Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/412 E. 2023/509 K. 05.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/412 Esas
KARAR NO : 2023/509

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 28/06/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, 24.04.2015 tarihinde, … ilçesinin … mahallesinden … mahallesi yönüne giden köy yolunda meydana gelen trafik kazasında vefat eden …’ ın annesi olduğunu, kaza tarihinde 18 yaşında olan …’ in kaybı nedeniyle derin üzüntü duyan anne …’ın, maddi ve manevi olarak desteğinden yoksun kalması nedeniyle olayda kullanılan … marka, 2012 model kırmızı renkli … şasi numaralı motosikletin sigorta kuruluşu olan … Hesabına Karayolları Trafik Kanunu m.97 ve TBK m. 53/3 çerçevesinde destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle başvuru yaptığını, … Hesabı’nın yapılan başvuruyu reddettiğini, olayda aracın kim tarafından çalındığını, müteveffanın nasıl edindiği bilgisi araştırılmaksızın işbu madde çerçevesinde talep reddedildiğini, müteveffa …’in, söz konusu motosikleti, olaydan uzun süre önce satın aldığını, tescilsiz motosikletlerin piyasada kolaylıkla alınıp satılabildiğini, olayın 24.04.2015 tarihinde akşam 20:00 sularında gerçekleştiğini, yolun çift yönlü bir köy yolu olduğunu, kaza tespit tutanağında, olayın gece gerçekleştiğini, yolun yarısının mıcır yarısının asfalt olduğu bilgisi yer aldığını, motosikletin, mıcır kaplı yol üzerinde devrildiğini, yolda herhangi bir aydınlatma ve asfalt yol ile mıcırlı yolu ayıran yol işaret çizgisi de bulunmadığını, kaza tarihinde 01.06.2015 tarihli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının yürürlükte olmaması ve Karayolları Trafik Kanunu ZMMS dışında kalan haller bakımından m.92/j “Destekten yoksun kalan hak sahibinin, destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat talepleri” nin de yürürlükte olmaması nedeniyle sürücünün kusurunun destekten yoksun kalan kişilerin açtığı davada gözetilmemesi gerektiğini, Genel Adli Muayene raporunda alkollü olarak trafik kazası gerçekleştiği iddiası yer alsa da Adana Adli Tıp Grup başkanlığından gelen rapora göre, müteveffanın kanında herhangi bir alkol, uyutucu ve uyuşturucu maddeye de rastlanmadığını, bu nedenlerden dolayı; şimdilik 10.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tarafımıza tahsilini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP:Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Karayolları Trafik Kanunu madde 109 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, olayda, davacının desteği olduğunu belirttiği müteveffa kazaya kendi kusuru ile sebep olduğunu, cezayı gerektiren bir eylem de bulunmadığını, kazaya neden olan tescilsiz araç için kaza tarihinde çalıntı kaydı bulunmadığını, bu nedenle, çalıntı aracı çalan / çalıntı aracı kullanan kişilerin tazminat talepleri teminat dışı olduğunu, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle kolluk tarafından tutulan 24.04.2015 tarihli tutanakta, destek şahsın sevk ve idaresindeki tescilsiz aracın kaza tarihinde çalıntı olduğunun tespit edilmesi nedeniyle davacının talebi teminat dışı olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumun, davacının mirasçılık sıfatı sebebiyle %100 kusurlu müteveffa sürücü destek için ödenecek olan tazminatı davacıya rücu edeceğini, kazaya neden olan aracın mevcut statüsü ve cinsi nedeniyle müvekkili kurumun sorumluluğu bulunmadığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, kazanın oluşundaki kusur oranlarının tespiti ve kazanın nasıl gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, kusur durumuna ilişkin adli trafik bilirkişi heyetinden denetime elverişli ve ayrıntılı inceleme yapılmış bir rapor alınması gerektiğini, kaza tarihi 01.06.2015’ten önce olduğu dikkate alınarak kaza tarihinde geçerli olan hesaplama yöntemi PMF tablosu dikkate alınması gerektiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın öncelikle cevap dilekçelerinde açıklanan çok sayıda teminat dışı sebep ve açıklanan diğer gerekçelerle usulden reddine, aksi kanaat halinde zamanaşımı nedeniyle reddine, her halukarda haksız davanın yapılacak yargılama neticesinde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER: 24.04.2015 tarihli Kaza Tespit Tutanağı, Adana Adli Tıp Grup Başkanlığı Adli Tıp Raporu, Karayolları Trafik Kanunu, Tanık, Bilirkişi raporu, … Cumhuriyet Başsavcılığının …Sor. No., … nolu kararı, mirasçılık belgesi, nüfus kayıt örneği, … Hesabı … nolu hasar dosyası ve tüm dosya kapsamı.
