Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/216 Esas
KARAR NO : 2023/50
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 05/04/2022
KARAR TARİHİ : 20/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 05/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi kurumsal giyim ve iş yeri elbiseleri üretim sektöründe faaliyet göterdiğini ve davalı şirkete ürün temini dolayısıyla aralarında ticari iş ilişkisi bulunduğunu, müvekkili şirketi tarafından davalı şirkete sunulan mal ve hizmetlerin karşılığı olarak 02/06/2021 tarih, … fatura numaralı, 14/08/2021 tarih, … fatura numaralı, 21/11/2021 tarih, … fatura numaralı, 24/11/2021 tarih, … fatura numaralı, faturalar düzenlendiğini davalı tarafça bu faturalara süresinde herhangi bir itiraz yapılmadığını, süresi içerisinde ödeme de yapılmadığını, faturalar kapsamında mevcut ve vadesi gelmiş borcun ödenmesi amacıyla taraflarınca 26/01/2022 tarihinde davalı şirkete ihtarname gönderildiğini, davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığından … İcra Müdürlüğü’nün 2022/… E. sayılı dosya tahtında icra takibi başlatıldığnı ve ödeme emrinin ardından davalı taraf icra takibine 14.02.2022 tarihli dilekçe ile haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğini, itiraz dilekçesinde; “Müvekkil Şirketin alacaklıya herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeplerle takibe konu borca, işlemiş faize, faiz talebine ve ferilerine itiraz ediyoruz.” ifadeleri ile itiraz edildiğini ve itiraza herhangi bir gerekçe gösterilmediğini, davalı tarafın yapmış olduğu itiraz neticesinde icra takibi durduğunu, taraflarınca zorunlu arabuluculuk yoluna da gidildiğini ancak görüşmeler neticesinde anlaşmaya varılamadığını, müvekkili şirketçe davalı şirkete sunulan mal ve hizmet ile teslim edilen ürünler kapsamında düzenlenen faturalar karşılığı olarak herhangi bir ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından borç kapsamındaki hiçbir taahhüt yerine getirilmediğini, faturalar kapsamındaki alacağın tahsili amacıyla icra takibi ve sonrasında işbu itirazın iptali davasını ikame edildiğini, davalı şirketin faturalara bağlı edimlerini yerine getirmediğini ve borcunu ödemediğinin sabit olduğunu, müvekkili şirkete ödenmesi gereken bedelin tahsili için ikame edilen dava konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edildiğini, bu sebeple itirazın iptali ile takibin devamına ve icra takibine kötü niyetli itiraz edildiği için alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 17/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi Türkiye’ nin ilk yapı marketi olarak uzun süredir perakende sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı, müvekkili şirketin mağazalarında satılmak üzere ürün tedarik ettiği firmalarından biri olduğunu, davacı firma tarafından teslim edilen ürünlere ilişkin ödemeler davacı tarafa yapıldığını, yapılacak inceleme neticesinde davalı müvekkilinin davacıya davaya konu faturadan kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığını, davacının talep ettiği faiz haksız ve fahiş olduğunu, dava dilekçesinde faiz oranına itiraz olmadığı ifade edilmekteyse de, borca itiraz dilekçesinde açıkça “icra takibindeki faize, faiz oranına, temerrüt faiz oranına ve başlangıç tarihe” en geniş anlamda itiraz edildiğini, davalı müvekkili fatura alacağını ödediğini, bu alacağa ilişkin davalı müvekkile gönderilmiş herhangi bir ihtarnamede bulunmadığını, davalının temerrüde düştüğü kabul edilemediğini, Alacak likit değildir, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, davacı icra takibine kötü niyetli olarak itiraz edildiğini iddia ettiğini, bu hususa ilişkin herhangi bir delili bulunmadığını, likit alacaktan bahsedilmek için, alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olduğunu, borçlunun ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda bulunması gerektiğini, İİK’nun 67. maddesinde belirlenen koşulların oluşmadığını, davacı tarafın icra-inkar tazminatı talebinin reddinin gereketiğini, davalı müvekkilinnin alacaklı olduğunu iddia eden davacıya herhangi bir nam ve sıfat altında borcu bulunmadığını, davacının davasının reddinin, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
DELİLLER : …. İcra Müdürlüğü 2022/… Esas Sayılı dosyası, Fatura suretleri, Mutabakat Mektubu Sureti, Yevmiye Defteri Sureti, Muavin Defter Sureti, Üniforma Fiyat Tekliflerine İlişkin Mail Yazışmaları Sureti, 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Mali Müşavir Fatih Taşkın tarafından tanzim edilen 16/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; “Rapor içeriğinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, dava dosyası, davacı yana ait ticari defter ve belgeler ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen takibe konu faturalardan kaynaklı oluşan cari hesap bakiye alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2021-2022 yılları ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, davalı adına düzenlenen takibe konu edilen 14.08.2021 tarihli … sayılı 1.866,24 TL bedelli faturanın ticari defterler kayıtlı olmadığı, diğer tüm faturaların kayıtlı olduğu, takibe konu ticari defterlerde kayıtlı olan faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (04.02.2022) itibariyle davalı yandan 301.484,12 TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalı yan 03.10.2022 günü saat 14:30’da mahkemeniz duruşma salonunda yapılan incelemeye katılmadığı, ticari defter ve belge ibraz etmediği, Davacı …San. Tic. A.