Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/273 E. 2023/495 K. 04.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/273 Esas
KARAR NO:2023/495

DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/05/2021
KARAR TARİHİ:04/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin … Mah. F-22 Sk. No:1/2 … İstanbul adresinde … ünvanıyla tekstil ürünleri geri dönüşüm atıkları işi yaptığını, Müvekkilinin yaptığı ticaret sebebiyle almış olduğu kıymetli evrakları (çekleri ve senetleri) kendi iş yerinin güvenliğinin çok yüksek olmaması sebebiyle ikamet etmekte olduğu evinin giriş katında bulunan ve öz abisine ait olan güvenilir bir kasada muhafaza ettiğini, müvekkilinin kıymetli evrakları ve bunun haricinde değerli başkaca eşyalarını muhafaza ettiği kasanın bulunduğu iş yerinde 25.01.2021 tarihinde dış taraftaki kepenkte bulunan asma kilidin kesilmesi ve dış kapının kilidinin patlatılması suretiyle hırsızlık olayı yaşandığını, Hırsızlar tarafından dışarıda bulunan demir-döküm kepengin asma kilidi kesilmiş, dış kapı kilidi patlatılmış ve iş yerine bu suretle girilerek müvekkilinin kıymetli evraklarını muhafaza ettiği çelik kasa içerisindeki tüm kıymetli evrak ve sair değerli eşyalarla birlikte tamamen alındığını, söz konusu hırsızlık olayından müvekkil polis tarafından abisinin aranması neticesinde haberdar olduğunu, müvekkilinin polisten aldıkları haber sonrası olay yerine gelmiş ve polis ekipleri ile birlikte iş yerini dolaşmış ve çelik kasanın çalınmış olduğunu fark ettiğini, Müvekkilinin ve abisinin bu olayla alakalı olarak şikayetçi olduklarını, Söz konusu kasa ile birlikte çalınan kıymetli evrakların ve eşyaların listesi de gerek ifadede gerekse daha sonrasında yazılı olarak kolluğa ve savcılığa bildirildiğini, müvekkilinin ticari ilişkisi sebebiyle almış olduğu çekleri ciro edilmemiş halde kasada muhafaza etmekte olup huzurdaki davaya konu çek de yukarıda bahsedilen hırsızlık olayı neticesinde müvekkilinin elinden imzasız olarak çıktığını, hırsızlık neticesinde çeki elde etmiş olan kötü niyetli kişiler gerek müvekkili adına gerekse ciro silsilesi oluşturmak ve sorumluluktan kurtulmak için 3. Şahıs şirketler adına çekleri cirolayarak haksız icra takibine giriştiklerini, Müvekkilinin çeklerini ve bonolarını muhafaza ettiği kasanın hırsızlık neticesinde çalınmış olduğu olay sebebiyle başlatılan ve halen derdest olan … Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/… Sor. Nolu dosyasındaki evraklardan anlaşılacağını, söz konusu hırsızlık olayıyla alakalı kolluk tarafından düzenlenen inceleme tutanakları incelendiğinde dış kepenkte bulunan asma kilidin kesildiği ve dış kapının kilidinin de patlatılarak açıldığı, etrafın dağıtılarak kasanın çalındığının görüldüğünü, yine olay anında mahalde bulunan …isimli şahıs da yaşanan hırsızlık olayına bizzat tanık olmuş, kolluk kuvvetlerini arayarak hırsızlık olayını ihbar etmiş ve daha sonra bilgi mahiyetinde ifade vererek kolluk kuvvetlerine olayı anlattığını, Bu ifade incelendiğinde de yaşanan hırsızlık olayının gerçek olduğu ve müvekkilinin çekleri ile bonolarının bu olay sonucunda çalındığı anlaşıldığını, Yaşanan hırsızlık olayı sebebiyle yürütülen soruşturma kapsamında savcılıktan söz konusu çekler ve bonolar hakkında bankaya ibrazı halinde ödenmesinin önlenmesi ve el konularak muhafaza altına alınmasının talep edilmiş olduğunu, yaşanan hırsızlık olayının somut deliller ile desteklenmiş olması ve ciddiyeti sebebiyle savcılık tarafından huzurdaki davaya konu çek de dahil olmak üzere ibrazı halinde ödenmemesi ve muhafaza altına alınarak, ibraz eden kişinin açık kimlik bilgileri ile birlikte kolluk personeline bilgi verilmesine karar verildiğini, bu doğrultuda … Cumhuriyet Başsavcılığının …/… Sor. Nolu dosyasından bankalara ve … A.