararı da bu yöndedir.)
Kambiyo senedi vermek suretiyle borç altına giren borçlunun “kambiyo taahhüdü”nde bulunmuş olduğu, kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliğinin, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsız olduğu, kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kurallarının uygulanacağı, çekin sebepten mücerret olup, davacının ileri sürdüğü iddiaların varlığını yazılı delille ispat yükü altında olduğu, senet altındaki imzanın davacıların murisine ait olduğunun bilirkişi raporlarıyla teyit edildiği, aksi kanıtlanamayan bilirkişi raporları ve senet miktarı itibarıyla da senedin aksinin ve senet altındaki temel ilişkinin tanıkla ispatın mümkün olmadığı, bu nedenle mahkemece tanık dinletilme talebi ile senet altındaki temel ilişkinin araştırılmasına yönelik taleplerin reddine dair verilen kararda hukuka aykırılık bulunmadığı görülmekle davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Fakat davacı taraf, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup, yemin kati taraf delillerindendir. Yerleşmiş Yargıtay uygulamaları gereğince yemin deliline dayanıldığı taktirde, mahkemece yemin delilinin hatırlatılması, taraf yemin teklif ettiği taktirde karşı tarafa usulüne uygun yemin ettirilerek sonucuna göre karar verilmesi zorunludur. Mahkemece davacı tarafa yemin delili hatırlatılmaksızın karar verildiğinden, … … yönünden istinaf isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerinin reddine, ancak davacı vekili dava dilekçesinde yemin deliline dayanmış olup yemin delili hatırlatılmaksızın karar verilmiş olduğundan kararın 6100 Sayılı HMK’nın 355. maddesi gereğince istinafın kabulüne, 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” denilerek mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verilmiş olup dosya yeniden mahkememizin yukarıda yazılı esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizin 21/10/2022 tarihli celsesinde hazır olan davacılar vekiline yemin metnini hazırlayarak dosyaya sunması için 1 hafta kesin süre verilmiş olup davacı vekilince yemin metni sunulmamıştır.
Tüm dosya kapsamından; Davacılar tarafından keşideci imzasına itiraz edilmesi nedeni ile mahkememizce davacıların murisine ait resmi kurumlar huzurunda atmış olduğu imzasını içerir belge asılları getirtilmek suretiyle grafoloji uzmanından oluşan üçlü bilirkişi heyetinden alınan rapora göre davaya konu 15.11.2001 tanzim ve 15.6.2007 vade tarihli 75.000,00-USD tutarlı bonodaki imzanın mevcut mukayese imzalarla karşılaştırılması sonucunda davacıların murisi …’nun eli ürünü olduğu kanaatine varılmakla, davacı tarafça yemin deliline de başvurulmamış olduğundan ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1 -Davanın REDDİNE,
2 – Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 1.906,65 TL harcın mahsubu ile artan 1.726,75‬ TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde davacılara iadesine,
3- Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.747,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara verilmesine,
4- Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5- Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6- Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı vekilinin yokluğunda ve davalılar vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)