Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/9 E. 2023/595 K. 18.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/9 Esas
KARAR NO :2023/595

DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/01/2023
KARAR TARİHİ:18/07/2023

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacı … …’un, davalı şirkette genel koordinatör olarak çalışmakta iken, şirketin iki adet şubesinin yönetiminin devrine dair teklif aldığını, alınan bu teklifi kabul eden müvekkilinin ilgili şirketin …Caddesi şubelerini işletmeye başladığını, görevinden doğan sorumluluklarını ve borçlarını eksiksiz ve gecikmesiz şekilde yerine getiren müvekkilinin sürekli olumsuz tepkilere ve ithamlara maruz kaldığını, müvekkilinin, davalı şirkette genel koordinatör olarak çalıştığı dönemde, 8 ay boyunca sigortası yapılmadığını, bu durumun müvekkilini gerek o dönemde, gerek ise emeklilik hayatında hak kaybı yaşamasında soruna yol açacağını, işçilik alacaklarına ve hizmet tespitine ilişkin hususlarda …. İş Mahkemesi’nde … E., işçilik alacaklarına ilişkin husus …. İş Mahkemesi’nde … E. Numaralarına haiz olmak kaydıyla derdest durumda olduğunu, taraflar aralarındaki sözleşmeyi, davacı yanın davalı yana aylık 40.000,00 TL ödemesi karşılığında akdedildiğini, müvekkilinin, sözleşmeden kaynaklanan işbu edimini hiç geciktirmediğini, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmenin, sürekli edimli sözleşme niteliğinde olduğunu, davalı şirket ile müvekkili arasında bulunan işletme sözlşmesi m.4.2’ye göre, … Şube’ye ait kira ödemesi ayın en geç 4. günü yapılacağını ancak davalı şirketin sözleşmeyi haklı nedenle fesih edebilmek amacıyla 04.04.2022 tarihinde, müvekkilinden 7.000,00 TL almak suretiyle ilgili şubenin kira ödemesini gerçekleştirdiğini, bu durumda müvekkilinin temerrüde düşmediğini ancak temerrüde düşmüş gibi göstererek davalı şirketin işletme sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, davanın kabulü ile, davalı …Tic. Ltd. Şti’nin, müvekkili ile aralarında bulunan işletme sözleşmesini haksız olarak feshedildiğinden, müvekkilinin uğramış olduğu 150.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatının fazlaya ilişkin haklarımız saklı tutulmak üzere davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında işçi-iş veren ilişkisi bulunması nedeni ile iş mahkemelerinin görevli olduğunu, taraflar arasındaki iş akdi sözleşme tarihi olan 01.11.2021 tarihinde devam ettiğini, ayrıca davacının tacir olmadığı gibi, huzurdaki davanın mutlak ticari davalardan olmadığın, anılan nedenler dolayısı ile görevsizlik kararı verilmesini, davacı tarafça işletmenin ilgili kirasının gününde ödenmediğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelenmemesi ve sektörde uzun yıllarda elde ettiği güvenirliği yitirmemek, icra takibi ve kiralananın tahliyesi riski ile karşılaşmamak adına taşınmaz kirasını ödediğini, müvekkilinin iyi niyeti ile davacıya ödeme yükümlülüğünü hatırlattığını ancak davacıdan olumlu yanıt alamaması nedeniyle 07.04.2022 tarihinde sözleşmeyi haklı olarak tek taraflı feshettiklerini, davacı tarafın müvekkiline borçlu olduğunu, davacının sözleşme ile üstlendiği işletmenin hiçbir borcunu ödemediğini, müvekkilinin tüm bedelleri ödediğini ve davacı aleyhinde …. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.4 maddesi uyarınca, tarafların süreç takibinde 3 ayda bir kez gözden geçirme toplantısı yapar şeklinde hüküm tesis edildiğini ancak sözleşme sürecinde davacıya yöneltilen bu yöndeki tüm talepleri bir bahane ile reddederek hiçbir toplantıya katılmayarak sözleşmeye aykırı davrandığını, fazlaya dair her türlü dava ve alacağı talep hakları saklı kalmak üzere; İş Mahkemelerinin görevli olması nedeni ile görevsizlik kararı verilmesini, ilgili uyuşmazlığa konu sözleşmenin feshine ilişkin davacının haksız ve hukuki dayanaktan mesnetsiz davasının reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşmenin haksız olarak feshedilmiş olması sebebiyle davacının doğmuş olan 150.