Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1237 Esas
KARAR NO : 2020/534
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2018
KARAR TARİHİ : 18/11/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı …’a ait … plakalı aracın 14/08/2017 tarihinde sürücü … yönetimindeyken müvekkili şirkete … numaralı kasko sigorta poliçesiyle sigortalı … plakalı araca %100 kusurlu bir şekilde çarparak hasar oluşturduğunu, kazada kusurlu … plakalı aracın davalı şirkete … numaralı poliçe ile sigortalı olduğunun tespit edildiğini, kazada sigortalı araçta 9.036,00-TL hasar oluştuğunu, davacı şirketin bu hasarı sigortalısına ödediğini, davalı şirket aleyhine … 24. İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiş ve itirazın iptaline ve en az %20 icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Cevap; Dava dilekçesi ve ekleri davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı kendisini bir vekille temsil ettirmiş olup, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 14/08/2017 tarihli kazaya karıştığı belirtilen … plakalı aracın müvekkili şirkette … numaralı ZMMS poliçesinin olduğunu, teminatların poliçede yazılı olduğunu, dava konusu hasarın döküm sahasında meydana geldiğini, karayolunda meydana gelmediğini, kaza tespit tutanağında bu hususun açıkça belirtildiğini, KTK m.2 göre ZMSS poliçesinin karayolunda uygulanabileceğini, olayda kendi sigortalısının kusursuz olduğunu, bu hususun bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkacağını, davacının icra inkâr tazminatı talep etmişse de özü itibariyle tazminat istemine ilişkin olan bu davada alacağın saptanması için yargılama gerektiğini, bu nedenle tazminat alacağının likit olmadığını, dolayısıyla bu talebin reddinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
… 24. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyası, Kasko sigorta poliçesi, trafik kazası tespit tutanağı, araç ruhsat kayıtları, hasar dosyası, ekspertiz raporu, fotoğraflar, fatura ve dekont sureti, ZMMS sigorta poliçesi, hasar başvurusuna ait şirketler arasındaki mail yazışmaları celp edilmiş, incelenmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tahsiline yönelik olarak başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki davacı … Sigorta şirketi ile kendi sigortalısı (… plakalı araç) arasında kasko sigorta sözleşmesi, davalı … Sigorta şirketi ile kendi sigortalısı (… plakalı araç) arasında ZMMS sigorta sözleşmesinin akdedildiği, davaya ve takibe konu trafik kazasının poliçe süreleri içerisinde gerçekleştiği, davacı sigorta şirketinin kasko kapsamında kendi sigortalısına araç hasar bedeli olarak 9.036,00 TL ödendiği hususları taraflar arasında ihtilaf konusu değildir.
Uyuşmazlık, kazanın karayolunda gerçekleşip gerçekleşmediği, dava dışı araç sürücülerin trafik kazasındaki kusur durumları ve icra inkar tazminatının yasal koşullarının bulunup bulunmadığı konularında toplanmaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun “Kapsam” başlıklı 2. Maddesi “Bu Kanun, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumluluk, çalışma usulleri ile diğer hükümleri kapsar. Bu Kanun, karayollarında uygulanır.