Ş.’ye verilen bu karar bildirildiğini, her ne kadar huzurdaki davaya konu çek için de muhafaza kararı verilmiş ise de söz konusu çekin düzenlenme tarihi itibariyle karardan önce bankaya ibraz edilmiş olması sebebiyle söz konusu karar kapsamında muhafazası sağlanamadığını, davalı alacaklı, savcılık tarafından verilen kararın uygulanması sağlanmış olsa idi söz konusu çeke dayalı olarak kambiyo takibi başlatamayacaktı ve Bu durum göz önünde bulundurulduğunda savcılık tarafından verilen karar da dikkate alınarak takibin durdurulmasına karar verilmesinin gerektiğini, müvekkilinin yaşadığı hırsızlık olayı neticesinde çekler ve senetler elinden rızası dışında çıktığı için …. Asliye Ticaret Mahkemesinin …/… E. Sayılı dosyası ile çek zayi ve iptali davası açılmış 775.000 TL teminat yatırılarak çeklerin bankaya ibrazı halinde ödenmesinin önlenmesi yönünde karar alındığını, Bu ödeme yasağına rağmen davalı alacaklı çeki kötü niyetli olarak icra takibine koyduğunu, davaya konu çek için verilen ödeme yasağı sebebiyle bankaya çekin ibrazından sonra banka keşidecinin çek hesabındaki çek bedeli kadar bakiyeyi blokelediğini, Bu durum bankaya yazılacak müzekkere ile öğrenilebileceğini, Buna rağmen alacaklı icra takibi başlattığını, alacaklının amacının hukuki ihtilafa ve suça rağmen çeki bir an önce tahsil ettiğini, Ancak çekin yetkili ve yasal hamili müvekkilinin olduğu için çekten dolayı alacak talep edebilecek kişinin müvekkili olduğunu, alacaklıya ödeme yapılması halinde müvekkilin alacağına kavuşması artık neredeyse imkansız hale geleceğini, bu durumun önlenmesi ve hak kaybına sebebiyet verilmemesi için paranın alacaklıya ödenmemesi gerektiğini, müvekkilinin çekte kendisinden sonra ciranta olarak bulunan kişileri kesinlikle tanımadığını, Bu kişilerle müvekkil arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkilinden sonra yapılan cirolar tamamen haksız ve kötü niyetli olup senet üzerinde meşru bir hak sahipliği doğuramayacağını, kaldı ki huzurdaki davaya konu çekte müvekkil adına yapılan ciro da sahte olduğunu, bu durumun müvekkili tarafından noter aracılığıyla tarafına ve başka bir avukata verilen 2 adet vekaletnamedeki imzalar incelendiğinde açık olarak görüldüğünü, çeki çalan hırsızlar tarafından çekin lehtarı olan müvekkili adına sahte ciro yapılarak çek işleme konulduğunu, çekte bulunan ve müvekkil adına yapılan cirodaki imza müvekkile ait olmadığını, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılması halinde haklılığının ortaya çıkacağını, somut olayda takibe konu çekin müvekkilin himayesinde iken hırsızlık sonucu çalınmış olduğu savcılık dosyası, kolluk zabıtları, ifadeler ve tarafımızca sunulan ticari belgeler ile sabit olacağını, Yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu husus kesinlik kazanacak olup mevcut durumda tedbir kararı vermeye yetecek derecede ispat sağlandığını bildirip, tüm bu sebepler ve müvekkilim hırsızlık sebebiyle doğan zararı ile haksız takipler sebebiyle yatırılan teminat göz önünde bulundurularak, müvekkilinin telafisi güç ve imkansız zararlarının doğmasını önlemek için takdiren teminatsız olarak aksi takdirde uygun bir teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasını ve dosyaya yatan paranın alacaklı ödenmemesini, öncelikle ve ivedilikle …. İcra Müdürlüğünün … E. sayılı takibinin durdurulması ve dosyaya yatan paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini,… Bankası A.