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi zararının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacı vekili tarafından davadan feragat edildiğine dair 19/04/2023 tarihinde davalı tarafa karşı olan tüm taleplerinden ve iş bu davadan feragat ettiklerine ilişkin beyan dilekçesi doğrultusunda karar verilmesini, davalı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ve feragat doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından duruşmadan sonra mahkememize ibraz edilmiş olan beyan dilekçesinde davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması sebebiyle davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi taleplerinin bulunduğunun mahkememize beyan edilmiş olduğu görüldü.
6100 sayılı HMK’nın 307. maddesinde feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesi olarak tanımlanmış olup aynı yasanın 309. maddesinde feragat ve kabul beyanının dilekçe ile veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılabileceği, hüküm ifade etmesinin karşı tarafın muvafakatine bağlı olmadığı, feragat ve kabulün kayıtsız ve şartsız olarak yapılması gerektiği ve hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği belirtilmiştir. Yine aynı yasanın 311. maddesinde de feragat ve kabulün kati bir hükmün hukuki neticelerini doğuracağı hüküm altına alınmıştır. Açıklanan yasal hükümler ışığında davacı vekilinin feragatinin usulüne uygun olduğu anlaşılmış ve feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
6100 Sayılı HMK’nın Feragat ve kabul hâlinde yargılama giderleri başlıklı 312. Maddesinin “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir. Feragat ve kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerine mahkûmiyet, ona göre belirlenir.” şeklindeki düzenlemesi uyarınca davacının davasından feragat etmiş olduğunu beyan etmiş olduğu görülmekle davacı vekili tarafından her ne kadar emsal içtihat ibraz edilerek 6552 ve 3201 sayılı kanuna atıf yapılmış ise de 6552 sayılı kanunun İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun olduğu, 3201 sayılı kanunun ise Yurt Dışında Bulunan Türk Vatandaşlarının Yurt Dışında Geçen Sürelerinin Sosyal Güvenlikleri Bakımından Değerlendirilmesi Hakkında Kanun olduğu ve söz konusu kanunların işbu davada uygulanma yeri bulunmadığı görülmekle davalı tarafın davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş olması sebebiyle yargılama gideri vekalet ücreti talebinde bulunmuş olduğu hususu dikkate alınarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin Davanın konusuz kalması, feragat, kabul ve sulhte ücret başlıklı 6. Maddesinin “(1) Anlaşmazlık, davanın konusuz kalması, feragat, kabul, sulh veya herhangi bir nedenle; ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, bu Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. Bu madde yargı mercileri tarafından hesaplanan akdi avukatlık ücreti sözleşmelerinde uygulanmaz.” şeklindeki düzenlemesi uyarınca feragatin ön inceleme tutanağı düzenlendikten sonra yapılmış olması sebebiyle davalı lehine tam maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olup Harçlar Kanununun “Davadan feragat, davayı kabul veya sulh” başlıklı 22. Maddesinin “Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.
” şeklindeki düzenlemesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının Davasının FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE
2-Bu dava sebebiyle Harçlar Kanunun 22.Maddesi gereğince karar ve ilam harcının 3/2’si alınması gerektiğinden 269,85-TL karar ve ilam harcının 3/2’si olan 179,90-TL harcının başlangıçta peşin olarak alınan 2.732,40-TL’nin mahsubu ile artan 2.552,5‬0‬-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça yatırılan gider avansından geriye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya ödenmesine,
5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00TL’nin HMK m.312 hükmü uyarınca davacı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, Tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/07/2023

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır

* İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.