Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/378 E. 2023/505 K. 04.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
“Davanın Kısmen Kabulü”
ESAS NO:2022/378 Esas
KARAR NO:2023/505

DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:13/06/2022
KARAR TARİHİ:04/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği 13/06/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı kullanımında olan tesisatta 20.10.2016 tarihinde Kurum tarafından yapılan kontrollerde; enerjisi kesik durumdaki sayacın giriş sigortasından jeneratöre 4 x 25 NTM kablo ile direkt bağlı enerji çekildiğini, jeneratörün gövde ısıtma rezistansı ısınma yaptığında kullanım yaptığını ve hat kesildiğinde jeneratörün otomatik devreye girmesi için sinyal olarak çekildiğinin tespit edilmesi üzerine tespit tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği F/… seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, bu tahakkuka rağmen borcun davalı tarafından ödenmemesi üzerine 1.506,60-TL tutarında ödenmemiş kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV’si ilave edilerek 1.602,84-TL’nin tahsili amacıyla …. İcra Müdürlüğü … Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalı borçlu, ilgili kaçak elektrik bedelini ödemek için son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödemediğini, dosya kapsamına davanın esası hakkında kaçak elektrik kullanımına dair açık deliller sunulduğunu, davanın esası yönünden haklılık tam olarak ispat edildiğini, dosya kapsamına kaçak elektrik tespit zaptı zabıttaki tespitleri somut olarak destekleyen tüketim endeksleri dosya kapsamında yer aldığını, Kaçak elektrik tespit tutanakları Hukuk Genel Kurulunun kararı ve müstakar Yargıtay içtihatları gereği “aksi ispat edilinceye kadar geçerli belge”lerden olup; sundukları delillerle haklılıklarını ispat edildiğini, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın “haksız fiil” hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle “haksız fiil” teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda “zarar görenin yerleşim yeri” icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkili şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemeleri de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK’nın 16. maddesi gereği yetkili olduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanaklar ile sabit olduğundan, davalı borçlu mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olduğunu; söz konusu borca itirazı yerinde olmadığını, bu nedenle davalının …. İcra Dairesi … Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İtirazının iptali ile takibin devamını, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP: Davalı vekilinin mahkememize verdiği 17/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bir esnaf işletmesi olduğundan dava görevsiz mahkemede açıldığını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre esnaf işletmelerinin tarafı olduğu davaların ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülemeyeceğini, bu nedenle davanın öncelikle görev yönünden usulden reddi gerektiğini, işbu dava bir itirazın iptali davası olarak ikame edildiğini, 1 yıllık süreden sonra açılan işbu davanın reddi gerektiğini, dava şartı olarak arabuluculuk süreci hukuka aykırı biçimde gıyaplarında başlatıldığını ve ilerletildiğini, müvekkiline ulaşılamadığından bahisle arabuluculuk dosyası kapatıldığını, müvekkiline ulaşılmak için hiçbir ciddi girişimde bulunulmadığını, müvekkilinin hiçbir ilgisi olmayan bir adres tutanakta yer aldığını, ancak kaçak kullanım iddiasında bulunulan adrese bile ulaşılmaya çalışılmadığını, davacı tarafça müvekkilinin kullanımında olan adresler arabulucuya bildirilmediğini ve bu suretle sürecin takibi engellendiğini, arabuluculuk tutanağında yazılı adresin müvekkilliyle bir ilgisi olmadığını, davaya konu olan “kaçak kullanım tutanağı”ndaki adresin bilinen son adres olduğu kabul edilerek işlem tesisi gerekirken bu hususa riayet edilmediğini, alternatif çözüm yolu olan arabuluculuk sürecinin mevzuata aykırı biçimde başlatılması ve tamamlanması açıkça usul ve yasaya aykırı olduğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kaçak elektrik iddiasında bulunulan adres, … Belediyesi mülkiyetinde olan … Parkı adlı yaklaşık 77.500 m2 alana sahip tesis olduğunu, müvekkili ise bu işletmede yaklaşık 100 m2 alana sahip bir kafenin kiracısı işletmecisi olduğunu, tesisin büyüklüğü nedeni ile tüm saatler ayrı bir elektrik odasında yer aldığını ve bahsedilen jeneratör ise yaklaşık bir oda büyüklüğünde olan ve elektrik odasının yanında bulunan bir jeneratör olduğunu, ilgili elektrik odası, tüm elektrik tesisatının ve elektrik saatlerinin bulunduğu, kofradan tüm saatlere elektrik dağıtımının yapıldığı bir alan olduğunu, söz konusu elektrik odası içerisinde 8-9 ayrı elektrik saati bulunduğunu, kaçak elektrik bağlandığı iddia edilen jeneratörün ise müvekkili ile bir ilgi ve alakası olmadığını, jeneratöre kaçak elektrik bağlanan hat, müvekkiline ait elektrik saati ile alakası olmayan ve kofradan doğrudan jeneratöre bağlanan bir hat olduğunu, söz konusu jeneratöre, herhangi bir saatten geçmeksizin doğrudan elektrik bağlandığı, bu jeneratör müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin 100 m2 bir işletmesi bulunmasına rağmen 77.500 m2 lik bir park ve içerisinde bulunan 9 ayrı işletmenin elektrik ihtiyacını karşılayacak bir jeneratöre milyonlarca lira verip herkesin kullanımına hibe etmesi de mantıklı bir yaklaşım olmadığını, müvekkili küçük bir esnaf işletmesi olduğundan söz konusu jeneratörü alacak gücü ve imkanı dahi bulunmayacağını, tespiti yapan personellerin; herhangi bir saate bağlanmaksızın doğrudan jeneratöre bağlanan hattın sorumluluğunu neye göre müvekkiline yüklediği ise hiçbir şekilde anlaşılamadığını, ilgili jeneratör, parkın tamamının elektrik ihtiyacını gidermek amacıyla Belediye tarafından bulunduğu yere konulduğunu, mülkiyet yahut zilyetlik anlamında müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir jeneratör olduğunu, 77.500 m2 alana sahip bir parkın elektrik ihtiyacını karşılamak için konulan milyon lira değerinde bir jeneratörün, müvekkilinininmiş gibi tutanağa bağlanması ilgili jeneratörü müvekkilinin mülkiyetine sokamayacağını, mülkiyeti … Belediyesi’ne ait olan 77.500 m2 büyüklüğünde bir parkı beslemesi için bulunan, neredeyse bir oda büyüklüğündeki bir jeneratöre kaçak olarak elektrik bağlanmış ise de; ne jeneratör ne de jeneratörün beslediği alan müvekkilinin zilyetliğinde ve hakimiyetinde olmadığını, alanın tümüne kıyasla küçücük bir yerde kiracı olarak bulunan müvekkilinin, bütün parkın elektrik ihtiyacını karşılayacak bir jeneratör alıp bunu parkın elektrik odasının yanına koyması başlı başına hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle; işbu davanın öncelikle görev yönünden reddini, aksi halde arabuluculuk müessesesinin gayıblarından ve mevzuata aykırı yürütülmesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğinden dolayı davanın dava şartı yokluğundan reddini, müvekkili ile hiçbir alakası bulunmayan bir jeneratöre müvekkili ile hiçbir ilgisi bulunmayan bir şekilde elektrik bağlanması ve neticeten bu durumdan müvekkilinin sorumlu tutulmaya çalışılması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davanın bu anlamda esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, takipte kötüniyetli olan davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER : …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra dosyası, 28/04/2023 tarihli bilirkişi raporu, Parsel sorgu ekran görüntüsü, Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı, Tahakkuk Fişi ve sair evrak, Kaçak Elektrik Tüketimini Gösterir Video Kaydı, Tanık beyanı ve tüm dosya kapsamı.
TANIK BEYANLARI:
Mahkememizin 04/04/2023 tarihli duruşmasında davacı tanığı … beyanında; “Ben davacı şirkette 2013-2017 yılları arasında kaçak takip personeli olarak çalıştım, gideceğimiz yerler günlük olarak belirlenmektedir, genelde dilekçe veya 186 ya yapılan ihbarlar doğrultusunda adreslere gitmekteyiz, gittiğimiz yerde binanın şebeke girişinde ölçü aletiyle ölçüm yapılır, direkt bağlı olarak tespit edilmesi durumu sayacın kapanmış olduğu veya sayaçsız şekilde çalışılması halinde söz konusudur, jeneratörde rezistans vardır gövdeyi sıcak tutmaktadır, enerji kesildiğinde zaman kaybı yaşanmadan direkt jeneratörden bağlantı sağlanmaktadır, dedi. Davacı tanığına tutanaktaki kaçak elektrik tespitinin ne şekilde yapıldığının cevaplanması için kaçak elektrik tutanağı gösterilerek soruldu: Bana gösterdiğiniz tutanaktaki bilgileri okudum şuanda kaçak elektrik tespitinin ne şekilde yapıldığını hatırladım, mahale gidildiğinde kofra hattı, sayaç giriş çıkışı ve iç tesisi kontrol edilir, ölçü aletiyle güç tespiti yapılmıştır, kablo takip edilerek hangi ekipmana çalıştığı tespiti yapılmıştır, bana göstermiş olduğunuz kaçak elektrik tespiti yapılan iş yerinde şebekeden jeneratör gövdesine enerji alınmıştır bunun sebebi jeneratörün enerji kesildiğinde, jeneratörün motor aksamı sıcak tutulmak istenmektedir bunun tek amacı enerji kesildiğinde jeneratörün hızlı bir şekilde devreye girmesinin sağlanmasıdır bu nedenle harici hat çekilmiştir, kaçak elektirik tespitinin yapıldığı yer bodrum zemin katındaydı sayacın bulunduğu yer ve jeneratörün olduğu yerde bir bölüm bulunmaktaydı, tespitin yapıldığı yer parkın içinde olup fiili kullanıcının tespiti için yaklaşık 45 dakika 1 saat aralığında araştırma yaptık ve yapılan araştırmada jeneratörün kullanısının şebekeye ve şebekenin sahibi olan restauranta ait olduğunun bilgisi verildi, bunun üzerine tutanağımızı düzenledik dedi. Davacı tanığına davalının iş yerinin bulunduğu “… … Mah. … Cad. …” 20/10/2016 tarihinde yapılan kaçak elektrik tespitine yönelik bilgisinin olup olmadığı soruldu: Aradan uzun zaman geçtiği ve gün içerisinde 20-30 tane kaçak elektrik tespiti yaptığım için olay bazında hatırlamıyorum, sadece genel olarak hangi işlemleri yaptığımızı söyleyebilirim, dedi. Davacı tanığına dosyada bulunan 20/10/2016 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağındaki isim ve imzanın kendisine ait olup olmadığı soruldu: tutanaktaki isim ve imza bana aittir, tutanak benim tarafımdan düzenlenmiştir.” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava; kaçak elektrik kullanmaktan kaynaklanan kaçak tahakkuk bedeli, gecikme cezası ve gecikme cezasının KDV’sinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteğine ilişkindir.
Davacı taraf davalının kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde enerjisi kesik durumundaki sayacın giriş sigortasından jeneratöre 4×25 NTM kablo ile direkt bağlı enerji çekildiği, jeneratörün gövde ısıtma rezistansı ısıtma yaptığında kullanım yaptığı ve hat kesildiğinde jeneratörün otomatik devreye girmesi için sinyal olarak çekildiğinin ve bunun üzerine kaçak elektrik kullanıldığının tespit edilmesi üzerine 20/10/2016 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, davalı tarafın kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemediğini, bu nedenle başlattığı icra takibine borçlu davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin esnaf işletmesi olduğunu, bu nedenle davanın asliye ticaret mahkemelerinde görülemeyeceğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, arabuluculuğun usulüne uygun olarak yapılmadığını, müvekkilinin adresine tebligatın yapılmadığını, kaçak elektrik bağlandığı iddia edilen jeneratörün müvekkili ile ilgisinin bulunmadığını, kaçak elektrik bağlantısının müvekkili tarafından yapılmadığını bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
…. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.506,60 TL asıl alacak, 81,56 TL işlemiş faiz ve 14,68 TL KDV olmak üzere toplam 1.602,84 TL borcun ödenmesi amacıyla 13/03/2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı tarafça süresi içerisinde icra takibine itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklıya tebliğine ilişkin evrakın bulunmadığı, bu nedenle hak düşürücü süre işlemeye başlamadığından davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı tarafça görev itirazında bulunmuşsa da davalı tarafa ait vergi dairesinden gelen müzekkere cevabında davalı tarafın 1. Sınıf tüccar olduğu ve bilanço usulüne göre defter tuttuğu, tacir olduğu anlaşılmakla her iki tarafın tacir olması ve ticari işletmesini ilgilendirmesi nedeniyle nisbi ticari dava olduğu ve asliye ticaret mahkemeleri görevli olduğundan davalı tarafın görev itirazının reddine karar verilmiştir.
Davalının arabuluculuk dava şartına yönelik itirazlarının arabuluculuk son tutanağın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Elektrik Yüksek Mühendisi Bilirkişi … tarafından 28/04/2023 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre “…Davalı, jeneratörün …, … Mahallesi, … Caddesindeki … Parkının ihtiyacı için tesis edildiğini, kendisiyle hiçbir ilgisinin bulunmadığını iddia etmektedir. Gerçekten de, söz konusu jeneratör, davalıya ait değildir. Sözü geçen parka aittir. Davalı tarafından kullanılması veya yararlanılması da söz konusu değildir. Ancak, jeneratörün ısıtma rezistanına kendi kullanımına ait tesisattan bağlantı yapmış ve elektrik sayacından geçirmeden jeneratöre elektrik enerjisi sağlamıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği 26. Maddesindeki: ”Sayaçtan geçirmeden elektrik tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi kabul edildiğinden davalının kaçak elektrik tükettiği kanaatine varılmıştır. Davacı Şirketin İcra Takip Tarihi İtibariyle Talep Edebileceği Bedel: Davacının asıl alacağı 1.506,60-TL Gecikme zammı 41,39-TL Gecikme zammı KDV (%18) 7,46-TL Davacının toplam alacağı 1.555,45-TL Davacı … A.Ş.’nin, davalı …’dan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağının 1.555,45-TL olduğu…” görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Kaçak elektrik tespit tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan belgelerdendir. Tutanağın aksinin iddia edilmesi halinde bundan kendisine hak bahşeden kişinin aksini ispat etmesi gerekir. (Yargıtay 3. HD 2019/6017 Esas- 2020/3754 Karar nolu, 01/07/2020 tarihli, 2020/2109 Esas- 2020/3340 Karar nolu 24/06/2020 tarihli, 2019/4862 Esas- 2020/305 Karar nolu 16/01/2020 tarihli ilamı)
Mahkememizce kaçak elektrik tespit tutanağında isim ve imzası bulunan davacı tanığı Muhammet Hami Zengin dinlenmiş ve tanık beyanında kaçak elektrik tespiti yapılan işyerinde şebekeden jeneratör gövdesine enerji alındığını, bu nedenle harici hat çekildiğini, tutanak altındaki isim ve imzanın kendisine ait olduğunu beyan etmiş, tanık beyanı ile kaçak elektrik tespit tutanağındaki tespitlerin birbiriyle uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, davalının “… ” adresinde bulunan ticarethanesinde davalının kullanımında olan tesisatta; elektriği kesik olan elektrik sayacının giriş sigortasından jeneratörün gövde ısıtma rezistansı kablo ile bağlantı yaparak yani sayaçtan geçirmeden rezistansı ısıttığını 20.10.2016 tarih ve F/… numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ile tespit edildiği, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde-26’da yer alan düzenlemeye göre sayaçtan geçirmeden elektrik enerjisi tüketilmesi, kaçak elektrik enerjisi tüketimi kabul edildiğinden dava konusu olayın kaçak elektrik enerji tüketimi olduğu, kaçak elektrik tespit tutanağının tanık beyanı ile de doğrulandığı, davalı tarafça jeneratörle bir ilgisinin bulunmadığı itirazında bulunmuşsa da bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere jeneratörün davalıya ait olmadığı ancak jeneratörün ısıtma rezistanına kendi kullanımına ait tesisattan bağlantı yaptığı ve elektrik sayacından geçirmeden jeneratöre elektrik enerjisi sağladığı tespit edilmiş olmakla elektrik mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda hesaplamanın Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapıldığı ve düzenlenen rapor dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış, davacı tarafça açılan davanın kısmen kabulü ile; avacı tarafın başlattığı …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.506,60 TL asıl alacak, 41,39 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 7,46 TL KDV olmak üzere toplam 1.555,45 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, somut olayda, uyuşmazlığın haksız fiile dayalı olduğu, dava konusu kaçak elektrik bedelinin belirlenmesinin yargılama ve bilirkişi incelemesi gerektirdiği, alacağın likit ve muayyen olmadığı anlaşılmakla, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun 18/A maddesi 11.fıkrasında yer alan “taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.” düzenlemesi gereğince dosyada bulunan arabuluculuk son tutanağın incelemesinde davalı tarafın mazeret göstermeksizin arabuluculuk görüşmesine katılmadığı anlaşıldığından davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş ve yargılama giderlerinin tamamının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı tarafça açılan DAVANIN KISMEN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 1.506,60 TL asıl alacak, 41,39 TL gecikme zammı(gecikmiş gün faizi), 7,46 TL KDV olmak üzere toplam 1.555,45 TL alacağa yönelik yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Alacak likit ve belirli olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 179,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 99,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 1.555,45-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 161,40-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 1.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 289,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.789,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL’nin davalıdan tahsil edilerek Hazineye gelir kaydedilmesine,
8-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re’sen iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı dava değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip …
e-imzalı

Hakim …
e-imzalı