Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1231 Esas
KARAR NO : 2020/236
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/12/2015
KARAR TARİHİ : 08/07/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı … Sigorta Şirketine … numaralı poliçe ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan, …’nun sevk ve idaresindeki … plakalı motosikletin 02/08/2015 tarihinde diğer davalı … Sigorta A.Ş.’ye … numarasıyla Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası bulunan …’in sevk ve idaresinde olan … plakalı araçla çarpıştığını, kaza sırasında müvekkilinin motosiklette yolcu olarak bulunduğunu ve meydana gelen kazada yaralandığını, uzun süre tedavi görmek zorunda kaldığını, kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun söz konusu olmadığını, kaza dolayısıyla müvekkilinin … Devlet Hastanesi’nde tedavi gördüğünü, meydana gelen yaralanmadan dolayı müvekkilinde vücut fonksiyon kaybı ve buna bağlı olarak meslekte kazanma gücü kaybı ile efor kaybı meydana geldiğini, dava konusu kazaya sebebiyet veren araçlar davalı sigorta şirketleri tarafından ZMMS poliçesi ile sigorta edildiğinden davalıların müvekkilinin zararından poliçe limitleri kapsamında sorumlu olduklarını beyanla fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL sürekli sakatlık tazminatının olay tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı … Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından Zorunlu Karayolu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanan … plakalı aracın 02/08/2015 tarihinde işletilmesi sırasında oluşan kazada davacının yaralandığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin maddi tazminat talepleri açısından, poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının geçici iş görmezlik talebinin, kazada müvekkili şirket tarafından sigortalanan araç sürücüsünün kusuru bulunmaması nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, davacının kazada asli kusurlu olduğunu, bu nedenle tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, davacı temerrrüt faizi olarak ticari avans faizi uygulanmasını talep etmişse de kaza geçirdiği araç ticari olmadığından avans faizi uygulanamayacağını, kazada hatır taşımasının olduğunu, davacı tarafından davadan önce müvekkiline herhangi bir başvuru yapılmadığından tazminat hükmedilmesi halinde dava tarihinden faiz işletilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; … plakalı aracın müvekkili sigortalı şirket tarafından tanzim edilen 26/03/2015-2016 vadeli … poliçe nolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalandığını, ancak dava konusu somut olayda sigortalı araç sürücüsünün kurusunun kanıtlanması gerektiğini, bunun için de Adli Tıp Kurumu’ndan kusur raporu alınmasını talep ettiklerini, yine maluliyetin ve maluliyetin kaza ile illiyet bağının olduğunun davacı tarafından ispat edilmesi gerektiğini, sigortalı aracın ticari olmaması karşısında avans faizi talebinin reddi gerektiğini, kazada hatır taşıması olup olmadığının araştırılması gerektiğini, her halükarda davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazası nedeniyle uğranıldığı iddia edilen bedensel zararların tazmini talebine ilişkindir.
Mahkememizce, davacının kaza nedeniyle gördüğü tedaviye ilişkin evraklar, … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … soruşturma sayılı dosyası, kazaya karışan araçların poliçesi ve kaza tarihinden itibaren trafik sicil kayıtları celp edilmiş, … CBS tarafından 02/09/2015 tarihinde şikayet yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış, davacıya kaza nedeniyle rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı SGK’dan sorulmuş ve dosya kazanın meydana geliş şekli ile kusur durumunun tespiti yönünden rapor tanzim edilmek üzere İstanbul ATK’ya gönderilmiştir. 21/11/2016 tarihli ATK raporunda, dosya içerisinde kroki çizimi bulunmadığı, kroki çizimi yok ise olayın oluş şeklini belirtir araçların seyir istikameti, yol genişliği, çarpışma noktası, çarpışma noktasının yol kenarlarına mesafesi, mahal şartları gibi hususların tespitinin gerektiğinden bahisle dosya rapor düzenlenmeksizin mahkememize iade edilmiştir. ATK raporunda belirtilen kroki … CBS’den istenilmiş, savcılık tarafından kroki bulunmadığı belirtildiğinden … Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi’ne mahallinde teknik bilirkişi refakati ile keşif yapılarak belirtilen hususlarda rapor alınması için talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesince yapılan keşif sonucunda düzenlenen 19/11/2018 tarihli krokili rapor dosyaya ibraz edilmiş, bu raporla birlikte kusur durumunun değerlendirilerek rapor düzenlenmesi için dosya yeniden ATK’ya gönderilmiştir. 18/10/2019 tarihli ATK raporunda;
“A-Sürücü …’in sevk ve idaresindeki otomobil ile … Sokağa doğru sola dönüşünü; karşı istikametten gelip düz devam etmek suretiyle kavşağı geçmek isteyen diğer sürücü idaresindeki motosikletin hızını ve konumunu dikkate alarak yapması gerekirken bu hususa riayet etmediği, ilk geçiş hakkını bu motosiklete vermeden kontrolsüzce sola dönüş manevrası yaparak bu motosikletin istikamet yönünü kapatması neticesi meydana gelen olayda asli ve %70 (yüzde yetmiş) oranında,
B)-Sürücü … sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyrini; mahal özelliklerini dikkate alarak kontrollü ve tedbir alabilecek şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususa yeterince riayet etmeyip, sola dönüş manevrası yapan diğer sürücü idaresindeki otomobile karşı zamanında etkin fren tedbiri almaması neticesi meydana gelen olayda tali ve %30 (yüzde otuz) oranında kusurlu olduğu” tespit ve mütalaa edilmiştir.
