Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/711 Esas
KARAR NO:2023/477
DAVA:Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:08/01/2019
KARAR TARİHİ:14/06/2023
…. Asliye hukuk mahkemesinin … sayılı ilamı ile görevsizlik kararı sonrası gelen Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin 2018 yılında kurulan beş ortaklı bir limited şirket olduğunu, işbu şirketin dört ortağının İsrail vatandaşı olduklarını ve orada yaşadıklarını, amaçlarının Türkiye’de yatırım yapmak olduğunu, taşınmazlar satın aldıklarını, devam eden süreçte İsrail vatandaşı olan ortakların yurtdışına döndüklerini, müvekkili şirketin ortağı olan … San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin 2010 yılı itibariyle ortakları arasında vermiş oldukları karar ile şirketin ticari faaliyetlerine son verdiklerini, davalı … Şirketi’nin ortağı …’ün buna rağmen muvazaalı olarak yetkilisi bulunduğu … Makina şirketinin adına diğer davalı …’nın alacaklı bulunduğu 320.000,00USD bedelli senet keşide ettiğini, işbu senetin muvazaalı olduğunu, gerçekte böyle bir borç-alacak ilişkisi bulunmadığını, davalı …’nın borçlu gözüktüğü işbu senedin, diğer davalı … tarafından …. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, …’ne İcra İflas Kanunu’nun 89/1 vd. maddelerince haciz ihbarnamesi gönderilmek suretiyle dosya borcundan sorumlu konuma düşürüldüğünü, adına kayıtlı olan taşınmazın cebri icra yoluyla satıldığını, müvekkili şirketin ortaklarının bu satışı yurtdışında olmaları hasebiyle çok geç öğrendiklerini ve itiraz sürelerini kaçırdıklarını, davalılar arasında gerçek bir borç-alacak ilişkisi bulunmayıp müvekkili şirketi dosya borcundan sorumlu tutmak amacıyla gerçekte olmayan bir ilişki yaratıldığını, davalı tarafın borcun kapanmadığından bahisle …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası üzerinden takibe devam etmekte olduklarını ve halen müvekkili adına olan taşınmazları icra eliyle satmaya çalıştıklarını, davacının davalılara borçlu olmadığını, takibe yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediğini beyanla, takipler sonucunda müvekkilinin icraen satılan taşınmazının bedeli olan ve dosyaya ödenen 2.155,000,00TL bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan istirdadına, dava konusu olan icra takip dosyasında takibe devam edilen bakiye yönünden müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkili yönünden dava konusu takibin iptaline, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama giderleri ve karşı avukatlık ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili …’ün şirkete 2004 yılında 10 yıllığına müdür olarak temsile yetkili kılındığını, davayı açan ve devam ettiren avukatın azledildiğini, bu davayı takibe yetkili olmadığını, dava açan Kuşadası Gayrimenkul şirketinin imza sirküleri ve ana sözleşmesi incelendiğinde yönetimin görev süresi ve yetkisine ilişkin sorunların görüleceğini, sözde davacı ve davalı sıfatlarının birleştiğini ve davanın konusuz olduğunu, davanın ticari dava olduğunu, ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca İstanbul Anadolu mahkemelerinin yetkili olduğunu, ticari davanın açılmasından önce ara buluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, dava dilekçesinin kanuna uygun hazırlanmadığını, talep sonucunun açıklanmadığını ve harçların tamamlanmadığını, davanın nispi harca tabi olduğunu, harcın yatırılmamasının dosyasının işlemden kaldırılmasını gerektirdiğini, 2012 yılında düzenlenmiş olduğu belirtilen ve icra takip işlemlerinin 2019 yılına kadar yapılmış olan bir senedin şu anda muvazaalı olduğu iddiasını ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, … Makina şirketinin defter belge ve kayıtları sunmalarının, şirketi temsil etmeleri için huzurdaki dava konusuna ilişkin bilgi içeren ihtarnamenin gerek şirketin muhasebesine gerekse şirket yöneticisi ve ortağına gönderildiğini, defter ve kayıtların … tarafından tutulduğunu ve kendisine davanın ihbar edilmesi gerektiğini, … Makina şirketinin 2010 yılından sonra yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin, davacı iddialarının afaki olduğunu gösterdiğini, menfi tespit davasında ispat yükünün davacıya düştüğünü beyanla, görev ve yetki itirazları nedeniyle davanın usulden reddine, ayrıca davanın usul ekonomisi gereği duruşma yapılmaksızın davanın reddine karar verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; Menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu ve başvurulmadığını, dava şartı yokluğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı … şirketine ait sicil evrakları incelendiğinde yönetimin görev süresinin ve yetkisinin sona erdiğinin görüleceğini, davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, dava harcının yatırılmadığını ve talep sonucunun açıklanmadığını bu sebeple dava dilekçesinin usule uygun olmadığını, taraflar ile müvekkili arasında herhangi bir akrabalık ilişkisi olmadığı gibi muvazaa iddiasına dayanak yapılabileceği hiçbir yakınlık ilişkisi de olmadığını, muvazaayı iddia edenin ispat ile mükellef olduğunu, davacı şirketin dava dilekçesindeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin borç verdiği dönemde ekonomik durumunun iyi olduğuna ilişkin banka kayıtları ve bilgiler ile o dönemde davalı … şirketinin ekonomik durumunun kötü olduğu ve borca ihtiyaç duyduğuna ilişkin icra dosyaları ve diğer gerekli araştırmalarla durumun anlaşılacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı açan ve devam ettiren avukatın azledildiğini, davayı takibe yetkili olmadığını, dava açan Kuşadası Gayrimenkul şirketinin imza sirküleri ve ana sözleşmesi incelendiğinde yönetimin görev süresi ve yetkisine ilişkin sorunların görüleceğini, sözde davacı ve davalı sıfatlarının birleştiğini ve davanın konusuz olduğunu, davanın ticari dava olduğunu, ticari davanın açılmasından önce ara buluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğunu, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinin kanuna uygun hazırlanmadığını, talep sonucunun açıklanmadığını ve harçların tamamlanmadığını, davanın nispi harca tabi olduğunu, harcın yatırılmamasının dosyasının işlemden kaldırılmasını gerektirdiğini, 2012 yılında düzenlenmiş olduğu belirtilen ve icra takip işlemlerinin 2019 yılına kadar yapılmış olan bir senedin şu anda muvazaalı olduğu iddiasını ileri sürmenin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, … Makina şirketinin defter, belge ve kayıtları sunmalarının şirketi temsil etmeleri için huzurdaki dava konusuna ilişkin bilgi içeren ihtarnamenin gerek şirketin muhasebesine gerekse şirket yöneticisi ve ortağına gönderildiğini, defter ve kayıtların … tarafından tutulduğunu ve kendisine davanın ihbar edilmesi gerektiğini, … Makina şirketinin 2010 yılından sonra yaptığı ödemelere ilişkin belgelerin davacı iddialarının afaki olduğunu açıkça gösterdiğini, menfi tespit davasında ispat yükünün davacıya düştüğünü, … Makina şirketinin borçları nedeniyle davalı …’den borç alınıp icra borçlarının ödendiğini, kredi borçlarının kapatıldığını, alınan borçlar ödenmediği için icra dosya alacaklarının temlik edildiğini, Temel ile diğer davalının yazlık komşusu olduğunu ve oradan tanıştıklarını, şirket defterlerinin diğer ortak …’da olduğunu, davanın ona da ihbarı gerektiğini, Ticaret Mahkemesi Görevli ve İstanbul Anadolu mahkemeleri yetkili olduğunu beyanla, davanın usul ekonomisi gereği duruşma yapılmaksızın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın ilk açıldığı …. Asliye hukuk mahkemesinin … Esas ve … Karar sayılı ilamı ile görevsizlik kararı verilmiş ve dosya mahkememize gelmiştir.
Tarafların, görevsizlik kararı öncesinde 4. Celsede sulh olmak için süre talep ettiği ancak sulh olmadıkları anlaşılmıştır.
Davacının ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebi Asliye Hukuk Mahkemesince red edilmiştir.
Davaya dayanak …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasının aslı bulunamamış ve örnekleri celbedilmiştir.
Davacıya gönderilen haciz ihbarnamelerinin davacının ticaret sicilde kayıtlı adresine yapıldığı, davalı … şirketi ile aynı adres olduğu anlaşılmıştır.
Davacı şirketin 200 yılında kurulduğu, … dışındaki ortakların yabancı olduğu, yetkililerin … ve … isimli kişi olduğu, münferiden yetkili oldukları anlaşılmıştır.
Davaya konu senedin, 29/06/2012 düzenleme, 30/06/2014 vadeli, 320.000,00USD bedelli, keşideci … Makina, lehtar … olduğu, takibin 17/05/2017 tarihinde yapıldığı, davalı asıl borçlu … makina şirketine tebligat kanunu 35. Maddesine göre tebliğ edildiği, borç ödenmemesi üzerine davacıya 1. Haciz ihbarnamesinin 19/09/2017 tarihinde, 2. İhbarnamenin 07/11/2017 tarihinde ve tebligat kanunu 35. Maddesine göre tebliğ edildiği, 3. İhbarnamenin 23/11/2017 tarihinde gönderildiği görülmüştür.
Haciz ihbarnamelerine davacının itiraz etmemesi üzerine, davacı adına kayıtlı olan taşınmasın haczedilerek ihale ile 2.155.000,00TL’ye 19/07/2018 tarihinde satıldığı anlaşılmıştır.
Grevsizlik kararı ile dosya mahkememize geldikten sonra, davacıya arabuluculuk başvurusu için süre tanınmış, yapılan başvuru sonunda tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin yetkisiz olduğuna ilişkin davalılar itirazı üzerine, davacı vekili yeni vekaletnamesini sunmuş ve temsil sorunu giderilmiştir.
Mahkememizce kolluk marifetiyle davalılar arasındaki yakınlık ve ilişki araştırılmış, yazlık komşusu oldukları bildirilmiştir.
Davanın, İİK’nın 89/3. Maddesine tabi olmadığı, 89/5. Maddeye göre açılmış olduğu ve nisbi harca tabi olduğu anlaşılmış, eksik harç sorunu giderilmiştir.
Mahkememizce, davaya temel olan senedin verilmesine ilişkin belgeler ve ticari kayıtlar ile banka kayıtlarının celbi için taraflara süre verilmiş ve bankalara müzekkereler yazılmış, bildirilen belgeler toplanmıştır.
Davalıların savunmasından, paranın davalı … tarafından davalı …’e elden verildiği ve bunun … makina şirketinin borçları için icra dosyalarına ve bankalara ödendiği savunulmuş, yapılan ödeme belgelerinin getirtilmesi istenmiş ise de, bu işlemlerde davalı … tarafından ödeme yapıldığına dair işlem kaydı bulunmadığı anlaşılmış ve sonuca etkili olmayan ödeme belgelerinin getirtilmesi talebi mahkememizce kabul edilmemiştir.
Davacı ve davalı … şirketinin vergi kayıtları celbedilmiştir.
Toplanması gereken ve esasa etkili belgeler toplanmış bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmıştır
Mahkememizce, görevlendirilen mali müşavir bilirkişi kök ve ek raporlarında özetle ; “davalı …’ nın parayı borç verecek ekonomik gücünün olduğuna dair güçlü kanaatin oluşmadığını, icra dosyalarını veya davalı şirketin borçlu bulunduğu bankalara 320.000,00 USD yi karşılacak bir ödeme miktarının olup olmadığı noktasında dosya kapsamından yapılan ödemelere ilişkin belge bulunmadığı, davalılar Temel ve … Makina arasında borç verme ilişkisinin tespit edilemediği, davacı ve davalı şirketin ticari defterlerini sunmadığı, gelen vergi beyannamelerine göre iki şirket arasında borç alacak ilişkisi olmadığı ” bildirmiştir.
Raporlar yeterli görülmüş ve itirazlar red edilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, süresinde itiraz edilmeyen haciz ihbarnameleri nedeniyle, borçlu kabul edilen davacıya ait iken …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasında haczedilip satılan … İli … İlçesi … Köyü … Mevkii nde bulunan 140 Ada 1 Parsel sayılı taşınmazın bedelinin faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davaya dayanak icra takibi İstanbul İcra Müdürlüğünde yapılmış olduğundan ve bu durumda borçlu olmadığının tespiti ve tazminat davasının, takibin yapıldığı yer mahkemesinde görülmesi İİK madde 72/son uyarınca mümkün olduğundan, davalıların yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Görevsizlik kararı sonrası arabuluculuk tutanağı sunulmuş ve bu sorun giderilmiştir.
Davalıların, alacaklı ve borçlu sıfatlarının birleştiğine dair savunmalarına mahkememizce itibar edilmemiştir.
Davanın hukuki nedeni, davalılar arasındaki borç ilişkisinin muvazaalı olduğu ve senedin uydurma olduğu olunca, üçüncü kişi olan davacının muvazaa iddiasının her türlü delille ıspatlanabileceği kabul edilmiş ve taraflar arasındaki ilişki ile takip süreci incelenmiş, tarafların bildirdiği ve esasa etkili deliller toplanmış, sunulan belgeler incelenmiştir.
Davalı ve takip alacaklısı olan …’nın davayı konu senette görülen 320.000,00USD bedeli davalı … şirketine veya yetkilisi …’e verdiğine dair bir belge sunulmamış, banka hareketlerinde veya … Makina’nın borç ödemelerinde böyle bir kayıt bulunmamıştır.
Savunma tarafı, … tarafından …’e elden ödeme yapıldığını savunmuş ise de, böyle bir ödeme yapıldığı kabul edilse bile, bunun borçlusu … Makina şirketi olmayacaktır. … Makina yetkilisi olan …’ün, şirket için aldığı ve şirket verdiği ödemeleri ticari kayıtlara geçirmesi gerektiği gibi anılan miktar itibarıyla ödemelerin banka üzerinden yapılması zorunluluğu da bulunmaktadır. … Makina için borç aldığını iddia eden … ancak kendisi …’ya karşı borçlanmış olur, şirketi bağlamaz. Ancak kendisi şirketin borcunu ödemiş ise şirket kendisine karşı borçlanmış kabul edilebilir. Bu ise, … ile şirket arasındaki bir ihtilaftır.
Davalıların savunmalarında, … Makina şirketinin davacı şirketten alacaklı olduğuna dair bir söylem olmadığı görülmektedir. Yani esasında, davacının … Makina şirketine borçlu olmadığını bildikleri anlaşılmaktadır. Davalılar Temel ve Mehmet, elden 320.000,00 USD borç verecek kadar samimi yazlık komşusu oldukları kabul edildiğine göre, şirketlerin durumu ve iki şirket arasında bir borç ilişkisi olmadığını da bilecek durumdadırlar. Dolayısıyla, haciz ihbarnameleri ile şeklen borç altına sokulan davacının aslında borçlu olmadığı davalıların malumu görülmektedir. Yani, davalıların uydurma bir senetle davacının taşınmazını sattırdığı, davacı şirketin pasif ve adresinin boş olduğunu fırsat bildiği, haciz ihbarnameleri ile taşınmazın haczettirilip satıldığı görülmektedir. Davalı …, davalı … şirketinin %50 ortağı ve yetkilisidir. Diğer ortak ise İbrahim Doğun Uzunyol’dur. … Makina ise davacıınn 6/15 oranında ortağıdır. Bu nedenle davalı … davacının da yetkililerinden biri olarak seçilmiştir. Durum böyle olunca, davacının iddiasının sübuta erdiği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu nedenlerle davacının menfi tespit ve istirdat talebi mahkememizce haklı görülmüştür.
Davalılar arasındaki takibe konu senedin gerçek bir borç senedi olmadığı, davacının … Makina şirketine ve dolayısıyla davalı …’ya borçlu olmadığı sabit olduğuna göre, b iki davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı … ise, davalı şirket ve davacı şirketin yetkililerinden olup, takibe konu senedin lehdarı, keşidecisi, cirantası veya avalisti olmadığına göre, bu davanın davalı …’e yöneltilmesini gerektiren bir durum da bulunmamaktadır. Davayı konu senet veya uyuşmazlıkta taraf olmayan kişiye husumet yöneltilmesi mümkün olmadığından, davalı … yönünden davanın usulden reddine karar vermek gerektiği vicdani kanaat hasıl olmuş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE; Davacının davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İle …’ ya …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine, taşınmaz satışı sureti ile tahsil edilmiş olan 2.155.000,00TL’nin 19/07/2018 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacı takip borçlusu olmadığından kötü niyet tazminatına yer olmadığına,
3-Davanın, davalı … yönünden husumet yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
4-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 147.208,05 TL harçtan, peşin alınan 44,40 TL’nin ve tamamlama harcı olarak yatırılan 36.757,61 TL’ nin mahsubu ile bakiye 110.406,04 TL harcın davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile …’ dan müteselsilen alınarak haziyene irat kaydına,
5-Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 206.706,00 TL vekalet ücretinin davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. İle …’ dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6- Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap ve takdir edilen 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, hakkındaki dava usulden red edilen davalı …’ e verilmesine,
7-Davacı tarafından tebligat, müzekkere ve sair giderler için sarfedilen toplam 5.234,50 TL yargılama giderinden, kabul edilen kısım nazara alınarak 5.138,50 TL’nin davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile …’ dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafça peşin ödenen 44,40 TL’nin ve ıslah harcı olarak yatırılan 36.757,61 TL harcın davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile …’ dan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9-Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00 TL’nin davalılar … Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ile …’ dan müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
10-Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
İlişkin, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/06/2023
Başkan …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Katip …
e-imzalıdır