Ancak aksine bir hüküm yoksa;
a) Karayolu dışındaki alanlardan kamuya açık olanlar ile park, bahçe, park yeri, garaj, yolcu ve eşya terminali, servis ve akaryakıt istasyonlarında karayolu taşıt trafiği için faydalanılan yerler ile,
b) Erişme kontrollü karayolunda ve para ödenerek yararlanılan karayollarının kamuya açık kesimlerinde ve belirli bir karayolunun bağlantısını sağlayan deniz, göl ve akarsular üzerinde kamu hizmeti gören araçların, karayolu araçlarına ayrılan kısımlarında da,
Bu Kanun hükümleri uygulanır.” şeklinde düzenlenmiştir. KTK’ nın “Tanımlar” balıklı 3.maddesinde “Karayolu : Trafik için, kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi, köprüler ve alanlardır. Karayolu yapısı : Karayolunun kendisi ile karayolunun üstünde, yanında, al tında veya yukarısındaki; ada, ayırıcı, otokorkuluk, istinat duvarı, köprü, tünel, menfez ve benzeri yapılardır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu itibarla, somut olaya bakıldığında; dava dışı araç sürücüleri arasında müşterek olarak tutulan ve imzalanan trafik kazası tespit tutanağında, kazanın İstanbul ili, Çekmeköy İlçesi, Hüseyinli bölgesinde bulunan döküm sahası girişinde gerçekleştiği, kazanın basit krokisinde park alanının ve güvenlik sahasının ortasında bulunan saha giriş kısmının çarpma noktası olarak işaretlendiği, çarpma noktasının sahaya giriş yeri olduğundan karayoluna bağlantısı bulunduğu, zira aynı krokide karayolunun kesik çizgilerle ve düz bir ok işareti ile ayrıca gösterildiği basit çizim kroki ile sabittir. Dolayısıyla, davalı savunmalarının aksine kazanın döküm sahası içinde değil, karayolundan sahaya giriş kısmı üzerinde gerçekletiği, hem yukarında anılan Kanun hükümleri uyarınca kaza noktasının kamuya açık olan (döküm alanına başkaca hafriyat kamyonları da girebilmektedir), park ve park yeri sayılan kısımlarında hem de karayoluna bağlantı noktasında gerçekleştiğinden kazanın karayolunda meydana geldiği hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Aynı husus, 26/09/2019 tarihli bilirkişi raporunda da vurgulanmıştır (Ayrıntılı bilgi ve örnek karar için bakınız. Yargıtay 17.H.D. 2013/14118 E., 2015/3525 K.).
Trafik kazasındaki kusur durumlarının tespit edilmesi amacıyla dosya İ.T.Ü. Makine Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. …’a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından tanzim edilen raporda; kasko sigortalı aracın döküm sahası girişindeki park yerinde park halinde olduğunu, ZMMS sigortalı aracın döküm sahasında çıkarken park halindeki araca manevra kurallarına aykırı şekilde tedbirsiz ve dikkatsizce çarptığından KTK 84/1-j,l maddeleri uyarınca kusurlu olduğunu bildirmiş, kazanın oluş şekli ve KTK’ nın 84/1-j ve l bentleri uyarınca raporun bilimsel tespitlere ve trafik kurallarına ilişkin emredici düzenlemere uygun şekilde düzenlendiğinden denetime elverişli olduğu anlaşılmakla kusur rapora itibar edilmiş, kazada ZMMS sigortalı … plaka sayılı aracın %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Raporun devamında, parça ve işçilik bedelleri yönünden davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısına ödediği 9.036,00 TL hasar bedelinin aracın hasarlı fotoğrafları ve kısımları incelendiğinde piyasa rayiçleri ile uyumlu ve kadri maruf olduğu belirlenmiştir. Ancak, bilirkişi tarafından dava dosyasındaki 19/12/2017 tarihli hasar fatura sureti esas alınarak ödemenin bu tarihten yapıldığı kabul edilerek yasal faiz hesabı yapılmış ise de; davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen dekont örneğine göre hasar bedelinin 22/01/2018 tarihinde ödendiği görülmüş, Mahkememizce ek rapor alınması yoluna gidilmeksizin ödeme tarihinden (22/01/2018) takip tarihi olan 22/10/2018 tarihine kadar işlemiş faiz tutarı (608,26 TL) resen hesaplanmıştır.
Davacı itirazın iptali ile birlikte davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiş ise de, dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımamaktadır Bu nedenle, İİK’nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediği için yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin davalı tarafın bu konudaki haklı savunmaları karşısında reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davanın … 24. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 9.036,00-TL asıl alacak, 608,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.644,26-TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 oranında faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Alacağın likit ve muayyen olmadığı, yargılama gerektirdiği anlaşılmakla, yasal koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Kabul edilen dava değeri üzerinden alınması gereken 658,80-TL harçtan davanın başında peşin alınan 170,83-TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 487,96-TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan harçlar toplamı 206,73-TL, 600,00-TL bilirkişi ücreti ve 84,00-TL posta masrafı olmak üzere toplam 890,73-TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre hesaplanan 858,79-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyesinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/1,2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava değerini geçmemek koşulu ile belirlenen 358,72-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-HMK’ nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleşiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.18/11/2020
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır