Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1095 E. 2018/1151 K. 02.11.2018 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1095 Esas
KARAR NO : 2018/1151

DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/12/2017
KARAR TARİHİ : 02/11/2018

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde ve duruşmalarda özetle; davalı … Alışveriş Merkezleri Ticaret Limited Şirketi ile müvekkili banka arasında Genel Kredi Sözleşmesi, Şirket Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi ve Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi imzalandığını ve diğer davalı …’ın iş bu sözleşmeyi Müteselsil Kefil sıfatıyla imzaladığını,bu sözleşme çerçevesinde davalı borçluya … (A) nolu kredi kartı ve çek koçanları tahsis edilerek kullandırıldığını,davalı borçlulara kullandıkları bu ürünlerden kaynaklanan borçlarını ödememeleri sebebiyle … 2.Noterliği’nden … tarih ve … yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş ise de bir sonuç alınamaması üzerine … 20. İcra Müdürlüğü’nün … E sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı borçluların icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle itiraz olunan kısım üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,12.820,00 TL çek taahhüt tutarının, çek kanunu gereğince iade edilmeyen çek yaprağı sorumluluğu kapsamında nakden depo edilmesine, bu çek depo talebinden icra takip talebinde de belirtildiği üzere yalnızca davalı … Alışveriş Merkezleri Ticaret Limited Şirketi ‘nin sorumlu tutulmasına,yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yüklenmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalılar tarafından davaya cevap verilmemiştir, yokluklarında yargılamaya devam edilerek yokluklarında karar verilmiştir.
TÜM DOSYA KAPSAMINDAN: Dava Ticari Kredi Kartı Sözleşmesi alacağından ve çek hesabı açılış sözleşmesinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davaya konu … 20 İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyası getirtilip dosya arasına konulmuştur,incelendiğinde;davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine 21/04/2017 tarihinde kredi kartı alacağından kaynaklı 12.633,62 TL asıl alacak, 1.575,18 TL işlemiş faiz, 78,76 TL BSMV, 12.820,00 TL 15 adet çek yaprağı sorumluluk bedeli olmak üzere toplam 27.107,56 TL’lik ilamsız takipte bulunulduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ olduğu, davalı borçlu şirket ve davalı borçlu … ‘ın 27/04/2017 havale tarihli dilekçeleri ile itiraz etmeleri üzerine takibin durduğu ve süresi içerisinde itirazın iptali davası açıldığı görülmüştür.
Mahkememizin 13/04/2018 tarihli ara kararı gereğince dosya rapor hazırlanmak üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 24/04/2018 teslim tarihli raporda özetle;Detayları yukarıda verilen inceleme değerlendirme ve hesaplamalar sonucunda: Davalı asıl borçlu ile davalı kefilin temerrüt tarihlerinin aynı olması nedeniyle,davacı bankanın davalı asıl borçlu ve kefilden TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDI İLE takip tarihi itibarı ile; 1-)25.387.56 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, 2-)Takip tarihinden borç ödeninceye kadar 12.633.62 TL asıl alacak üzerinden (talep gibi) % 24.24 oranında temerrüt faizi istenebileceği, 3-) Tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Mahkememizin 22/06/2018 tarihli ara kararı gereğince dosya ek rapor hazırlanmak üzere bankacı bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından ibraz edilen 28/08/2018 teslim tarihli ek raporda özetle;Davalı asıl borçlu ile davalı kefilin temerrüt tarihlerinin aynı olması nedeniyle,davacı bankanın davalı asıl borçlu ve kefilden TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDI İLE takip tarihi itibarı ile; 1-) 25.387.56 TL alacaklı olduğunun hesaplandığı, 2-)Takip tarihinden borç ödeninceye kadar 12.633.62 TL asıl alacak üzerinden (talep gibi) % 24.24 oranında temerrüt faizi istenebileceği, 3-) Tarflar arasında imzalanan sözleşmede davacı bankanın davalılardan çek depo talebi,nde bulunabilmesi için açık ve te bir hüküm bulunmadığından davacı bankanın talebinin yerinde olmadığı, Sayın mahkemenizce kabul edilmemesi halinde ise yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı davalı asıl borçlu ve kefilden 12.225.00 TL çek depo talebinde bulunabileceği, 4-) Tarafların masraf, vekalet ücreti ve benzeri diğer taleplerinin değerlendirilmesi Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, Keyfiyeti 6100 sayılı HMK 282 hükmü de gözetilmek kaydıyla ve 6754 sayılı Kanun’un md. 3/3 ile HMK md. 266/c.2 uyarınca bilcümle hukuki tavsif ve takdir tamamıyla ve münhasıran sayın Mahkemeye ait olduğu yönünde görüş ve kanaatte bulunmuştur.
