Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/205 Esas
KARAR NO:2023/518
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/03/2022
KARAR TARİHİ:07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 31/03/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin her türlü kara, deniz ve demiryolu vasıtaları, traktör, inşaat makinaları için kullanılan yedek parça ve malzemelerin imali, alımı ve satımı işiyle iştigal ettiğini, davalı ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkiye istinaden 2019 ve 2020 yılları içerisinde davacının davalı tarafa parça satışının olduğunu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinde son olarak davacının davalıdan alacaklı durumda olduğunu, davalının yapılan görüşmelere rağmen davacının alacağını ödemediğini, taralar arasındaki ticari ilişki neticesinde davacı şirketin cari hesap alacağının 17.695,08-TL olduğunu, ilgili ödemenin, 16.08.2021 tarihli iadeli taahhütlü mektup vasıtasıyla davalıdan talep edildiğini, mektubun 19.08.2021 tarihinde davalı tarafından teslim alındığını, davalı tarafça ihtarnamede verilen süre içerisinde ödeme yapılmaması sebebiyle başlatılan ….İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takibine davalı tarafından itiraz edildiğini, borca, faize, faiz oranına, ferilere ve yetkiye yapılan itiraz sonucu İstanbul …İcra Müdürlüğü’nün … esas sayı dosyasına konu olduğunu, likit bir alacağın söz konusu olduğunu, avans ödemesi yapılan miktarın belli olduğunu, bu sebeple alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, itirazın iptalini, takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, davalının HMK 329. Maddesi uyarınca davacı şirket ile anlaşılan vekalet ücretinin ödenmesini, davalı aleyhine disiplin para cezasına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 06/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki cari hesapla ilgili olarak davacının iddiaları ve davalı aleyhinde bu cari hesaba ilişkin olarak yapılan İstanbul 22.İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasındaki alacak bedelinin tutarsız ve gerçeğe aykırı olduğunu, davalı tarafından kredi kartı ile muhtelif tarihlerde ödemeler ile cari hesabın kapatıldığını ve mutabakat sağlandığını, taraflar arasındaki hesabın, cari hesap olarak devamlı işlediği için alacak, borç durumunun devamlı değişken olduğunu, asla likit bir alacağın söz konusu olmadığını, alacağın likit olmamasından dolayı icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, itirazın bahis konusu olmadığını, kötü niyet ve icra inkar tazminatı başta olmak üzere, davanın asıl alacak yönünden de reddi ile ve ücreti vekalet ve muhakeme masraflarının davacının üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER: Banka ve ödeme kayıtları, İhtarname, Bilirkişi raporu, Bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
Serbest Muhasecebi Mali Müşavir Bilirkişi … tarafından hazırlanan 05/08/2022 tarihli Bilirkişi raporuna göre; Dava dosyasında davacının 17.695,08.-TL Asıl Alacak + 4.118,35.-TL işlemiş faiz = 21.813,43.-TL toplam alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacak için %18,25 faizi, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte tahsili istemi ile, dava konusu edildiği görüldüğünü, davacı … Otomotiv A.Ş.’nin 2019-2020 yılları inceleme döneminde E-Defter tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; davacı şirket resmi defter kayıtlarında davalı …’ın, Davacı …’a takip tarihi itibariyle 17.695,08.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiği 22.08.2021 tarihinden, 17.11.2021 takip tarihine kadar 17.695,08.-TL tutarındaki Davacı Alacağı için, 769,74.-TL işlemiş faizin hesap edildiğini, davacı tarafından davalı adına 2019-2020 yıllarında düzenlenen e-faturaların içeriklerinin “Isuzu Depo Kapağı Sızdırmalı Kilitli Plastik Tutamak + Nsm 976 00 02 Somun; Dış Kapı Kolu Contalı” bedeli olduğu; e-faturaların üzerinde “irsaliye yerine geçer” denildiği; e-faturaların elektronik ortamda davalıya iletildiğinden anılan davacının davalıya düzenlediği 2019-2020 yıllarındaki faturaların ve içeriğindeki ürünlerin Davalıya teslim edildiği tespit edildiğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi … tarafından hazırlanan 21/12/2022 tarihli Bilirkişi ek raporuna göre; Dava dosyasında davacı yandan 17.695,08.