Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/538 Esas
KARAR NO : 2022/587
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/11/2019
KARAR TARİHİ : 29/09/2022
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin Türkiye’de otel rezervasyonları, … programları, Paket programları, Çevre gezi turları, … (Toplantılar, Kongreler, Sergiler),Uluslararası ve Yurtiçi rezervasyonlar, Hizmetler, Medikal Turizm, Kış Turizmi, Termal Turizm alanlarında hizmet verdiğini, şirketin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile bağlantılı Türk Seyehat Acentaları Birliği üyesi olup turizm sektöründe gün geçtikçe büyüdüğünü, davalı tarafından müvekkili şirkete ve şirket yetkilisi müvekkili …’a karşı 10.06.2019 tarihinde ….İcra Müdürülüğü’nün 2019/… sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 67.198,91 USD’lik alacak takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine 25/06/2019 tarihinde T.C. ….İcra Mahkemesi’nde davacı vekili tarafından takibe dayanak bonodaki imzaların müvekkillerine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz davası açıldığını, yapılan yargılama sonucunda icra takibinde borçlu olarak gösterilen borçlulardan müvekkili … yönünden; “takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f.maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan“ …. mah. … cad.No: … … ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının görüldüğünü, bu durumda, borçlunun İİK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı olmadığını, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi geregince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınacağından (Yargıtay 12. H.D.’sinin 29/09/2016 tarih, 2016/19022 esas, 2016/19999 karar sayılı ilamı.) takibin iptaline karar verilmiştir” gerekçesiyle takibin iptaline, müvekkili şirket yönünden “Davaya konu icra takip dosyasında Örnek 10 no’lu ödeme emri davacı borçlu şirkete 17.06.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı borçlu vekili tarafından ise 5 günlük yasal süre geçtikten sonra 25.06.2019 tarihinde işbu davanın açıldığını, davacı borçlu vekili tarafından ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişki olarak bir şikayette de bulunulmadığı ve davacıların teminat göstermekten muaf oldukları da anlaşılmakla açılan davanın süre asımı nedeniyle reddine” gerekçesiyle süre aşımı nedeniyle davanın reddine, müvekkili şirket ve yetkilisinin davalıya anılan şekilde bir borcu olmadığını, çünkü senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını, imzalarının müvekkillerine ait olmadığının yaptırılacak olan bilirkişi incelenmesinde ortaya çıkacağını, ….İcra Müdürlüğü’nün 2019/… sayılı dosyasında yer alan takip dayanağı kambiyo senedinde yer alan imzaların müvekkillerine ait olmadığını, … yönünden; “takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f.maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan“ …. mah. … cad.No:… Apart Kat: … ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının görüldüğünü, bu durumda, borçlunun IIK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı olmadığını, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi geregince bu hususun icra mahkemesince re’sen nazara alınacağından takibin iptaline karar verildiğini, 05/08/2019 tarihinde takibin iptal edilmesine rağmen davalı tarafından 12/09/2019 tarihinde müvekkili … adına çeşitli bankalara Birinci Haciz İhbarnamesi gönderildiğini, yine … ’ne (…) 12/09/2019 tarihinde … borçlu olarak gösterilerek … kaydının olup olmadığının sorgulanması olması halinde …’a yapılan bütün ödemelere haciz konulması için müzekkere gönderildiğini,
