Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/20 E. 2023/495 K. 07.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/20 Esas
KARAR NO : 2023/495

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/01/2020
KARAR TARİHİ : 07/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin faturalara dayalı cari hesap alacağı olan 15.965,11 TL ile 2.885,06 TL işlemiş faizinin toplamı; 18.850,17-TL alacağın tahsili için, … 27. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, ancak davalı borçlu tarafından kısmen itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, takibe yapılan itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına, yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından … 27. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, takibin 3.787,50 TL’lik kısmına ve tüm alacağa işletilen faize itiraz edildiğini, davalı şirketin davacıdan alacağının olduğunu ve işbu alacak nedeniyle kısmi itiraz yaparak diğer meblağı halihazırda ödediğini, somut olayda davalı şirketin davacı şirketten uğradığı zarar kapsamında alacağı bulunduğunu, davalı ile davacı arasındaki anlaşma un birim fiyatının 85,00 TL üzerinden olmasına rağmen, sonrasında yüksek belirtilmesi nedeniyle davalı şirketin siparişi teslim alamadığını, davacıdan siparişi anlaşılan fiyat üzerinden alınamaması üzerine davalının ihtiyacı olan unların başka bir şirketten sipariş verdiğini, uğranılan zararın ise KDV dahil 3.787,50 TL olduğunu beyan ederek davanın reddine, davalı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER :
… 27. İcra Müdürlüğünün … E sayılı dosyası, tanık beyanları, tarafların ticari defterleri, bilirkişi raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL VE GEREKÇE:
Davacı tarafından açılan dava, İİK 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının davalıdan cari hesaba dayalı 3.787,50 TL kısmi alacağı bulunup bulunmadığı, tüm alacağa işletilen faiz miktarı ve oranının yerinde olup olmadığı, taraflar arasında birim fiyat anlaşmazlığı bulunması nedeniyle davalının zarara uğrayıp uğramadığı hususlarındadır.
İlgili … 27. İcra Müdürlüğünün … E sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15.965,11 TL asıl, 2.885,06 TL faiz olmak üzere toplam 18.850,17 TL alacağın tahsili amacı ile 26/11/2029 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun 28/11/2019 tarihli itiraz dilekçesinde, takip alacaklısına borçlarının 3.787,50 TL olduğunu, başkaca borçlarının bulunmadığını ileri sürdüğü, 3.787,50 TL asıl alacak ve ferileri yönünden takibin durduğu, davacı alacaklının iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu, takibin yetkili icra dairesinde yapıldığı, geçerli haciz yolu ile ilamsız genel takip bulunduğu, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde yapılmış ve takibi kısmen durdurmuş geçerli bir itiraz olduğu, davanın bir yıllık yasal süresi içerisinde açıldığı, itirazın iptali davasının koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır.
İtirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. İspat yükü kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda ön görülen istisnalar dışında karşı taraf kanuni karinenin aksini ispat edebilir. (HMK M.190). İtirazın iptali davasında ispat yükü kural olarak davacı alacaklıdadır. Ancak borçlunun itirazındaki beyana göre ispat yükü yer değiştirebilir. Borçlu itirazın iptali davasına karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirmiş olduğu itiraz sebepleri ile bağlı değildir, borçlu her türlü borca itirazını ödeme emrine itirazından bağımsız olarak ileri sürebilir. Somut olayda, davalı, cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü hususları ispat ile yükümlüdür.
Davacı tanığı … ” Ben … Fabrikasının saha denetmeni olarak çalışmaktayım. Ben 2019 yılında davalı şirketi müşterimiz olması sebebiyle ziyaret ettim. Bu ziyaret esnasında güncel borç konusunda mutabık kaldık. Şirket yetkilileri mutabık kaldığımız ücreti ödeyeceklerini söyledir. Daha sonra pazarlamacı olarak çalışan şirket personellerimizden … isimli personel işten ayrıldı. Bu personel işten ayrıldıktan sonra dava konusu fiyat hakkında bir uyuşmazlık olduğu ortaya çıktı. Ancak pazarlamacı personelin ücret belirleme yetkisi yoktur. Şirketin fiyatları haftalık olarak şirket tarafından belirlenmektedir. Siparişler yazılı olarak firmaya yapılır, daha sonra mal gönderilirdi. Davalı şirketin söz konusu siparişi geçmemiştir ” demiştir.
Davacının defterlerinin il dışında bulunması nedeniyle davacı defterlerinin incelenmesi için talimat mahkemesi aracılığıyla bilirkişi raporu aldırılmış, SMMM … sunmuş olduğu raporunda özetle; Taraflar arasında uzun zamana dayalı bir ticari ilişki bulunduğunun 2017-2018 ve 2019 yıllarında iki tarafa ilişkin cari hesap ekstresinden anlaşıldığını, taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunduğunun tespit edilemediğini, fiyat anlaşmazlığı sebebiyle davalının teslim almadığı mal için herhangi bir zarara uğramadığı kanaatine varıldığını, davalının fiyatı yüzünden teslim almadığı malları başka firmalardan tedarik ettiğinin davalı beyanlarından ve faturalardan anlaşılmakta olduğunu, sonuç olarak davacının davalıdan dava tarihi itibariyle 3.787,50 TL asıl alacak, 2.562,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 6.350,16 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini bildirmiştir.
