Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2017/1149 Esas
KARAR NO : 2019/448
DAVA : Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2017
KARAR TARİHİ : 22/05/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında 01/12/2015 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, davalının müvekklinin bayiliğini yaptığını, davalının ayrı ayrı gönderdiği ihtarnamelerle söz konusu sözleşmeyi feshettiğini, davalının sözleşme fesih sebeplerinin hem hukuka hem de sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, davalının uyarıda bulunmadığın, sözleşme feshi sebepleri sözleşmeyi feshetme gerekçesi oluşturduğunu, 5 yıl süreli sözleşmesinin feshedilmesinin haksız olduğunu, müvekkilinin zararına sebep olduğunu, uğradığı zararı müspet zarar ve sözleşme hükümleri çerçevsinde cezai şart ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla kazanç mahrumuyeti için şimdilik 10.000,00 TL, cezai şart olarak ise şimdilik 10.000,00 TL olmak üzere toplamda 20.000,00 TL’nin davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davacı ile müvekkili arasında 01/12/2015 tarihinde 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını, sözleşme konusunun sözleşmenin birinci maddesi olduğunu, müvekkilinin sözleşme tarihi itibariyle üzerine düşen tüm yükümlülükleri tam olarak yerine getirdiğini, davacının sözleşme konusu edimlerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirmediğini, müvekkili ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin kar marjı başlıklı 3. Maddesinin davacı tarafından ihlal edildiğini, kar marjı olarak %90’a %10’a göre anlaşma yapılmış olmasına rağmen çalışılan süre zarflında kar marjına uyulmadığını, müvekkili ile davacı arasında imzalanan sözleşmenin müvekkiline baskı yolu ile imzalatıldığını, müvekkilinin davacı tarafa sözleşme gereği vermiş olduğu bir taahhüt bulunmadığını, müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek huzurda açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;
Dava, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin süresinden önce feshi nedeni ile cezai şart ve yoksun kalınan kârın tahsili istemine ilişikindir.
Taraflar arasında, 01/12/2015 tarihli 5 yıl süreli “LPG ile Çalışan Karayolu Taşıtları İçin İkmal İstasyonu Bayiliği Sözleşmesi” akdedildiği, sözleşmenin 32.maddesinde Bayi’nin süresinden önce sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi halinde mahrum kalınan kâr ile cezai şart talep edebileceğinin kararlaştırıldığı, kararlaştırılan cezai şartın (ifa yerine cezai şart) dönme cezası niteliğinde olduğu, TBK 179/3. maddesine göre, borçlunun, borcu ifa yerine bizzat cezai şart ödemek suretiyle borçtan kurtulma olanağına sahip olduğu, ancak sözleşmede dönme cezası ile birlikte mahrum kalınan kâr tutarının da talep ediebileceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin haksız surette feshi halinde davacı alacaklının cezai şart ile birlikte tazminat talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Esasen uyuşmazlık, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshedip feshetmediği, sözleşme ile davalıya yüklenmeyen maliyetler nedeni ile davalının sözleşmeyi feshetmesinin haklı neden oluşturup oluşturmadığı noktasında toplanmıştır.
Davalı tarafından davacıya ,sözleşmede belirtilmeyen ek maliyetlerin kendisine fatura edilmesi sebebi ile sözleşmenin feshedildiğine ilişkin ihtarname keşide edildiği, davacı tarafından ihtarnameye karşılık olarak cezai şart ve mahrum kalınan kâr bedelinin ödenmesini içerir ihtarname keşide edildiği, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin eki niteliğindeki protokolün 3.maddesinde tarafların kar marjının hangi oranda olacağının kararlaştırıldığı ve protokolde ve sözleşmede davalıya 3.maddedeki ek vergiler veya mevcut vergilerdeki artış dışında maliyet yükleneceğinin kararlaştırılmadığı, davalıdan sözleşme ve protokolde kararlaştırılmayan maliyetlere katlanmasının beklenemeyeceği ve davalının sözleşmeyi ek maliyetler nedeniyle feshetmekte haklı olduğu kanaatine varılmakla sözleşmenin haklı nedenle feshi sebebi ile cezai şart ve yoksun kalınan kâr bedeli taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davacının davasının REDDİNE,
2-Peşin yatırılan 341,55 TL harçtan tahsil edilmesi gereken 44,40 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 297,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ne göre hesap ve takdir edilen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf yolu açıkolmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/05/2019
Katip …
¸(e-imzalıdır)
Hakim …
¸(e-imzalıdır)