Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/90 Esas
KARAR NO:2023/565
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/02/2022
KARAR TARİHİ:11/07/2023
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili şirketin, televizyon yapım sözleşmesi ve ihtarname, tebliğ şerhi, yayın kayıtları, faturalar ve tebliğ görüntüleri kapsamında bölüm başına ödeme ve yapımların televizyon kanalında yayınlanması konusunda anlaşmış olduklarını, davalı ile yapılan anlaşma uyarınca ilgili yayınların televizyon kanalında yayınlanmış olduğunu, bakiye bölüm bedelleri olan 4.500,00 Euro tutarında fatura düzenlendiğini ve davalıya gönderildiğini, davalının tebliğ edilen bu faturaya karşı herhangi bir itirazı da bulunmadığını, yine sözleşme hükümlerini ihmal etmesi nedeniyle taraflar arasında imza altına alınan sözleşmenin 11.1.Maddesi uyarınca 5.000,00 Euro tutarında cezai şartın talep edilmiş olduğunu, davalının söz konusu faturadan ve sözleşmeden doğan borcun iletilmesine ve ihtarname gönderilmesine karşın ödenmemesi sebebiyle davacı şirket tarafından davalı şirket aleyhine toplam 9.500,78 Euro alacak için 24.12.2021 tarihinde …. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyası üzerinden haciz yolu ile icra takibine geçilmiş olduğunu, borçlunun takibe itiraz ettiğini ve takibin durmuş olduğunu, taraflar arasında imza altına alınan Televizyon Programı Yapım Sözleşmesi’nin Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkeme başlıklı 19. Maddesine göre, sözleşmeden doğacak tüm uyuşmazlıkların çözümünde Türk Hukuku’nun uygulanması ve İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olması hususunda mutabık kalmış olduklarından davalının yetki itirazının yerinde olmadığını, davaya konu alacağın faturaya dayandığını, likit olduğu için, davalı açısından takip talebinde belirtilen alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline ve itiraza konu alacak miktarın %20 oranında icra inkar tazminatı ile cezalandırılmasına karar verilmesini, ayrıca borçlunun icra dosyasındaki borcu ödememek veya süreci uzatmaya yönelik çaba sarf ettiğini, borçlunun faturalardan ve kanundan doğan kanuni yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalı tarafın tebliğ edilen faturalara herhangi bir itirazının olmadığını, borçlunun mal kaçırmaya yönelik istihbaratlar alındığından davacı şirketin alacağının ileride telafisi imkansız zararlarla karşılaşmasının önlenmesi için rehinle temin edilmemiş vadesi gelmiş alacakları için ihtiyati haciz kararı verilmesini, borçlu adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, itirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafları ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı şirketin davacıya yapması gereken ödemeleri yapmış olduğunu, davacı tarafın televizyonda yayımlamadığı programların ödemelerini talep ederek buna ilişkin davalı şirkete fatura göndermesinin söz konusu işin yapıldığı anlamına gelmemekte olduğunu, davacı tarafın edimlerini ifa ettiğini usulüne uygun olarak ispatlaması gerekmekte olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafın itirazın iptali talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini, bununla birlikte, alacağın yargılamayı gerektirdiğinden davacı yanın ihtiyati haciz talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı ile davalı şirket arasında düzenlenen 12.08.2021 tarihli sözleşmenin başlangıç kısmında davalı şirketin açık iletişim adresinin belirtilmiş olduğunu, sözleşmenin Mali Yükümlülükler kenar başlıklı 8. maddesine göre davacı takip ve davaya konu 31.10.2021 tanzim tarihli 4.500-EURO tutarındaki faturayı davalının sözleşmede belirtilen Türkiye’deki adresine şirkete göndermesi gerekirken faturayı daha sonradan eski tarihli ve Almanca olarak tanzim edip Almanya’ya göndermiş olduklarını, bu nedenlerle söz konusu 31.10.2021 tarihli 4.500-EURO tutarlı faturanın davalı şirketin kayıtlarına işlenmemiş olduğunu, yine davacı şirketin vergi mevzuatı gereği faturayı e-arşiv üzerinden düzenlenme tarihinden itibaren 7 gün içerisinde davalı şirkete göndermesi gerekirken göndermediğini, davacının davasının tümüyle reddine karar verilmesini,davacıya takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesi talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmeden kaynaklı ödenmeyen alacağın ve cezai şartın tahsili istemi ile davalı aleyhine başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Somut