müvekkili … yönünden ….İcra Mahkemesi tarafından 05/08/2019 tarihinde takibin iptaline karar verilmiş olmasına rağmen davalının kötü niyetli olarak 05/08/2019 tarihinden sonra müvekkili … aleyhine takibe devam etmek suretiyle haciz işlemlerine devam ettiğini, mahkeme kararına rağmen yapılan işlemlerin kötü niyetli olarak yapıldığının kanıtladığı kanaatinde olduklarını, bu sebeple mahkemece verilecek icra takibinde icra veznesine yatırılacak paranın davalıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması ve yapılan icra-i işlemler neticesinde konulan hacizlerin fek edilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını beyanlarla davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı aleyhine açtıkları menfi tespit davasının kabulüne; dava konusu senedin tahsili halinde, müvekkili şirketin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan, icra veznesine borcun tamamının ve borç tutarının%15’i kadar teminatın depo edilmesi ile İhtiyati tedbir yolu ile icra veznesine depo edilecek paranın davalıya ödenmesinin engellenmesine ve …. İcra Müdürlüğü’ nün 2019/… esas sayılı dosyasından konulan hacizlerin kaldırılmasına, davacı müvekkillerinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, davalı tarafından takibe konu edilen senedin iptali ve davalı tarafından başlatılan icra takibinin iptaline, davalı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu için dava sebebi ile uğradıkları zararın; takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminine, her türlü yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; …. İcra Müdürlüğü’nün 2019/… Esas Sayılı dosyasına taraflarınca başlatılan kesinleşmiş olan icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir konulması talepli menfi tespit davasının haksız olup reddini talep ettiklerini, şöyle ki, menfi tespit davasının açılımasına yönelik borcun olmadığı iddiasının davacı tarafından hiçbir somut gerekçeye dayandırılmadığını, davacının malen kaydı bulunan bono nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, HMK.’nın 201.maddesi: “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm vekuvyetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.”denildiğini, Kanunun hâkime delilleri serbestçe değerlendirme hakkı tanımadığı, delille bağlı olmasını öngördüğü hallerde kesin delille ispat zorunluluğu olmadığını, senetle – ispatın zorunluluğu kesin delille ispat zorunluluğunu ifade ettiğini, müvekkili ile davacının yabancılara vize işlemleri yapmasından ötürü tanıştıklarını, daha sonraki süreçte, davacının, müvekkiline babasının çok rahatsız olduğunu ve masrafları olduğunu ifade ederek kendisinden borç para istediğini, müvekkilinin iyiniyetli olarak davacıya farklı zamanlarda olmak üzere öncelikle 155.160,00.-TL borç verdiğini, davacının söz konusu borcu teyid eden kendi el yazısı ve imzasının olduğu kağıdı bir zarfın içinde “ …” adındaki çalışanı vasılasıyla müvekkiline gönderdiğini, söz konusu zarfın tercümesinden anlaşılacağı üzere senette yer alan imzanın aynısının davacı tarafından atıldığını, ayrıca, bu metinden açık olarak borcun varlığının kabul edildiğinin anlaşıldığını, daha sonraki süreçte davacının farklı bahanelerle müvekkilinin iyi niyetini suistimal ederek borç para almaya devam ettiğini, davacının müvekkilinden 130.0000,00.-TL daha borç alarak aradaki tüm borçları Türk Lirasından dolara çevirdiğini, bir kağıda yazmış olduğu bilgi notunu whatsapp uygulaması üzerinden fotoğraflayıp yolladığını, söz konusu görüntüden anlaşılacağı üzere, ifade etmiş oldukları miktarları ilk borç miktarı 38.790 dolar, diğer borç miktarı 28,880 dolar olmak üzere toplamda 67.678 dolar borcu olduğunu ifade ettiğini, her seferinde müvekkiline ödeme yapacağını söyleyen davacının, her borç için senet yapmış olup borç miktarı artıkça ilk yaptığını kendi yırtarak yenilerini kendi el yazısı ve imzasıyla müvekkiline verdiğini, ayrıca müvekkiline borcunu ödeyeceğini inandırmak için evi olduğunu söyleyerek üzerine olan tapu görüntüsünü whatsapptan yolladığını, müvekkili davacının kötü niyetli ve borcunu sürüncemede bıraklığına kanaat getirmesinden ötürü, çaresiz kaldığını düşünerek Tunus konsolosluğuna gerekli şikayette bulunduğunu, bunun üzerine borcu ödeyeceğini ifade