Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/655 Esas
KARAR NO : 2020/161
DAVA : itirazın iptali
DAVA TARİHİ : 25/12/2018
KARAR TARİHİ : 20/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı … nın ölen … ‘ın oğlu, davacı …’nın ölen … ‘ın oğlu, davacı … …’nın ölen …’ın kızı , davacı …’nın ölen …’ın annesi , davacı … ölen … ‘nın babaannesi , davacı …’nın ölen … ‘nın babası olduğunu, 16/08/2018 günü tüm müvekkilleri adına davalıya müracat edilerek tazminat talebinde bulunulduğunu ancak bir sonuç alınmaması karşısında 25/09/2018 tarihinde yine tüm olarak davalı aleyhine 175.000 TL asıl alacak talebi ile …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını ancak advalının poliçenin şehir için taşımalarını kapsamadığı şekilde itirazda bulunduğunu, itirazın haksız olduğunu bu nedenle anılan icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, icranın devamına , davalının % 20 icra inkar tazminatını da ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davaya beyanda bulunulmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE;
Davacılar vekili tarafından davalı aleyhine İİK ‘nın 67. Maddesine göre itirazın iptali davası açılmıştır.
Kaza tutanağı, mağdur ifade tutanağı, sanık iade tutanağı, iddianame, gerekçeli mahkeme kararı, ölüm belgesi, motorlu araç tescil belgesi, sürücü belgesi ehliyet, kazaya ilişkin gazete haberleri, veraset ilamı, … poliçe nolu karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortası, Başvuru red yazısı, doktrin görüşü, 2 adet derkenar, trafik tescil kayıtları, yargılt kararları, …. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosya bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı davamızın delillerini oluşturmaktadır.
Dosya kapsamından da anlaşılacağı üzere 17/11/2016 tarihinde davacıların annelerinin ve kardeşlerinin Çinde yolcu olarak bulunduğu … nolu minübüsün İstanbul Sabiha Gökçen havalimanı istikametinde seyir halinde iken tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazası sonucu … ve çocuk yaştaki kızı … ‘nin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana geldiği bu kaza sonucu sürücü … ‘in … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas … karar sayılı 22/06/2016 tarihinde verilen karar ile taksirle 2 kişinin ölmesine birdeh fazla kişinin yaralanmasına neden olması nedeni ile mahkumiyetine karar verildiği, bu kaza sonucu yolcuların kusurlu olmadıkları anlaşılmıştır.
Müteveffa … ın Suudi Arabistan Krallığı Adalet Bakanlığı Cidde Nufus Dairesi sonuçlandırma biriminin 22/12/2016 tarihli veraset belgesine göre mirasçı olarak … , …, …, …. ve … ‘ın mirasçı olarak bıraktığı yine müteveffa … yönünden ise …, … ve … ‘ın mirasçı olarak kaldığı anlaşılmaktadır. Bu kaza nedeni ile turistlere belli bir süre tarifesiz yolcu taşımacılığı kapsamında mülkiyeti … A.Ş ‘ye ait … plakalı minübüsün davalı … nezdinde karayolu yolcu taşımacılığı koltuk ferdi kaza sigortası poliçesi düzenlediği dosydaki sunulan poliçeden anlaşılmaktadır. Bu poliçeye göre ölüm halinde kişi başına 175.000 TL sigorta tazminatı ödeneceği açıklanmıştır.
Dosya içerisinde bulunan mahkememizce de benimsenen bilirkişilerin düzenlemiş olduğu 23/01/2020 tarihli rapordada açıklandığı gibi davalı … şirketine yasal süre içerisinde müracat eden ölen kişilerin hak sahiplerinin başvurusuna rağmen 06/09/2018 tarihinde davalı … şirketinin temerrüde düştüğü görülmektedir. Davalı … şirketinin kusurlu araç için düzenlediği poliçeden doğan sorumluluğunu zarar görenlere mirasçılık belgesinde belirtilen oranlar nispetinde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/6992 Esas ile 11.Hukuk Dairesinin 2012/2239 E sayılı içtihatlarında da belirtildiği gibi ” ferdi kaza koltuk sigortası bir can türü sigortası olup mebla sigortası olması itibarile ölüm halinde limit kadar olmak üzere maktu tazminat ödenir mahkemece poliçe kapsamı dikkate alınarak ölüm halinde şahıs başına belirlenen teminat tutarında tazminata hükmedilmesi ” gerekeceği şeklinde içtihatta gözönüne alındığında bilirkişi raporunda tespit edilen icra takibine konu olan ve davacının dava dilekçesindeki talebi de dikkate alınarak açılan davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.
Alacak likit olduğundan icra takibine vaki itiraz yerinde görülmediğinden her iki alacak için ayrı ayrı % 20’şer oranda icra inkar tazminatına davalı taraf sorumlu tutulmuş aşağıda belirtildiği şeklide hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
Davacılar tarafından davalı aleyhine açılan davanın KABULÜNE ,
1- … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasına vaki itirazın
175.000 TL üzerinden iptaline, takibin 175.000 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağı takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen 4488 sayılı yasa ile değişik 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesinde belirtilen değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesine,
% 20 İcra inkar tazminatı olan 70.000 TL ‘nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2- … İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasına vaki itirazın 175.000 TL üzerinden iptaline, takibin 175.000 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA,
Asıl alacağı takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen 4488 sayılı yasa ile değişik 3095 sayılı yasanın 2/2 maddesinde belirtilen değişen oranlarda ticari avans faizi yürütülmesine,
% 20 İcra inkar tazminatı olan 70.000 TL ‘nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 23.908,50 TL karar harcından peşin alınan 4.206,57 TL’nin mahsubu ile geri kalan 19.701,93 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3- Davacının yaptığı 178,80 TL posta masrafı, 5.200 TL bilirkişi ücreti, 35,90 TL başvurma harcı, 5,20 TL vekalet harcı, 4.206,57 TL peşin harç olmak üzere toplam 9.626,47 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
4-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği 32.950,00 TL vekalet ücreti takdirine, bunun davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine,
5-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı , karşı tarafın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/02/2020
Başkan …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Katip …
e-imzalıdır