… Asliye Hukuk Mahkemesi Talimat Mahkemesi kanalı ile alınan tanık … beyanında özetle; Davacı benim annem olur … sokakta oturmaktayım, köy işleri ile uğraşıyorum, annemle birlikte yaşıyorum, dava konusu kazada vefat eden benim abimdi, beraber kaza yaptık ben motorun arkasındaydım, … mahallesinden eve geçiyorduk, motoru abim kullanıyordu, motorda abimindi, motoruda hatırlatığım kadarıyla kazadan önce bir yıl önce almıştı, ben o zamanlar …’da çalışıyordum, benden para istemişti ben tüm maaşımı yollamıştım abim motor alabilsin diye, motoru abimin kullandığını biliyordu, motor çalıntı değil diye biliyorum, motor aldıktan sonra … mevkiin de bizi jandarma durdurmuştu sorgulama yapmıştı, jandarma herhangi kusur bulmadı bizi gönderdi, o zamanda çalıntı olsaydı jandarma bizi göndermezdi, abimin kaskı vardı bende kask yoktu, benim bildiklerim bunlardan ibarettir, ayrıca tanıklık ücreti talebim de yoktur dedi.
Davacı vekili tarafından sunulan 14/04/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesi ile 10.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsili talep edildiğini, Mahkememizin 11.04.2023 tarihli 3 no’ lu celsesi gereğince taraflarına ıslah dilekçesi ve ıslah harcının yatırılması için 2 haftalık kesin süre verildiğini, müvekkilinin depremzede olduğunu, depremde evinin yıkıldığını, başka ile nakledildiğini, yaklaşık 1 hafta önce de deprem bölgelerinde kurulan konteyner eve yerleştirildiğini, motosikletin cc’ sinin 50cc üzerinde olduğunu ve iş bu kazada hukuki sorumluluğun davalı … AŞ’ de olduğunu, 24.04.2015 tarihinde gerçekleşen bir kazaya, 01.06.2015 yürürlük tarihi olan Genel şartlar’ ın uygulanabileceğinden bahsedilemeyeeğini, her ne kadar zamanaşımına ilişkin dosya kapsamında bir ihtilaf bulunmasa da; dosya kapsamında davalı sigorta şirketine 18.03.2021 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını ve devamında arabuluculuk kanun yoluna başvurmak suretiyle zamanaşımı kesildiğini, bu nedenlerden dolayı; 10.000,00TL destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin poliçe limiti dahilinde 290.000,00TL’ ye (280.000,00TL Islah Edilen Bedel) ıslahını, davalı sigorta şirketinin teminat limiti kapsamında olan 290.000,00TL tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa …’ın 24/04/2015 tarihinde 08/03/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında vefat ettiğini, davacının müteveffanın annesi olduğunu, davalı … na başvuru yapıldığını ancak başvurunun reddedildiğini, ZMMS Genel şartların kaza tarihinde yürürlükte bulunmadığını belirterek şimdilik 10.000,00 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza tarihi esas alındığında davanın zamanaşımdan reddinin gerektiğini, kazaya neden olan araçta kaza tarihinde çalıntı kaydının bulunduğunu, çalıntı aracı çalan/kullanan kişilerin taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, kazaya müteveffanın kusuru nedeniyle sebep olması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini, davacı tarafın alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini, bu nedenle davanın görülmesinde hukuki yararın bulunmadığını, trafik kazasına karışan aracın tescilsiz olduğu gibi trafik sigortası yaptırılması zorunlu araçlardan olmadığını, talep etmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, … Hesabı Yönetmeliği’nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için … Hesabı’na başvurulabileceği öngörülmüştür. … Hesabı’na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesinde “Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar” düzenlemesine yer verilmiş; Aynı mahiyetteki düzenleme, … Hesabı Yönetmeliği’nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle … Hesabı’na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.
Davalı vekilinin zamanaşımı definin KTK 109/1 maddesi gereğince uzatılmış ceza zamanaşımı olan 15 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığından reddine karar verilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Kaza tespit tutanağının incelemesinden dava konusu trafik kazasının, 24.04.2015 tarihinde, saat 20:20’de … iline bağlı … Mahallesi- … Mahallesi kara yolunun 1.200 m’sinde tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, azada yapılan incelemede sürücü …’ ın sevk ve idaresindeki tescil plakasız … marka tescil plakasız motosiklet ile … mah. İstikametinden … mah. Yönüne seyir halindeyken belirtilen kaza noktasına geldiğinde dikkatsizlik ve tedbirsizlik sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek motosikleti asfalt zemin üzerine devirmesi ve takla atması neticesinde kaza meydana geldiği ve sürücü …’ın vefat ettiği anlaşılmıştır.
.. CBS’nin … soruşturma, … karar numaralı kararı ile şüpheli… Sayılı hakkında mağdur …’a yönelik olarak taksirle yaralama suçundan ölen kişi hakkında kamu davası açılamayacağından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır.
Trafik kazasına konu … marka, 2012 model … renkli … şasi numaralı motosikletin kaza tespit tutanağında tescilsiz ve plakasız olduğunun belirtildiği, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkere cevabı ile kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesinin bulunmadığı, soruşturma aşamasında aracın şasi numarasından yapılan sorgulamada … İl Müdürlüğü tarafından çalıntı şerhi konulduğunun tespit edildiği, ve aracın sahibi olan …’e aracın teslim edildiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 21/1. maddesinde “tescil edilen araçlar, tescil belgesi ve tescil plakası alınmadan karayollarına çıkarılamaz” düzenlemesine; aynı Kanun’un 23/2. maddesinde ise “araç tescil belgesini araçta bulundurmayan veya tescil plakasını monte edilmesi gereken yerin dışında farklı bir yere takan sürücülere 92 Türk Lirası idari para cezası verilir. Araç bilgileri doğrulanıncaya ve plaka uygun yere takılıncaya kadar araç trafikten men edilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Diğer taraftan; … Hesabına başvurulabilecek halleri düzenleyen 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14/2-b maddesi ve … Hesabı Yönetmelik’inin 9/1-b maddesi gereği, … Hesabının sorumluluğu için, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma zorunluluğu bulunduğu halde bu sigortası yapılmamış olan bir aracın 3. kişinin zararına sebep olması gerekmektedir. Zorunlu olan trafik sigortasının yaptırılması bakımından da her şeyden önce, sigortası yapılacak aracın kanun kapsamında kalan tescilli bir araç olması gereklidir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/4964 E. 2021/10954 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere ; “Davalı … Hesabına, aracın trafik sigortasının bulunmayışı nedeniyle husumet yöneltildiğine göre öncelikle kazaya karışan motosikletin, trafik sigortası yaptırması zorunlu olan motorlu araçlardan olup olmadığı hususunun saptanması gerekmektedir. Bu durumda hakem heyetince, trafik sigortası bulunmayan araç nedeniyle zararın doğduğu ve davalı … Hesabının zarardan sorumlu olduğu davacı tarafça iddia edildiğine göre, aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu araçlardan olduğunun ispat yükünün de davacı üzerinde olduğu gözetilmek suretiyle; ceza dosyası da irdelenerek, söz konusu motosiklete ilişkin bilgilerin sorulması, motosiklete ilişkin fatura var ise sunulması için taraflara uygun bir süre verilip belgenin temin edilmesi; bahsi geçen motosikletin davalı elinde bulunması halinde, araç üzerinde, aksi halde ceza mahkemesi dosya kapsamında elde edilen CD ve fotoğraflar üzerinden uzman makine mühendisi marifetiyle inceleme yapılıp araç motor silindir hacminin belirlenmesi; silindir hacminin 50 cm küpün üzerinde trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olduğunun anlaşılması halinde davalı … Hesabının sorumlu olduğu gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” Mahkememizce kazaya konu aracın tescilsiz ve plakasız olması nedeniyle ceza dosyasından araca ilişkin fotoğraflar CD halinde dosyaya alınmış, davacı vekiline motorsiklete ilişkin fatura varsa dosyaya sunması için süre verilmiş, dava konusu motorsiklete ilişkin tüm trafik tescil dosyası dosyaya alınarak makina mühendisi bilirkişiden aracın trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olup olmadığı yönünde rapor alınmasına karar verilmiş olup düzenlenen bilirkişi raporunda aracın tespit edilen teknik özelliklere göre dava konusu … serisi motosikletin en düşük silindir hacmine sahip modelinde silindir hacminin 98 CC, motor gücünün 7 hp (5 kw) olduğu tespit edildiği, dava konusu … marka/model aracın teknik özellikleri dikkate alındığında, aracın L3 sınıfı motosiklet olduğu, ZMMS’ sının yapılması gerektiği anlaşılmakla davalı … Hesabının pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın makina mühendisi ve aktüer bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilerek; kazanın meydana gelmesi nedeniyle kusur durumu, trafik kazasına ilişkin olay yeri görüntüleri, trafik tescil kayıtları incelenerek motosikletin araç motor silindir hacminin ve trafik sigortası yapılması zorunlu araçlardan olup olmadığının tespit edilmesi ile 24/04/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle müteveffanın vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı, varsa miktarı hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenmesine karar verildiği, Aktüer bilirkişi … ve makina mühendisi bilirkişi … tarafından sunulan 13/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; meydana gelen trafik kazasında, … Marka Motosiklet … dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ederek, manevraları ve manevraları düzenleyen genel şartlara uymayarak trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, Sevk Vve idaresindeki aracıyla … Mahallesi- … mahallesi arasındaki … köy yolunun1.200 m’sine geldiğinde, aracının hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak, araç hakimiyetini kaybederek motosikleti devirerek kazaya neden olduğu, 2918 Sayılı KTK” nun 47/d (Trafik kurallarına uymama), 2918 Sayılı K.T.K.’ nun 52/ b ( Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak), 2918 Sayılı K.T.K.” nun 36 (ehliyetsiz araç kullanmak) maddelerini ihlal ettiği anlaşıldığından, meydana gelen tek taraflı trafik kazasında % 100 (Yüzde Yüz) oranında kusurlu olduğunun, dava konusu … marka/model aracın teknik özellikleri dikkate alın, racın … sınıfi içten yanmalı motora sahip motosiklet olduğu, ZMMS’ sının yapılması gerektiği, ehliyetsiz kullanılmaması gerektiğini, müteveffa … marka araç sürücüsü …’ ın ehliyetsiz ve kask vb. Koruyucu tedbir olmasının motosiklet kullanmış olmasından dolayı Müterafik (Birlikte) Kusurunun olduğunun, bir motorlu aracı çalan yada gasp eden kişiler ile, çalınmış veya gasp edilmiş bir araca, bunun bilgisiyle binen kişiler, aracın işletilmesi nedeniyle bir zarara uğrarsa, bunlar Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumluluğu dışında olduğu, aynı şekilde, Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletenin sorumlu olmadığı zararlar da ZMSS teminat kapsamı dışında kaldığı, zorunlu trafik sigortası motorlu araç işleteninin KTK’nın 85. maddesinin 1. fıkrasında yer alan üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu belirlenen limitler dâhilinde üstlendiği, bu nedenle zarar görenler, bu zararın giderilmesi amacıyla, araç işletenine karşı KTK hükümlerine göre başvuru hakkına sahip değilse, zarar verene ait aracın trafik sigortacısına da başvuramayacağının, ilgililerin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri sigorta teminatı kapsamına dâhil olmadığı, ZMMS Genel Şartları ve KTK dahilinde; davacının davalı … Hesabından maddi tazminat talep edemeyeceğinin, Rapor/ hesap tarihi dikkate alındığında; 24/04/2015 tarihinde destekçi …” ın vefatı sonrasında; Annesi …” ın; toplam DYK zararının 359.646,47 TL olduğunun, … Hesabının işbu zarardan sorumlu olduğunun Mahkeme tarafından kabulü durumunda, 2015 yılı ZMMS poliçe limiti 290.000,00 TL talep edilebileceğinin sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davaya konu kaza 24/04/2015 tarihinde meydana gelmiş olup, davalı … Hesabının sorumluluğunun kapsamı 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre belirlenmeyecektir. Kaza ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtayın yerleşiklik kazanan içtihatlarına göre; davacının murisinin kusurundan bağımsız olarak, davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talep ettiği tazminatı zorunlu mali sorumluluk sigortasının kaza tarihindeki limitleri dahilindeki zararları karşılamakla yükümlü olduğu, desteğin kazanın oluşumundaki kusurunun davacıyı etkilemeyeceğinden ve zararın artmasındaki müterafik kusuru sebebiyle indirim yapılmayacağından, davacının talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacının davalı … Hesabından destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/10729 E. 2022/5314 K. Sayılı ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15379 E. 2022/7547 K. Sayılı ilamı) Her ne kadar bilirkişi raporunda talep edilemeyeceği şeklinde görüş belirtilmişse de hukuki değerlendirme Mahkememize ait olduğundan bilirkişi delili takdiri delil olmakla görüşe iştirak edilmemiş, davalı … Hesabı tarafından Genel Şartlarda yer alan “Bir motorlu aracı çalan yada gasp eden kişiler ile, çalınmış veya gasp edilmiş bir araca, bunun bilgisiyle binen kişiler, aracın işletilmesi nedeniyle bir zarara uğrarsa, bunlar Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sorumluluğu dışındadır” düzenlemesi gereğince davacı tarafın talebi reddedilmişse de davacının destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla talep ettiği söz konusu aracın çalıntı olduğu veya gasp edildiğini bilerek bindiği hususunun ispatlanmadığı göz önüne alınarak teminat kapsamı dışında olduğu kabul edilmemiş, hesaplama yönünden tazminat hesaplamasında bakiye ömrün belirlenmesi için TRH 2010 tablosunun esas alınması ve hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen işleyecek devredeki gelirlerin her yıl için %10 arttırılıp %10 iskonto edilmesi suretiyle tazminat hesaplamasının yapıldığı anlaşılmakla Mahkememizce aktüer bilirkişiden hesaplama yönünden alınan raporu dosya kapsamına ve Yargıtay içtihatlarına uygun ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmış ve davacı …’ın oğlu …’ı kaybetmesi sonucu toplam destekten yoksun kalma zararının 359.646,47 TL olduğu ve davalı … Hesabının 2015 yılı ZMMS poliçe limiti 290.000,00 TL’den sorumlu olduğu davacının 18/03/2021 tarihinde davalı … Hesabına başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 31/03/2021 tarihi olduğundan 31/03/2021 tarihinde temerrüde düştüğü ve araç hususi olduğundan yasal faiz istenebileceği kanaatiyle davacının maddi tazminat davasının kabulü ile, davacının 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/03/2021 temerrüt tarihinden itibaren, 280.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 14/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, davacının 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 31/03/2021 temerrüt tarihinden itibaren, 280.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 14/04/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 19.809,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.037,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 18.772,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 43.600,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 957,00-TL Islah Harcı, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 333,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 4.451,40TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.360,00-TL’nin davalıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
Dair, Davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı HMK’nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 04/07/2023

Katip
e-imza*

Hakim
e-imza*