olayda dosya kapsamı itibari ile sunulmuş olan evraklar üzerinden yapılan kontrolde davacı ile davalı arasında televizyon programı yapım sözleşmesinin ve işbu sözleşmelerin eki niteliğinde tadil protokollerinin düzenlenmiş olduğu, sözleşme kapsamında …’nin yapımcı olarak yer aldığı, sözleşmenin konusunun “…” isimli televizyon programının 17.07.2021 tarihinde 1. Bölümü Eurotar isimde kanalda yayınlanmaya başlamış olan programın kural olarak toplamda 4 bölüm yayınlanmasına yönelik olduğu, davalı tarafından sözleşme konusu edimlerin yerine getirilmediği, bedellerin ödenmediği iddiasıyla ödenmeyen alacak olarak 4.500,00 EURO ve 5.000,00 EURO cezai şart bedeli toplamı olan 9.500,00 EURO asıl alacak ve 0,78 EURO işlemiş faiz ile birlikte toplamda 9.500,78 EURO alacak istemi ile (asıl alacağa Devlet Bankalarına o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek değişen oranlarda faiz istemi ile) davalı aleyhine …. İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyasından takibe girişmiş olduğu, davalının itirazı üzerine takibin durduğundan bahisle işbu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür.
İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.
Davalı tarafça öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkememizce bu husus öncelikli olarak incelenmiş olup; İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır.
İİK’nın 50. maddesi; “(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir.
Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur.
İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur.” düzenlemesini içermektedir.
HMK 17.maddesi “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” hükmünü haizdir. Somut olayda tarafların basiretli tacir olarak aralarında akdetmiş oldukları sözleşmede Çağlayan Mahkemeleri ve İcra dairelerini yetkili kılmış olmaları sebebiyle davalının icra dairesinin yetkisine yapmış olduğu itirazın reddine karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle sözleşme maddelerinin incelenmesi gerekmekte olup buna göre; Sözleşmenin
4.2.5. Maddesinin “Yapımcı, Programın banttan yayınlanacak Bölüm’ünün her türlü görüntü ve teknik gereksinimi karşılanmış, stüdyo çalışmaları, gerekli montajı ve seslendirmeleri yapılmış Digital Betacam ve HD formatta veya Şirket (…) tarafından talep edilen başka bir formattaki master video bantlarını ve enter bantlarını en geç yayın tarihinden 3 (üç) gün öncesinde, Şirket’in göstereceği de eksiksiz ve hasarsız bir şekilde, teslim tutanağı karşılığında Şirket’e teslim edeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.”,
4.4.4. Maddesinin “Yapımcı, Sözleşme süresince Program’ın herhangi bir Bölüm’ünün kendisinden kâynaklanan herhangi bir nedenle yayınlanamaması, Sözleşme içerisinde düzenlenen koşullar dâhilinde yayın kasetlerinin zamanında teslim edilmemesi, Sözleşme kapsamında mutabık kalınan koşullara uygun olarak tamamlanamaması veya herhangi bir Bölüm’e ilişkin Bölüm Başı Bedeli’nin madde 8.2.’de öngörülen sürede ödenmemesi halinde, Şirket’in Sözleşme konusu Program’ın yayınlanmaması hususunda hiçbir surette sorumlu olmayacağını, bu durumda Şirket’in, Sözleşme’den doğan tüm diğer hakları saklı olmak üzere, Yapımcı tarafından ödenmiş Bölüm Başı Bedeli’ni iade etmekle yükümlü olmayacağını ve Yapımcı’nın yayını gerçekleştirilmeyen Bölüm’lerin Bölüm Başı Bedeli’ni de Şirket’e derhal nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.” ,
8.1. Maddesinin “Yapımcı, işbu Sözleşme kapsamında Yapımcı’ya tanınan haklar ve Şirket’in yükümlülükleri karşılığında; Şirket tarafından düzenlenecek fatura mukabilinde Şirket’e, Bölüm başına 1.500-Euro (BinBeşYüzAvro) (“Bölüm Başı Bedel”) olmak üzere toplam 6.000-Buro (AltıBinBuro) (“Sözleşme Bedeli”) ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.”,
8.3. Maddesinin ” Yapımcı, Şirket’e karşı Program’ın 4 (Dört) Bölüm’üne ilişkin olarak 8.1’inci maddede öngörülen Sözleşme Bedeli’nin tamamını (4 adet Bölüm Başı Bedeli) ödemeyi garanti etmiş olup, Program’ın belirtilen sayıdaki Bölüm’ünün yayını tamamlanmadan Sözleşme’nin herhangi bir sebeple feshedilmesi veya Sözleşme’nin sona ermesi halinde, fesih veya sona erme tarihi itibariyle garanti ettiği Bölüm sayısından kalanı yayınlanmamış Bölüm’lere ait Bölüm Başı Bedeli ödemelerini ilk yazılı talep üzerine derhal Şirket’e ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.
