Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2016/1150 Esas
KARAR NO : 2018/559
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2016
KARAR TARİHİ : 20/04/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle;davalının müvekkiline olan borcundan dolayı davalı şirket aleyhine … 23. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı ile takibin durduğunu, davalı itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davacı tarafla müvekkili şirket arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmamakla birlikte bir an için aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğu düşünülse dahi müvekkili şirketin davacı taraftan herhangi bir hizmet ya da mal satın almadığını, davacı taraf takip dayanağı yapmış olduğu cari hesabın dayanağını ispat edemediğini, davacının, cari hesap ilişkisinden kaynaklı talepte bulunabilmesi öncelikle cari hesabın kaynağını ispat etmesi gerektiğini, davalı taraf olarak cari hesabın dayanağı ve kaynağının bilinmediğini, davacı, ticari ilişkiden kaynaklı ödeme talebinde bulunabilmesi için teslim ediminin ya da hizmet ifasını ispat etmesi yargıtay kararları doğrultusunda gerektiğini, hizmet ifası hususunda davacı tarafın sunacağı irsaliye ve faturalarda davacı şirketin kaşesi ve yetkilisinin imzasının bulunması gerektiğini, davacı taraf malları teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, davacının % 20 icra inkar talebinin reddine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masraflarının ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu … 23. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyası getirtilip dosya arasına konulmuştur,incelendiğinde;davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 04/10/2016 tarihinde 27/07/2016 tarihli, 13.616,11 TL bedelli cari hesap alacağından kaynaklı 13.616,11 TL asıl alacak, 344,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 13.960,80 TL’ lik ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya 06/10/2016 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 10/10/2016 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 05/12/2017 tarihli ara kararı gereğince dosya rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 09/03/2018 teslim tarihli raporda özetle; a) – Davacı şirket ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdik ve GİB onaylarının süresinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği ve defterlerin delil niteliği taşıdığı, b) Davacı şirket, 04.10.2016 takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde 13.616,11 TL alacaklı olduğu, Davalı şirket takip öncesinde temerrütte düşürülmediğinden işlenmiş faiz talep edilemeyeceği, Davacı şirketin 13.616,11 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, icra takibinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlardaki avans faizi talep edebileceği yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Bilirkişi raporu davacı vekiline ve davalı vekiline HMK 281 ve 186 madde meşruatlı davetiye ile tebliğ edilmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN: Dava fatura alacağından kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davaya konu … 23. İcra Müdürlüğü’nün… Esas sayılı icra dosyası getirtilip dosya arasına konulmuştur,incelendiğinde;davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 04/10/2016 tarihinde 27/07/2016 tarihli, 13.616,11 TL bedelli cari hesap alacağından kaynaklı 13.616,11 TL asıl alacak, 344,69 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam: 13.960,80 TL’ lik ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçluya 06/10/2016 tarihinde tebliğ olduğu, davalı borçlu vekili 10/10/2016 havale tarihli dilekçesi ile borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Dava dosyasında, taraflar arasında TTK madde 89’da tarif edilen anlamda yazılı bir cari hesap sözleşmesi yoktur.
Davacı taraf, icra takibine dayanak yapmış olduğu cari hesap ekstresinde gözüken bakiye 13.616,11 TL’yi talep etmektedir. Davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesinde de, davacı şirketin 13.616,11 TL alacaklı olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; “ Davacı tarafla müvekkili şirket arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmamakla birlikte bir an için aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğu düşünülse dahi müvekkili şirket davacı taraftan herhangi bir hizmet ya da mal satın almadığını..” iddia etmiştir.
Ancak; Davacı tarafın mal tesliminde düzenlediği ve malla birlikte davalı tarafa bir asıl bir sureti verilmesi zorunlu olan Sevk İrsaliyeleri üzerinde, ürünleri teslim alanların …, …, …, …, …, …, … ve … ismi ve imzası bulunmaktadır. … Sosyal Güvenlik Merkezinin 23/10/2017 tarihli yazsı ekinde göndermiş olduğu davalı şirketin 2015 ve 2016 yıllarına ait “Dönem Bordrosu Detay Bilgileri” listeleri incelendiğinde, ürünleri teslim alanların davalı şirket çalışanları olduğu görülmüştür.
Davacı şirketin, davalı tarafa teslim ettiği ürünlerden e-Faturalar düzenlemiş olup, davalı tarafa e-posta yoluyla gönderildiği, gönderilerin bilgisayar görüntüsünden anlaşılmıştır.
Mahkememizin 05/12/2017 tarihli ara kararı gereğince dosya rapor hazırlanmak üzere mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 09/03/2018 teslim tarihli raporda özetle; a) – Davacı şirket ticari defterlerinin açılış ve kapanış noter tasdik ve GİB onaylarının süresinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği ve defterlerin delil niteliği taşıdığı, b) Davacı şirket, 04.10.2016 takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde 13.616,11 TL alacaklı olduğu, Davalı şirket takip öncesinde temerrütte düşürülmediğinden işlenmiş faiz talep edilemeyeceği, Davacı şirketin 13.616,11 TL asıl alacağı ve bu tutar üzerinden, icra takibinden itibaren T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli avanslar için uyguladığı değişen oranlardaki avans faizi talep edebileceği yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu mahkememizce yeterli görülüp itibar edildiği ve Davalı vekili cevap dilekçesinde; “ Davacı tarafla müvekkili şirket arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmamakla birlikte bir an için aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğu düşünülse dahi müvekkili şirket davacı taraftan herhangi bir hizmet ya da mal satın almadığını..” iddia etmiştir. Ancak; Davacı taraftan ürünleri teslim alanların davalı çalışanları olması, Davalı şirketin ödemeleri bankadan yapması, Davalı tarafın keşide ettiği çekler ile ödeme yapması, taraflar arasında ticari ilişki olduğunu kanıtlamaktadır. Sonuç olarak tüm tespitlerden taraflar arasında ticari ilişki olduğu, davalı tarafa faturaların ve fatura içeriği malların teslim edildiği ve cari hesap bakiyesinin ödenmediği tespit edildiğinden ve davalı tarafın inceleme günü ticari defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği, Davacı şirketin 04.10.2016 takip tarihi itibariyle ticari defterlerinde 13.616,11 TL alacaklı olduğu, Davalı şirket takip öncesinde temerrütte düşürülmediğinden işlenmiş faiz talep edilemeyeceği anlaşılmakla; Davanın kısmen kabulüne, davalının … 23 İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 13.616,11 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, Kabul edilen 13.616,11 TL asıl alacağın % 20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalının … 23 İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 13.616,11 TL asıl alacak yönünden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-Kabul edilen 13.616,11 TL asıl alacağın % 20 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince hesaplanan 930,11 TL harçtan peşin alınan 238,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 691,69 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 238,42 TL peşin harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini duruşmalarda vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince ret edilen miktar yönünden hesaplanan 344,69 TL ( AAÜT. 13/2 maddesi gereği ) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacının yapmış olduğu toplam: 852,50 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 831,45 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
9-Karar kesinleştiğinde Mahkeme kasasındaki belge aslının iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 20/04/2018
Katip …
Hakim …
MASRAF BEYANI
29,20 TL Harç Masrafı
600,00 TL Bilirkişi Ücreti + 50,00 TL Yol Ücreti
173,30 TL tebligat ve müzekkere gideri
TOPLAM : 852,50 TL