Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2013/192
KARAR NO : 2018/680
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/06/2013
KARAR TARİHİ : 24/05/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA /
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine … 13. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıklarını, davalı şirkete ödeme emrinin tebliğine müteakip, davalı tarafın 10.05.2013 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, itiraz dilekçesinde davalı şirketin davacı şirketten ürün aldığını ve taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu kabul ettiğini, ancak arasındaki sözleşme gereğince davacı şirket stoklarına giren ürünlerin doksan gün içerisince satılmış olan kısmı üzerinden yine sözleşme gereği şirkete ait olan kısımların mahsup edilmesinden sonra ortaya çıkacak olan tutarın doksan gün içerisinde vadeli evrak yapılmasının hükme bağlandığını belirterek takip tarihi itibari ile davalı şirketin davacı tarafa ödemesi gecikmiş ve muaccel hale gelen herhangi bir borcu bulunmadığını belirttiğini, taraflar arasındaki 01.01.2013 tarihli sözleşme ile davalının davacıdan mal alımını kabul ettiğini, bu sözleşme ile davacının davalıya ürün satışına başladığını, davalının farklı illerde bulunan şubelerine ürün teslimleri yapıldığını, taraflar arasında ki sözleşmeye göre ise her ayın biri ile otuzu arasında mal alındığını, ayın sonunda ise taraflarca mutabakat sonucunda davalı tarafın satılan ürünlerin %75’inin 90 gün vadeli çeklerle davacı şirkete ödediğini, bunun yanında mal fazlası diye tabir edilen, yani davalı gibi ecza depoları tarafından eczanelere satılan ürünler için ücretsiz olarak verilen ürün miktarı kadar da davacının bedelsiz, ancak vergi mevzuatı gereğince KDV ödenerek ürün miktarını davalıya teslim ettiğini, bunun yanında davalının 3’er aylık dönemlerde yapılan mutabakat neticesinde sattığı ürünün %3’ü oranında prim aldığını, bunun içinde davacıya hizmet faturası kesmek suretiyle, davacı şirkete yapacağı ödemeden prim miktarını mahsup ettiğini, taraflar arasındaki çalışmanın bu şekilde olduğunu, davacı şirket gibi ilaç veya benzeri gıda takviyesi ürünleri satan firmalar ile davalı gibi ecza depoları arasındaki çalışma esaslarının hep bu şekilde olduğunu, bu hususta ticari bir teamül oluştuğunu, davalı tarafın talep edilen ürünleri ürün miktarı sonuna kadar Ocak, Şubat ve Mart aylarında aldığını, bunun üzerine, davacının her ay sonunda yapılması gereken mutabakatı talep ettiğini, fakat Nisan sonu itibari ile ancak yapılabilen mutabakatta davalıya satılan ürünlerin 300.000,00TL’lik kısmının davalı tarafından piyasaya satıldığını, nitekim satıştan kaynaklı ciro prim faturalarının da davalı tarafından tanzim edilerek davacıya gönderildiğini, bu faturaların tanzim tarihine bakıldığında görüleceği üzere, davalının yaklaşık 300.000,00TL tutarındaki ürünleri, 19.03.2013 tarihine kadar piyasaya sürüldüğünü, mutabakat yapmak ve ödeme almak üzere; ancak Nisan sonu randevu alan davacı şirketin, davalı şirketten akıl almaz bir teklifle karşılaştığını, davalının teklifinde; o güne değin 300.000,00 TL değerinde ürünü piyasaya sattığını, 3% prim faturasını tanzim ederek davacıya gönderdiğini, ancak davacı alacağı olan 300.000,00 TL’nin ödenemeyeceğini, ellerinde olan 200.000,00 TL değerindeki stok mal miktarını 300.000,00 TL alacaktan mahsup ederek, geriye kalan 100.000,00 TL alacağın da mal fazlası ve primler düşüldükten sonra kalan %75’ine tekabül eden 60.000,00TL’nin de 90 günlük çek ile ödeneceğini söylediğini, davacı şirketin bunun sözleşme ve ticari hayata aykırı olduğunu, aralarındaki alım satım ilişkisinin devam eden bir ilişki olması, her ay mal alımı-satımı yapıldığı, bu durum göz önüne alındığında bir süre sonra davacının davalı şirkete hem ürün verip hem de borçlu çıkacağını, bunun ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu durumda satılan ürünlerin bedelinin hemen ödenmesini ve ellerindeki ürünlerin de iadesini talep ettiklerini, ancak davalı şirketin bunu kabul etmediği gibi sattığı ürünlerin bedelini dahi davacı şirkete ödemekten kaçındığını, ayrıca davalı şirketin halen daha davacı şirkete ödeme yapmadığını, bu nedenlerle icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ve itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP/
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Davalı şirket ile davacı şirket arasında imzalanmış olan 01.01.2013 tarihli sözleşme uyarınca, tedarik edilen ve davalı şirketin stoklarına giren Vitagil ve Vitaglucan adlı ilaçları satışı ve işbu satılan ürünlerin ödenmesi hususunda anlaşmaya varıldığını, sözleşmenin satışa konu ürünlerin ödenmesine dair ‘’…ayın 1 ile 30 arasında alınan malın ödenmesi, anlaşılan (yani 90 gün) vade süresince açık hesap bırakılır… ve ‘’… Konuşulan vade 90 ün dolduğunda satılan malın %75’i anlaşılan vadede (yani ikinci 90 gün) evraklandırılır…’’ maddeleri gereğince ticari ilişkinin sürdürüldüğünü, sözleşme gereğince Mayıs ayı itibariyle Mart ayında satışı yapılan 89.120,00 TL’den mal fazlası, ciro primi alındıktan sonra ödenmesi gereken 60.000,00 TL için 90 gün vadeli çek tanzim edilerek davacı firmaya teslim edilmek istendiğini, davacı tarafın temerrüdü nedeniyle evrak tesliminin sağlanamadığını, bu hususta tanzim edilen ancak alınmayarak iptal edilen çek bulunmadığını, bu nedenle ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıkacağı üzere davalı şirketin davacı şirkete takip tarihi itibari ile ödenmesi gecikmiş ve muaccel hale gelmiş herhangi bir cari hesap borcunun bulunmadığını, davacının haksız olarak takip yaptığını bu nedenlerle davanın reddine ve davalının %20’den aşağı olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER /
1-… 13. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyası
2-Taraflar arasındaki 01.01.2013 tarihli sözleşme
3-Faturalar, cari hesap
4-Tarafların ticari defter ve kayıtları,
5-Bilirkişi incelemesi,
GEREKÇE /
Dava İİK nun 67 maddesi gereğince açılmış icra itirazın iptali ve icra inkar tazminat taleplerine ilişkindir.
… 13. İcra Müdürlüğünün … E. Sayılı dosyasında, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 03/05/2013 tarihinde 02/05/2013 tarihli 345.300,55.-TL tutarında cari hesap bakiyesinden kaynaklı olarak 345.300,55.-TL asıl alacak olmak üzere toplam 345.820,87.-TL nin borçludan tahsili talepli takip yapıldığı, takibe borçlunun itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, itirazın iptali davasının İİK nun 67. Maddesindeki bir yıllık süresinde açıldığı ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacı ile davalı arasında 01/01/2013 tarihli sözleşme ile davalının davacıdan mal alımına ilişkin hususların düzenlendiği, bu sözleşmeden dolayı 02.05.2013 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesinden doğan alacağın tahsili talepli davacı tarafından davalı aleyhine takip yapıldığı anlaşılmış olup, yapılan yargılamada, taraflar arasındaki ihtilafın cari hesap ilişkisinden çok sözleşme hükümleri çerçevesinde ödemenin ne şekilde yapılacağı hususunda olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede ödemeye ilişkin hükümlerde;” Ayın 1 i ile 30 u arasında alınan malın ödemesi anlaşılan vade süresi ile açık hesap bırakılır, konuşulan vade 90 gün dolduğunda satılan malın %75 i anlaşılan vade de evraklandırılır.(koşul : cari hesap ile stok tutarının kdv dahil ödeme sonrası denk olması şarttır) ürünler 90 gün süresince istenilen satış rakamlarına ulaşılmaz ise ürünler koşulsuz tedarikçi firmaya iade edilecektir.” şeklinde olduğu bu sözleşmeden çıkartılan sonucun ödemeye ilişkin hükümlerin ayın 1 i ile 30 u arasında alınan malların ödemesinin 90 günün sonunda 90 günlük çekle yapılabileceğinin anlaşılması gerektiği, bu şekilde değerlendirme yapılması sonucu davalı şirketin ödeme vadelerinin buna göre oluşmasının gerektiği, bu durumda da bilirkişi raporunda da tespit edildiği gibi, çek vadelerinin 30/07/2013 – 27/08/2013- 27/10/2013 tarihleri olduğu, fiili ödeme tarihlerinin 07/10/2013 – 19/02/2014 – 25/04/2014 – 05/06/2014 tarihleri olduğu, buna göre takip tarihi olan 03/05/2013 tarihinde davacının muaccel alacağının olmadığı, takip yapmakta haksız olduğu, itirazın doğru olduğu, davacının itirazın iptaline ilişkin davasının reddine karar vermek gerektiği, davalının %20 kötü niyet tazminat talebinin de şartları oluşmadığından reddine karar vermek gerektiği,
HÜKÜM /
1-Davanın reddine,
2-Davalının %20 kötüniyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3-Peşin alınan harçtan alınması gereken 35,90.-TL red harcının mahsubu ile artan 4.131,90.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdirdiğinden A.A.Ü.T.ne göre hesaplanan 26.668,03.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapmış olduğu yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayarak artan gider/delil avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine ( istinaf ) başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/05/2018
Başkan …
Üye …
Üye …
Katip …