Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/197 E. 2023/615 K. 17.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2022/197
KARAR NO : 2023/615

DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/03/2022
KARAR TARİHİ : 17/07/2023

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkili şirket tarafından 31.08.2021 tarih ve 2.128,02-EUR, 31.08.2021 tarih ve 490,88-EUR, 25.06.2021 tarih ve 1.062,00-TL, 25.06.2021 tarih ve 13.235,59-TL, 25.06.2021 tarih ve 1.180,00-TL bedelli elektronik faturalar tanzim edilerek davalı şirkete tebliğ edildiğini, faturalara ve içeriklerine yasal süresi içerisinde itiraz edilmediğini, muhtelif tarihlerde bir kısım ödemeler de yapıldığını, bakiye alacaklarının tahsili için … 18. İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyası tahtında ilamsız icra takibine girişildiğini, sonuç olarak müvekkilinin davalı şirketten mezkur faturalardan kaynaklı toplam 1.184,23-EUR ve 2.129,43-TL alacağının bulunduğunu, davalının ilamsız icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk girişimlerinin olumsuz sonuçlandığını, haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptaline ve takibin aynen devamına, dava konusu alacak likit ve muayyen olduğundan, davalı hakkında alacağın %20’ sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevabında; Yargıtay 9. HD.nin 10.09.2019 tarih ve 2019/6226 E. 2019/15522 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, arabuluculuk başvuru formuna ve anlaşamama tutanağına konu edilmeyen icra inkar tazminatı ve diğer feriler yönünden davacının taleplerinin usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen ve dosyaya sunulan cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere müvekkili tarafından davacının faturaları düzenlediği tarih olan 31.08.2021 öncesinde; davacıya 28.07.2021 tarihinde 13.348,16 TL, 29.07.2021 tarihinde 10.000 TL ve 05.11.2021 tarihinde 5.000 TL ödeme yapıldığını, yine bu ekstrede davacının 11.156,71.-TL alacaklı gözükmesine ve takip tarihi öncesinde de faiz talep etmemesine karşılık, müvekkiline tebliğ edilen ödeme emrinde 19.095,30.-TL alacak talebinde bulunulduğunu, davacının kötü niyetli olarak kur farkından dolayı fazla alacak talebinde bulunduğunun anlaşıldığını, kur farkından kaynaklı bir alacak talebinin olması halinde, buna ilişkin usulüne uygun olarak kur farkı faturasının düzenlenmesi ve alacağın bu fatura ile talep edilmesi gerektiğini, Vergi Usul Kanunu, Katma Değer Vergisi Kanunu vs. İlgili yasal mevzuatlardaki usullere riayet etmeden kötü niyetli olarak alacak talebinde bulunulduğunu, basiretli bir tacir gibi davranılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME:
Dava; ticari mal satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının … 18. İcra Müdürlüğünün … sayılı dosyası ile 29/11/2021 tarihinde, davalı aleyhine, dava dilekçesinde belirtilen e-faturalara dayanarak, 2.129,43.-TL ve 1.184,23.-EUR asıl alacak olmak üzere toplam 19.095,30.-TL üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (…) ödeme emrinin borçlu/davalıya 21.01.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 25/01/2022 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 15/03/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Davacı tarafından düzenlenen fatura içerikleri ile mal ve hizmetin teslimi konusu da davalının itirazı bulunmadığından tartışma dışıdır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davalının yaptığını savunduğu ödemelere rağmen davacının halen bir alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2021 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahipleri lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde takip tarihi itibariyle davalıdan 1.184,23.-Eur ve 2.129,43.-TL alacaklı olduğu, davalının ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinde de davacının düzenlediği faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, tarafların ticari kayıtlarının birbirlerini doğruladığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, davalının cevap dilekçesinde belirttiği ödemelerin her iki tarafın da defterlerinde kayıtlı olduğu, bilirkişi tarafından yine kur farkı iddialarının da raporda ayrıntılı olarak değerlendirilip tartışıldığı, defter kayıtlarının yabancı para ve TL cinsinden tutulduğu, usulüne uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin itirazları yerinde görülmemiş, yeni veya ek bir rapor alınmasına yönelik talep kabul edilmemiştir. Böylece takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 1.184,23.-Eur ve 2.129,43.-TL alacaklı olduğu kabul edilmiştir.
Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
1-Davacının … 18. İcra Müdürlügünün … sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN İPTALİNE,
Takibin takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA,
İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (2.129,43-TL + 1.184,23-EUR x 16,2705-TL = 21.397,44-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 4.279,48-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2-Alınması gereken karar ve ilam harcı 1.461,66-TL olup, peşin alınan 274,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.187,66‬-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİYLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat masrafı 209,5‬0-TL, bilirkişi ücreti 1.500,00-TL’den oluşan 1.709,50-TL yargılama gideri ile 80,70-TL başvuru harcı, 274,00-TL peşin harç toplamı 2.064,2‬0-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACI TARAFA VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİYLE DAVACIYA VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin, davada haksız çıkan davalıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK. 341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı.17/07/2023

KATİP

HAKİM