eden davacının toplam barcundan sadece 5.000 Dolar ödeme yaparak, önceki toplam borcu kapsayan 67.670 dolarlık senedi kendi yırtarak, 62.670 dolarlık senedi doldurup imzalayarak müvekkiline verdiğini, davacının ifade ettiğinin aksine, davacı kendi borcunu kabul edip, sürekli olarak müvekkiline ödeme yapacağını belirterek oyaladığını, icra takibine başlamadan önce müvekkiline gerek yüz yüze gerekse telefonda borcunun olduğunu ve ödeyeceğini belirttiğini ancak davacının müvekkilini açık olarak kandırdığı ve kötü niyetli olduğu kanaatine müvekkili tarafından varıldığı için haklı olarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu durumla ilgili olarak icra takibi öncesinde, davacının müvekkiline dava açarsa bilerek davayı uzatacağına dair tehdit vari konuşmalar yaptığını, davacının dava konusu senetleri kendi iradesiyle vermiş olup imzayı ve senedin tamamını kendi doldurduğunun anlaşıldığını, takibin durdurulması ve menfi tespite ilişkin dava davacı tarafından süre kazanmak için kötü niyetle açıldığını, davacı/borçlunun dava konusu senetleri kendi rızası ile borcuna karşılık verdiğini, davacı/borçlunun kendi iradesi ile borcuna karşılık olarak verdiği bu senetlere karşı açmış olduğu huzurdaki davanın kötü niyetinin göstergesi olduğunu, taraflar arasındaki hukuki ilişki senede dayandığından davacı/borçlunun müvekkiline borçlu olmadığı aynı kuvvette delille yani senede karşı senet kuralı gereği senetle veya aynı kuüvvette yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, bu nedenle davacı/borçlunun takibe konu malen kaydı içeren bono nedeniyle borcunun bulunmadığını yazılı delille ispat etmediği takdirde iddiasının dinlenmeyeceğini beyanlarla davacı/borçlunun haksız ve kötü niyetli davasının reddine borçlu olduğunun tespitine, şahsi talep ve haklarının ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, haksız ve kötü niyetli davacı borçlu aleyhine %20’den aşağı olmamak kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davacının teminat olarak yatırmış olduğu bedelin davanın red edilmesi durumunda kendilerine verilmeyerek muhafaza altına alınmasını, yargılama giderleriyle ücreti vekâlerin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, Arabuluculuk Son Tutanağı, …’nün cevabi yazısı, celp edilen imza asılları, …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/… E. Sayılı dosyası, … . İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/… E. Sayılı dosyası, … İcra Müdürlüğü’nün 2019/… E. Sayılı takip dosyası, ATK … İhtisas Dairesi’nden alınan imzaya ilişkin rapor, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
Mahkememizce 28/11/2019 tarihli ara karar ile; ” davacı vekilinin İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile, İİK’nun 72/3.maddesi uyarınca dava değerinin % 15’i kadar teminat karşılığında, …. İcra Müdürlüğünün 2019/… esas sayılı takip dosyası ile davacı aleyhine yürütülmekte olan takipte, icra veznesine girecek paranın, dava sonuçlanıncaya kadar alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasına…” karar verilmiştir.
Mahkememizce davacı asilin imza incelemesine esas olmak üzere 21/10/2020 tarihinde imza örneklerinin alınarak dosya arasına kazandırıldığı görülmüştür.
Yine mahkememizce davacı …’ın imza incelemesine esas olmak imza asıllarının bulunduğu; …. İcra Müdürlüğü’nün 2019/… E. Sayılı dosyasından gönderilmiş olan 15/07/2020 Tarihli 62.670.-USD Bedelli Senet Aslı, … Noterliği’nin 01/11/2019 tarihli … yevmiye sayılı evrak aslı, 02/07/2020 tarihli davacı …’a ait bankacılık hizmetleri sözleşmesinde genel işlem koşulları kullanılmasını kabul beyanı aslı, Garanti Bankasına ait 14/07/2020 tarihli dilekçe ekinde sunulan dekont aslı celp edilmiştir.
…. İcra Dairesi’nin 2019/… E.sayılı takip icra dosyasının incelenmesinde, … tarafından … ve … aleyhine 62.670 USD bono, 4.403,57 USD işlemiş faizve 125,34 USD = 67.198,91. USD tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır.
…. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/… E. Sayılı dosyasının yapılan incelemesinde; davacılar … ve … tarafından … aleyhine …. İcra Dairesi’nin 2019/… E.sayılı takip dosyasında yapılan kambiyo takibi ile ilgili olarak takibe, imzaya ve borca yönelik itirazları ile icra takibinin durudurulmasına ilişkin dava açıldığı, açılan davada mahkemece yapılan yargılama neticesinde; takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yeri bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan “ …. mah. … cad.No: … Apart Kat: … ” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği anlaşıldığından, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının görüldüğü, bu durumda, borçlunun İİK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen bu belgenin kambiyo vasfı olmadığı, Hukuk Genel Kurulu’nun 02.10.1996 gün ve 1996/12-5 sayılı kararı ile benimsendiği üzere İİK.nun 170/a-2.maddesi gereğince bu husus icra mahkemesince re’sen nazara alınacağından takibin iptaline karar verildiği, davacı borçlu şirket yönünden yapılan incelemede: Davaya konu icra takip dosyasında Örnek 10 no’lu ödeme emrinin davacı borçlu şirkete 17.06.2019 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı borçlu vekili tarafından ise 5 günlük yasal süre geçtikten sonra 25.06.2019 tarihinde işbu davanın açıldığı, davacı borçlu vekili tarafından ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğüne ilişkin olarak bir şikayette de bulunulmadığı ve davacıların teminat göstermekten muaf oldukları da anlaşıldığından bahisle davacı … tarafından açılan davanın kabulü ile, ….İcra Müdürlüğünün 2019/… esas sayılı takip dosyasında davacı borçlu yönünden takibin iptaline, davacı borçlu şirket tarafından açılan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, kesinleşme şerhi içeriğine göre ise; … Mahkemesi …Hukuk Dairesi’ nin 05/03/2020 tarih ve 2019/… esas, 2020/… karar sayılı ilamı ile tebliğden itibaren iki haftalık süre içersinde Temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiş olup, istinaf mahkemesince karar ilamının davacılar … ve … Tic.Ltd.Şti.vekili Av. … 15/03/2020 tarihinde tebliğ olunmuş, Davalı … vekili Av. …’na 13/03/2020 tarihinde tebliğ olunmuş,”Bölge Adliye Mahkemesince Dilekçenin süre yönünden Reddi Üzerine Kararın Kesinleşmesi” ile hükmün, 31/03/2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili tarafından 17/06/2021 tarihli dilekçesi ekinde teknik mütaala raporunun dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır. Sunulan raporun incelenmesinde; inceleme konusu, senet üzerindeki; … adına atfen atılı imzaların, anılan kişinin, imzalarının model alınmak suretiyle uygulanmış imzalar olduğu, inceleme konusu imzaların, mukayese imzalarına kıyasla, yapılan incelemelerinde; İmzaların başlangıç, bitiriliş ve kişiye özgü genel form dizayn yapılarında; Farklı grafolojik, kaligrafik ve karakteristik fark özellikleri olduğu, imzaların; başlangıç, bitiriliş, kalem yürütme yön itiyatları ve genel dizayn yapılarında, yukarıda açıklanan ve görsel tablolarda belirtilen, fark bulguları olduğu, tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar, baskı unsurları, imza genel konstrüksiyon dizayn teşkili, grafolojik, grafometrik, kaligrafik, karakteristik tanı ve unsurları açısından, yukarıda saptanan, fark bulgularına, ait inceleme konusu senet üzerindeki imzaların; … eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
17/06/2021 tarihli celsede …. İcra Dairesi’nin 2019/… E.sayılı takip dosyasına konu bonodaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda ATK … İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına karar verilerek, … İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/12/2021 tarihli raporda; “İnceleme konusu senette … adına atılı borçlu imzaları ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların …’ın eli ürünü olduğu…” yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
… İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/12/2021 tarihli rapor taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalı vekilince 16/12/2021 tarihli dilekçe ile ATK raporuna karşı beyanda bulunulmuştur. Davacılar vekili de 29/12/2021 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna itirazlarını ve beyanlarını dosyaya ibraz etmiştir.
24/03/2022 tarihli celsede mahkememizce davacı …’nin TTK hükümleri gereğince ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkşi incelemesi yapılmasına karar verilerek, düzenlenen Mali Müşavir bilirkişi raporunda sonuç ve özetle; 1-Davacı şirketin 2018 yılına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir.2-Sayın mahkemenizin 27.02.2020 tarihli ön inceleme duruşma tutanağında uyuşmazlık; “Taraflar arasındaki ihtilafın; icra takibine konu olan bononun altındaki imzaların davacı tarafa ait olup olmadığı, icra takibine konu davalı alacağından dolayı davacıların borçlu olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmekle,” şeklinde özetlenmiştir.3-Davacı … Tur. Tic. Ltd. Şti.’nin … kayıtları üzerinde yapılan incelemelerde, şirketin tek yetkilisinin … Bensalah olduğu görülmüştür.4- Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, Davalı … tarafından Davacı … Tur. Ltd. Şti. ve … Bensalah aleyhine 10.06.2019 tarihinde …. İcra Müdürlüğünün 2019/… sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 62.670,00 USD asıl alacak 4.403,57 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 67.198,91 USD’lik alacak takibi başlattığı, Davacı şirketin 24.06.2019 tarihli dilekçesiyle işbu icra takibine itiraz ettiği görülmüştür. 5-Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, alacağa konu edilen 26.05.2018 düzenleme tarihli 62.670,00 USD tutarındaki çekin … … tarafından … adına keşide edildiği, işbu çekin suretinde Davacı … Tur. Tic. Ltd. Şti. adına imza-kaşe bilgisinin mevcut olduğu görülmüştür. 6-Dosya kapsamında, alacağa dayanak çekteki imzanın Davacıya ait olmadığı yönündeki iddiaya istinaden alınan 16.06.2021 tarihli “Teknik Bilimsel Mütalaa”nın sonuç kısmı özetle; “İnceleme konusu senet üzerindeki “…” adına atfen atılı imzaların, anılan kişinin, imzalarının model alınmak suretiyle uygulanmış imzalar olduğu, inceleme konusu imzaların mukayese imzalarına kıyasla yapılan incelemelerinde; imzaların başlangıç, bitiriliş ve kişiye özgü genel form dizayn yapılarında, farklı grafolojik, kaligrafik ve karakteristik fark özellikleri olduğu tespit edilmiştir. İmzaların, başlangıç, bitiriliş, kalem yürütme yön itiyatları ve genel dizayn yapılarında, yukarıda açıklanan ve görsel tablolarda belirtilen fark bulguları olduğu, inceleme konusu ve mukayese imzalarda karşılıklı yapılan tetkiklerde; tersim biçimi, işleklik derecesi, seyir, sürat, istif, itiyatlar, baskı unsurları, imza genel konstrüksiyon dizayn teşkili, grafolojik, grafometrik, kaligrafik, karakteristik tanı ve unsurları açısından, yukarıda saptanan fark bulgularına atfen; inceleme konusu senet üzerindeki imzaların … el ürünü olmadığı görüş ve kanaatine varılmıştır.” şeklinde tanzim edilmiştir. 7- Sayın Mahkemeniz tarafından 28.06.2021 tarihinde … Kurumu Başkanlığına müzekkere yazılarak “…Davacı …’a ait imza örneklerinin olduğu tutanak ve davacının imza örneklerinin bulunduğu evraklar yazımız ekinde gönderilmiş olup, dava konusu bonolara atılan imzanın davacı …’ın el ürünü olup olmadığı hususlarında imza incelemesine esas rapor tanziminin istenilmesine” karar verilmiş olup, bu kapsamda T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurum Başkanlığından gelen 07.12.2021 tarih … sayılı cevap yazısı ekinde sunulan Adli Tıp Raporunun “Bulgur ve Sonuç” başlıklı maddesinin “İnceleme konusu senette … adına atılı borçlu imzaları ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımında uygunluk ve benzerlik saptandığından söz konusu imzaların …’ın eli ürünü olduğu hususlarını bildirir kanaat raporudur. ” şeklinde olduğu görülmüştür.8-Dosya kapsamında dava konusu edilen çeke ilişkin olarak Davacı şirketten evrak talep edilmiş olup, … Senetleri hesap muavinin ve Davalı …’in takip edildiği bir hesap muavinin mevcut olmadığı beyan edilmiş olup, incelememize sunulan 2018 yılı yevmiye defterinin kapanış fişi görüntüsünde dava konusu edilen çek alacağına ilişkin bir tespit yapılamamıştır. 