Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/229 E. 2022/351 K. 20.04.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/229 Esas
KARAR NO : 2022/351

DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ : 07/05/2020
KARAR TARİHİ : 20/04/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Dava dilekçesi özetle şöyledir:
“….12.01.2020 tarihinde …’ya ait ve …’nin sevk ve idaresindeki … plakalı aracın, …’na ait ve onun sevk ve idaresindeki … yabancı plakalı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Müvekkil kazanın meydana geldiği … yolu üzerinde, trafik kurallarına uygun şekilde seyir halindeyken; trafiğin yavaşlaması sebebiyle yavaşladığı sırada, arkasında seyir halinde olan sigortalı araç sürücüsü yeterli takip mesafesi bırakmamış olması ve dikkatsizliği sebebiyle müvekkil aracına arkadan çarpmış ve bunun sonucunda aracın arka tampon kısımlarında maddi hasar meydana gelmiştir. Müvekkil aracına çarptıktan sonra müvekkilin korna ve sellektör ile ikazına rağmen durmadan kaza yerinden hızla kaçan sigortalı araç sürücüsünü, müvekkil takip etmiş ve bu esnada polise haber verilmiştir. Dolayısıyla olay yerinde kaza tespit tutanağı tutulamamıştır. Kaçan sigortalı araç sürücüsü birkaç km ilerde durmuş, müvekkil ve oğlu ile tartışmaya ve onları darp etmeye başlamıştır. Bu esnada … plakalı aracın içerisinde yolcu olarak bulunan araç sahibi-sigortalı … elindeki bira şişelerini müvekkil aracına fırlatmış, aracın sol arka kapısında da hasar meydana gelmesine sebep olmuştur. Tartışma ve arbede esnasında polis ekibi gelmiş ve şahıslar polis merkezine getirilmiştir. Araç içerisindeki yolcular ile birlikte araç sürücüsü …’nin ifadesi polis memurlarınca alınmış, … ifadesinde aracı kendisinin kullandığını ve öndeki araç durunca kendisinin de duramayıp yabancı plakalı araca çarptığını beyan etmiştir. …’nin ifadesi ile de anlaşılacağı üzere, işbu kazanın meydana gelmesine sebebiyet veren tarafın sigortalı araç sürücüsü olduğu izahtan varestedir. Kazaya ilişkin ve kaza nedeniyle oluşan müvekkil aracında oluşan zararın tespiti için görevli polis memurları tarafından toplam 4 adet tutanak imza altına alınmıştır. Davalı sigorta şirketinin, 01.10.2019-.01.10.2020 tarihleri arasında geçerli olan … poliçe no’lu ZMMS poliçesi nedeniyle sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusuru ile neden olduğu maddi hasardan sorumlu olduğu hususu izahtan varestedir. Husumet, 1 no’lu davalıya araç sürücüsü sıfatıyla, 2 no’lu davalıya araç sahibi ve işleteni ve sıfatıyla ve 3 no’lu davalıya kazaya sebep olan … plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketi sıfatıyla yöneltilmiştir. Davalı sigorta şirketi 01.10.2019- 01.10.2020 tarihleri arasında geçerli olan … poliçe no’lu “Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası” ile (Ek-2) … plakalı aracın sigortasını üstlenmesi ve sigorta riskinin gerçekleşmesi nedeni ile maddi zarardan sigorta teminatının yabancı para karşılığı ölçütünde sorumludur. Açıklandığı üzere davalı açısından “zarar ve sigorta” arasında uygun illiyet bağı mevcuttur. Açıklandığı üzere davalılar açısından “zarar ve sigorta”, “zarar ve eylem”, “zarar ve motorlu aracın işletilmesi” arasında uygun illiyet bağı mevcuttur. Asliye Ticaret Mahkemeleri iş bu davada görevlidir. HMK’ya göre Özel Kanun niteliğinde olan KTK ve sigorta poliçesi genel koşullarına uygun olarak; davalı sigorta şirketi şube şeklinde örgütlenmemiş olduğundan, sigorta şirketinin MERKEZinin bulunduğu yer olan İstanbul Çağlayan Adliyesi görülen davada yetkilidir. tarafımızca, 26.02.2020 tarihinde arabuluculuk kurumuna başvurulmuş ve … Başvuru No ile arabuluculuk dosyayı açılmıştır. Davalı taraflar … ve …Sigorta A.Ş. ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamış ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Dava Şartı Son Tutanağında tarafların “görüşme sonucunda anlaşamadıkları” kayıt altına alınmıştır. … ise arabulucu tarafından gönderilen davet mektubu kendisine 04.03.2020 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen toplantıya katılmamıştır. Müvekkile ait ve Alman trafiğine kayıtlı aracın kaza sonrası tamir masrafı, .. Motorlu Araç Bilirkişi Bürosu tarafından düzenlenmiş 27.01.2020 tarihli bilirkişi raporu ile KDV dâhil 6.846,03 EUR olarak tespit edilmiştir. Kaza sonrası müvekkil aracının arka tampon kısımlarında oluşan hasar bedeli 5.934,58 EUR, araç maliki …’nın müvekkil aracına attığı bira şişesi sebebiyle aracın sol arka kapısında meydana gelen zararın bedeli ise 911,45 EUR olarak hesaplanmıştır. Sol arka kapıya atılan bira şişesi sebebiyle meydana gelen zararı karşılama yükümlülüğü …’ya ait olup, İşbu tutar dışındaki 5.934,58 EUR’luk hasar bedeli bakımından davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu oldukları (3 no.’lu davalı … A.Ş. sigorta poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para bakımından karşılığınca sorumlu tutulmak kaydıyla) hususu izahtan varestedir. Davalılar zarar görene gerçek zararını ödemek zorunda olduğundan hasar bedeline yansıyacak KDV miktarını da ödemek zorundadır. Nitekim emsal Yargıtay kararları da bu yöndedir. Davalı sigorta tarafından 25.03.2020 tarihinde 1.823,88-TL tutarında kısmi ödeme yapılmış olup bu tutarın ödeme tarihindeki yabancı para kur karşılığı (1 EUR-7,0688 TL) 258,02 EUR’dur. Kısmi ödeme tutarı düşüldükten ödenmesi gereken bakiye zarar miktarı 6.588,01 EUR olup, tarafımızca açılan işbu dava ile bakiye zararın ödenmesi talep edilmektedir. Kaza tarihi itibari ile sigorta teminat limiti 41.000,00 TL olup davalı sigorta şirketi, işbu bedelin temerrüt tarihindeki kur karşılığı bakımından doğan zarardan sorumludur. Buna göre 41.000,00 TL’lik teminat tutarının 10.03.2020 tarihindeki karşılığı (1 EUR-6.9965) 5.860,07 EUR olmaktadır. Davalı sigorta tarafından 25.03.2020 tarihinde 1.823,88 TL tutarında kısmi ödeme yapılmış olup bu tutarın ödeme tarihindeki yabancı para kur karşılığı (1 EUR-7,0688 TL) 258,02 EUR’dur. Kısmi ödeme tutarı düşüldükten davalı sigortanın teminat limiti dahilinde kalan bakiye zarar 5.602,05 EUR’dur. İşbu kaza sebebiyle müvekkil bünyesinde meydana gelen bakiye zarar 6.588,01 EUR olup 911,45 EUR’luk kısmından yalnızca 2 no.’lu davalı … sorumlu olmakla birlikte, davalı sigortanın doğan zararın sigorta teminat limiti dahilinde sorumlu olduğu hususu izahtan varestedir. Davaya konu trafik kazası 12.01.2020 tarihinde meydana gelmiş, davalı sigorta 10.03.2020 tarihinde temerrüde düşmüştür. Kendisine yapılan başvuruya rağmen tazminatı ödeme yükümlülüğünü yerine getirmemiş olan ve davanın açılmasına sebebiyet veren ZMMS sigortasının yabancı para borcuna ilişkin borç yükümlülüğünün sonucuna katlanmak zorunda olduğu izahtan varestedir. Aksi düşünce ödeme yükümlülüğü yerine getirmeyen davalı tarafın mükâfatlandırılması anlamına gelecektir. Açıklanan nedenlerle davalı sigortanın yabancı para borcuna ilişkin sorumluluğunu poliçe teminatının TL tutarında sabitlenmesi mümkün değildir. Fazlaya dair her türlü talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydıyla haklı davamızın kabulüne Hasar bedeli olan 6.588,01 EUR maddi tazminatın (911,45 EUR bakımından yalnızca 2 no.’lu borçlu … sorumlu olmak kaydıyla) , 1 ve 2 no’lu davalılardan kaza tarihi olan 12.01.2020 tarihinden itibaren, 3 no’lu davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 10.03.2020 tarihinden itibaren (ZMMS poliçe teminat limitinin temerrüt tarihindeki yabancı para karşılığı ile sınırlı olarak) yabancı para bakımından 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre yürütülecek değişken faiziyle birlikte ve fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Müvekkilin bilirkişi ücreti olarak ödediği 500,00 EUR’nun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Kanuni vekâlet ücretinin KDV hariç olarak hükmedilerek yargılama giderleri ile birlikte davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini…”
CEVAP:
Davalı … A.Ş. vekilinin cevap dilekçesi özetle şöyledir:
“….Kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın da kusur bulunmaktadır. Tarafların kusur durumu bakımından ayrı bir bilirkişi incelemesi yapılmadan, Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz.Dava konusu trafik kazası nedeni ile Müvekkil Şirkete davacı tarafından hasar tutarı talebinde bulunulmuş olup yapılan talebe istinaden 202010110497-1 numaralı hasar dosyası açılmıştır.
Başvuru konusu olay bakımından yapılan talepler Müvekkil şirket tarafından incelenmiş olup aracın 1.823,88-TL’ye eski haline getirilebileceği tespit edilmiş ve Müvekkil şirket tarafından, davacı tarafa iş bu davanın açılmasından önce 1.823,88-TL ödeme yapılmıştır.
Müvekkil Şirketin yapmış olduğu bu ödeme ile sorumluluğunu yerine getirmiş iş bu davanın reddine karar verilmesini arz ve talep ederiz.
Davacı taraf, araçlarının onarımının 5.934,58 EUR’ya sağlanacağını, beyan etmişlerse de kazanın oluş şekli, aracın hasar fotoğrafları ve durumu incelendiğinde bu tutarın fahiş olduğu görülmektedir.
Meydana gelen hasar nedeni ile zararın karşılanabilmesi adına müvekkil şirket tarafından eksper görevlendirilmiş olup araç üzerinde yapılan incelemelerle aracın 1.823,88-TL’sına eksi hale getirilebileceği tespit edilmiştir. Bu nedenle davacı tarafından alınan eksper raporuna itibar edilmemelidir. Hasar gören parçalarda yapılan işlemlerin tespiti için davacı arafa ait aracın fiziken görülerek incelenmesini talep ederiz.
mükerrer talep olmamasına adına davacı tarafa ait aracın kasko poliçesinin bulunup bulunmadığı, zararın karko poliçesinden karşılanıp karşılanmadığı araştırılmalıdır.
kaza türkiye sınırları içerisinde gerçekleşmiştir. bu sebepten dolayı hasar değeri belirlenirken türkiye’deki fiyatlandırmalar göz önü alınmalıdır
zarar gören, makul tedbirler almak suretiyle kendi davranışı ile kaçınabilecek olduğu bir zararın tazminini zarar verenden talep edemez.
davacı taraf aracını kendisi yaptırmaya diretmeyip, müvekkil şirket ile koordineli şekilde yaptırmış olsaydı yedek parçalar orijinal tedarik edilecek ve işçilik ücretileri daha makul olacaktı. müvekkil şirkete ihbar etmeden işlemleri sonlandırmış olan davacı taraf zararın artmasına kendisi neden olmuştur.
Aracın onarımı için müvekkil şirket ile koordineli çalışılmış olsaydı davacı tarafa ait araç yine orijinal parçalar ile onarılacak, davacı taraf için hak kaybı olmayacak ve aracın onarımı anahtar teslim 1.823,88-tl’ ye mal olacaktı.yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanmalıdır
müvekkil şirketin sorumluluğu, kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlıdır
yerleşik yargıtay kararları gereği onarımı yapılan araçlar için fatura kesilmesi zorunlu kabul edildiğinden, aracın onarımı yapılmış olduğundan eğer kdv ödenmiş ise faturaların dosyasına sunulması gerekmektedir. faturalar dosyasına sunulmadan onarım bedelinin kdv’sinden müvekkil şirket sorumlu değildir
henüz sigorta şirketine başvuru yapmadan ekspertiz raporu alan tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceğinden ttk md. 1426’nın gerekçesi göz önüne alındığında ekspertiz ücreti husus ttk md. 1426 kapsamında değerlendirilemez.
şayet ödemenin yetersiz olduğuna karar verilecek ise dahi “ zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi” gereğince müvekil tarafından yapılan ödemeye hesaplama yapıldığı tarihe kadar geçen süre içinyasal faiz uygulanarak, hesaplanan tutardan mahsup edilmelidir. Davanın REDDİNE,
Kusur durumlarının bilirkişi marifeti ile tespitine,
Ekspertiz Ücreti taleplerinin REDDİNE,
Yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin Davacı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini…”
GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; 12/01/2020 tarihinde davalı …’ya ait …’nin sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile davacı …’ya ait ve onun sevk idaresindeki … plakalı araca çarpması neticesinde meydana geldiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle hasar bedeli olan 6.588,01 euro maddi tazminatın (911,45 € bakımından yalnızca … sorumlu olmak kaydıyla) tazminatın ve bilirkişi ücreti olarak ödenen 500 € ‘nun davalılardan tahsili ile davacıya verilmesi talebidir.
21/06/2021 tarihli bilirkişi raporu özetle şöyledir:
“… … plakalı aracın sürücüsü …’nin kazanın meydana gelmesinde %100 (yüzde yüz) oranında ASLİ KUSURLU olduğu,… yabancı plakalı otomobilin sürücüsü …’nun kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığı, Arkadan çarpma şeklinde meydana gelen kaza sonucu dava konusu aracın arka kısmında oluşan hasar için davacı tarafından talep edilebilecek tazminat miktarının 2.628,97 Euro
olabileceği, davalı sigorta şirketi tarafından 258,02 Euro ödeme yapıldığı ve geri kalan tazminat miktarının 2.370,95 Euro olduğu, Davalı … tarafından şişe fırlatılması sonucu dava konusu aracın sol arka kapısında oluşan hasar için davacı tarafından talep edilebilecek tazminat miktarının 2.362,93 Euro olabileceği, Almanya’dan alınan eksper raporunun bedelinin KDV dahil 500,00 Euro olduğu ve Almanya şartlarında davacının bu ücreti davalılardan talep etme hakkı bulunduğu, davacı tarafın faiz ve diğer taleplerinin Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğuna…”dair görüş sunulmuştur.
06/12/2021 tarihli bilirkişi ek raporu özetle şöyledir:
“…
Kusur konusunda kök rapordaki değerlendirmemizde değişiklik bulunmadığı, Arkadan çarpma şeklinde meydana gelen kaza sonucu dava konusu aracın arka kısmında oluşan hasar için davacı tarafından talep edilebilecek bakiye tazminat tutarının 2.597,83 Euro (kaza tarihi itibarıyla 16.986,17 TL) olduğu, Davalı … tarafından şişe fırlatılması sonucu dava konusu aracın sol arka kapısında
oluşan hasar için davacı tarafından talep edilebilecek tazminat tutarının 2.591,00 Euro (kaza tarihi itibarıyla 16.941,51 TL) olduğu, Hangi davalıların hangi hasarlardan sorumlu tutulabilecekleri konusundaki kararın Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, Almanya şartlarında araç sahibinin tamir faturası ibraz etmediği sürece eksper raporundaki bedeli KDV’siz şekilde alabildiği, Türkiye şartlarındaki KDV değerlendirmesinin Mahkemenin Sayın Hakimi’nin takdirinde olduğu, Almanya’dan alınan eksper raporunun bedeli hakkında kök rapordaki değerlendirmemizde değişiklik bulunmadığı, son kararın Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğu, Davacı tarafın faiz ve diğer taleplerinin Mahkemenin Sayın Hakiminin takdirinde olduğuna…”
Yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde, 12.01.2020 tarihinde davalı sigorta şirketi tarafından sigorta edilen, davalılardan …’ya ait ve diğer davalı …’nin sevk ve idaresindeki … plakalı araç ile davacı …’na ait … plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazanın ardından … plakalı araçta hasar meydana gelmiş; sonrasında taraflar arasında çıkan anlaşmazlık neticesinde davalılardan …’nın söz konusu araca kazadan bağımsız olarak fiziksel müdahalede bulunmak suretiyle ek zarar verdiği belirtilmiştir. Dolayısıyla, huzurdaki davanın konusu maddi hasarlı kaza nedeniyle yabancı plakalı araçta oluşan zarar ile kazadan sonra davalı … tarafından bu araca verilen ek zarar başlıklarından oluşmaktadır. Buna ek olarak, davacı tarafından, aracın tamiri öncesinde yapılan ekspertiz masrafları da talep edilmektedir.
Dosya kapsamında mevcut kaza tutanakları, tarafların sundukları diğer deliller ve 21/06/2021 tarihli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde, kazanın arkadan çarpma şeklinde meydana geldiği, davalıların sorumluluğundaki aracın kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu yönündeki tespit ve değerlendirmelerden ayrılmayı gerektiren bir durum bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davalıların dava konusu aracın arka kısmında oluşan 2.597,83 Euro hasar bedeli yönünden müşterek ve müteselsil olarak sorumlu oldukları konusunda tereddüt bulunmamaktadır. Buna ek olarak, davalı … tarafından kaza sonrasında araca verilen zarar, haksız fiil mahiyetinde olup diğer davalıların söz konusu hasarın oluşumunda kusurları bulunmadığı gibi hukuken sorumlulukları da söz konusu değildir. Bilirkişi tarafından hesaplanan 2.591,00 Euro hasardan sadece davalı … sorumludur.
Dava dilekçesinde, 6.588,01 Euro toplam hasar bedelinin (911,45 Euro’luk kısmı …’dan) tahsili talep edilmektedir. Dolayısıyla, huzurdaki davanın 6.588,01 Euro tutarındaki neticei talep üzerinden ikame edildiği, bu bedelin sadece 911,45 Euro’luk kısmından davalı …’nın sorumlu tutulmasının talep edildiği görülmektedir. Kaza nedeniyle 2.597,83 Euro tutarında bakiye zarar hesaplaması yapıldığından, bu miktarı aşan kısım yönünden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Öte yandan, davacı tarafından sunulan ıslah dilekçesinde “Davaya konu kaza sebebiyle müvekkil aracında oluşan hasar bedeli olan 6.588,01 EUR maddi tazminatın (davalı …’nın şişe atması sonucu müvekkil aracının sol arka kapısında oluşan hasardan sadece bu davalı sorumlu tutulmak üzere)” şeklinde talepte bulunulduğu, ıslah dilekçesindeki miktar ile dava dilekçesindeki miktarın aynı olduğu, dava dilekçesinde … yönünden 911,45 Euro tazminat talebinde bulunulduğu, ıslah dilekçesinde bu bedelin artırıldığına ya da artırıldıysa ne kadara çıkarıldığına dair bir açıklamaya yer verilmediği, … adına yatırılmış ıslah harcı bulunmadığı anlaşılmıştır. Son olarak, 500,00 Euro tutarındaki ekspertiz masrafı, yargılama giderlerine dahil edilerek kabul-ret oranları doğrultusunda taraflara yüklenmiştir.
Sonuç olarak, kaza sonucu meydana gelen hasar yönünden; 2.597,83-Euro bakiye hasar bedelinin sigorta şirketi yönünden 10/03/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 12/01/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine; aracın arka kapısında meydana gelen hasar yönünden; 911,45-Euro bakiye hasar bedelinin 12/01/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 500,00-Euro ekspertiz bedelinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının kabul ret oranlarına göre yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KISMEN KABULÜNE;
A-Kaza sonucu meydana gelen hasar yönünden; 2.597,83-Euro bakiye hasar bedelinin sigorta şirketi yönünden 10/03/2020 tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden 12/01/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
B-Aracın arka kapısında meydana gelen hasar yönünden; 911,45-Euro bakiye hasar bedelinin 12/01/2020 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasının 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarınca uygulanan 1 yıllık en yüksek mevduat faizi ile birlikte fiili ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
C-500,00-Euro ekspertiz bedelinin dava tarihindeki TCMB efektif satış kuru TL karşılığının kabul ret oranlarına göre yargılama giderlerine eklenerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereği alınması gereken 1.874,64-TL harçtan peşin alınan 870,44-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.004,20-TL karar ve ilam harcının davalılardan müşterekene ve müteselsilen alınıp hazineye gelir kaydına,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 5.100,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
4-Davalı … Anonim Şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 5.100,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı … Anonim Şirketi’ne verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan (posta/tebligat/bilirkişi/ekspertiz ücreti) 6.018,60-TL’den kabul ve red durumuna göre davalılar hissesine düşen 3.205,96-TL ile 932,64-TL ilk harç ve masraflar olmak üzere toplam 4.138,60-TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-6325 Sayılı Yasa’nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26. Maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00-TL arabuluculuk ücretinin taraflardan (532,35-TL’sinden davacı tarafın, 827,65-TL’sinden davalı tarafların müşterek ve müteselsilen sorumlu olması kaydı ile) tahsili ile hazineye gelir kaydına,
7-Davalı taraflarca yapılan yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 20/04/2022

Katip
E-imza

Hakim
E-imza