Ş. tarafından davalı adına tanzim takibe konu faturaların E-Fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı yanın ticari defter ve kayıtlarında mevcut olduğu, takibe konu 14.08.2021 tarihli … sayılı faturanın ticari defterlerde kayıtlı olmadığı, takibe konu faturaların taraflar arasında bulunan sözleşme kapsamında ürün bedeli muhteviyatında düzenlendiği, davalı tarafından faturalara karşılık kısmi ödemelerin yapıldığı, davalı yanın takibe konu faturalara takip öncesi itirazının olmadığı da anlaşıldığından düzenlenen faturaların davalı yan bilgisi dahilinde olduğu kanaati hasıl olduğu, Davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, Sayın Mahkemece temerrüt için ihtar şartının gerektiğinin kabul edilmesi halinde temerrüde düşürüldüğü sabit olmayan davalıdan işlemiş faiz alacağı talebinde bulunamayacağı, TTK. 1530 Madde gereği ise fatura tarihlerine 30 gün ilave edilerek takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere işlemiş faiz hesabı yapılmış olup davacı yanın takip tarihi (04.02.2022) itibariyle davalı yandan 301.484,12 TL tutarlı 4 adet fatura bakiye alacağına 9.624,34 TL işlemiş faiz talep edebileceği hesap edildiği, Neticeten; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde davalı adına düzenlenen takibe konu edilen 14.08.2021 tarihli BM02021000014 sayılı fatura hariç diğer tüm faturaların kayıtlı olduğu, ticari defterlerde kayıtlı olan takibe konu faturalardan kaynaklı davacı yanın takip tarihi (04.02.2022) itibariyle davalı yandan 301.484,12 TL asıl, 9.624,34 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 311.108,46 TL olduğu…” sonuç ve kanaatini bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır.
Davalı yanın ticari defterlerin ibrazı için davalı vekilinin mahkemede hazır bulunduğu ve imzası da bulunan 09.09.2022 tarihli duruşmada ihtarat yapılmış, ihtarata rağmen ticari defterlerini ve sair herhangi bir delili dosyaya ibraz etmediği tespit edilmiştir. Davalı taraf cevap dilekçesinde sunulan faturaların ödendiğini savunarak ispat yükünü üzerine almış ancak bu ödemeye ilişkin taraf ticari defterlerini delil olarak göstermiş ise de kendi defterlerini ibrazdan kaçınmıştır. Nitekim 6100 sayılı HMK’nın 222. maddesi; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi gerekir… (22/07/2020) ” hükmünü içermekte olup tatbiki gereken usul düzenlemesi gereğince davalı tarafın mahkememizce ibrazdan kaçınılmış sayılacağı ihtarı ile verilen süre içerisinde ticari defterlerini ibraz etmemekle davacı ticari defterlerindeki kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği, davacı yanın anılı delilini hükümden düşürecek şekilde davalı yanca aksi yönde delil ibraz edilmediği anlaşılmıştır. Bu sebeple yalnızca davacı tarafın ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişi marifetiyle inceleme yapılabildiği, mahkememizce görevlendirilen bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli olarak hazırlamakla hükme esas alınmaya elverişli olduğu, ibraz edilen ticari defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, ibraz edilen ticari defterlerin delil vasfını haiz olduğu, davacı tarafın takibe konu alacak istemine dayalı faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, defter kayıtları kapsamında davacının takip tarihi itibari ile 301.484,12-TL asıl alacak olmak üzere alacaklı göründüğü anlaşılmıştır. Davacı tarafça her ne kadar asıl alacak 303.350,36TL olarak ileri sürülmüş ise de yapılan defter incelemesinde alacaklı olduğu miktar tespit edilmiştir. Anılı tespitler ışığında; taraflar arasında hukuki ilişkinin varlığı, yapılan inceleme neticesinde takip tarihi itibari ile davacı yanın ticari defterlerinde kayıtlı 301.484,12-TL yönünden davalıdan açık hesap alacağının mevcut olduğu saptanmıştır.
Son olarak alacağın faturalara dayalı olup bu hali ile likit olduğu görülmekle; davanın kabulüne, davacı yararına %20 icra inkar tazminatına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı …. İcra Müdürlüğü’nün 2022/… Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 301.484,12TL asıl alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20’si (60.296,82-TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 20.594,38-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 3.260,14-TL harcın mahsubu ile artan 17.334,24-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL’nin davadaki haklılık durumuna göre 1.544,40-TL’sinin davalıdan, geri kalan 15,60-TL’sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yatırılan 3.260,14-TL peşin harç ve 80,70-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.340,84-TL harç giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı tarafından yatırılan 54,50-TL tebligat gideri, 1.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.054,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 1.043,46-TL’sinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 45.469,05-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
7-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.866,24- TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda davacı tarafın talebindeki reddedilen miktar yönünden KESİN, kabul edilen miktar yönünden gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2023
Katip …
e-imza*
Hakim …
e-imza*
Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.