Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/289 E. 2023/396 K. 01.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/289 Esas
KARAR NO:2023/396

DAVA:Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:12/05/2022
KARAR TARİHİ:01/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle;… tarafından üretilen ve tedarik edilen ““… (energy) Gun” (“silah”)isimli elektroşok tabancasının, Malezya ve/veya Asya ülkelerindeki satışının … aracılığıyla yürütülmesi hususunda taraflar arasında, 19.12.2018 geçerlilik tarihli 2 yıl süreli “Distribütörlük Sözleşmesi” (“Sözleşme”) imzalandığını, müvekkili şirketin işbu sözleşme ile; Malezya ve/veya diğer Asya ülkelerindeki geniş satış ağı göz önüne alınarak münhasır distribütör sıfatıyla satış ve pazarlama işlerinin yürütülmesi ve anlaşma karşılığında davalı şirkete 100.000,00 USD ödeme yapılması yükümlüğünü üstlendiğini, davalı şirketin de anlaşma konusu üretiminin gerçekleştirilerek müvekkili şirkete teslim/tedarik edilmesini yükümlülüğünü üstlendiğini, taraflar arasında 19.12.2018 geçerlilik tarihli, iki yıl süreli ve 100.000,00 USD bedelli distribütörlük sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 30.000,00 USD tutarındaki ilk taksitin peşin olarak ödendiğini, müvekkili şirket tarafından silahın satış ve pazarlaması adına ivedi şekilde hazırlıklara başlandığını ve bu hususta kamu kurumları ve özel şirketler ile anlaşmalar yapıldığını, sözleşmenin kalan bedeli olan 70.000 USD’nin müvekkili şirketin vade erteleme taleplerinin davalı şirket tarafından kesin bir ifade ile reddedilmesi nedeniyle ödenmek durumunda kaldığını, ödemeyi gerçekleştirmek adına müvekkili şirket tarafından yüksek faizli iki ayrı bankadan kredi çekildiğini, davalı şirket tarafından silahın tedariki sağlanmadığından davacı şirketin pazarlama faaliyetleri kapsamında yaptığı anlaşmalarının iptal olduğunu, sözleşme bedelinin iadesi talebinin ise davalı şirketçe yerine getirilmediğini, davalıya sözleşme bedellerinin iadesi ile yapılan masrafların, kazanç kaybının ve ödenen faizlerin tazmini talepli ihtarname keşide edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklı olarak TBK 77. Madde uyarınca davalı şirketten 80.500 USD tutarında alacağının bulunduğunu, müvekkili şirketin sözleşme hazırlığı ve sözleşmenin hukuken sonuç doğurduğu dönem boyunca yapmış olduğu masrafların azmini gerektiğini beyanlarla özleşme bedeli olarak müvekkil şirket tarafından ödenen 100.000,00 USD’nin iade edilmeyen 80.500,00 usd tutarındaki kısmınıN TBK 77. madde uyarınca müvekkili şirket hesabına ticari temerrüt faizi ile birlikte iadesine, davacı şirket tarafından sözleşmenin ifası adına yapılan tüm hazırlıklardan kaynaklı fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 USD masrafın, ticari temerrüt faizi ile birlikte tazminine, davalı şirketin malvarlığına ihtiyati haciz konulmasına, vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında distribütörlük sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme kapsamında ödeme yapıldığını fakat davalının edimlerini yerine getirmediğini iddia ettiğini,taraflar arasında yapılan distribütörlük sözleşmesinin halen geçerli olduğunu, dolayısıyla sözleşme feshedilmeden yapılan ödemelerin iadesinin mümkün olmadığını, alacağın henüz muaccel olmadığını, davacı tarafın edimlerini tam olarak yerine getirmediğini, gerekli ödemeleri yapmadığını, bu sebeple yapılan ödemelerin iade hakkı bulunmadığını, kaldı ki iddia edilen miktarda ödeme de yapılmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini beyanlarla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davadaki
uyuşmazlık konusunun, taraflar arasında düzenlenen distribütörlük sözleşmesi çerçevesinde davalı şirketin sorumluluklarına riayet edip etmediği, riayet etmediği kanısına varılması durumunda davacı tarafça talep olunabilecek alacak ve masraf kalemleri ile birlikte davacı şirketten MÖHUK Md 48 uyarınca yabancılık teminatı alınıp alınmayacağı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
23/06/2022 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin, talep yargılamayı gerektirdiğinden reddine karar verilmiştir.