Davacı İstanbul ATK’ya sevk edilerek maluliyet durumunun tespiti için rapor alınmıştır. 18/06/2018 tarihli ATK raporunda özetle;
“Davacının 02/08/2015 tarihinde maruz kalmış olduğu trafik kazasına bağlı sol bacak kısalığı arızası nedeniyle 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak ve ileride ihraz edeceği meslek ve mevki bilinmemekle meslek grup numarası Grup 1 (bir) kabul olunarak: Gr1 XII(20e…..0) A%3, E cetveline göre %2.1 (yüzdeikinoktabir) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği” tespit ve mütalaa edilmiştir.
Dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek talep edilen tazminat yönünden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; PMF 1931 tablosu ve asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamaya göre, davacının sürekli iş göremezlikten doğan zararının 26.552,11 TL, davalı … Sigorta Şirketi’nin sorumluluğunun 19.914,08 TL, davalı … Sigorta A.Ş.’nin sorumluluğunun ise 6.638,03 TL olduğunu tespit ve beyan etmiştir. Rapor taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememizce denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür. Davacı vekili 02/03/2020 tarihli dilekçesi ile; talebini 19.914,08 TL tazminatın davalı … Sigorta A.Ş.’den, 6.638,03 TL tazminatın davalı … Sigorta Şirketinden 02/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline şeklinde ıslah etmiştir. Islah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiş, her iki davalı vekili de ıslah ile artırılan miktarın zamanaşımına uğradığı definde bulunmuş olup Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. maddesi uyarınca trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinde zamanaşımı süresinin zararın ve zarar sorumlusunun öğrenilmesinden itibaren 2 yıl olduğu ancak kazanın cezayı gerektiren bir fiilden doğması halinde ceza zamanaşımı sürelerinin uygulanacağı, dava konusu kazayı meydana getiren fiilin niteliği itibariyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Türk Ceza Kanunu’nun 89. maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçunu oluşturduğu ve zamanaşımı süresinin TCK’nın 66. maddesine göre 8 yıl olduğu, ıslah tarihi olan 02/03/2020 tarihinde 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından itirazın reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; 02/08/2015 tarihinde, davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi nezdinde 26/03/2015-2016 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı … plakalı motosiklet ile davalı … Sigorta A.Ş. nezdinde 22/04/2015-2016 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile sigortalı … plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacının motosiklet üzerinde yolcu olarak bulunduğu ve yaralandığı, alınan ATK raporu ile tespit edildiği üzere davacının söz konusu yaralanmasının %2,1 oranında sürekli maluliyetine sebep olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı … Sigorta Şirketine sigortalı araç sürücüsünün %30, avalı … Sigorta A.Ş.’ye sigortalı araç sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğu, davacıya atfı kabil bir kusur olmadığı, davalıların, davacının doğrudan zararlarından işletenin hukuki sorumluluğunu üstlendikleri trafik poliçesi kapsamında Karayolları Trafik Kanunu’nun 89. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, alınan aktüerya raporunda davacının sürekli iş göremezlik dönemi zararının 26.552,11 TL olarak tespit edildiği, her ne kadar aktüerya bilirkişi raporunda davalılara sigortalı araç sürücülerinin kusur durumu ATK raporundan farklı olarak %75 ve %25 olarak değerlendirilerek her bir davalının sorumlu olduğu miktar ayrı ayrı belirlenmiş ve davacı vekili de bu miktarlara göre davasını her bir davalı yönünden ayrı ayrı ıslah etmiş ise de; davalıların, davacıya karşı tüm zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının dilerse zararının tamamını yalnızca birinden, dilerse her birinden ayrı ayrı talep edebileceği anlaşıldığından ıslah dilekçesindeki talebe bağlı kalınarak davanın kabulü ile 19.914,08 TL tazminatın davalı … Sigorta A.Ş’den, 6.638,03 TL tazminatın davalı … Sigorta Şirketinden, davadan önce davalıların başvuru yapılarak temerrüde düşürülmedikleri anlaşıldığından dava tarihinden itibaren ve kazaya karışan araçların ticari araç olmamaları nedeniyle işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulü ile 19.914,08-TL tazminatın davalı … Sigorta A.Ş’den, 6.638,03-TL tazminatın davalı … Sigorta Şirketinden 25/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya verilmesine,
2-Peşin alınan 111,70 TL harcın mahsubu ile kalan 1.304,48 TL karar ve ilam harcının davalı … Sigorta A.Ş’den, 397,59 TL karar ve ilam harcının davalı … Sigorta Şirketinden alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 1.100,00 TL bilirkişi ücreti, 674,30 TL posta ve tebligat gideri, 303,80 TL keşif ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.0778,10 TL yargılama gideri ile 111,70 TL ilk harcın 547,45 TL’sinin davalı … Sigorta Şirketinden, 1.642,35 TL’sinin davalı … Sigorta A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalı … Sigorta Şirketinden, 3.400,00 TL vekalet ücretinin davalı … Sigorta A.Ş’den alınarak davacıya verilmesine,
5-Taraflarca yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.08/07/2020
Katip
E-imza
Hakim
E-imza