Ş. … … Şubesi, .. Hesap numaralı, … çek numaralı, … namına yazılmış 28/02/2021 keşide tarihli, 450.000,00 TL bedelli, … Tekstil İnşaat Nak. Gıda San. ve Tic.Ltd. Şti. tarafından keşide edilen çekin yetkili ve yasal hamili müvekkil olduğundan çekin istirdatı, müvekkile aidiyetinin tespiti ile müvekkile verilmesini, müvekkilinin davaya konu çekten ve …. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini, kötü niyetli olarak çeki iktisap eden ve tahsile girişen davalılar aleyhine %20’den az olmamak üzere tazminata %10’dan az olmamak üzere para cezasına hükmedilmesini karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı … Grup… Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ticari faaliyetinde birçok sefer, ticari hayatın bir parçası olan çek ile ödemelerini kabul etmekte vadesi geldiğinde de bankaya başvurarak alacağını tahsil ettiğini, iş bu davaya konu olayda da aynı durum vuku bulmuş vadesi gelen çekin tahsili amacıyla bankaya başvurmuş ancak banka tarafından çeke işlem yapılmadığını, bunun üzerine, cirantalara başvurma hakkını kullanarak alacağını tahsil etmek üzere …. İcra Müdürlüğünde icra takibine başvurulduğunu, sayın mahkemece verilen ara karar gereği bedelin alacaklıya ödenmemesi yönünde karar tanzim edildiğini, daha sonra davacı yanın, işbu dava ile asıl yetkilinin müvekkili olduğu belirtilerek çekin istirdatına karar verilmesini talep ettiğini, ancak; hamiline yazılı bir çeki iyiniyetle iktisap eden kimsenin hakkı , aynen ciro suretiyle devirde olduğu gibi korunduğunu, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle mükellef tutulduğunu, iş bu davaya konu çekin, düzgün ciro zinciri sonucunda müvekkili davalının zilyetliğine geçtiğini, çekin vasfı gereği davacı yanca iddia edildiği üzere çalındığından habersiz ve iyi niyetli olan müvekkilinin, vadesi gelen çekin tahsilini amaçladığını, nitekim bu durumu düzenleyen kanun koyucu 3. kişi iyi niyetli hamili korumuş istirdat talep eden tarafın mevcut hamilin kötü niyetini ispatlaması gerektiğini açıkça belirttiğini,
müvekkil davalının, ticari alacağına karşılık olarak iş bu davaya konu çeki almış, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek ciro zincirinin kontrolünü sağlamış herhangi bir usulsüzlük olmadığını fark edince de alacağının yerine çeki kabul etttiğini, müvekkilinin kötü niyetini ortaya koyabilecek herhangi bir durum mevcut olmadığı gibi üzerine düşen sorumluluğunu da yerine getirdiğini, mahkemenin lüzum görmesi üzerine ticari defterlerin incelenmesine muvafakat ettiğini, söz konusu defterler incelendiğinde de görüleceği üzere müvekkilinin, ciro zincirinde kendinden önceki avalist olan … ve Ticaret Limited Şirketi’den alacaklı olup, bu alacağının karşılığı olarak davaya konu çeki kabul ettiğini,
müvekkil davalının, davaya konu çekler zilyetliğine geçtiğinde gelişen şartlar, teknolojinin kolaylığından faydalanmak amacıyla ticari faaliyet içerisinde bulunan herkes gibi, findeks uygulamasından çekin kontrolünü sağlanmış ve herhangi bir olumsuz sonuç elde etmemesi sonucunda çekleri kabul etttiğini,
bu aşamada yapılan kontrollerde çekin üzerindeki bilgilerle bankadan aktarılan bilgiler uyumlu ise veya bankadan “çek dolaşımda değildir” mesajı alınmamışsa güvenlik aşaması geçilerek çek keşidecisinin geçmiş çek ödeme performansı bilgileri görüntülenerek çekin kabul veya red kararının verilmesi sağlandığını,