Yargılama sırasında bankacı bilirkişiden alınan kök ve ek rapor tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirildiğinde bilirkişi raporu mahkememizce yeterli görülüp itibar edilmiştir.
Davacı bankanın … şubesi ile davalı asıl borçlu …arasında 30.07.2007 tarihinde 30.000.00 TL limitli GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİ İmzalanarak davalı asıl borçluya krediler kullandırılmakla ticari bir ilişki başladığı anlaşılmaktadır.
Dosya içeriğinde bulunan Şirket kredi kartı sözleşmesinde davalının kefalet imzasının bulunmadığı tespit edilmiş ise de Genel Kredi Sözleşmesinin “Kredinin kullandırılmasında bankanın yetkileri” başlıklı 3.1 maddesi,” Banka bu krediyi, limiti içinde kalması koşulu ile, bir veya birden fazla Yeni Türk Lirası veya döviz olarak açık kredi, kefalet, taşınır veya taşınmaz rehnî, senet, emtia, hisse senedi ve tahvil, dövizli veya dövizsiz hesap, ihracat emtia ve vesaik karşılığı, ithalat akreditifi ve benzeri nitelikte borçlu cari hesaplar, senet iskonto ve iştirası, teminat mektubu, aval kabul ve orta veya uzun vadeli yatırım veya işletme kredisi ve sair her türlü krediler şekilde kullandırabilir. Banka aynca, bakiyesi sıfıra inmiş cari hesapların ve diğer türlerdeki kredilerin yeniden işletilmesine ve açılmış borçlu cari hesaplarla diğer türlerdeki kredileri kapatarak dilediği limitlerle ve dilediği nevilerden her türde yeni krediler açmak suretiyle kullandırmaya. da yetkilidir.” Hükmü doğrultusunda, Davalı kefil … söz konusu Gnel Kredi Sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığından doğan tüm borçlardan kefalet limiti kapsamında sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.
KEFİLİN SÖZLEŞME İLE DÜZENLENEN SORUMLULUĞU ;
Davalı …’ın Genel Kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. (TBK 586.m./mülga B.K.487madde)
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin,”KEFALET” 41.maddesi,”İşbu sözleşmenin sonunda imzası bulunan kefil-veya kefiller,Müşterinin bu sözleşmeden veya her ne sebeple olursa olsun gerek- yalnız olarak, gerekse diğer kişilerle-birlikte aslen’veya kefil sıfatıyla borçlandığı veya borçlanacağı (kefalet -dahil) bütün’meblağları, Bankaya karşı, 1. maddede yazılı kredi miktarına kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak üstlenir veya üstleriirler.
Sözleşmede birden fazla kefilin- bulunması halinde Birlikte” Kefalet sözkonusu-olmayıp, kefiller birbirlerinden bağımsız-olârak aşağıda imza-bölümünde-belirtilen-miktara, kadar, bu bölümde herhangi bir miktar belirtilmediği takdirde 1 .maddedeki limite kadar sorumluluk’altına girmeyi kabul ve tâahhüt ederler. Kefalet miktarına anaparadan başka aynca bunun sözleşmelerde öngörülen şekil ve oranda hesaplanacak akdi faizleri ile temerrüt faizleri,’.komisyonlar;-gider vergiler Kaynak Kullarurnı -Dest’ekleme Fonu ve her türlü masraflar, vekâlet ücretleri-de’ ilave edilecek, kefilin’ sorumluluğu tüm bu hususları kapsayacaktır.
Kefil/ler, Borçlar Kanununun 490: maddesinde kefile tanı’nari haklardan feragat ettiklerini, Banka alacağı için işlemiş ve işleyecek faizlerin tamamından; bir senelikten fazla olsa dahi sorumlu olduklarını; keza Borçlar Kanununun 493 ve 494. maddelerindeki kefaletten’kurtulma” haklarından feragatle bu maddelere istinaden Bankaya karşı hiçbir istekte bulunmayacaklarını kabul beyan ve taahhüt ederler.