9-Dosya kapsamında yapılan incelemelerde, dava konusu alacağın … tarafından … adına keşide edilen 26.05.2018 düzenleme tarihli 62.670,00 USD tutarındaki çekten kaynaklandığı, işbu çekin suretinde Davacı şirket adına kaşe-imza bilgisinin mevcut olduğu, ancak Davacı şirketin dava konusu çekin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığı hususunda iddiasının bulunduğu, işbu iddiaya istinaden Adli Tıp Kurumundan alınan raporda çek suretindeki imzanın Davacı şirket yetkilisi “…’ın eli ürünü olduğu” yönünde tespitlerin bulunduğu, Davacı şirketten alacağa ilişkin talep edilen evraklarda dava konusu edilen çeke ilişkin somut bir belge sunulamadığı, izah edilen nedenlerle 67.198,91 USD alacak talebine ilişkin tespit yapılamadığı…” yönünde görüş bildirilmiştir.
Tarafların mahkememize sundukları yazılı ve sözlü beyanları ile aldırılan bilirkişi ve ATK raporları ile tüm dosya kapsamı deliller birlikte incelenip değerlendirildiğinde, dava, bonoya istinaden başlatılan icra takibinden dolayı İİK’nın 72. maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve aşamalarda alınan beyanlarında, davalı tarafından müvekkili şirkete ve şirket yetkilisi …’a karşı 10.06.2019 tarihinde ….İcra Müdürülüğü’nün 2019/… sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile 67.198,91 USD’lik alacak takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine …. İcra Mahkemesi’nde takibe dayanak bonodaki imzaların müvekkillerine ait olmadığı gerekçesiyle itiraz davası açıldığını, müvekkili şirket ve yetkilisinin davalıya anılan şekilde bir borcu olmadığını, çünkü senet altındaki imzaların müvekkillerine ait olmadığını ifade etmiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesinde ve aşamalarda alınan bayanlarında; davacının, babasının çok rahatsız olduğunu ve masrafları olduğunu ifade ederek müvekkilinden borç para istediğini, müvekkilinin iyiniyetli olarak davacıya farklı zamanlarda olmak üzere borç para verdiğini, ilk borç miktarının 38.790 Dolar, diğer borç miktarının 28.880 Dolar olmak üzere toplamda 67.678 Dolar borcu olduğunu, her seferinde müvekkiline ödeme yapacağını söyleyen davacının, her borç için senet yapmış olup borç miktarı artıkça ilk yaptığını kendi yırtarak yenilerini kendi el yazısı ve imzasıyla müvekkiline verdiğini, ayrıca müvekkiline borcunu ödeyeceğini inandırmak için evi olduğunu söyleyerek üzerine olan tapu görüntüsünü whatsapptan yolladığını ifade ettiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce …. İcra Dairesi’nin 2019/… E.sayılı takip dosyasına konu bonodaki imzaların davacı … eli ürünü olup olmadığı hususunda ATK … İhtisas Dairesi’nden rapor alınmasına karar verilerek, Fizik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07/12/2021 tarihli raporda; “İnceleme konusu senette … adına atılı borçlu imzaları ile …’ın mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların …’ın eli ürünü olduğu…” yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Açıklanan sebep ile davacı … yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı … yönünden;
Davacı … takibe konu senette aval veren durumundadır. Kambiyo senedi niteliğinde olan bono, düzenlenmesine esas teşkil eden temel ilişkiden bağımsız, karşı edimin ödenmesi şartına bağlanamayan, kayıtsız şartsız bir bedelin ödenmesi taahüdünü içeren mücerret (soyut) bir borç ilişkisini ifade etmektedir. Kambiyo senetlerinde soyutluk prensibinin en önemli işlevi ispat açısından kendisini gösterir. Buna göre, bir kambiyo senediyle borç altına giren kimse, borçlu olmadığını iddia ediyor ise bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Ancak 6102 sayılı TTK’nın 702/2 maddesi uyarınca, aval veren kişinin teminat altına aldığı borç şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerli olup, şekle ait noksanlıklar dışında itirazda bulunulması mümkün değildir.
… İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/… E. Sayılı kesinleşen dosyasında da ifade edildiği üzere, takibe dayanak yapılan 26.05.2018 tanzim,15.07.2018 vade tarihli senette TTK.nun 776/1-f. maddesinde zorunlu kılınan tanzim yerinin bulunmadığı, keşideci adı soyadı altında yazılı olan “ …. mah. … cad.No: …” adresinin belirgin bir idari birimi belirtmediği, TTK’nun 776/1-f maddesinde öngörülen koşulun oluşmadığının görüldüğü, bu durumda, borçlunun İİK.nun 170/a-son maddesi anlamında borcu kısmen veya tamamen kabulü de bulunmadığından tanzim yeri belirlenmeyen senedin kambiyo vasfı olmadığı, adi senet niteliğinde bulunduğu anlaşılmıştır.
Öte yandan TTK 702/2 m. uyarınca aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. Takibe konu senet şekle ait noksanlık nedeniyle kambiyo vasfını haiz olmadığından davacı aval verenin senede dayalı icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının kabulü gerekmiş ve dolayısıyla …. İcra Müdürlüğü’nün 2019/… E. Sayılı icra dosyasına konu 15/07/2018 ödeme tarihli, 62.670,00 USD bedelli bonodan ötürü davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin işbu davacı açısından iptaline dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72. madde metninden de açıkça anlaşıldığı üzere, menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olması ve …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/… E. Sayılı dosyasında verilen karar gereğince kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı taktirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2019/… sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan … ekte sunulan 1.320,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen 12/11/2019 tarihli belge nolu Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak davalı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacı … yönünden AÇILAN DAVANIN REDDİNE,
2-Davacı … Turizm Ticaret Limited Şirketi yönünden açılan davada; …. İcra Müdürlüğü’nün 2019/… E. Sayılı icra dosyasına konu 15/07/2018 ödeme tarihli, 62.670,00 USD bedelli bonodan ötürü DAVALIYA BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ İLE TAKİBİN İŞBU DAVACI AÇISINDAN İPTALİNE,
3-Her ne kadar infaz edilmiş bir tedbir kararı bulunuyor ise de; …. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2019/… E. Sayılı dosyasında ve mahkememizce verilen karar gereğince kötü niyet tazminatı ve icra inkar tazminatı taktirine yer olmadığına,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 33.101,71.-TL Karar ve İlam Harcından, peşin harç olan 8.275,43.-TL’nin mahsup edilerek eksik kalan 24.826,28.-TL harcın DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3- 70.841,31.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı … Ticaret Limited Şirketi’ne verilmesine,
4- 70.841,31.-TL vekalet ücretinin davacı …’dan alınarak davalıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri 264,30.-TL , bir bilirkişi ücreti 1.000,00.-TL, 44,40.-TL başvuru harcı, 6,40.-TL vekalet harcı, 8.275,43.-TL peşin harç , 950,00.-TL ATK fatura bedeli olmak üzere toplam 10.540,53.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı … Turizm ticaret Limited Şirketi’ne verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 18,00.-TL yargılama giderinin davacı …’dan alınarak davalıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (… Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2022
Başkan …
E-imzalıdır.
Üye …
E-imzalıdır.
Üye …
E-imzalıdır.
Katip …
E-imzalıdır.