Mahkememiz 24/11/2022 tarihli duruşmasında Yabancılık teminatının HMK 114/1-ğ maddesi gereğince dava şartlarına ve kamu düzenine ilişkin olup mahkemece re’ sen araştırılması gerekeceğinden Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ne yazı yazılarak, ülkemiz ile Malezya ülkesi arasında yabancılık teminatı alınıp alınmayacağının tespiti açısından akdi/fiili mütekabiliyet olup olmadığı hususunun sorulduğu, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü’ nün cevabi yazısında ; ” Malezya Türkiye’nin de katılmış olduğu 23 Mart 1972 tarih ve 14137 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi’ne taraf değildir. Fiili mütekabiliyete ilişkin olarak, konunun başka bir vesileyle iletildiği Dışişleri Bakanlığından alınan 20.03.2008 tarihli ve 2008/138043-Malezya sayılı yazıda, Kuala Lumpur Büyükelçiliğimizden alınan yazıya atıfla; Ülkemizle Malezya arasında teminattan muafiyet konusunda mütekabiliyet tesis eden ahdi bir düzenlemenin mevcut olmadığı, Büyükelçilik tarafından tanınan bir avukattan alınan bilgilere göre Malezya’da dava açan yabancı uyruklu gerçek veya tüzel kişilerden teminat talep edilebildiği, ancak bunun Malezya uyruklu olan davalı tarafından talep edilmesi şartına bağlı olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, Dışişleri Bakanlığından alınan 28.02.2019 tarihli ve 2019/23084188 sayılı yazıda, Ülkemiz ile İngiltere Hükümeti arasında imzalanan 28 Haziran 1932 tarihli “Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere Hükümeti Arasında Mün’akit Müzahareti Adliye Mukavelenamesine Malezya’nın taraf olup olmadığına ilişkin Malezya Dışişleri Bakanlığı’ndan alınan ekte bir örneği kayıtlı cevabi Nota’da, Malezya’nın, Malezya Federal Anayasası’nın 169. maddesinde belirtilen hüküm çerçevesinde sözkonusu anlaşmaya halen taraf olduğunun belirtildiği kaydedilmektedir. Devamla, Malezya makamlarının teminattan muafiyet konusunda karşılıklılık olup olmadığı hususunda anılan Büyükelçiliğimizin bilgi taleplerini yanıtsız bıraktığı bildirilmektedir. Yukarıdaki açıklamaların ışığı altında, yabancı uyrukluların teminattan muaf tutulmalarına ilişkin olarak iç mevzuat hükümlerimiz ile milletlerarası hukuk kaynakları ve ilkelerinin birlikte dikkate alınması gerektiği esas olmakla birlikte, ihtilâfın hukuki açıdan tavsifi ve uygulanacak kuralların tespiti keyfiyetinin yargı yetkisi dahilinde mahkemeye ait olduğu düşünülmektedir.” şeklinde yanıt verildiği görülmüştür.
03/02/2023 tarihli ara karar ile Adalet Bakanlığı Diş İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü’nün yazı cevabı uyarınca ülkemiz ile Malezya ülkesi arasında akdi yahut fiili mütekabiliyet olmadığı anlaşılmakla, davacı tarafa dava değerinin %10’u olan 124.244,00 TL yabancılık teminatını yatırmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde teminatın yatırılmaması durumunda HMK md. 114/1-ğ ve HMK md. 115/2 uyarınca davanın usulden reddine karar verileceğinin yapılan tebligat ile ihtar edildiği, davacı vekilince 06/03/2023 tarihli dilekçe ile teminat yatırılması için ek süre talep edildiği, 07/03/2023 tarihli ara karar ile davacı vekiline yabancılık teminatını yatırması hususunda ek 2 haftalık kesin süre verildiği, mahkememizin 23.03.2023 tarihli duruşmasında, davacı vekiline 08/03/2023 tarihli ara karar ile verilen ek sürenin dolmadığının, davacı vekilince 23/03/2023 tarihli dilekçe sunulduğunun tespit edildiği, davacı vekilinin aynı tarihli duruşmada ” müvekkil davalı tarafın da edimlerini yerine getirmediği için maddi sıkıntı yaşamaktadır, para çekilmesi hususunda 07/04/2023 tarih için randevu almıştır, müvekkilin hesaplarına bloke vardır, tarafımıza yeniden ek süre verilsin” şeklinde sözlü beyanda bulunduğu, mahkememizin aynı tarihli duruşmasında, davacı tarafa yabancılık teminatını yatırmak üzere verilen sürenin dolmasının beklenilmesine ve banka randevularının 07/04/2023 tarihinde olduğuna ilişkin var ise delilini dosyaya sunmak üzere 3 günlük süre verilmesine karar verildiği, ancak banka randevusuna ilişkin delilin sunulmadığı, bu halde yeniden ek süre verilmesinin adil ve makul sürede yargılanma hakkını da ihlal etme endişesi bulunduğundan HMK 114/1-ğ maddesi uyarınca açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN HMK 114/1-Ğ UYARINCA DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 179,90-TL Karar ve İlam Harcının, peşin yatırılan 21.217,67-TL’den mahsup edilerek fazla yatırılan 21.037,77.-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir olunan 9.200,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 01/06/2023

Başkan …
e-imzalıdır

Üye …
e-imzalıdır

Üye …
e-imzalıdır

Katip …
e-imzalıdır