Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/121 E. 2018/458 K. 02.05.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/121 Esas
KARAR NO : 2018/458

DAVA : İtirazın İptali (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/02/2017
KARAR TARİHİ : 02/05/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket ile aralarında mevcut ilişki çerçevesinde kendisinden talep edilen emtiaların ( ayakkabıların) satışını yaptığını, faturalarını düzenlediğini ve emtiaları taahhütlerine uygun olarak teslim ettiğini, satılan teslim edilen emtialarla ilgili olarak tanzim edilen faturaların bedellerinin ödenmediğini, bunun üzerine davalı aleyhine … 28. İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalı yanın icra takibine haksız olarak itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu beyanla iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ndan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili şirket arasında yazılı olmayan bir bayilik sözleşmesi mevcut olup; davacının bir İtalyan markası olan “…” markasının Türkiye distribütörü, müvekkilinin de davacı firmanın Ankara bayisi olduğunu, taraflar arasında bir ticari ilişki olduğu kuşkusuz olup bu ticari ilişkinin alım-satım akdine değil, yazılı olmayan bir bayilik sözleşmesine dayalı olduğunu, huzurdaki davanın konusunu oluşturan borç-alacak tutarının davacı tarafça müvekkiline satış için gönderilen ancak hatalı çıkan ve yenisi ile değiştirilmeyen ürünlerden kaynaklandığını, taraflar arasında devam edegelen ticari ilişki sırasında, davacı tarafın hatalı ve/veya müşteri memnuniyetsizliği sebebiyle iade edilen ürünleri her seferinde her hangi bir ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin değiştirdiğini ancak 2016 senesi içinde davacı firmanın, Türkiye’deki her firma gibi ekonomik durumdan olumsuz etkilenmesi ve … markasının sahibi firma ile anlaşmasının 2015 yılı sonu itibariyle sonlandırılmış olmasının davacıyı olumsuz yönde etkilemiş olması sebebiyle davacının hatalı veya müşteri memnuniyetsizliği sebebiyle iade edilen ürünleri iade almaktan imtina ettiği gibi müvekkili firmaya 31 Ekim 2016 tarihinde göndermiş olduğu yazısında “Satın alma sürenizin 2 yılı aşmış olması nedeni ile 31 Ekim 2016 tarihi itibarı ile, satış sonrası vermiş olduğumuz servis hizmeti ile ilgili taleplerinize cevap veremeyeceğimizi bildiririz.” şeklindeki beyanı ile taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bitirme noktasına getirdiğini, davacı tarafça müvekkili firmaya teslim edilen ancak satılamaz nitelikteki malların toplam tutarının davacının icra takibine konu ettiği miktara eşdeğer olduğunu, müvekkili firma uhdesinde mevcut bulunan bu satılamaz mahiyetteki ürünlerin yenileri ile değiştirildikleri takdirde bakiye borç tutarının ödeneceğini, ancak hiçbir şekilde satılamaz nitelikteki ürünlere müvekkilinin bir bedel ödemesinin de mümkün olmadığını, müvekkilinin icra takibine itiraz dilekçesinde de ifade ettiği üzere hatalı ve satılamaz nitelikteki ürünlerin mevcudiyeti ve bunların değiştirilme zarureti karşısında icra takibine yapmış olduğu itirazın yerinde ve doğru olduğunu beyanla davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatı ödemesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.
Mahkememizce … 28. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesi ile; 17/12/2016 tarihinde davalı aleyhine cari hesap ve faturalara dayalı olarak 8.228,95 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 30/11/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 05/12/2016 tarihli dilekçesi ile davalı tarafça teslim edilen ayakkabıların hatalı ve satılmaz nitelikte olmaları ve değiştirileceği söylenmesine rağmen değiştirilmemesi nedeniyle borcun olmadığından bahisle itirazda bulunulduğu, takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafça takibin dayandığı faturalar ve cari hesap dosyaya sunulmuştur. Davalı taraf gerek icra dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde gerekse davaya cevap dilekçesinde fatura içeriğine ve malların taraflarına teslim edildiğine yönelik bir itirazda bulunmamış, malların hatalı ve satılamaz nitelikte olduğunu, davacının ticari ilişkileri boyunca hatalı olan ürünleri her seferinde herhangi bir ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin değiştirdiğini, 31/10/2016 tarihinde ise servis hizmeti vermeyeceğini bildirdiğini, takip ve dava konusu edilen faturalardaki hatalı ürünleri yenileri ile değiştirmediğini, bu nedenle borcun ödenmediğini beyan etmiştir. Ön inceleme duruşmasında taraflara iddia ve savunmalarına dayanak bütün delillerini sunmak üzere iki haftalık kesin süre verilmiş, davalı vekiline kesin süre ihtarını içeren tebligat 03/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiş, verilen iki haftalık kesin süre içerisinde davalı tarafça davacıya ayıp ihbarında bulunulduğuna dair bir delil ibraz edilmemiş olup davalı taraf ayıp iddiasını ispatlayamadığından takip konusu borcun ödenmediği ve icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin talep edildiği şekilde devamına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının hüküm altına alınan alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜNE, davalının … 28. İcra dairesinin … esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin talep edildiği şekilde aynen devamına,
2- Hüküm altına alınan 8.228,95 TL üzerinden hesaplanan 1.645,80 TL icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 562,12 TL’den peşin alınan 140,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 421,59 TL harcın davalıda alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 171,93 TL ilk harç ve 94,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 265,95 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 2.180,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi.02/05/2018

Katip …
E-imza

Hakim …
E-imza