Ayrıca yapımcı, şirkete karşı vermiş olduğu sözkonusu garanti sebebiyle, sözleşmenin 4.4.4. Ve 8.2. maddeleri başta olmak üzere Sözleşme altında düzenlenen herhangi bir yükümlülüğünü ihlal etmesi nedeniyle Program’ın herhangi bir bölümün yayınlanamaması halinde, yayınlanmayan Bölümler’e ait Bölüm Başı Bedelini ilk yazılı talep üzerine derhal Şirket’e ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.”,
8.4. Maddesinin “İşbu Sözleşme tahtında muaccel hale gelip de ödenmesinde temerrüde düşülen tüm borçlara, aylık %1 oranında Ticari Gecikme Faizi; tahakkuk ve tediye olunacaktır.” ,
10.4. Maddesinin “Yapımcı, Program’ın 4 (dört) Bölüm’ünün yayını tamamlanmadan Sözleşme’nin herhangi bir sebeple feshedilmesi veya Sözleşme’nin sona ermesi halinde, madde 8.3.’ün saklı olduğunu ve anılan madde kapsamında Şirket’e Sözleşme Bedeli’nin tamamını (4 adet Bölüm Başı Bedeli’ni) ödemekle yükümlü olacağını kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.”,
11.1. Maddesinin “Yapımcı, işbu Sözleşme’yi haksız olatak feshetmesi, ve/veya herhangi bir ihlal sebebiyle Şirket’in Sözleşme’yi haklı sebeple feshetmesine neden olması, işbu Sözleşme’nin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi ve/veya her hangi bir taahhüdünü yerine getirmemesi/eksik yerine getirmesi halinde ve/veya Sözleşme’ye aykırı davranması halinde Şirket’in uğrayacağı menfi, müspet, maddi ve manevi her türlü zararını, kar kaybını tazmin edeceğini ve bununla birlikte ayrıca Şirket’e her bir ihlal için ayrı ayrı olmak 5.000-Euro’yu (BeşBinAvro) cezai şart bedeli olarak Şirket’in ilk yazılı talebi üzerine derhal, nakden ve defaten ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmiştir.” şeklindeki düzenlemelerinin uyuşmazlık bakımından göz önünde bulundurulması gerektiği anlaşılmıştır.
Yargılama esnasında tarafların ticari defter ve belgeleri ile birlikte dosyaya ibraz edilmiş olan tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle 1 mali müşavir ve 1 Radyo ve televizyon alanında uzman bilirkişiden kök ve ek rapor alınmıştır. Bu raporlara göre;
Davacı vekili tarafından Davacı yan yurt dışı şirketi olduğu için ticari defterlerin yurt dışında tutuluyor olduğunu, dosyaya sundukları Tercüme edilmiş belge üzerinden ve tarafıma inceleme sırasında gönderilmiş bankadan alınmış ekstre, faturalar, cari hesap ekstresi ve defter kayıtlarına ait ekran görüntüleri üzerinden ve dosya içeriğindeki belgelerden inceleme yapılmasının tarafıma beyan edilmiş olduğu, bu nedenle davacı ticari defterleri ve belgeler üzerinde kısmi inceleme imkanı olduğu,
Davalı yanın 23.05.2022 tarihli dilekçesinde; söz konusu fatura davalı-takip borçlusu şirketin ticari defterlerine işlenmediğinden, Ticari Defter ve Belgeleri Mahkemenize bilirkişi incelemesine esas olmak üzere sunamayacağız.” Şeklinde beyanları olduğu, bu nedenle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı,
Davacı yan tarafından davalı yana 2021 yılında toplam tutarı 16.500,-TL’lik 11 Bölüm için (11*1.500,-EUR) 5 Adet fatura düzenlenmiş olduğu, davalı yan tarafından davacı yana toplam 13.500,-EUR Ödeme yapılmış olduğu, davacının faturası düzenlenmiş alacağının 3.000,-EUR olduğu,
Davacı yan tarafından davalı yana düzenlenmiş 30.11.2021 tarihli 211002 Numaralı 3.000,-EUR’luk 2 program yayını bedeli faturanın davalı yan tarafından ödenmemiş olduğu,
Gerek yayın akışı, gerekse de DVD’ler içerisinde 20.11.2021 tarihli programa rastlanmıştır. Dolayısıyla Ek Protokol-2 kapsamında değerlendirme yapıldığında 4. Bölümün eksik olduğu tarafımızca tespit edilmiştir. Diğer üç bölümün yayınladığı görülmüştür. Dolayısıyla toplamda 11 bölüm mevcut olup, bir bölüm eksiktir.