müvekkilinin söz konusu çekleri aldığında basiretli tacir gibi hareket etmiş olup üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş, sorgulama sonucunda çek yasağı ve çek hakkında ihtiyati tedbir kararı olmadığının teyidini aldıktan sonra işbu davaya konu çekleri kabul etmiş olup iyi niyeti apaçık ortada olduğunu, ayrıca müvekkilinin davaya konu çek zilyetliğine geçtiğinde bankaya teminat olarak yatırmış banka, herhangi bir usulsüzlük olmadığı noktasında kanaat getirdiğindendir ki söz konusu çeki, krediye teminat maksadıyla kasasında muhafaza etmiş ve vadesi geldiğinde ödememe kararından haberdar olunduğunu, bu durumun müvekkilinin reel alacağına kavuşmasını engellemesinin yanında birde bankaya teminat olarak davaya konu çek hakkında ödememe kararı verildiğinden nakdi ödeme yapmış olup iki defa mağdur edildiğini, bu durumun müvekkilinin, uzun yıllardır gerçekleştirdiği ticari faaliyeti olumsuz yönde etkilediğini, davacı yan meydana gelen hırsızlık olayını öne sürerek işbu davaya konu çeklerin rızaları dışında ellerinden çıktığını bu sebeple de istirdatını talep etttiğini, ancak bu talebin kabul görmesinin 2 şartı bulunduğunu,
birinci şart olarak rızası hilafında mevcut çeklerin çıktığını iddia eden bu durumunu ispatlamalı ikinci şart olarak da mevcut zilyedin kötü niyetini, çekin istirdatını talep eden davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacı yanın, her ne kadar çeklerin rızaları dışında zilyetliklerinden çıktığı noktasında dava dilekçesinde tanık, soruşturma dosyalarına yer vererek duruma dikkat çekmek istemişse dahi şuan zilyet olan davalı müvekkilinin kötü niyetini ortaya koyabilecek herhangi bir somut durum ortaya koyamadığını, davacı yanın bu iddialarını, somut bir zemine dayandırması gerekmekte olup iddia edildiği üzere mevcut hırsızlık sonucunda çekin çalındığı iddia edilmiş olması çekin istirdatını talep etmekte yeterli olmadığını, davacı yanın dava dilekçesinde ” davaya konu çekin müvekkilinin kasasından imzasız olarak çıktığı ” savunmasının yer aldığını,
ancak; ciro silsilesinde imzası bulunanların imzalarının gerçek cirantalara ait olup olmadığını tahkik zorunluluğu bulunmadığından bu savunmanın müvekkili aleyhine esasa etki etmemesi gerektiğini, davaya konu çekin istirdatına karar verilmesi için davacıya iki yükümlülük getirildiğini, ancak her ne kadar davacı kendi iyi niyetini ispat etme amacıyla dosyaya belge sunmuşsa da bu belgeler müvekkilinin kötü niyetini gösteremediğini, bu sebeple de yüksek mahkemenin yeni tarihli kararları dışında iş bu mesnetsiz soyut iddiaların ötesine geçmeyen davanın reddinin gerektiğini,
davalı müvekkilinin, iyi niyetli ve yetkili hamil olduğundan hakkında kötü niyet tazminatına ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davalı müvekkilinin iyi niyetli ve yetkili hamil olarak işbu davaya konu çeki … … Mak. Kim. İmt. San. Tic. Ltd. Şti. ile olan alacağına karşılık olacak şekilde zilyet olmuş, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirerek ciro zincirini kontrol etmiş herhangi bir usulsüzlük olmadığını fark edince de alacağına karşılık olarak kabul ettiğini,

ancak söz konusu alacağını hem tahsil edememiş hemde işbu davaya taraf olduğunu, müvekkilinin iyi niyetli yetkili hamil olup sayın mahkemece söz konusu çeklerin alacağına karşılık aldığı da ticari defterler/faturaların incelenmesi neticesinde görüleceğini, kötü niyet tazminatına hükmedilme şartlarının düzenlendiği İİK. madde 67/2 de alacaklının kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için haksız ve kötü niyetli olması gerektiğini,
davacı yan aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini,

Müvekkilinin düzgün ciro zincirine güvenerek ticari emeğinin karşılığını çek olarak kabul ettiğini,

davacı yanın iddiasına göre yaşanan hırsızlık olayından müvekkilinin haberinin olmasının mümkün olmamakla birlikte alacağına karşılık kabul ettiği çekin tahsilini soyut, mesnetsiz iddialar karşısında tahsil edememesinin sonucu olarak İİK 67 gereği davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, iddiaya göre meydana gelen hırsızlık olayının düzgün ciro zincirine güvenen, iyi niyetli 3. kişi konumunda bulunan ve yetkili hamil olan müvekkili bakımından sonuç doğurmayacağını bildirip, istirdat talebinin ve davanın reddine karar verilmesini,
…. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyadaki takibin devamına,
düzgün ciro zincirine güvenen yetkili ve iyi niyetli hamil aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmemesine,
davacı-borçlu aleyhine asıl alacağın %20’sinden az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …. Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin dava konusu
çekin keşidecisi olduğunu, müvekkil şirketim, dava konusu hukuki ihtilafta taraf sıfatına haiz olmayıp
pasif husumet yokluğu nedeniyle pasif husumet itirazının bulunduğunu, Mahkemenin; taraflar arasında
dava konusu hakkın, esası hakkında bir karar verebilmesi için, bu kişilerin o davada gerçekten davacı ve
davalı sıfatlarına sahip olmaları gerektiğini, Bir davada taraf olarak gösterilen kişiler, taraf ve dava

ehliyetine ve davayı takip yetkisine sahip olsalar bile, taraflardan birinin o davada gerçekten davacı ve davalı sıfatı yoksa davanın esası hakkında bir karar verilemeyeceğinden, dava sıfatı yokluğundan (husumetten) reddedilmesi gerektiğini, özetle müvekkil şirket davaya konu çekin keşidecisi olduğunu, somut olayda davacı …’ın, iradesi dışında gerçekleştiğini iddia ettiği olayları bilmesinin mümkün olmadığını, dava konusu çekin haklı zilyetinin kim olduğu hususu; bu hususu iddia eden tarafların arasında çözülmesi gereken bir hukuki sorun teşkil ettiğini, müvekkilinin kambiyo taahhüdünün sınırları içerisinde sorumluluğunu yerine getireceğini, söz konusu bu taleplerin müvekkili şirkete yöneltilmesi abesle iştigal olup davanın reddinin gerektiğini, TTK’nin yukarıda belirttiğimiz maddesi somut olaya indirgendiğinde açıkça görüleceği üzere İstirdat davasında davalı tarafın; çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap eden kimse olduğunu, çek istirdat davası çeki kötü niyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap edilen tarafa yöneltildiği için çekin keşidecisi olan müvekkil aleyhine söz konusu davanın yöneltilmesinde hukuki yararın olmayacağını, ayrıca, dava konusu olayda davacı tarafça, çekin iradesi dışında çıkmasının hangi aşamada olduğu açıklanmadığından ve de müvekkili şirketin dava konusu çekin keşidecisi olduğundan dolayı: müvekkili şirket aleyhine açılan iş bu menfi tespit davasının da reddinin gerektiğini bildirip, müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan iş bu mesnetsiz çek istirdat davasının reddine karar verilmesini, müvekkili şirket aleyhine açılmış bulunan iş bu mesnetsiz menfi tespit davasının reddine karar verilmesini, davacının kötü niyetli olması sebebiyle çek bedelinin %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2021/730 Esas 2023/319 Karar sayılı kararında ” Davalı vekili davacı şirket tarafından ödenen çek asıllarının Bankalar Birliğine müzekkere yazılarak tespiti ve ödenen çeklerdeki imzalar ile karşılaştırılmasına ilişkin talebinin soyut olması nedeniyle karşılanmamasının yerinde olduğu, imza inkarı ve sahtelik iddiası mutlak defilerden olup herkese karşı ileri sürülebileceği, sonraki cirantalara ait defterlerin incelenmesi talebinin sonuca etkili olmadığından yerinde olmadığı, istirdat ve kötüniyet tazminatı talebinin menfi tespit davasında, feri talep niteliğinde bulunduğundan, feri taleplerin reddi nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.” belirtilmiştir.
Mahkememizce imza incelemesine esas olmak üzere dosyamız Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesine gönderilmiş, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 25/05/2023 tarihli raporlarında özetle; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki 1. ciro imzası ile …’ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, …. İcra Dairesinin … esas sayılı icra dosyasının incelenmek üzere dosyamız içerisine alındığı, dosya incelendiğinde dava konusu … Bankası … … Şubesine ait, … çek seri nolu, 28.02.2021 düzenleme tarihli, 450.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davalı … … Ticaret Ltd. Şti tarafından davacı ve diğer davalılara karşı icra takibi başlatıldığı, davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde davacının ticaretle uğraştığının, davaya konu çeki de yaptığı iş nedeniyle aldığının, çekleri abisine ait iş yerindeki kasada muhafaza ederken iş yerine hırsız girdiğinin ve çeklerin çalındığının, ciro silsilesindeki imzanın davacıya ait olmadığının beyan edilerek çek istirdat ve menfi tespit talepli bu davanın açıldığı, davaya konu çek şeklen incelendiğinde keşidecisinin davalı … Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti, lehtarının davacı olduğunun, çekin arka yüzünde ilk olarak davacının cirosunun, sonra sırayla davalı … Sanayi ve Ticaret Ltd Şti, davalı … Makine Kimya İmalat Sanayi ve Ticaret Ltd Şti’nin cirolarının bulunduğunun, son olarak davalı … … Ticaret Ltd. Şti’nin isim ve imzasının bulunduğunun, … … Ticaret Ltd. Şti tarafından çekin bankaya ibraz edildiğinin, davacı tarafça açılan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin … Esas sayılı çek iptali davasında ödeme yasağı kararı verilmesi nedeniyle ödeme yapılmadığının görüldüğü, davacı tarafça imzaya itiraz edilmiş olduğundan, davacının ıslak imzasının bulunduğu belge asıllarının dosyamız içerisine alınması için ilgili kurumlara müzekkereler yazıldığı, ıslak imzalı belge asıllarının bulunduğu müzekkere cevaplarının dosyamız içerisine alındığı yine davacının alınan imza örneklerinin de dosyamız içerisine alındığı, ıslak imzalı belge asılları, imza örnekleri ve davaya konu çekin aslı dosyamız içerisine alındıktan sonra imza incelemesi yapılıp rapor düzenlenmesi için dosyanın ATK’ya gönderildiği, ATK Fizik İhtisas Dairesinin 25/05/2023 tarihli raporunda tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekteki 1. ciro imzası ile …’ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin belirtildiği, alınan bu rapor ile davaya konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, çekteki imzada sahtelik, herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def’ilerden olduğu, davacı tarafça çekin keşidecisi olan … Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti,’ye karşı dava açılmış ise de davalının çekin keşidecisi olup çek nedeniyle davacıdan herhangi bir talepte bulunamayacağı, bu nedenle davacının çek keşidecisine karşı dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından bu davalı yönünden hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği, diğer davalılardan … … Ticaret Ltd. Şti tarafından çeke dayalı olarak davacıya karşı takip başlatıldığı, diğer davalılar da ciro silsilesinde davacının altında olduğundan davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu bu nedenle … Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti dışındaki diğer davalılar yönünden menfi tespit talebinin kabulüne, çek istirdatı talebi yönünden TTK 792. Maddesinde ‘Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.’ şeklinde düzenleme mevcut olup, belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerektiği, ciro silsilesinde şeklen görünüşte bozukluk bulunmadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen hırsızlık olayına ilişkin olarak açılan … 8. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyasının incelenmek üzere dosyamız içerisine alındığı, ceza dosyası ve dosyamız incelendiğinde çeki elinde bulunduran davalı … … Ticaret Ltd. Şti’nin çeki kötü niyetle iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığı ve davacı tarafça da sunulmadığı bu nedenle ispat edilemediğinden T.T.K.’nun 792. maddesi uyarınca çekin iadesine ilişkin koşullar somut olayda gerçekleşmediğinden çek istirdatı talebinin reddine, davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden İİK’nun 72.maddesinde icra takibi bulunması halinde kötüniyet tazminatı talep edilebileceğinn belirtildiği, davaya konu takibin davalılardan … … Ticaret Ltd. Şti tarafından başlatıldığı, yukarıda açıklandığı üzere davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşıldığından kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE,
1-Davalı … Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Davacının …. İcra Dairesinin … esas sayılı icra dosyasında ve bu icra dosyasına konu davaya konu … Bankası … … Şubesine ait, … çek seri nolu, 28.02.2021 düzenleme tarihli, 450.000,00 TL bedelli çek nedeniyle, davalılar … … Ticaret Ltd. Şti. , … ve Ticaret Ltd. Şti. , … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ‘ye karşı borçlu olmadığının tespitine,
3-Davacının çek istirdatı talebinin REDDİNE,
4-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 34.405,19-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 8.601,29-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 25.803,90-TL harcın davalı … … Ticaret Ltd. Şti., davalı … ve Ticaret Ltd. Şti., davalı … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 8.601,29-TL Peşin/nisbi Harcı, 2.150,00-TL ATK ücreti, 585,60-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.369,19 TL’nin davalı … … Ticaret Ltd. Şti., davalı … ve Ticaret Ltd. Şti., davalı … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 73.402,88-TL nisbi vekalet ücretinin davalı … … Ticaret Ltd. Şti., davalı … ve Ticaret Ltd. Şti., davalı … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’den müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
8-Davalı … Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı … Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’ne verilmesine,
9-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/07/2023

Katip …

Hakim …