Müşterek borçlu ve müteselsil kefiller, Müşterinin ödemelerini tatil etmesi, iflasa maruz kalması veya kredilerinin kat’ı veya herhangibir sebeple borcunu ödeme vecibesi doğduğu takdirde, kendilerine herhangibir ihbarda bulunmaksızın, işbu muaccel olan borcun kendileri için de muaccel olacağını, bu gibi durumlarda Bankadan Müşteri aleyhine takibata geçilmesini ve kefaletten kurtanlmalannı talep etmeyeceklerini ve bu haklarından feragat ettiklerini beyan ve taahhüt ederler. Müşterek borçlu ve müteselsil kefiller, Borçlar Kanununun 502. maddesi ile tanınan haklardan şimdiden feragat ettiklerini, Müşterinin iflası veya ölümü sonucunda mirasının iflas hükümlerine göre tasfiyesi halinde, bu memurlara müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu olmaları sebebiyle doğmuş ve doğacak haklarının kaydını yaptırmayı taahhüt ederler. Bankanın da bu konularda yetkisi olmakla beraber, bu yüzden hiçbir sorumluluğu olmadığını, İcra ve İflas Kanununun 295. maddesindeki haklarından feragat ettiklerini, asıl borçlunun veya herhangi bir kefilin konkordato mehli alması halinde Bankanın konkordatoya, kefillere alacaklılar toplantısını bildirmeksizin ödeme mukabilinde temlik teklif etmeksizin, muvafakat edebileceğini ve buna rağmen kefillere tam olarak rücu edebilme’ haklarına sahip olmakta devam edeceğini; ………………..Kefiller, Bânka ile Müşteri arasındaki işbu Genel Kredi Sözleşmesi’hükümlerinin tamamının kendileri için’de geçerli-‘olduğunu’ve haklarında-aynen uygulanmasını-kabul ile bü maddelerde yer alan hususları aynen taahhüt ettiklerini beyan ve kabul ederler,”hükmü düzenlenmiştir.
Bir haktan peşinen feragat etmenin yasa ve kamu düzeni ile uyumlu olmadığı düşünülmesine karşın, yüce Yargıtay’ın buna cevaz veren kararları karşısında kefilin (ilgili dönemde mer’i..) B.K’nun 493. ve 494. mad. göre kefaletten kurtulma talebinde bulunamayacağının dahi peşinen kabul ve taahhüt edilmiş olduğu bilinmekle, diğer yandan kefilin İİK 295.m ve B.K 490. ve 502. mad. haklarından feragat ettiklerini peşinen kabul ve taahhüt etmiş olmaları nazara alınarak,
ASIL ALACAĞIN TESPİTİ;
5464 sayılı Yasa 26. Maddesine uygun olarak; “Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz.” Hükmüne uygun olarak En son hesap Kesim tarihinden sonraki borçlara da temerrüt hali de dahil bileşik faiz uygulaması yapamayacağı ve Hesap Kesim tarihlerinde belirlenen ANA PARA borç için basit faiz hesabının yapılması gerektiği, Açık hükümdür.Ayrıca;
5464 sayılı yasa 26. Maddesi ile “Temerrüt hali de dahil olmak üzere, kart uygulamasından doğan borçlarda bileşik faiz uygulanmaz” hükmünde açık olarak belirtildiği ;
Kredi kartları borçlarına uygulanmış olan gecikme faiz oranlarına önceden de olduğu gibi temerrüt faizine tekrar temerrüt faizi uygulaması yapılamayacağı,
Temerrüt faizine tekrar temerrüt faizi uygulanmadığı gibi akdi faiz oranlarına dahi bileşik faiz uygulamasını yasaklamakta olduğundan,
Davalı borçlunun en son asgari veya faiz ödemesi sonrası kalan anaparaya, sonraki dönemlerde tahakkuk ettirilecek tüm akdi ve gecikme faizlerinin ayrıca takip edilmesi ve bileşik faiz uygulanmaması gereğinden dolayı temerrüt ve takip tarihine kadar, borçlunun en son asgari ödemesi veya faiz ödemesi sonrası kalan anaparaya tahakkuk ettirilecek faiz oranları üzerinden basit faiz uygulamasının yapılması gerektiği kanaatine varılmaktadır.
Temerrüt tarihine kadar işlemiş gecikme ve akdi faizler için ise faize faiz işletilmemesi hükmünün geçerli olduğu ve dolayısı ile ASIL ALACAK tutarının “Davalı borçlunun en son asgari veya faiz ödemesi sonrası kalan anapara olması gerektiği” kanaatine varılmıştır.