Davacı yan tarafından bölümü yayınlanmamış 12.program bölümü için de 1.500,-EUR talep edilmiş olduğu, bu tutar için davacı tarafından davalı yana fatura düzenlenmemiş olduğu, ancak, davacı yan tarafından davalı yana gönderilen ihtarnamede “Muhatap tarafından Müvekkil Şirket’e;
Sözleşme, Ek Protokol-1, Ek rotokol-2 kapsamında toplam 12 adet Program bölümü teslim edilmesi gerekirken, 11 adet Program teslim edilmiş olduğu” bildirilmiş olduğu görülmekte olup, davalı yan tarafından bu ihtarnameye cevap niteliğinde bir ihtarnameye ve davacı tarafından eksik teslim edildiği bildirilen programın tam gönderilmiş olduğuna dair bir davalı bildirimine dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacının yayınlanmamış program nedeniyle 1.500,-EUR talebinin Sayın Mahkemenin Takdirinde olduğu,
Sözleşme’nin “Program’ın Yayın Tarihi ve Yayın Şekli” başlıklı 4. Maddesi’nin 4.4. Bendinde Sözleşme süresince Program’ın herhangi bir bölümünün kendisinden kaynaklanan herhangi bir nedenle yayınlanamaması, yayın kasetlerinin zamanında teslim edilmemesi veya herhangi bölüme ilişkin bölüm başı bedelinin Sözleşmede öngörülen sürede ödenmemesi halinde, yayım gerçekleştirilmeyen bölümlere ilişkin bölüm başı bedelini de davacı şirket’e derhal kayıtsız ve şartsız nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan ve taahhüt etmiş olduğunun görülmekte olduğu, davalı tarafından yayınlanmış 2 bölüm bedelinin sözleşmenin 8.2 maddesine göre ödenmemiş olduğu,
… için toplamda 12 bölümün yayınlanması için taraflar arasında anlaşma sağlanmış olduğu, yapılan ek protokolde, protokolün programın son bölümünün 20.11.2021 tarihinde yayınlanmasıyla birlikte sona ereceğinin belirtilmiş olduğu, fakat yayın akışı ve DVD’ler içerisinde 20.11.2021 tarihli programa rastlanmamış olduğu, dolayısıyla Ek Protokol-2 kapsamında değerlendirme yapıldığında 4. Bölümün eksik olduğu, toplamda 11 bölümün yayınlanmış olduğu, 1 bölümün yayınlanmamış olduğu, bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 12.08.2021 tarihli Televizyon Programı Yapım Sözleşmesi baz alındığında bölümün gönderilmemesi ve yayınlanamaması ihlal kapsamında değerlendirilebileceği, zira kanalın yayın akışını ve planlamasını da değiştirecek bir yapıya sahip olduğu, sözleşmenin CEZAİ ŞART başlığı altında yer alan 11.1. maddede ihlal sebebiyle yapımcının 5000 Euro ceza ödeyeceğinin kararlaştırılmış olduğu, zira bir bölüm eksik olup toplam 11 bölüm yayınlanmış olduğu, davacı yan tarafından sözleşme ihlali nedeniyle 5.000,-EUR talep edilmiş olduğu, bu noktadaki takdir ve programın yayınlanmaması noktasındaki takdirin yüce Mahkemenin takdirinde olduğu,
Davacı yan 27.12.2021 tarihli icra takibinde 9.500,-EUR Alacağına 0,78 EUR işlemiş faiz talep etmiştir. Bir alacağa faiz talep edilebilmesi için, ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması, taraflar arasında faiz yönünden bir sözleşme olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Dava dosyası incelemelerimde davacı ile davalı arasında düzenlenen onaylı bir sözleşmenin bulunduğu, sözleşmede ödemenin peşin olduğu görülmektedir. Ayrıca, 29.11.2021 tarihinde davalı yanın temerrüde düşürülmüş olduğu görülmektedir. İşlemiş faiz tutarının 3,64 EUR olarak hesaplanmış olduğu, ancak davacı tarafından icra takibinde 0,78 EUR işlemiş faiz talep edilmiş olduğu görülmektedir.
Davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan icra takip tarihi olan 27.12.2021 tarihinden itibaren asıl alacağına, Davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi, devlet bankalarının yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek oranlarda faizi talep edebileceği,
mahkememize bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı itibari ile taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme kapsamında davalının üstlenmiş olduğu edim olan programları eksiksiz teslim etme ve bedel ödeme borcunu gereği gibi yerine getirmemiş olduğu, basiretli tacir olarak akdetmiş olduğu sözleşme maddeleri uyarınca yayınlandığı halde bedeli ödenmeyen 2 bölüm için 1.500,00×2=3.000,00 EURO davacıya borçlu olduğu, ayrıca yayınlanmadığı halde bedelini peşinen sözleşme kapsamında yayınlanmasa dahi ödemeyi kabul etmiş olduğu 4. Bölüm ücreti bakımından da davacıya 1.500,00 EURO borçlu olduğu görülmüştür. Ayrıca taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin cezai şartın düzenlendiği 11. Maddesi kapsamında davalının sözleşmede belirlenen edimleri gereği gibi ifa etmemiş olması sebebiyle sözleşmeyi ihlal ettiği ve davacının davalıdan 5.000,00 EURO cezai şartı almaya hak kazanmış olduğu kanaatine varılmıştır. İşbu dava açılmadan önce davacı tarafından davalıya çekilmiş olan ihtarname ile birlikte davalıyı temerrüde düşürmüş olduğu, davacının davalıdan işlemiş faiz talebinde bulunabileceği görülmekle davasının miktar itibariyle tam kabulüne karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar icra takibinde asıl alacağa Devlet Bankalarına o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek değişen oranlarda faiz isteminde bulunulmuş ise de taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin 8.4. Maddesinin “İşbu Sözleşme tahtında muaccel hale gelip de ödenmesinde temerrüde düşülen tüm borçlara, aylık %1 oranında Ticari Gecikme Faizi; tahakkuk ve tediye olunacaktır.” şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının davalıdan en fazla aylık %1 oranında faiz isteminde bulunabileceği anlaşıldığından davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20’den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu, alacağın faturadan kaynaklandığı anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle icra dosyasında yabancı para cinsinden takibe geçilmiş olması sebebiyle takip tarihinde 1EURO=19,79 TL olması sebebiyle asıl alacak tutarı olan 9.500,00 EURO x 19,79 = 188.005,00 TL asıl alacak tutarının %20’si oranında olan 37.601,00 TL’nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, dava tarihi itibari ile UYAP sisteminden yapılan kontrolde merkez bankası efektif satış kurunun (EURO için) 15,53 TL olduğu, işbu hali ile dava değerinin 147.547,11 TL olması sebebiyle işbu tutar üzerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının …. İcra Dairesinin … Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ ile; takibin 9.500,00 EURO asıl alacak, takip öncesi işlemiş 0.78 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.500,78 EURO üzerinden, asıl alacağa aylık %1 oranında ticari gecikme faizi uygulanarak kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya dair faiz isteminin reddine,
2- Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan (9.500,00 EURO x 19,79 =) 188.005,00 TL’nin %20’si oranında olan 37.601,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli olan 10.078,94-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.579,64-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 8.499,30-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 1.579,64-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 92,20-TL (başvurma, vekalet harcı) davetiye, posta gideri: 152,50-TL, bilirkişi ücreti: 2.000,00TL olmak üzere toplam: 2.244,70-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 23.132,07-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun’un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00TL nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 11/07/2023
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır