Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/237 Esas
KARAR NO : 2020/491
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 20/06/2016
KARAR TARİHİ : 21/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonucunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, satın aldığı mal bedelleri sebebi ile müvekkiline 9.867,10 TL borçlu olduğunu, borcunu ödemediğini, … 31. İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının süresinde yaptığı itirazla hem borcunu inkar ettiğini, hem de yetki itirazında bulunduğunu, alacağın faturaya müstenit para alacağı olduğunu, bu nedenle takipte müvekkilinin ikametgahı mahkemesinin de yetkili olduğunu beyanla davalının … 31. İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazlarının iptaline, takibin faiz, masraf ve %20 icra inkar tazminatı ile devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, faturaya dayalı icra takiplerinde alacaklının ikametgahında dava açılabileceğini iddia ettiğini, dava konusu olayda akdi ilişkinin kabulüne dair bir beyan olmadığı gibi aksine borcun tamamına itiraz edildiğini, mahkeme aksi kanaat olur ise yani fatura ve irsaliyelere göre bir karar verilecek ise; fatura ve irsaliyelerin taraflarına tebliğ edilmediğini, bunlara ilişkin itiraz haklarını saklı tuttuklarını, irsaliye veya fatura altında müvekkiline atfedilen bir imza var ise bu imzaları da kabul etmediklerini beyanla yetki itirazlarının kabulüne, bunun mümkün olmaması halinde davanın esastan reddine karar verilmesini, müvekkili lehine alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.
Mahkememizce davanın kabulüne dair verilen 2016/667 Esas ve 2018/709 Karar sayılı kararın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nin 2018/1651 Esas ve 2020/243 Karar sayılı kararı ile “davalı vekilinin Mahkemenin, yetki itirazının reddine dair kararının usul ve yasaya uygun olmayan ve eksik incelemeye dayalı bir karar olduğuna yönelik istinaf sebebi incelendiğinde; davalı/borçlu vekilinin icra müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunarak yetkili İcra Müdürlüğü’nün Kazan İcra Müdürlüğü olduğunu belirtip borca ve yetkiye yönelik itiraz ettiği, davalı vekili mahkemeye verdiği cevap dilekçesinde, davacı ile arasında ticari ilişki olmadığını beyan edip akdi ilişkiyi reddettiğini belirtmiş olup mahkemece, Yargıtay 19 Hukuk Dairesi’nin 2015/12892 Esas, 2016/6409 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, takip tarihi itibarıyla icra dairesinin yetkili olup olmadığı usulüne göre araştırılmadan 15/02/2017 tarihli ön inceleme duruşmasında davalı vekilinin yetki itirazının reddine karar verildiği halde gerek ara kararda gerekse gerekçeli kararda ret gerekçesinin yazılmadığı, davalı vekilinin karar duruşmasına … 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … Esas ve … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin … Esas dosyalarında duruşması bulunması nedeniyle katılmayacağı gerekçesi ile mesleki mazeretini bildirir dilekçe arz ettiğini, mahkemece mesleki mazeretlerine dair dilekçenin dikkate alınmadığını, mazeretleri hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmediğini, duruşma tutanağına dahi yazılmadığına yönelik istinaf sebebi incelendiğinde, İDM’nin 28/02/2018 tarihli duruşmanın 2 nolu ara kararı ile ek rapor alınması için dosyanın bilirkişiye tevdiine karar verildiği, 3 nolu ara kararı ile dosyada eksiklik bulunmadığı takdirde gelecek celsenin HMK’nın 186. maddesi gereğince sözlü yargılama olarak yapılmasına, gelecek celse duruşmada hazır bulunulmaması halinde yoklukta karar verileceğinin taraflara ihtarına karar verildiği, 4 nolu ara kararı ile de duruşmada hazır bulunmayan davalı tarafa iş bu duruşma zaptının tebliği suretiyle sözlü yargılama yapılacağı hususu ve sonuçlarının tebligata şerh düşülmesine karar verildiği, davalı vekilinin uyap sisteminden ek rapora karşı itirazlarını içerir yeni bilirkişiden yeni rapor alınması talepli 18/06/2018 tarihli dilekçe gönderdiği, davalı vekilinin uyap sisteminden gönderdiği 27/06/2018 tarihli dilekçesinde ise; öncelikle 18/06/2018 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı gönderdiği beyan dilekçesindeki itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor alınması için dosyanın bilirkişiye verilmesini, mümkün olmaması halinde mesleki mazeretinin kabulü ile yeni duruşma gününün uyap üzerinden öğrenmesine karar verilmesini talep edip mazeretini belgelendirir başka mahkemelerdeki duruşma tutanaklarını eklediğini belirttiği halde, mahkemece 27/06/2018 tarihli duruşmada usule aykırı olarak, davalı vekilinin ek rapora karşı gönderdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesinin ve mazeret dilekçesinin duruşma zaptına geçmediği, bu nedenle davalı vekilinin gerek ek rapora karşı verdiği beyan dilekçesindeki itirazlarının gerekse mazeretinin değerlendirilmediği ve davalı vekilinin yokluğunda karar verildiği, sonuç itibariyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeden kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına ve yukarıda tespit edilen hususlar hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca mahkemesine gönderilmesi” nden bahisle kaldırılması neticesinde dosya, Mahkememizce yeni esasa kaydedilerek yargılamaya devam olunmuş, taraflara yeni duruşma günü usulüne uygun şekilde tebliğ edilmiş, davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen duruşmaya katılmamış, mesleki mazeret bildirmiş, Mahkememizce yargılama sürelerine uyma zorunluluğu ve dosyanın geldiği aşamada delillerin toplanmış olması ile duruşmanın ertelenmesini gerektirir bir işlem kalmaması, ayrıca Türk Ticaret Kanunu’nun 4/2. maddesinde 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik uyarınca davanın basit yargılama usulüne tabi olması nedeniyle mazeretin reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce, … 31. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesi ile; davacı tarafından davalı aleyhine 9.867,10TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya 13/06/2016 tarihinde tebliğ edildiği, davalının süresi içerisinde ibraz ettiği dilekçesi ile icra dairesinin yetkisi ile tüm ferileri ile birlikte borca itiraz ettiği, takibin durduğu ve iş bu davanın açıldığı anlaşılmış, tarafların ticari defterleri ile dosya kapsamı üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak rapor alınmış, alınan kök ve ek bilirkişi raporunun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle davalı tarafın yeniden rapor alınması taleplerinin reddine ve her ne kadar davalı taraf icra dairesine sunmuş olduğu itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de, alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere taraflar arasında alım satıma dayalı ticari ilişki ve yazılı olmayan alım satım sözleşmesi olduğu, bu nedenle davacının İİK’nın 50. maddesinin atfı ile HMK’nın 10. maddesi uyarınca sözleşmenin ifa edileceği yerde de icra takibi başlatabileceği, davalının ediminin para borcunun ifası olduğu ve TBK’nın 89. maddesi uyarınca para borcunun ifa yerinin davacının ödeme zamanındaki yerleşim yeri adresi olduğu dolayısıyla davacının kendi yerleşim yeri olan İstanbul İcra Dairelerinde takip başlatılabileceği anlaşıldığından icra dairesinin yetkisine itirazının reddine karar verilmiştir. Esas yönünden yapılan değerlendirmede, icra takibine konu edilen cari hesabın dayandığı faturaların her iki tarafın da usulüne uygun olarak tutmuş oldukları ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacı adına kesmiş olduğu fiyat farkı faturalarının davacı tarafından iade faturası ile kabul edilmediği, taraflar arasında süregelen ticari ilişkide fatura birim fiyatlarının aynı seyirde olduğu, davalının fiyat farkı faturalarını ne sebeple düzenlemiş olduğunu açıklayıp bu anlamda haklılığını ispat edemediği, bu nedenle davacının takipte talep edilen tutarda alacaklı olduğu anlaşılmakla önceden olduğu gibi davanın kabulüne, itirazın iptaline, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalı aleyhine hüküm altına alınan alacak üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davanın KABULÜNE, davalının … 31. İcra Dairesinin … esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin talep edildiği şekilde devamına,
2-Hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 1.973,42 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar ve ilam harcı 674,02 TL harçtan peşin alınan 168,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 505,51 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından istinaf öncesi yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 33,80 TL posta masrafı, istinaf sonrası yapılan 11,00 TL olmak üzere toplam 1.544,80 TL yargılama gideri ile 202,01 TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereği takdir ve tayin olunan 3.400,00 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Tarafların gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 21/10/2020
Katip …
E-imza
Hakim …
E-imza