Davacı bankanın davalı borçluya vermiş olduğu 5400 37xx xxxx 3030 nolu kredi kartı ile yapılmış olan harcamalara ilişkin dosyaya sunulmuş olan Kredi kartı HESAP ÖZETLERİ incelendiğinde davacı bankanın,davalı borçlu … ALIŞVERİŞ MERKEZLERİ TİC.LTD.ŞTİ ’ne kullandırmış olduğu şirket kredi kartı ödemelerinin aksaması nedeniyle davalı borçlulardan 26.01.2017 kat tarihi itibarı ile ; Hesap kat tarihi itibariyle 874.27 TL olarak belirlenen faiz ve masraflar toplamı, Takip tarihi itibariyle bulunacak olan toplam alacak miktarına ilave edilecektir.
Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin” Temerrüt faizi” başlıklı 5.maddesi,” Müşteri, işbu Sözleşmeden doğan borçlarını gününde ödemediği tâkdir’de; temerrüdünün .doğduğu târihten itibaren bunları -Bankaya’ ödeyeceği tarihlere kadâr geçecek günler için’temerrüt tarihinde Bankaca tespit’edilmiş en yüksek kredi faizi’oranının yıllık % 50 fazlâsi .olarak hesaplanacak oranda temerrüt faizi-ödeyecektir”hükmünde olduğu,
ANCAK; KURUMSAL KREDİ KARTLARI FAİZ ORANI HK. TCMB 2013-57 BASIN DUYURUSU 3 AĞUSTOS 2013,
5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu gereği Bankamızca bireysel kredi kartlarına ilişkin azami akdi ve gecikme faiz oranları tespit edilmekte ve üç ayda bir açıklanmaktadır. 2 Ağustos 2013 tarih ve 6495 Sayılı Kanun ile 5464 sayılı Kanun’da yapılan değişiklik ile Bankamıza verilen görevin kapsamı kurumsal kredi kartlarını da içerecek şekilde genişletilmiştir. Bu çerçevede, Bankamızca bireysel kredi kartlarına ilave olarak, kurumsal kredi kartı azami akdi ve gecikme faiz oranları da belirlenerek ilan edilecektir.
TEMERRÜT TARİHİNİN TESPİTİ : Hesabın Kesilmesi ve Kat Edilmesi:
Davacı banka tarafından davalı asıl borçlu ve davalı kefile … 2.Noterliğinin … tarih … yevmiye nolu ihtarnamesi keşide ettiği görülmüştür.
Tebligat: Davalı asıl borçlu ve kefile gönderilen ihtarnamenin 28.01.2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.
Temerrüt: Yasa ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda ihtarname ile süre verilmediğinden davalıların temerrüdlerinin (29 tatil)30.01.2017 tarihinde başlayacağı kanaatine varılmıştır.
ÇEK DEPO TALEBİNE İLİŞKİN DEĞERLENDİRME;
Sözleşmede davacı bankanın çek depo talebinde bulunabilmesi için net ve açık bir şekilde “çek depo talebi” yazılmamış olduğu, çeklerinde 3167 sayılı kanunun 14.12.2009 tarihinde kabul edilen 5941 sayılı yeni çek kanunu (2009) ile yürürlükten kaldırılan ve aradan 9 yıl gibi bir zaman geçmesi nedeniyle talep edilmemiş olması açıklamalarında da KAYIP yazılı olması nedeniyle davacı bankanın çek depo talebinde bulunamayacağı.
31/01/2012 tarihli TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen ve Cumhurbaşkanının onayını müteakip resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girecek olan “Çek Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’nun” 5941 sayılı Çek Kanunu’na getirdiği değişiklikler ,
BANKALARIN ÇEK BEDELİNİN BİR KISMINI HAMİLE ÖDEMEK ŞEKLİNDEKİ KANUNİ SORUMLULUKLARI SÜRE İLE SINIRLANDIRILMIŞTIR.
Yeni yasa değişikliği ile Bankaların her bir çek yaprağı için belirli bir tutar ödeme yükümlülüğü süre ile sınırlandırılmıştır. Yasa değişikliğinin yürürlüğünden itibaren yayımlanacak TCMB tebliğine göre basılacak olan yani üzerinde baskı tarihi yer alacak olan çekler için bu süre 5 yıl olarak belirlenmiştir. Bu çeklerin üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, bankaların o çeke ilişkin kanuni ödeme sorumluluğu sona erecektir.