Davalı ticari defterleri ve talimat yolu ile alınan bilirkişi raporu da incelenerek, ” davacının davalıdan cari hesaba dayalı 3.787,50 TL kısmi alacağı bulunup bulunmadığı, tüm alacağa işletilen faiz miktarı ve oranının yerinde olup olmadığı, taraflar arasında birim fiyat anlaşmazlığı bulunması nedeniyle davalının zarara uğrayıp uğramadığı hususlarında ” bilirkişi raporu düzenlemesi için dosya SMMM…’a tevdi edilmiş, bilirkişi raporu, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olup hükme esas alınmıştır.
Takip tarihi itibariyle taraflar arasında 19.727,93 TL cari hesap farkının olduğu, iş bu farkın davalı tarafın ticari defterine yaptığı 19.695,00 TL tutarlı tek taraflı kayıt işlemlerinden ve davacı tarafın ticari defterine yaptığı 32,93 TL tutarlı devir veya yuvarlama kayıt işleminden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ana nedeninin, davalı tarafın davacı tarafa düzenlediği 31.10.2019 tarihli … sıra numaralı KDV dahil 3.787,50 TL tutarlı fatura kayıt işlemi olduğu, faturanın davalı tarafın ticari defterlerine kayıtlı olmasına rağmen davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, bu faturanın açıklama kısmına “250 Çuval Un Fiyat Farkı” diye yazıldığı, birim fiyatının belirtildiği, faturanın teslim eden ile teslim alan kısımlarının olmadığı, imza karşılığında teslim edilmediği ve teslim alınmadığı, … 3. Noterliğinin … tarihinde … yevmiye madde numaralı ihtarnamesinde, davacı tarafın faturayı 08.11.2019 tarihinde tebliğ aldığını beyan ederek itiraz ettiği, Türk Ticaret Kanununun Madde 21–(2) ” Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.” ifadesinin yer aldığı, davalı tarafın zarar talebi irdelendiğinde, davalı taraf davacı taraftan 1 çuval unun 85,00 TL tutar üzerinden alımının yapıldığını, davacı tarafın 1 çuval unun tutarını 100,00 TL olarak güncellendiğini, davacı tarafa 250 çuval un siparişi verildiğini ve teslim edilmediğini, eski ve yeni birim fiyatları arasında 15,00 TL tutar fark olduğunu, 250 çuval üzerinden zararın 3.750,00 TL hesaplandığını, KDV dahil 3.787,50 TL olarak davacı tarafa fatura edildiğini beyan ettiği, sonuç olarak davalı taraf, davacı taraf ile fiyat anlaşmazlığı nedeniyle siparişlerinin teslim edilmediğini bu nedenle muhtelif firmalardan ürün alımı yapıldığını ve zararının olduğunu ileri sürmüş ise de bu hususu kanıtlayamadığı, davacı tarafın 15.965,11 TL asıl alacak ve 2.885,06 TL işlemiş faiz üzerinden takibe geçtiği, davalı tarafın icra dosyasının 3.787,50 TL kısmına ve tüm alacak için işletilen faize itiraz ettiği, icra dosyasında bulunan reddiyat makbuzunda davalı tarafın 05.12.2019 tarihinde 13.168,72 TL ödediği, davacı tarafın dava dilekçesinde takibin 3.787,50 TL asıl alacak ve 2.885,06 TL işlemiş faiz üzerinden devamını talep ettiği, davalı tarafın takip tarihinden önce temerrüde düştüğüne/düşürüldüğüne dair belge sunulmadığından işlemiş faiz talep edemeyeceği, davacının sunmuş olduğu delillere göre takip tarih itibariyle davacının davalıdan 3.787,50 TL asıl alacağının bulunduğu anlaşılmış, davalı tarafından … 27 İcra Müdürlüğünün … E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 3.787,50 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, geçerli bir ilamsız genel icra takibinin varlığı, borçlunun yedi günlük süre içerisinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, bir yıl içinde açılmış bir itirazın iptali davası bulunması, davacı alacaklının tazminat istemini dava dilekçesinde açıkça talep etmiş olması ve takip konusu alacağın miktarının belli (likit) olması dikkate alınarak borçlunun itirazının haksız olması nedeniyle asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Açıklanan yasal, gerektirici nedenlere göre;
Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, davalı tarafından … 27 İcra Müdürlüğünün … E sayılı icra dosyasına yöneltilen itirazın 3.787,50 TL asıl alacak yönünden iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Harçlar Kanununca alınması gerekli 258,72 TL ilam harcından peşin yatırılan 113,96 TL harcın mahsubu ile bakiye 144,76 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul / ret oranına göre 749,26 TL’sinin davalıdan, bakiye 570,74 TL’sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 3.787,50 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesaplanan 2.885,06 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan 212,50 TL yargılama giderlerinden 91,88 TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvuru harcı, 50,00 TL tanıklık ücreti, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 159,30 TL tebligat ve müzekkere giderlerinden oluşan toplam 2.263,70 TL yargılama giderlerinden davanın kabulü oranında 1.284,92 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kullanılmayan bakiye gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,
Dair kesin olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2023

Katip …
¸e-imzalıdır

Hakim …
¸e-imzalıdır