Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/318 E. 2023/554 K. 19.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/258 Esas
KARAR NO:2023/442

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:20/04/2022
KARAR TARİHİ:02/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 20/04/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı … A.Ş. tarafından 06.06.2020 tarihinde … İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan … İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi, No:5 adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini bu sebeple müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, Davalı … A.Ş. tarafından hasardan doğan bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 2.649,80-TLnin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, davalı ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlu itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe , takibe konu borca , borç miktarına, faize , faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer’ilerine itiraz ettiğini ve takibin durdurulmasını talep ettiğini, zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu; görüşme sonunda anlaşılamadığını, davalı tarafından yapılan itiraz beyanıyla icra dairesinin yetkisine itiraz edildiğini, müvekkili şirket tesislerine hasar verildiğini söz konusu zarar verici eylemin niteliği itibariyle haksız fiil teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda “zarar görenin yerleşim yeri” icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri İİK 50. Maddesinin atfı ve HMK’nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu, söz konusu hasar sebebiyle borç tahakkuku ve akabinde de icra takibine geçildiğini, borçlular, haksız fiilden kaynaklı müvekkili kuruma vermiş oldukları zararı henüz tazmin edilmediğini, hasar bedeli alacağına ilişkin icra takibine de kötü niyetle itiraz ettiklerini, …. İcra Müdürlüğü … Esas Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı … A.ş. vekili tarafından sunulan 09/05/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; hasar mahallinde müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, anılan mahalde anılan tarihte dava dışı yüklenici firma … İnş.Tic.ve Taah.Ltd.Şti tarafından veya müvekkili şirket tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığını, dava dilekçesinde de belirtildiği üzere iddia edildiği gibi bir hasarın varlığı halinde söz konusu hasarın muhatabı müvekkili şirket olmadığını, müvekkili şirketin hasarla bir ilgisi bulunmadığını, haksız bir fiile başkasına zarar veren kimse ancak kusurluysa bu zararın tazminiyle yükümlü olduğunu, ayrıca haksız fiil tazminat borcunun doğması için hukuka aykırı bir fiile zarar arasında illiyet bağının kurulması gerekmekte olduğunu, somut olayda ise müvekkili şirketn iddia edilen hasarın meydana gelmesinde hiçbir kusuru olmadığını ve illiyet bağından da söz edilemeyeceğini, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, altyapı çalışması yapan firmaların ilgili belediyelerden kazı, altyapı, çalışma v.b. ruhsatları almaları gerektiğini, hasarın meydana geliş şekli, kim tarafından hasar verildiği vs hususların somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, alacaklının açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisinde olduğunu, dosya kapsamında ise davacını iddialarını ispata yarar hiçbir delil olmadığını, davacının icra takibinde hangi tarihten itibaren faiz istediği anlaşılmadığını, müvekkili şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığını ve davacı tarafından da ihtarname gönderilmediğini, davacı tarafından Etüt Koordinasyon Bedeli, montaj, araç ve işçilik bedelleri de talep edildiğini, hukuklarında gerçek zarar ilkesi geçerli olduğunu, zarar gören ancak haksız fiil nedeniyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebileceğini, elektrik alt yapısına verilen zarardan dolayi, zarar veren tarafa ceza bedelinin uygulanması veya ceza bedeli hususunda herhangi bir hüküm belirlenmediğini, ve ayrıca verildiği iddia edilen hasardan doğan kesinti süre ve sayılardan doğan tazminat bedeline ilişkin davacı tarafından abonelerine ödenen herhangi bir makbuz, fatura veya belgenin dosya içerisinde bulunmadığını ve bu bedelinin de tazminat hesaplamasına dahil edilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, borçlu aleyhine icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için talep edilen alacağın likit bir başka anlatımla belirgin olması gerektiğini, alacak bilirkişinin incelemesi sonucu belirlenecek durumlarda örneğin tazminat davalarında alacak likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini,. bu tazminata hükmedilebilme için borçlunun itirazında haksız olması gerektiğini, müvekkili şirketin borcu olmadığını, huzurdaki davanın müvekkili şirkete yöneltilmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dosyada fatura kesildiğine dair bir delil bulunmadığından % 18 kdv eklenmesi de hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafça fatura kesildiğine, KDV ödemesi yapıldığına dair bir belge sunulmamasına rağmen, talep edilen hasar kalemi içinde KDV’nin de talep edilmesi hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketle … İnş.Tic.ve Taah.Ltd.Şti arasında 22.07.2014 tarihine bakım onarım sözleşmesi imzalandığını ve söz konusu sözleşmenin 35.2 maddesinde üçüncü şahıslara verilecek zarardan , işi yapan firmanın sorumlu olacağı açıkça düzenlendiğini, bu nedenle davanın … İnş.Tic.ve Taah.Ltd.Şti’ne ihbar edilmesi gerektiğini, davanın reddini ve yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
CEVAP : İhbar olunan … İnşaat Ticaret ve Taahhüt Limited Şirketi vekili tarafından sunulan 16/12/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket dava konusu adreste kazı çalışması yapmadığını, iddia edilen hasara kazı yapmayan müvekkili şirket neden olmadığını, dosya kapsamına da müvekkili şirketin burada kazı yaptığını ispatlar hiçbir delil sunulmadığını, müvekkili şirket, diğer davalı … … A.Ş. ile imzalanan “Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi” uyarınca bu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarım işlerini yürüttüğünü, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat … tarafından temin edildiğini, müvekkili şirket alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden belirlenen adreste kazı çalışması yaptığını, dava konusu adreste müvekkili şirketin, davacı …’ın tesisatına verdiği herhangi bir zarar ve zararın oluşumunda kusuru bulunmadığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında konusu ve talepleri aynı onlarca dava görüldüğünü, müvekkili şirket tarafından yapılan ve davacı …’ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazılarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, davacı şirket yaptığı iş gereği, mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uymadığını, söz konusu kuralların, … Genel Müdürlüğü’nün internet sitesinde de yer alan ve Proje Ve Tesis Dairesi Başkanlığı tarafından Kasım 2017 tarihinde hazırlanan “Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul Ve Esasları” kılavuzunda ayrıntılı şekilde açıklandığını, ancak davacı tarafın müvekkili aleyhine açmış olduğu bu dava ve diğer davalarda söz konusu usul ve kurallara hiçbir şekilde uymadığını ve haksız bir şekilde alacak tahakkuk ettirdiğini, yine aynı şekilde davacı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine …. Asliye Ticaret Mahkemesinin … E. sayılı dosyası ile açılan, konusu ve talebi aynı olan davada bilirkişi gözetiminde keşif kazısı yapıldığını ve yapılan kazıya istinaden bir rapor hazırlandığını, hazırlanan raporda açıkça “İlgili enerji nakil kablosunun asfalt yüzeyinden 24cm aşağıda çok yetersiz kabul edilemez derinlikte ve hiçbir koruma, işaret vb. olmadan döşendiği, bu şekildeki yerleşimin kurallara uymadığı gibi can, mal güvenliği yönünden de tehlikeli olduğu, bu durumda kusurun tamamının %100 … ait olduğu” nun tespit edildiğini, yapılan her kazıda, davacı kurumun usul ve kurallara uymadığı, müvekkii şirketin hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığı son derece açık ve net olduğunu, yapılan her kazıda müvekkili şirket işçilerinin iş kazası tehlikesi yaşamaları nedeniyle asıl mağdur olan taraf müvekkili şirket iken, davacı şirketin kötü niyetli ve haksız taleplerinin kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafın iddialarını ispat edemediğini belirterek davaya feri müdahil olarak katılma taleplerinin bulunduğunu beyan etmiştir.
DELİLLER : …. İcra Müdürlüğü … Esas Sayılı icra dosyası, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Müdürlüğü cevabi yazısı, … Belediye Başkanlığı Fen İşleri Müdürlüğü cevabi yazısı, 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Elektrik Mühendisi Bilirkişi … tarafından tanzim edilen 18/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; ”…. -… Mah., … Cad. No:5 adresinde davacı ve davalı tarafın çalışma yapma izinlerinin bulunmadığı,
-İzinsiz kazı yapılan yerde hasar veren firmanın tabelalarının ya da iş makinalarının fotoğraflanmadığı dolayısıyla hasar verenin kim olduğunun net olarak tespitinin yapılamayacağı,
– Yapılan işlemin kimin tarafından yapıldığına dair somut bir delilin bulunmadığı…..” şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davalı şirket tarafından 06/06/2020 tarihinde … İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan … İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi no.5 adresinde yapılan kazı çalışması sırasında davalı şirketin haksız fiili sebebiyle davacı şirketin enerji dağıtım altyapısına zarar verdiğinden hasardan doğan bedelin mahsubu amacıyla …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasına davalı şirket tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığından ibaret itirazın iptali davasıdır.
…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı tarafından borçlu davalı aleyhine 2.536,59TL ana para alacağı,113,21-TL işlemiş faiz alacağına ilişkin başlatılan adi takip yolu ile icra takibine borçlu davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın talebinin davalı yan tarafından gerçekleşen haksız fiilden kaynaklı zararına ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı verilmesi istemine ilişkin olduğu, davacının davalı tarafından 06/06/2020 tarihinde … İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan … İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi no.5 adresinde yapılan çalışma sırasında, davacının tesislerine hasar verildiğinden bahisle, hasar bedelinin tahsili bakımından yapılan icra takibine davalının itirazının iptalini talep ettiği, davacı şirket meydana gelen zararın davalı tarafından verildiğini iddia etmiş ise de bu davalıların kablolardaki hasarı meydana getirdiklerine ilişkin bir bilgi ve belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, sadece davacı şirket çalışanları tarafından tanzim edilen tutanağın olduğu, dosya kapsamında davacı vekili tarafından sunulan mevcut tutanaklardan 06/06/2020 tarihinde … İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan … İlçesi, … Mahallesi, … Caddesi no.5 adresinde davalı şirket tarafından kazı çalışması yapıldığının anlaşılamaması, dava konusu hasarın davalı şirket tarafından yapıldığına dair kesin bir tespite varmanın mümkün olmadığı, hasar tespit tutanağında kabloya hasarın nasıl verildiğinin belli olmadığı,13.12.2022 tarihli … Belediye Başkanlığı yazısı ile olay günü ilgili mahalde kazı çalışması bildirimi olmadığı bildirilmiş olması karşısında ve ayrıca dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge ve deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, zararın davalı tarafından verildiğinin ispatlanamadığı bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 179,90-TL maktu karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 99,20-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL’nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafça yapılan 66,75-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davalı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 2.649,80-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/06/2023

Katip …
e-imza*

Hakim …
e-imza*