Yasa değişikliği, üzerinde baskı tarihi içermeyen eski çeklere ilişkin Banka sorumluluğunun ise 30/06/2018 tarihinde sona ereceğini düzenlemektedir.
 Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E: 2014/14800 K: 2015/1874 K.T.: 13.02.2015
“………….Dosya içeriği itibari ile; davaya konu çeklerin, taraflar arasındaki çek sözleşmesi kapsamında davacıya teslim edildiği, en son teslim olunan çek yaprağının 2000 yılı içerisinde davacıya verildiği çekişmesizdir. Bu hali ile mahkemece de benimsendiği üzere, davaya konu edilen çek yapraklarının uzun bir süreden bu yana ibraz edilmediği anlaşılmaktaysa da; davaya konu uyuşmazlığın çözümü yönünden olaya uygulanacak zamanaşımının belirlenmesi önem arzetmektedir. Bu kapsamda, 31.01.2012 gün ve 6273 sayılı Yasa ile Çek Kanunu’nun 3. maddesine eklenen son fıkrasında yer alan “Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren beş yıl içinde ibraz edilmemesi hâlinde, muhatap bankanın üçüncü fıkraya göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erer” hükmü ile geçici 3. maddesinin 4. fıkrasında yer alan “Bankaların müşterilerine verdikleri eski çek defterleriyle ilgili olarak, muhatap bankanın 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasına göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu 30/6/2018 tarihinde sona erer.” hükmünün değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aradan uzun süre geçtiğinden bahisle çeklerin ibrazının mümkün olmadığı şeklindeki soyut gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç itibariyle,davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan Tahsilde tekerrür olmamak üzere; nakdi alacak yönünden, 12.633,62 TL asıl alacak, 1.575,18 TL işlemiş faiz, 78,76 TL BSMV olmak üzere toplam: 14.287,56 TL. Alacaklı olduğu, Sözleşmede davacı bankanın çek depo talebinde bulunabilmesi için net ve açık bir şekilde “çek depo talebi” yazılmamış olduğu, çeklerinde 3167 sayılı kanunun 14.12.2009 tarihinde kabul edilen 5941 sayılı yeni çek kanunu (2009) ile yürürlükten kaldırılan ve aradan 9 yıl gibi bir zaman geçmesi nedeniyle talep edilmemiş olması açıklamalarında da KAYIP yazılı olması nedeniyle davacı bankanın çek depo talebinde bulunamayacağı kanaatine varılmakla; Davanın kısmen kabulüne, davalıların … 20 İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; Tahsilde tekerrür olmamak üzere; nakdi alacak yönünden, 12.633,62 TL asıl alacak, 1.575,18 TL işlemiş faiz, 78,76 TL BSMV olmak üzere TOPLAM: 14.287,56 TL üzerinden devamına, 12.633,62 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gibi %24,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına,davacının Depo talebinin reddine, kabul edilen 14.287,56 TL alacağın %20 oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye göre;
1-Davanın kısmen kabulüne, davalıların … 20 İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin; Tahsilde tekerrür olmamak üzere; nakdi alacak yönünden, 12.633,62 TL asıl alacak, 1.575,18 TL işlemiş faiz, 78,76 TL BSMV olmak üzere TOPLAM: 14.287,56 TL üzerinden devamına, 12.633,62 TL asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar talep gibi %24,24 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmasına,davacının Depo talebinin reddine,
2-Kabul edilen 14.287,56 TL alacağın %20 oranında tazminatın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihine göre alınması gereken 975,98 TL harçtan peşin alınan 327,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 648,60 TL harcın davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 327,38 TL harç masrafının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı duruşmalarda kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri gereğince kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 2.180,00 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan toplam: 975,90 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 514,38 TL’sinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Karar kesinleştiğinde mahkeme kasasında bulunan belge asıllarının iadesine,
Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliyesi ( İstinaf Mahkemesi ) nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usülen anlatıldı. 02/11/2018

Katip …

Hakim …

MASRAF BEYANI
31,40 TL Harç Masrafı ( Başvuru Harcı )
700,00 TL Bilirkişi Ücreti
244,50 TL tebligat ve müzekkere gideri
TOPLAM : 975,90 TL