-TL Asıl Alacak + 4.118,35.-TL işlemiş faiz = 21.813,43.-TL toplam alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacak için %18,25 faizi, icra harç ve masrafları, vekalet ücreti ile birlikte tahsili istemi ile, dava konusu edildiği görüldüğünü, Davacı … Otomotiv A.Ş.’nin 2019-2020 yılları inceleme döneminde E-Defter tuttuğu, inceleme dönemlerine ait tutulan Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebirin E-Defter Beratları tarafımdan incelenmiş olup, oluşturma tarihlerinin yasal süresi içinde yapıldığı; davacı şirket resmi defter kayıtlarında Davalı …’ın, Davacı …’a takip tarihi itibariyle 17.695,08.-TL tutarında borçlu olduğunun kaydedildiğinin görüldüğünü, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin olmadığı görülmekle Faturaların tamamında “Vadesinde ödenmeyen faturaya aylık %2,5 vade farkı fatura edilir” denildiği; Ancak vadesinde ödenmeyen faturalara vade farkı faturası düzenlenmediği de görüldüğünden kök raporda “davacı tarafından davalıya çekilen 16.08.2021 tarihli ihtarnamenin 19.08.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve ihtarnamede tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödemenin yapılması talep edildiği görüldüğünden, 22.08.2021 tarihinden, 17.11.2021 takip tarihine kadar 17.695,08.-TL tutarındaki Davacı Alacağı için, 769,74.-TL işlemiş faiz hesap edildiğini, davacı vekilinin kök rapora itirazları doğrultusunda faiz hesap edildiğinde Şayet Sayın Mahkemeniz aksi kanaatte ise faturaların üzerinde yazan vade tarihlerinden, 17.11.2021 takip tarihi arasında faiz alacağı olacağı kanaatinde ise; 17.695,08.-TL tutarlı toplam Alacağı için 5.513,28.-TL faiz hesap edildiğini ancak 4.118,35.-TL takiple faiz talep edildiği görüldüğünün sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi … tarafından 20/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; Davalının dosyaya sunduğu cari hesap ekstrelerine göre, davalı kayıtlarında 22.05.2020 tarihi itibariyle davacının 17.694,96-TL alacaklı olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar üzerinde 120 gün vade ile ödeme tarihlerinin yazdığı, vadesinden ödenemeyen faturalara aylık 962,5 gecikme faizi uygulanacağı, takip tarihi itibariyle davacının asıl alacak yönünde 17.694,96-TL, işlemiş faiz olarak 9.959,47-TL olmak üzere toplam 27.654,43-TL borçlu olabileceğinin görüş ve kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, cari hesap alacağından kaynaklı olarak başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK’nın 67.maddesi uyarınca iptali davasıdır.Davacı, faturalara dayalı cari hesaptan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiş, davalı ise, davacıya borcun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Dava konusu icra takibin dayanağı olarak “cari hesap” alacağı gösterilmiş olup, dava dilekçesinde de, takip dayanağı cari hesaptan (açık hesaptan) kaynaklı bakiye alacağın tahsilinin istendiği, ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konusunun, cari hesaptan kaynaklı davacının alacağı olup olmadığı olarak tespit edildiği, nitekim taraflar vekilleri de uyuşmazlık konusunun bu olduğunu belirterek tutanağı imzaladıkları sabittir. İtirazın iptali davaları takip hukuku içinde ve takiple sıkı sıkıya bağlantılı olup, takip talebinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’ nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır.
Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’ daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz.
“İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
Ödeme emrine itirazın iptali davası, (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır.
İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m.62) olan takip borçlusuna karşı açılır. Alacaklı davayı kazanırsa (yani, mahkeme borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa), mahkeme, borçlunun itirazının iptaline karar verir; işte bundan dolayı, bu davaya itirazın iptali davası denir.
İİK m.68-68/a’ daki yazılı belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek (yani, itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek) için, yalnız itirazın iptali davası yoluna başvurabilir; icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez.
Buna karşılık, alacağı m.68-68/a’ daki yazılı belgelerden birine bağlı olan alacaklı, itirazın iptali için mahkemede dava açmak (m.67) veya itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak (m.68-68/a) hususunda, bir seçim hakkına sahiptir.
İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle, itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu itiraz ettiği borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı (HMK m.l 14/1-h) yoktur ” ( Kuru, B.: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2007,s.107 ).
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.
Kısmi ifaya ilişkin kurallar (taraflar arasındaki sözleşmenin akdedildiği ve icra takibinin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan) 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 84 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre birden fazla borcu bulunan borçlu, ödeme zamanında bu borçlardan hangisini tediye etmek istediğini alacaklıya beyan etme hakkına haizdir. 86 ncı maddeye göre de yasal olarak geçerli bir beyan vaki olmadığı yahut makbuzda ödemenin hangi borca mahsup edileceği gösterilmediği takdirde, tediye muaccel olan borca mahsup edilir. Birden çok borç muaccel ise tediye, borçlu aleyhinde birinci olarak takip edilen borca mahsup edilir. İcra takibi yapılmamış ise tediye, vadesi daha önce gelmiş olan borca mahsup edilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 03.05.2006 tarih, 2006/19-260 E.-2006/251 K., 09.06.2010 tarih, 2010/19-262 E.-2010/304 K. ve 27.01.2016 gün 2015/15-1830 E.-2016/98 K. sayılı kararlarında da bu yönde açıklamalar yer almaktadır.
Somut olayda ise, taraflar arasında bir borç ilişkisi bulunduğu ve borçlunun daha evvel bir kısım ödemeler yaptığı sabittir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, eldeki davada, ispat yükünün davalı tarafta bulunduğu, yapılan ödeme savunmasının da yazılı delille ispatının gerektiği, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği anlaşılmıştır. Somut olayda, taraflar arasında yazılı şekilde akdedilmiş bir cari hesap sözleşmesi sunulamadığı, mahkememizce her iki taraf ticari kayıt ve defterleri ayrı ayrı olarak alanında uzman bilirkişilerce incelettirilmiştir. Yapılan inceleme sonucunda davalının usule uygun tutulan ticari defterleri ile de davacının alacağının olduğu sabit bulunmuş, faiz yönünden yapılan incelemede ise davacı tarafından davalıya çekilen ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren verilen 3 günlük süre sonunda davalının temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu tarihten itibaren faiz hesaplaması yapılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; davacı tarafça davalı aleyhine başlatılan …. İcra Müd. … Esas sayılı icra dosyasında;
a) Davacı tarafın başlattığı …. İcra Müd. … Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 17.694,96TL asıl alacak ve 769,74TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.464,70TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Asıl alacağın %20’si(3.538,99) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.261,32-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 263,45-TL harcın mahsubu ile bakiye 997,87-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL’nin davadaki haklılık durumuna göre 1.312,89-TL’sinin davalıdan, geri kalan 247,11-TL’sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 263,45-TL peşin harç ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 344,15-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 513,00-TL posta ve tebligat gideri, 1.950,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.463,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 2.072,86-TL’sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre reddolunan kısım üzerinden hesaplanan 3.348,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine,
Dair; davacı tarafın yokluğunda davalı tarafın yüzüne karşı, davacı taraf için kabul edilen miktar nedeniyle KESİN, davalı taraf için gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip …
e-imza*
Hakim …
e-imza*