Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/196 E. 2023/529 K. 17.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/196 Esas
KARAR NO:2023/529

DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ:06/10/2021
KARAR TARİHİ:17/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.02.2021 tarihinde davacı müvekkili …’nun yolcu konumunda olduğunu ve …’nun sevk ve idaresindeki … plakalı otomobil ile … Beldesi’nden … Mahallesi istikametine seyir halinde iken … İlçesi … Mahallesi virajında direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sol tarafından yoldan çıkarak aracın savrulması ve toprak kısma çarparak aracın takla atması neticesinde tek taraflı, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, konu kazada … plakalı araç sürücüsü … 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52/1-b maddesini ihlal ettiğini bu sebebiyle kusurlu olduğunu, davacının kazaya karışan araçta yolcu konumunda olduğunu, kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmadığını, …’nun söz konusu kaza dolayısıyla yaralandığını, … … Devlet Hastanesi’nde ve … Şehir Hastanesi’nde tedavi altına alındığını, Söz konusu trafik kazası, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … Soruşturma Numaralı dosyasına konu olduğunu, Kazaya sebebiyet veren … plaka sayılı aracın davalı … Sigorta Anonim Şirketi’nden … numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile kaza tarihinde sigortalı bulunduğunu, Kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zararın davalı … Sigorta Anonim Şirketi’nden karşılanması amacıyla doğrudan doğruya davalı … Sigorta Anonim Şirketi’ne 08.06.2021 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu, ödeme yapılabilmesi için tüm evrakların davalı şirkete teslim edildiğini, davalı sigorta şirketine 15 gün içerisinde cevap verilmediği takdirde dava yoluna başvurulacağı başvuru dilekçesinde ihtar olunduğunu, Davalı sigorta şirketine 08.06.2021 tarihinde yapılan yazılı başvuruya sigorta şirketi tarafından talebini karşılayacak cevabın verilmediğini, Davacı müvekkili …, 11.05.1998 doğumlu olup kaza tarihi itibariyle 23 yaşında olduğunu beyanla kalıcı ve geçici maluliyetten doğan zararın tanzimini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili Mahkemede açılmadığını, Kaza yeri … , müvekkili şirketin adresi ise İstanbul olduğunu, bu nedenle dava yetkisiz Mahkemede açıldığını, Yetkili Mahkeme İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davanın yetki nedeniyle usulden reddine karar verilmesini talep etmiş ve sonrasında esasa dair savunmalarını sıralamıştır.
DELİLLER:
… Üniversitesi Hastanesi’ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacı …’nun nöroloji biriminde yapılacak ayrıntılı muayenesi sonucu düzenlenecek raporun ve yeni çekilecek 2 YÖNLÜ TORAKOLOMBER VERTEBRA GRAFİSİNİN mümkün olduğu takdirde dijital ortamda (DICOM), bu incelemelerin düzenlenecek raporları ile birlikte gönderilmesi, Göğüs Hastalıkları kliniğinde yapılacak muayene sonucu solunum fonksiyon testi (akım volüm halkasını içerecek şekilde) ile birlikte yeni çekilecek PA/Lateral akciğer grafilerin (DICOM formatında CD kopyaları), ve bu incelemeler sonucu düzenlenecek raporlarının teminen mahkememize gönderilmesi, istenilmiştir.
Türkiye Noterler Birliği’ne müzekkere yazılarak … plakalı aracın 25/02/2021 tarihini içerir tescil bilgilerinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
SGK’ya müzekkere yazılarak Yargılama konusu 25/02/2021 tarihli kaza sebebi ile davacıya ödeme yapılıp yapılmadığı ve rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılarak, mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
ATK trafik ihtisas dairesi vasıtası ile kusur konusunda adli tıp raporu alınmıştır.
ATK 2. İhtisas kurulu vasıtası ile davacının maluliyeti hakkında adli tıp raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
TBK md. 54 uyarınca bedensel zarar halinde tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar zarar olarak tazmin edilir.
Zarar gören TBK md. 56 uyarınca manevi tazminat talep edebilir. Manevi tazminatın niteliği konusunda doktrinde tatmin görüşü hâkimdir. Bu görüşe göre manevi tazminat, zararın telafi edilmesini veya zarar verenin cezalandırılmasını değil, zarar görende, uğramış olduğu manevi zararı, acı ve üzüntülerini dindirecek veya hiç olmazsa hafifletip azaltacak bir tatmin fonksiyonu görmektedir.
Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarına göre manevi tazminat miktarının belirlenmesinde paranın değeri gözetilmeli; zarar gören açısından zenginleşmeye sebep olmayacak, aynı zamanda da sadaka vasfında bir tazminat miktarı belirlenmemelidir. Bunun yanında diğer tarafın da ekonomik olarak mahvına sebep olunmaması gerekir.
Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Somut olayda dava konusu kaza 25/02/2021 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı, kaza yapan … plakalı araçta yolcu olarak bulunmaktadır. Davalı şirket ise, kaza yapan aracın zorunlu trafik sigortacısıdır. Meydana gelen kazada tarafların kusur durumunun tespiti için ATK’dan rapor alınmış ve 31/10/2022 tarihli ATK raporuna göre kaza yapan araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı sürekli ve geçici iş göremezlik zararının tazminini talep etmektedir. Dolayısıyla davacının kaza sonucu malûl kalıp kalmadığının ve iyileşme süresinin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu hususta maluliyetin ispatı külfeti davacının üzerindedir. Maluliyetin tespiti için dosya ATK’ya gönderilmiş ve ATK 26/10/2022 tarihli raporu ile eksik grafi ve testlerin tamamlanmasını istemiştir. Davacı vekili 14/11/2022 tarihli talep dilekçesi ile davacı asilin … Üni.’ne sevki ile eksikliklerin giderilmesini talep etmiştir. Bunun üzerine mahkememizce davacının talep ettiği hastaneye müzekkere yazılarak, davacının sevki sağlanmıştır. Ancak … Üni’nin 21/12/2022 ve 31/05/2023 tarihli müzekkereleri ile davacının, eksikliklerin giderilmesi için hastaneye başvurmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce 15/05/2023 tarihli celsede davacı tarafa, eksikliklerin giderilmesi adına hastaneye başvurulması için kesin süre verilmiş ve kesin süre içinde gereğinin yapılmaması halinde dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği ihtar edilmiştir.
Davacı 01/06/2023 tarihli talep dilekçesi ile … Üni.’nin 05/09/2023 tarihine randevu verdiğini bildirmiş ise de, üniversitenin 31/05/2023 tarihli yazısında davacıya ulaşılamadığının mahkememize bildirildiği ve davacının randevu kaydına ilişkin herhangi bir belge sunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının mahkememizce verilen kesin süre içinde … Üni’ne başvuruda bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı her ne kadar … Üni.’ne sevk müzekkeresi yazılmasını talep etse de, davanın başından beri davacının adresinin … olmasına rağmen … Üni.’ne sevkin talep edilmesi, talebin mahkememizce verilen kesin süreden sonra yapılması, kesin sürenin tarafları ve hâkimi bağlayıcı etkisinin bulunması sebebiyle ve sevk talebinin değişmesi ile kesin süre sonucunun bertaraf edilemeyeceği değerlendirilerek, talep kabul edilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davacının, dava konusu kaza sebebiyle malûl kaldığını, sürekli ve geçici iş göremezlik zararının oluştuğunu ispat edememesi sebebiyle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 210,55-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 6.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/07/2023

Katip …
e-imzalıdır

Hakim …
e-imzalıdır